_Er Mustafa; mektubun var ! _Emredersiniz komutanım! _Rahat ol asker! emredilen bir şey yok. Senin olan sana verilecek. Kırmızı görülmüştür mührü üstünde. Senden önce gözü değdi birilerinin emanetine. _Rahat ol asker! _Elle mi selamlarsın başla mı selamlarsın ver selamını, al emanetini çık. Sadece söyleneni yap ,düşünme. İmtihanın “mantıkla” burada bunu da unutma. Aynı renk,aynı düğme,aynı hiza.Olmadı,tutturamadın mı hizayı,sorun etme kendine ,sağ baştan sayarsın yine. Yemin ettin bir kez yeminini tutacaksın. “Kanunlara, nizamlara ve amirlere itaattesin!”burada. Dağlarla çevrili asker ocağının,soğuk nöbetlerinde çekilen sıla özlemini anlatmaya yeter mi kelimeler?Soğuk koğuş ranzalarında geçirilen bunaltıcı gecelerinde yaşanır en derin özlemler.Geceler zehir saçar etrafa. Kızgınmısın,öfkeli ya da isyankar? Olma! Bak geceler ilerliyor son şafağa.Bekleyişler belalaşsada, “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim”duası olsun dudaklarında. Ne öfken öfkeye benzer asker ocağında ne sevdan sevdaya!Yaşasanda bir şekil,nefes alsanda yaşamı görev bilip,tutuşsa da yüreğin sevdandan,bilirim toprağından bir süreliğine de olsa sökülen ağaç,hüzün yaprakları döker!Vatan topraklarında insanlar rahat uyusun diye giderler,Bayrağı dalğalansın,gök kubbede ezan sesleri kesilmesin diye!Gittikleri kızıl mavi göğün altında,dağların ter kokularında gördükleri,yaşadıkları gerçeklere sahiplenememe yıkar onları!Üstlerin,astların yılgınlığı yorar! Acımak değilde bu çok ağır gelir onlara! Yalnızlıklarda dökülür ya acılar bir bir ortaya.Hasret vakti,özlem vakti olur o karanlıklar.Bekleyişler uzar,saatler akrep olur zehrini akıtır karşı dağlarda. Korkar geride kalanlar! Her seste ürperir içleri. Hele ki o yokluğun ilk gecesi,gözlerden akar sağnak misali yaşlar.Anneler ağlıyor.Kadınlarımız ağlar bizim.Hem de çok ağlar.Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa ölürler.Anaysa daha bir derinden ağlar.Sen giderken,bedeninden koparılan güllerin yarası,taki sen dönene kadar hiç kapanmaz ondan ağlarlar.Anneler ki çeker en ağırını özlemlerin.Onlar ki,geceler boyu senin anılarına sığınır,kokunu bıraktığın yastığını koklar, doyamadığının. Onlar ki susuyor.Bir tek onlar çığlık çığlığa susuyor.Oysa en çok onların sesi çıkmalı.Doğurdukları canlar gidiyor.Ağıtların katran karası buğusunda evladlarını “ecelsiz”kara toprağın bağrına bırakıyor analar.Analar her daim ağlıyor bu yurtta. Sen giderken vatan otağına ,ardında en çok gülüşün kalır akıllarda.Sen dönene dek hüzünler evidir artık baba evin oysa! Her yeni başlangıç sessizlik getirir.Soğuk,ürpertici ve düşündürücüdür.Uyuduğunuz anlarda bile geride bıraktıklarınızın birer gölge gibi iliklerinize işlediğini hissedersiniz.Bir başına kalınan üç beş nöbetlerinde ruhunuzun yıpranmış yanları esir alır sizi.İnsanın içine akan derin bir ince sızı gibi bedenini saran yalnızlığında dolaşırsın geçmiş günlerin.Acı bir boşluğun insanın içini yaktığı, anıların,hasret değirmeninde öğütüldüğü anlardır o nöbet zamanları. Mahzun kuşlar sürüsü geçer gökten,iplik iplik yağar yağmur toprağa.Yalnızsındır ya o anlar,bilirim yalnızlık uyutmaz çok düşündürür.Gözyaşlarının her bir damlası ses bulmaz,ama akar.Düşünceden yüreğe sızar her damlası. Kan kusan topraklar postalının altında ezilirken,Nebyan dağı eşkiyaları karşındadır.Ortalığı bu topraklarda bir karıştıran vardır bilirsin sende. Ama! Üsse itaattesin.Susarsın! yine.... Bir zamanlar asker ocaklarında,sevda içmiş türküler dalğa dalğa yükselirdi yangın yeri yüreklerde, “Yine yakmış yar mektubun ucunu”diye.İlahi türkü! zamanımızda mektup vardı da biz mi yakmasını bilemedik ucunu bucağını yare ? Nice genç kız o mektuplara gözyaşlarını damlatıpta göndermedi mi asker yarine?Zaman nasılda acımasızca bunca güzelliği alıp elimizden gitti.Artık ne eski ucu yanık mektuplar ne o eski sevdalar ne o eski aşıklar kaldı,asker ocağında sevda çekmenin zorluğunu yüreğine yük edecek.Söylenen türkülerin sözleri anlattı hüzünlerini. Türküyü kaçıncı kez dinlediğini unutan kadın bir ince özlem kokusuyla dalıp gitti sevdalısını tel örğüler gerisine süren dağlarının zirvelerine. Ve...sustu kadın ! Yazıyorum dedi! “İçimden geldiği için yazıyorum sana.Sen istemediğin halde yazıyorum.Sevda sözlerime kırmızı gözler değmesin dayanamam demiştin ya! O gözlere inat yazıyorum.Seni oralarda yapayalnız bırakmamak için yazıyorum.Ne zaman ki yalnızlığın soğukluğunu duyarsın içinde uzanıp bir kaç satır ısıtsın içini diye yazıyorum .İstedim ki anılarının içinde bana ait bir yer olsun.Her satırı hasret kokan..... Elinde “Er mektubu görülmüştür”ibareli kırmızı mühürlü mektubuyla, en uçra köşeye çekildi asker. “_Ağlama sevdam ağlama diye başlıyordu satırlar.Özlem kör kuyularda merdivensiz kalma misali.”Sürgün yeri umutları,kelime olup dökülüyordu sanki mektuptan harf harf. Ömür göçeğim, sen meraklanma diyorsun “Buralar güzel ,havası,dağları,çicekleri.”Bir de çiceklerin altında mayın olmasa ya be sevdam!Çocukları bizim oradakilerle aynı demişsin işte,birde o çocuklar,hep aynı yaşta kalmak zorunda olmasalar ya ! Gönlümün sızısı askerim! Kimsesiz bir çocuğun beklediği gibi bekliyorum seni diyordu ağlayan kelimeler.İçimi bile çekemeden,göz yaşlarımı akıtamadan.Sağ elimle sol elimi ısıtarak.Kendi sesimle kendimi avutarak.Yüreğimin yükünü kendi sırtıma vurdum,hüznümü sevgimin büyüklüğünde boğarak.Kederimin göz yaşlarını göğün semasına kandil yaptım damla damla.Bir sevdanın arkasından kırk asır kırk kapı uzaklıkta bekliyorum dönüşünü.Tüm kapılar kapansa da, kapalı kapılar ardında da beklerim kırk kapı uzaklıkta gelişini. Yorgunum.Özlem yorgunu,hasret yorgunuyum.Allah’ım şahit, bu yorgunluk sen dönmeden geçmeyecek.Sen gittin yüreğimin en derin yerinde Eylül yağmurlarında sakladım seni.Biliyorum vuslatsız bir bekleyiş benimkisi.Dünyanın yakıcı ateşinden selamete çıkmanın imkansızlığını gördü bu gönül yokluğunda.Bu benim kalbimin ilk kışı.İllaki kalıcı değil farkındayım.Geçicidir elbet her kış.Zemheri ayazları vursada kurumuş dallara,tomurcukların hep açma umudu vardır, gelecek baharlarda!Gün gelecek o baharın şarkılarıyla,çekilen çileli hasret,hiç yaşanmamışcasına ama bir o kadar iz bırakarak geçmişin saklı zamanlarındaki yerini alacak.İşte o gün sende,cennete düşen ilk yağmur damlasının ferahlığında,gönlümün bahçesine düşeceksin. Tekrar olsa tekrar yaparım diyordun,yaparsın bilirim askerim.Sen o yüreğindeki vatan aşkı,bayrak,toprak,millet aşkıyla yaparsın .Benim yüreğimin tüm dur ihtarlarına uymadan yaparsın.Son sözlerinde kulaklarımda unuttum sanma “Vatan için gittim senin için döneceğim Çiceğim.” Sen bana bakma be sevdam.Yürek bu susmuyor işte.Kızgınlıklarım var elbette bu yanlış gidişe.Otuz bini bastıran sözüm ona züppe gençlik,sadabatta kadın kadına gezmelerde,sense cehennem çukurlarında,dağ çakallarının izini sürmede. İsyanım var bu adaletsiz düzene.Sisyphos misali çıktıkça yeniden düştüğümüz yokuş yollar yordu bizi ülkece.Beyaz taşlar geldi sonra toprağımıza.Ve beyaz taşları döşediler yokuş yollarımıza.Hiç demedik duvarcı ustaları,taş döşer mi yollara? Döşediler işte munzur boylarına,dağ yamaçlarına.Kilitsiz kapılarımıza anahtar uydurdular sonra!Daha abc yi öğrenmeden ,abdyi öğretmeye kalktılar ya yurdum insanına,bundandır şaşırttık ülkece.Demir kanatlı,hiç tanıyamadığımız kuşlar uçuştu ,Bozdağların zirvelerinde.Anka kuşlarının yuvaları oldu ıssız topraklarımız.Yandı yaktı küllerini savurttu toprağımıza.Bir yangın ki söndüremediğimiz yıllarca.Ahit sandıklarını kaybetmiş nice taze gelinlerin bilinmez içinde ne çeyizleri saklıydı.Ahir zamanda hiç bir kaybın gizli kaldığı yoktur ya,bulunur dedik sustuk ve dilekte bulunduk Tanrıya,bulunsunda bitsin bu taze gelinlerin,yüreği yaralı anaların çilesi. Bilmez bilirler ya halkı,biliriz bizde elbet: “ Güllerin bedeninden dikenleri teker teker koparırsan,dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar.”biliriz! Ve yine biliriz ki vicdanlarımız tebessüm bile etmiyor artık milletçe. Biliyor musun daha binlerce kelimem var boğazıma düğümlenen.Susuyorum.Yeni bir hayatın acemilerisiniz.Zor bilirim;Rüzgarda titreyen dala sırf hareket etti diye selam vermek zor.Akıl ülkesinin bittiği yerde gönül ülkenin sesini dinle.Ağlamakta istiyorsun bilirim ya! Ne askerler ne erkekler ağlamaz!sözüne de takılma.Acının dayanılmaz olduğu yerde bırak da göz yaşların temizlesin hüznün kederini yüreğinden. Dedim ya daha binlerce kelime var boğazımda düğümlenen.Hoşçakal demeye dilim varmıyor!Olurda bu hoşçakal ağır geliverir diye yüreğine.Her gidiş geri dönüşe bir yolculuktur bunu ben anlatamam sen anlatıver kalbine. Hoşçakal,gülüşlerime gülüş, ömrüme ömür katan. Hoşçakal bana mutluluğun hüznünü,sevdanın yalnızlığını,ellerimde ellerinin sıcaklığını,kulağımda sevgi sözlerini unutan, özlemin gözyaşlarını miras bırakıp da giden askerim hoşçakal!Acılar sığdırılırmış da mektuplara, gülüşler sığmazmış ya.Vedalaşma değil bu sakın yanlış anlama.Yakamadım mektubumun ucunu ama,ben sevdamın bütün gülüşlerini yükledim bu hoşçakala! Allah Türk Askerini korusun.Yar ve yardımcısı olsun! Daima......
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)