YÖK genel kurulu görülen lüzum üzerine olmalı ki İlahiyatlardan felsefe derslerini kaldırıyor!
Herhalde ilahiyatçılara “bana felsefe yapma!” demek istiyor!
YÖK genel kurulu din sosyolojisi dersini gereğe gerek görmüyor olmalı ki bir tarafa öteliyor.
Herhalde “Dinin sosyolojisi mi olurmuş canım!” demeğe getiriyor!
YÖK genel kurulu ilahiyatlardaki Dînî Mûsıkî dersini müstakil bir ders olmaktan çıkarıp bunu başka derslerle (İslam sanatları) birleştiriyor!
Herhalde “bana caz yapma!” demeye getiriyor!”
YÖK genel kurulu dini psikoloji dersini fazla görüyor.
Herhalde “benim psikolojimi bozma!” demek istiyor.
YÖK genel kurulu ilahiyatlardaki zaten olmayan edebiyat dersini, yani varmış gibi yapan Türk İslam edebiyatı dersini rafa kaldırıyor!
Herhalde “bana edebiyat yapma!” demeye getiriyor.
YÖK genel kurulu felsefe, psikoloji, sosyoloji ve benzeri ders gruplarını kaldırarak veya azaltarak ilahiyatları sadece dini ilimler adı altında toplanan bilim dallarına hasretmek istiyor!
Herhalde, “Ben ilahiyatçının felsefesiz, sosyolojisiz, psikolojisiz, edebiyatsız ve musıkîsiz olanını severim!” demeye çalışıyor!
Karar Alınacaaaak!
İlahiyat fakültelerinin ders programları üzerindeki değişikler üzerine yapılan tartışmalar gündemdeki önemi korumaya devam ediyor.
YÖK genel kurulu Ağustos ayı içerisinde toplanarak İlahiyat fakültelerinden bazı dersleri kaldırıyor, bazı dersleri birleştiriyor, bazı derslerin kredi saatlerini artırıyor, bazılarını da düşürüyor.
Tabi ki YÖK bu işlemleri yaparken muhatapları olan İlahiyatlara sormuyor.
Sormadıklarını nerden biliyoruz?
Yapılan değişikleri basın yoluyla öğrenen ve bunun üzerine feryadı basan ilahiyat hocalarından!
Dersleri yapanlar onlar, yıllardır bu kurumlarda öğrenci okutan, mezun eden iş-güç sahibi olmalarına katkı sağlayan, dolayısıyla hangi derslerin daha elzem, hangileri değil en iyi bilen onlar, yani ilahiyat hocaları!
Peki, bunca önemli değişiklik bu insanlara sorulmadan neden yapılır!
Sorulmuyor, çünkü gerek görülmüyor. Her halde “nasıl olsa bunlar, seslerini çıkarmaz, razı olurlar!” diye düşünülüyor. Çünkü şimdiye kadar öyle olmuş!
Dersleri Kim Koyuyor?
Fen-Edebiyat veya Ziraat yahut da diğer fakülteler okutmak istediği dersleri kendileri seçer. (YÖK Kanunu’nun 14b ve 44b maddelerinde, ders adları, içerikleri ve kredileri belirleme hakkı öğretim üyeleri ve üniversite senatolarına verilmiş .)
Öğretim üyeleri fakülte ve üniversite yönetimine bu dersleri ve içerikleri sunar, büyük bir ihtimalle de bu dersler kabul görür ve okutulur!
Ama ilahiyatlarda bu böyle olmaz!
Yani ilahiyat fakültelerinde yüzlerce öğretim üyesi vardır, onlar ders teklif edemez bunların ders programları YÖK’ten gelir.
Neden?
Neden YÖK’teki üç kişi yüzlerce hocanın elini kolunu bağlar, onları belli dersleri okutmaya mahkûm eder? Bu üç kişi kimdir, hangi salahiyetle bu ders programını yapar? Bu üç kişinin yaptığını neden ilahiyatlardaki onlarca profesör yapamaz?
Yapamaz mı?
Demek ki yapamaz ki yaptırmıyorlar ve bu tartışma hiç gündemden inmiyor!
Demek ki ilahiyat fakültelerinde derslerin hocalar tarafından seçilmesinde, konulmasında, okutulmasında bazı sakıncalar var!
Bu fakültelerde hocalar uygun görülen dersleri okuturlar da yıllarca “neden biz de kendi derslerimizi kendimiz seçip okutamıyoruz?” diye sormazlar mı acaba?
Veya sordularsa hangi cevapları aldılar, merak ediyorum!
Yoksa YÖK’teki üç kişinin zannettiği gibi bunlar zaten kaderlerine razı olup önüne konan dersleri okutmayı sorgulamayı hiç mi düşünmediler?
Peygamberimizin En Büyük Mucizesi Neydi!
“Peygamberimizin en büyük mucizesi nedir?” diye sorulduğunda buna verilen cevap bellidir: Edebî mucize!
Her peygamber kendi devrinde insanlığın en zirvesindeki sanat, kültür, bilim alanı neyse o konularda eşsiz bir bilgi ve eylem donanımıyla gelmiştir!
Hz. Musa devrinde en etkili alan sihir ve büyüdür. İnsanları en meşhurları, beğenilenleri, imrenilen ve taklit edilenleri sihirbazlardır!
Bu yüzden Hz. Musa’nın mucizeleri o alanlar üzerine olmuştur.
Hz. İsa devrinde tıp ilerlemiştir. Bu yüzden Hz. İsa’nın mucizeleri (ölüyü diriltmek, körlerin gözlerini açmak vb.) bu sahada cereyan etmiştir.
Peygamberimiz devrinde bütün sanatların üzerinde söz sanatları olan şiir ve belagat insanların en gözde uğraş alanları idi.
O devirde imrenilen kişiler şairlerdir. Toplumun en üst katmanında yer alırlar, saygı görürler, el üstünde tutulurlar.
Bu yüzden Hz. Peygamber eşsiz bir belagat ve hitabetle gelmiş, hele hele de kendisine inen Kur’an-ı Azimle de bütün şairleri dilsiz bırakmıştır!
Bu yüzden Kur’an edebî bir mucizedir. Peygamberimizin en büyük mucizesi de edebî mucizedir.
Ama İlahiyat fakültelerinde edebî mucizenin ne anlama geldiğini kendisi aracılığıyla anlayacağımız edebiyat dersi yoktur!
Baştan savma kabilinden Türk İslam Edebiyatı adı altında bir dönem ve iki kredilik bir ders konulmuş, bu işe ne kadar değer verildiği de böylece gösterilmiştir.
Yeni programla bu dersin akıbeti hepten meçhul olacaktır!
Bütün bir din Kitap ve söz üzerine kuruludur ama garabete bakın ki bu metinleri inceleyecek edebiyat bilimi bu fakültelerin kıyısından bile geçmez!
Buna hiçbir itiraz yok mudur?
Bir ilahiyatçıya şahitlerle edebî mucize sorulsa acaba ne cevap verecektir?
Felsefe okumayan bir ilahiyatçıya dinin doğası ve gereksizliği üzerine felsefik bir itiraz gelse acaba bu kişi (cevap, sorudaki metodolojiyi gerektirir ya!) nasıl cevap verecekti?
“Arkadaş ben edebiyat ve felsefe okumadım!” mı diyecekti?
Kurulma ve…
İlahiyat fakülteleri kuruluşundan beri daima bir tartışma ortamında kalmıştır.
Kuruluşunda “maalesef böyle bir fakülte kurmalıyız galiba!”nın fevkalade etkili olduğu anlaşılıyor.
İlk dönemde, bırakın tefsir ve hadis derslerini ilahiyat fakültelerinde Kuran ve Arapça dersi bile yoktur!
Bu fakültelere İmam-Hatip öğrencileri alınmaz, sadece düz lise çıkışlılar girebilir! Bunu anlamanın bir imkân ve ihtimali var mı?
O yıllardan sonra pek çok değişiklik bu fakültelerin yakasından hiç eksik olmaz!
Şüphesiz bu fakülteler, laik bir devletin eğitim kurumlarıdır!
Kendisinden beklenenle, kendisinin gösterdiği performans arasında dağlar kadar fark vardır!
Lehinde olanların aleyhinde, aleyhinde olanların lehinde olanlar kadar çok olduğu bu kurumlar toplumun din hizmetlerini yürüten kişilerin yetiştiği yegâne kurumlar olduğu için her zaman dikkatin odağında olacaktır!
“Düşünme sadece hisset!”
İlahiyat fakültelerindeki hocaların kariyer basamakları arasındaki boğuşma/boğuşturma trafikleri o kadar elzem ve hayati önceliği haizdir ki, bu tartışılan mevzular asla onların gündeminde toptenin bir numarasını işgal edemez!
Ali Fuat Başgil’in bu fakülteler için söylediği “Buralardan din âlimi değil ancak din tenkitçisi çıkar!” sözü o kadar hakikat payı kazanmıştır ki, buradan çıkanların fetvaların kahir ekseriyeti toplumun din adına yüzyıllardır kazandığı bütün birikimleri sıfırlamak niyetini taşımaktan başka bir işe yaramamaktadır!
Yapılan çalışmaların ekseriyeti toplumun dinî tarihi, mevcut problemleri ve bunların kaynakları üzerine olmaktan ziyade dinin tarihi ve dini metinlerin kritikleri üzerinedir.
Bu dini metinler de bizim toplumumuza yön ve istikamet veren metinler değildir.
Bugün hemen her yerde hemen her an ve hemen her iş için okunan Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ilahiyat için ne ifade eder? Neden bu millet hemen her töreninde gece gündüz bu metni okur?
Yahya Kemal’in “Türklerin dini bu kitap üzeredir” dediği Yazıcızade’nin Muhammediye adlı eseri İlahiyatların hangi ders içeriğinde, hangi ders kur tanımında yer alır ve hangi gözle incelenir (incelenir mi?)
Asırlar boyu Osmanlı Türk toplumunun hemen her okuryazarının evinde bulunan ve kutsal birer metin gibi okunan, hatmedilen, ezberlenen Müzekki’n-Nufus, Delâil-i Hayrât, Ahmediye, Muhammediye vb. eserler bir hurafe olmanın dışında ne ifade eder bir ilahiyatçı için?
Bu eserler Müslüman Türk’ün kütüphanesinin baş eserleri olmuştur, yüzyıllar boyunca.
Türk milletinin din algısının tespit ve teşhisinde varsa maraziyetinin tedavisinde bu eserler olmazsa olmazlardır!
Bunlara kim bakacak ve bu gözle kim inceleyecek?
Mevcut durum zaten pek çok tartışmanın odağındaydı.
YÖK’ün yeni kararları tartışmayı ve işlevi ne olduğuna dair vehimleri daha da alevlendirdi!
YÖK galiba ilahiyatlara ” düşünmeyi bırakın ve ilahi söyleyin ve yatın!” demeye çalışıyor!
İyi de…
Musıki dersi de kadük olduğuna göre, “ilahi söyle!” kısmı da güme gidecek ve korkarım sadece “yat!” kısmı kalacak!
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)