"Ahlaka kimin ihtiyacı yoktur?" diye bir soru sorulsa nasıl cevap verirdiniz?
Veya böyle bir soruyu mantıksız mı bulurdunuz?
Şu sözü nasıl değerlendirirsiniz:
"İnsanlar bir dine sahip olduğu için ahlaka ihtiyaçları yokmuş gibi davranıyorlar"
Bu sözü daha da genişletebilirsiniz:
İnsanlar bir dine sahip oldukları için hakikati aramaya, cenneti kazanmaya, erdemli bir insan olmaya, kendine düne göre daha da mükemmel bir insan olmak için uğraşmaya ihtiyacı yokmuş gibi davranıyorlar.
Hatta bırakın bir dini; bir tarikata, bir cemaate, bir gruba mensup olmakla kendilerini garantide zannediyorlar.
Hâlbuki asıl tehlike sahip olmakla başlıyor!
Gelmiş geçmiş bütün günahları affedilmesine rağmen günde yetmiş defa tövbe eden,
Geceleri, gözyaşları içinde Allah'a niyaz eden,
Her an Allah'ın mağfiret ve affını temenni eden,
"Amelleri kendisini geriye bırakanı, nesebi ileri götürmez" diyen,
Hz. Aişe'nin "Cennete girmek için sen de mi Allah'ın lütfuna muhtaçsın" diye sorduğunda "Evet, ya Aişe, Allah’ın bağışı olmadıkça kimse oraya giremeyecek" cevabını veren, Allah’ın son Peygamberi bile kendisini Allah’ın ihsanına muhtaç görüyorken bizlere ne oluyor da bu kadar kendimizden emin olabiliyoruz?
Bizi, geleceğimizden bu kadar emin olmaya iten nedir?
Hakkın bizde olduğunu, dolayısıyla hakikate sahip olanların hakikat adına konuşmaya da yetkili olduğunu zannetmemize sebep olan nedir?
İnsanların ahlakını, eylemlerini, davranışlarını, kararlarını pervasızca sorgulayıp kendi eylemlerimizi hiç bir sorguya tabi tutmaksızın bol keseden ahkâm kesmemizin nedeni nedir?
Sahip olduğumuz inanç grubu mu, güya Allah için yaptığımızı iddia ettiğimiz amellerimiz mi?
Bir Göz Nimetine Bile...
İbadet ve amellerine çok güvenen ve insanları kesip biçen birisi bir gece rüyasında kendisini mahşer meydanında gördü.
Terazinin önüne gelmiş, defterinin tartılmasını izliyordu. Kendisinden o kadar emindi ki, nasıl olsa amelleri ağır basacak ve doğrudan cennete gidecekti.
“Sana amellerinle mi muamele edelim yoksa merhametimizle mi?” diye bir ses duydu.
“Tabii ki amellerimle muamele görmek isterim. Ne isteniyorsa yaptım, hatta fazlasıyla bile!”
İş cahilce hesap kitaba binince Allah’ın adaleti çalışmaya başladı. Hesabın sonucu şuydu:
“Bütün amellerin sana verdiğimiz bir göz nimetinin karşılığı bile etmedi, daha neyin var?”
Adam dehşet içinde uyandı!
Bazıları hâşâ Allah ile pazarlığa oturur. Kendi sefalet ve cehaletini görmez de başkalarının çetelesini tutar!
Ve hâşâ, adeta Allah’a akıl verir: Ona kalırsa şunlar şunlar doğruca cehennem gitmelidir! Niçin? Çünkü onu memnun etmemişledir.
Kullar, Allah’ı memnun etmekle mükelleftirler, kullarını değil!
Birilerinin bizden memnun olduğunu görerek cenneti ve hakikati garantilemiş sayılmayız!
Deveyi Kandıran...
Kim olursak olalım, hangi din, mezhep, cemaat, grup, tarikata mensup bulunursak bulunalım hepimizin her gün titizlikle edinmeye çalışmak zorunda kaldığımız ahlaki değerlere ihtiyacımız var!
Dinler niçin gönderiliyor?
Son dinin peygamberinin şu veciz sözü bu sorunun en açık cevabıdır:
“Ben en güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim!”
Dininiz sizin bu güzel ahlakı edinmenize ve yaşamanıza yardımcı oluyor mu?
Oluyorsa sorun yok.
Ama eğer dininiz sizin o yüce ahlakı edinmenize ve hayata geçirmenize bir katkı sağlamıyorsa, kendinizi dindar falan zannetmeyin!
Bir din sahibi filan olduğunuzu düşünmeyin!
Peygamberi “insanları aldatan bizden değildir” diyorsa ve bir din mensubu da bu yüce ihtara rağmen insanları kandırmaya devam ediyorsa, nasıl o dinden olduğunu iddia edebilir ki?
İnsanları kandırmak ne demek?
Hakikati ve eylemi kendi lehine olacak şekilde çarpıtmak ve başkasının aleyhine kendisinin lehine fırsat devşirmek demek!
Herkes kendisine bakarsa böyle yapıp yapmadığı çok rahat bir şekilde görecektir!
Bırakın insanları hayvanları kandırmak bile sizin dindeki kimliğinize sorgulamaya yetecektir:
Hadislerin toplanması esnasında bir hadis bilgini aylarca yol teperek bir hadis rivayeti için Mısır’a gitmiş ve hadis rivayet edecek adamı bulmuştu.
Adam, elinde bir tutam otla deveyi yanına çağırıyordu. Deve de otu görünce haliyle adama doğru koşarak gelmişti.
Adam da deveyi hemen yularından yakalamış ve otu vermeden deveyi sürükleyerek götürmüştü.
Bunun üzerine sırf bu adamı görmek için aylarca yol gelen hadis bilgini ondan o hadisi almadan gerisin geriye döndü.
Sebebini soranlara da şu cevabı vermişti:
“Kendisinde rivayet edilecek bir hadis olduğunu söyleyen kişinin güvenilir olması lazım. Bu adam deveyi kandırdı, bu zavallı hayvanı kandıran hayli hayli insanları da kandırır, dolaysıyla güvenilir insan değildir!”
Başkalarının mutlu olma ihtimalini kendi mutluluğuna meze yapmada hayli mahir olan bizler ne kadar güvenilir ve dolayısıyla ne kadar ahlâklıyız?
Nasıl Bir Ahlak!
Peygamberin sözünden anlıyoruz ki onun yaşadığı ahlâk, ahlâkın zirvesidir.
Ona inanan her mümin, bu ahlâkın inceliklerini keşfetmeli ve hayatının şiarı edinmelidir.
Bırakın bir mezhebe, bir cemaate, bir tarikata mensup olmayı, bir dine mensup olmak bile bizi kurtaramaz.
Yani benim filanca inanca şahadetim beni kurtarmayacaktır; tersine o inancın bana şahadeti beni kurtaracaktır.
İnandığı dinin hakikatini kendi ihtirasının mezesi yapan insanlar bir gün adl-i ilahi karşısında tam da cehennemin mezesi olacaktır.
İnancını, ihtiraslarının kalkanı yapanları Allah eninde sonunda kalkansız bırakacak ve öte dünyaya gerek kalmaksızın bu dünyada rezil olmanın sefaletini yaşayacaktır.
Hepimizin, hava gibi, su gibi ahlâka ihtiyacı var.
Bu ahlakı nerden edineceğiz?
Az evvel söylediğimiz gibi Peygamber tam da aranan ahlâkı tamamlamak için gönderilmiş bir tamamlayıcıdır.
“Canım, o bir peygamber. Peygamber nerdeeee, biz nerde! Biz onun yaşadığı gibi nasıl yaşayabiliriz ki” mi diyorsunuz?
Kıytırık bir mensubiyetle kendinizi cennet bahçelerine reva görmekten çekinmiyor, iş ahlâka gelince “biz sıradan bir kuluz canım, peygamber ahlâkı kim, biz kim?” mi diyorsunuz?
Peygamberin ahlâkının örnek verilmesini çok mu ağır buluyorsunuz?
Peki, o zaman Peygamberin şu sözünü nasıl yorumlayacaksınız?
“Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanınız!”
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)