“Seni belediye başkan adayı olarak görmek istiyorum, hadi bakalım partimizin yerel politikalarını bir eleştir!”
Şu âlemde; alkıştan, övgüden, pohpohlanmaktan ölenlerin sayısı oktan, kılıçtan, kargıdan, mızrak veya hançerden yahut da kurşundan, bombalardan ölenlerden daha az değildir.
Hepimiz doğamız gereği takdir görmekten, iltifat edilmekten hoşlanırız. İnsanın bu zaafı aynı zamanda en zayıf yanıdır da…
Birileri bizlerden bir menfaat devşirecekse hemen bu yanımıza yatırım yapmaya başlar. Doğal olarak en zayıf yönümüze ateş edilir.
Övgü tam da aşil topuğumuzdur; oradan vurulduğumuzda bir daha iflah olmayız!
Herkeste vardır bu zaaf, kimi kontrol edebilir; insanların çoğunluğu ise bu durumda tamamen kontrolsüzdür.
Bilhassa liderlik kadrolarını işgal eden insanların etrafına baktığınızda bol miktarda görürüz böylesi menfaat devşirme yalakalarını.
Yönetenler tarihe bir baksalar, geçmiş yöneticilerin hemen çoğunun bu pohpohlayıcılar yüzünden mahvolup gittiğini rahatlıkla görecektir.
Fakat heyhat, asla bu yana bakmazlar, baksalar bile görmezler, görseler bile anlamazlar, anlasalar bile “bana bir şey olmaz, ben farklıyım!” derler.
Hâlbuki tarihin dipsiz karanlığı ağzına kadar “ben farklıyım canım”cılarla doludur.
Bu neden böyle olur, insan neden kendisini bile bile aldatır, sonunu hazırlar?
Çünkü tarihin tekerrür edesi vardır ve tekerrür etmesine müsaade etmeyenlere müsaade etmek istemez!
Ancak ve ancak tarihi de aşan insanlar bu tekerrüre mani olurlar; tarihin kuyruğuna sıkışmışlarsa oturup kendi elceğizleriyle bu tekerrürün tekrarına alkış tutarlar!
Ben de Senin Gibi…
Peygamberimiz birisi kendisini öveceği zaman “Ben de senin gibi kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum!” der ve muhatabının kendisini zayıf düşürmesine müsaade etmezmiş!
Bugün o insana “benim peygamberim” diyen kaç insanda övgü karşısında bu yüceliği görüyoruz?
Etrafımızdaki yöneticilere bir bakalım, bir de onların etrafındaki tabakaya, acaba içlerinde kaç tane övücü var, kaç tane “yerici!”
Saymaya ne gerek var? Bir yöneticinin etrafında yerici bulamazsınız, oysa mebzul miktarda şakşakçısı vardır!
Neden?
Övülünce nefsimiz kabarır, ruhumuz azap görür; eleştirilince ruhumuz şad olur, nefsimiz kudurur!
O kuduruk nefse hâkim olamazsak bizlere çok kuduruk işler yaptıracaktır.
Yöneticilerimizi hataya iten işte o kuduruk nefislerinin dizginleri ele almasıdır.
Etraflarında, onları zaman zaman eleştirerek ruhlarını besleyen Âkıllar barındırmak yerine, sürekli ruhlarını karartıp nefis yılanlarını besleyen yağcılar yığmaları onların gözlerini ve gönüllerini kör eder.
Onlar iyi niyetlidirler belki ama etraflarındaki hiç de iyi niyetli değillerdir.
Bunu anladıklarında ise tarihin tekerrürünün kaçınılmaz olduğu an gelmiştir; zamanın karanlığına terk edilmişlerdir!
Övmenin Kolaylığı, Eleştirinin Zorluğu
Yöneticilerin, liderlerin, cemaat reislerinin etrafındaki yağcılar grubu en kolay olanı yaparlar!
Sınırsızca bir övgü mekanizmasını onlar için sonsuz bir enerjiyle çalışmaya başlar!
Övmek kolaydır, çünkü ekstra şeyler bilmenizi gerektirmez; bir iki sıfat, bir iki zarf işinizi görür. O sıfat ve zarflarla avınızı avlamak o kadar kolaydır ki!
Hâlbuki eleştirmek o kadar kolay mıdır?
Tabii ki hayır!
Eleştirmek için çok şey bilmeniz gerekir. Sıfatlar ve zarflar işinize yaramaz; eylemler, özneler, olgular, sujeler hakkında da derinlemesine bilgi ve daha da ötesi ilgi sahibi olmanız gerekir.
Bu gereklilik çoğu insanın gözünü yıldırır.
Öven, yapılanın güzelliğiyle yapanı avlama hevesindedir, eleştiren ise daha yapılacak çok şeyin var olduğu savıyla eyleyeni kamçılama ve dolayısıyla rehavete kapılmasını engelleme arzusundadır.
Yaptıklarımızın övülmesi koltuklarımızı kabartır; yapacak daha çok işimiz olduğunu söylenmesi ise öfkemizi kabartır!
Doğal olarak yöneticiler birinciyi tercih ederler! Yapılanları ön plana çıkarır, hep onu anlatırlar; kendilerini bu yönüyle öveni de severler ve tutarlar.
Bu, tarihin çöplüğünün daha da kabarmasının en basit ve kolay yoludur.
Tarihin takdirler ve hizmetler hanesine baktığınızda ise o kadar az detay görürsünüz ki!
Çünkü onlar “ Ben de senin gibi kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum” diyenin safındadırlar!
Kendisini menfaat devşirecek saflara yatıran uyanıkların değil!
Bana Eleştir!
Bir sistem; milletvekili, belediye başkan adayı, bir müdür, bir amir, bir yönetici, bir idareci seçerken acaba nasıl davranır?
Görünen o ki, kendisine en yakın kişiden seçilir bu insanlar. Seçenin güzel, doğru yaptığını söyleyen ve övenlerden!
Şöyle olur mu acaba?
“Seni milletvekili olarak görmek istiyoruz, buyurun partimizin yönetim anlayışını, parti politikalarını bir eleştirin!”
“Seni belediye başkan adayı olarak görmek istiyorum, hadi bakalım partimizin yerel politikalarını bir eleştir!”
“Seni bakanlığımızda bir yönetici olarak görmek istiyoruz, fakat önce bakanlığımızın icraatlarını ve bakanımızı bir eleştirin!”
“Seni genel müdür olarak atamak istiyoruz, fakat önce başbakanımızı ve söylemlerini eleştirmeni isteyeceğiz!”
Böyle olur mu?
Böyle olsaydı böyle olmazdı!
Halkın Gönlü, Hakkın Gözü Yeter Bize
Elli yıllık dostları, elli yıllık dostlarını tam suyu karşıya geçerken bırakıveriyorsa böyle olmadığı anlaşılıyor!
Elli yıllık dostları elli yıllık dostlarını en ufak bir korku, panik, vehim, çıkar karşısında arkadan hançerlemekten zerre kadar imtina etmiyorsa böyle olmadığı anlaşılıyor!
Etrafımızdaki insanları bizleri övenlerden değil, hakikate bulanmış dikkatlerle yerenlerden seçersek böyle olmaz!
Övenin, iktidarla ilişkisi hep kazanmaya ilişkindir, kazanamayacağını anladığında hemen satar!
Yerenin iktidarla ilişkisi kazandırmaya ilişkindir, bu yüzden kaybedeceği bir şey olmadığından asla arkadan hançerlemez, zira daima önden konuşur!
Gücü elinde bulunduranlar etraflarında daima güçsüz insanlar isterler, bu yüzden güçleri de hayatlarıyla sınırlı olur!
Hâlbuki gücü elinde bulunduranlar etraflarında kendileri kadar olmasa da güçlü insanlar barındırsa, sistemleri ilânihaye payidar olur!
Hz. Ömer Peygamberimize görüşlerini apaçık söylemekten çekinmezdi, peygamberin icraatlarının aleyhine olsa bile!
Ama peygamber de etrafından Ömerleri, Ebu Bekirleri, Osmanları, Alileri yok etmeye çalışmadı, aksine onları daha da korudu ve artırdı.
Tarih bunun ne değerli bir şey olduğunu gösterdi ama örneğini de maalesef aşikar kılmadı!
Yaptıklarımızın, kendileri için yaptıklarımızdan takdir görmemesi bizi üzüyor ve şevkimizi kırıyorsa takdire karşı zaafımız;
Yaptıklarımızın, kendileri için yaptıklarımızdan takdir görmemesi bizi ilgilendirmiyor ve şevkimize zerre kadar halel getirmiyorsa takdire karşı lakaytlığımız var demektir.
Bu lakaytlık bizi yüceler katında yüceltir.
Düşman kuyunu kazacak, köpekler havlamaya devam edecek, dost bildiklerin dualarını bedduaya, kalemlerini hançere, tebessümlerini zehirli suretlere çevirecek, yaptıkların takdirden ziyade kusur addedilecek, övenlerin yerenlere devşirilecek…
Sen tebessüme devam edeceksin! Tebessümü bir an bırakmayacaksın! Çünkü suratını azıcık astığında bütün o düşman suretleri sevindirmiş olacaksın!
Bütün bunları yapman için, icraatlarını sağlama yapacak bazı sağlayıcılara ihtiyacın var!
Kanaatimin hakikatim olduğuna eminim!
Çünkü sadece kendileri için yaşayanların hayatları, ölümlerine kadardır!
Ötekiler için yaşayanların ve yaşatanların hayatı ötekiler var olduğu müddetçe devam eder.
Kim olursak olalım, hangi mevkii işgal edersek edelim şu sorunun cevabı daima zihinlerimiz meşgul etsin:
Bizi överek öldürenleri, bizi eleştirerek yaşatacak olanlara tercihin sebebi ne?
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)