Şu içinde yaşadığımız çağda okulların, eğitim kurumlarının amacı sadece çocukların/gençlerin eğitimi midir?
Bugünkü okul algısı eski zamanların okul algısıyla aynı mıdır?
Tabii ki değil!
Benim çocukluğumda ülkemiz nüfusunun yarısından çoğu köylerde yaşıyordu, kasabaları da bir nevi köy hayatı ile içli dışlı sayarsak bu nüfus belki daha da fazlaydı.
Okul ile hayat birbirini kesen noktadaydı. Yani okula giden çocuk köy işlerinin aksamasına neden olurdu. Bu yüzden pek çok köyde zorunlu olmasa çocuklar ilkokula gönderilmezdi.
İlkokul bitince de köylerde okuyan çocuklar daha üst okullara gidemiyordu, çünkü okula gitmek bir iş kaybı sayılırdı.
Okullar sabah başlar ve öğleden sonra devam ederdi. Saat üç civarında okuldan çıkanlar doğruca köy işleriyle uğraşırdı.
Hafta sonları, tatil günleri, bayram izinleri tatil olarak düşünülmez, köydeki pek çok iş sahası için iş gücü kazanmak anlamına gelirdi.
Şehirleşme ve Eğitim Kurumları
Bugün ise nüfusun büyük çoğunluğu şehirlerde yaşıyor. Yerleşik nüfusun kalabalıklığı, okul sayısının azlığı, eğitimi sabahçı ve öğlenci olmak üzere ikili yapmaya mecbur kılıyor.
Öğrencilerinizi bütün gün okutacak bir okul imkânına sahip değilseniz ne yapacaksınız?
İkili eğitim öğrencinin (çocuğun) yarım gün evde olması demek. Bu yarım gün çocuk evde ne yapacaktır?
Bir de anne-babanın çalıştığını ve çocuğun evde yalnız kaldığını düşünürseniz, bu yalnızlığın nasıl bir sonuca yol açacağını kestiremezsiniz.
Bugün eğitim kurumları aynı zamanda çocukları, okul dışında bir işi ve meşgalesi olmayan çocukları avutma kurumudur!
Bugün hemen bütün dünyada eğitim kurumlarının asıl işlevlerinden biri de çocukları, gençleri yirmili yaşlara kadar belli bir disiplin altında tutma kurumlarıdır.
Eğer bütün gün eğitim yapıyorsanız çocukların bir meşgalesi var demektir. Peki, yarım gün eğitim olan okullarda çocuklar eve gelince ne yapacaklar?
Şehirdesiniz; dışarısı yok, bahçe yok, tarla-tapan yok, avluda oynamak yok, arkadaşa gitmek, tarlada çalışmak, mal peşinde kırlara uzanmak yok!
Sadece evde televizyon var, bilgisayar var, tabletler, cep telefonları var! Bunlarla meşguliyeti ne kadar tasvir ediyorsunuz?
Dershane ve Boş zaman Kâbusu
Çocuğun kendi başına kalacağı anlar o kadar etkili programlamak gerekiyor ki!
Biz okul dışında kalan zamanda çocuklarımızı hangi alanlarla koruyoruz?
Genellikle dershanelerle, etüt merkezleriyle!
Dershanelere biraz da buradan bakalım:
Anne baba işteler. Çocuk sabahçıysa saat 12 civarında eve geliyor. Bu çocuk evde ne yapacaktır?
Çocuğu yalnız bırakmaktan korkan ebeveynler için, okul dışı eğitim kurumları dersaneler, etüt merkezleri ve sair yerler bir can kurtarıcıdır.
Çocuk okuldan gelecek ve dershaneye gidecektir. Orada ödev yapacak, test çözecek, eğitim görüyormuş gibiyken aslında bir şekilde anne baba gelinceye kadar oyalanacaktır!
Modern eğitim kurumlarının biraz da böyle bir işlevi var.
Şehir hayatında, eğitim dışında bir işi olmayan milyonlarca genci olası tehlikelere düşmekten korumak için okul adı altında yirmi küsur yıl oyalamak!
Okul yıllarını hemen bütün dünyada zorunlu olarak onlu yıllara çıkaranlar bütün çocuklarını okumasını beklediği için mi bunu yapıyor, bu ne kadar makuldür?
Dershanelere çocuklarını gönderenler bu çocukları oralara sadece iyi bir eğitim alması için mi göndermektedir, dershaneler eğitim mi vermektedir?
Varlık Boşluk Kabul Etmez.
Meşru bir hattın boş bıraktığı bir alan, doğrusu var oluncaya kadar gayrı meşru bir hat tarafından muhakkak doldurulur.
Kültürünüzü yaşamazsanız, başkasını kültürünü yaşarsınız; kendi yemeğinizi yemezseniz başkalarının yemeğini yersiniz; tarihinizi inkâr etmekle o tarihten kurtulamaz, gayri meşru bir tarih dolgusuyla idare edersiniz/idare ettirilirsiniz.
İnkâr, inkâr edileni ortadan kaldırmaz. İnkârla sadece sahtesinin kendi yerine konulmasına zemin hazırlanmış olur.
Dershaneler meselesinde konuşurken onların yaratılan hangi boşluğu doldurduğu üzerinden konuşmak gerekiyor.
Bugünkü dershaneler bir test-hane olmanın ötesinde bir anlam ifade etmiyor.
Oralar test çözme becerisini kazanamayan bireyin, test çözme teknikleri hakkında pratik bilgi edindiği bir yer!
Peki, birey neden test çözmek zorunda kalıyor, çözmese ne olur?
Sadece test-hane mi?
Birey, eğer test çözme becerisini geliştirmezse kazanmak zorunda kaldığı bir sınavı kazanamayacak ve bir üst sistemin parçası olamayacak demektir.
Okullarda test çözme becerisi verilemiyor mu? Demek ki verilemiyor ki insanlar dersanelere akın ediyorlar.
Eğer sınavlar test üzerinden yapılmasa dersanelere gerek kalır mı?
İşte bu soru zurnanın zırt dediği yerdir.
Dershanelerin varlığını sadece test sistemine bağlamak büyük bir yanılgı olacaktır. Çünkü bütünün kendisinden bakıldığında dershaneler hiç de bir test-hane görülemeyecek kadar çok işlevli yerler olup çıkmıştır.
Dershanelerde yapılan eğitimin, verilen bilgilerin saçmalığı ve yüzeyselliği buraların amacını belirleyen ilkelerin varlığını sorgulamayı gerektiriyor, dershanelerin varlığını değil!
Üniversitede, öğrencilere sıfat fiilleri soruyorum, hepsi ezbere söylüyorlar: anası mezar dikecekmiş!
Yani an, ası, mez, ar, dik, cek, miş Türkçedeki sıfat fillerdir.
Sıfat fiiller bundan mı ibaret? Diye soruyorum, “evet!” diyorlar.
“Peki” diyorum: “Güleç adam”daki eç¸ “konuşkan kişi”deki kan (ken), “yanık ekmek”deki ık (ik,uk,ük) sıfat fiil değil mi? Bunlar neden o formülde yer almaz?
Bunlar o formülde yer almaz çünkü ÖSYM bunları sormaz.
ÖSYM bunları sormadığı için dershanelerde bunlar öğretilmez!
Divan şiiriyle ilgili bir tane olsun olumlu sıfat söylemeyen öğrenci bunları ÖSYM’de kabul görmediği için bilmez, dershanede öğretilmez!
Öğrenci dershanede ne öğrenmişse üniversitede tersi bir bilgiyle karşılaşır.
O testler, o bilgiler o kadar gereksiz ve lüzumsuz zaman, insan, belge israfıdır ki, insan bunu bir türlü anlamaz!
Dershanelere “neden bu gereksiz, lüzumsuz, yalan, hakikat dışı bilgileri öğrencilere öğretiyorsunuz” diye sorsanız “ÖSYM” böyle istiyor derler.
Peki, ÖSYM neden böyle ister?
Neden hiçbir işe yaramayan bilgileri edinmek için öğrencilerin yıllarını boşa harcamasına sebep olur? İşte orası bir muammadır!
Dershaneler ÖSYM canavarını beslemek için uydurulmuş daha küçük canavarlardır!
Zamanla bu işlevlerini daha da geliştirmişler ve anne babaların çocuklarını sokakta, bilgisayar başında, kafe köşelerinde, serseri yerlerde ve ellerde kalmalarındansa kendisine emanet ettiği ömür törpülerine dönüşmüşlerdir.
Dersaneler yedi başlı ejderhaya benzemektedir, bir başını kesseniz altı başı daha var!
Dahhak’ın omzundaki yılanlar gibidir, onları doyurmak için her gün iki insanın taze beynine ihtiyaç vardır.
Bugün milyonlarca anne baba için oralar bir eğitim kurumu olmanın yanında, yavrularını elleriyle teslim ettikleri bir teselli-hânedir.
O tesellihaneleri de kapattığınızda hangi güvenhaneleri açacaksınız?
Oraları kapattığınız zaman çocukları da mı kapatacaksınız?
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)