Şeyh Galip, gizemini ve kudretini hâlâ koruyan o ünlü Hüsn ü Aşk adlı mesnevisinin girişinde Nâbî’yi Hayrâbâd adlı mesnevisinde edebe riâyet etmediği için eleştirir.
Nâbî, bu eserinde bir düğün gecesini tasvir etmiş, biraz ayrıntılı anlatmıştır. Şeyh Gâlib de buradaki tasviri âdâb’a aykırı bulur ve “erlik midir izdivâcı tasvir?” diye sorar.
Aynı tasviri Acem’lerin ünlü şâiri Nizâmî’nin de yaptığını söyleyenlere karşı Şeyh Gâlib’in verdiği cevap muhteşem ve bir o kadar da bize özgüdür:
O tarzı Acemdir olmaz icâb
Rindan-ı Acem gözetmez âdâb.
Şeyh Gâlib cevaben “Nizâmî’nin bir Acem (İran) şairi olduğunu, her meselede onlara uymanın bir anlamının olmadığını, bu Acem milletinin âdâba riayet etmediğini” söylemektedir.
Ona göre, milletlerin olaylara yaklaşımında farklılıklar vardır. İranlılar için bir düğün gecesi tasviri yapmak normal karşılanabilir, oysa bize göre böylesi bir anlatım edepsizlik sayılır.
Şeyh Galip bu sözleriyle İran ve Türk şiirinin doğası üzerine de çok önemli sözler söylemektedir.
Bizde âdâb önemlidir, oysa onlarda bunun önemi yoktur.
Âdâb Ne Demek
Türk Dil Kurumu âdâb kelimesinin anlamını töre ve yol yordam olarak veriyor.
Hüsn ü Aşk üzerine Aşkın Okunmaz Kıyıları adıyla çok önemli bir eser hazırlayan Victoria Holbrook, bu değerli incelemesinde âdâb kelimesi ve kavramı üzerine ayrıntılı bir şekilde durmaktadır.
Holbrook göre Türkler âdâb kelimesini hayatlarının her alanında kullanmakta ve hatta bu kavrama göre yaşamaktadırlar. Bu kelimenin o kadar geniş anlamı vardır ki, İngilizce’ye tercümesi mümkün değildir.
Holbrook’u okuduğunuzda görüyorsunuz ki Türkler adeta bir âdâb medeniyetinde yaşamaktadır.
Bize göre yemenin, içmenin, konuşmanın, giyinmenin, oturup kalkmanın, insanlar arası ilişkilerin, hatta bakmanın, selamlaşma ve vedalaşmaların bir âdâbı vardır.
O.Veli Kanık’ın şu sözüne bakarak kullanım genişliği hakkında bilgi sahibi olabiliriz: "Edebiyatın da kendine mahsus adabı var."
Âdâb kelimesi edeb kelimesinin çoğulu olduğunu göre anlamının da edebler olduğu kesin!
Peki, o zaman hayatımızın hemen her alanında bizden uymamız beklenen bu edepler nedir, hatta şöyle soralım nedendir?
Milletlerin hayatlarında çok değişik evreler vardır ve bir dönemin hassasiyetlerinin bazen başka devirler için maalesef bir anlamı kalmamaktadır.
Oysa öyle insanlar vardır ki, tarihsel kopuşa aldırmazlar ve bazı hassasiyetleri her daim diri tutmak isterler, yaşadıkları çağla çelişse bile!
Tıpkı bir Tv programında hamile kadınların sokağa çıkmasının hoş olmadığının söylenmesinde olduğu gibi!
Hamileler ve Sokaklar
Ömer Tuğrul İnançer’in bir TV programında hamile kadınların sokakta gezmelerinin estetik açıdan hoş olmadığıyla ilgili sözleri basında, sosyal medyada kadın haklarına hakaret olarak algılandı ve hemen karşı söylemler taarruzu başlandı.
Bilhassa sanal medyada direnhamile başlıklı eleştiri metinleri ve eylemleri oluşturuldu, bazı hamile kadınlar sokaklara çıktı, bazı erkekler karınlarına yastık bağlayarak kadınlara destek verdi, Taksim'de yürüyüşler planlandı.
Eleştiri yapmak insana özgü bir eylem alanıdır, hayvanlar eleştiri yapmaz.
Eleştiriye karşı eleştiri de insana özgüdür ve doğal bir haktır.
Ömer Tuğrul İnançer'in hamile kadınların - o halde- sokaklara çıkmamaları gerektiğini söylemesi bu eylemin olumsuzluğun yönelik bir eleştiridir. İnançer, hamile bir kadının sokaklarda gezmesini edeben ve estetik olarak doğru bulmamaktadır.
Siz de Sayın İnançer'in bu görüşünü beğenmeyebilir ve ona karşı eleştiri getirebiliriniz.
Yani medeni bir tartışma ortamında olgular ve hatta olaylar karşılıklı tartışılır.
Ama öyle yapılmıyor. Hemen her eleştiride olduğu gibi bir linç hareketi devreye giriyor ve eleştiri yapanlar ebediyen susturulmak isteniyor.
Benim şahsi kanaatim Sayın İnançer’in bu eleştiriyi yukarıda bahsettiğim âdâb kavramı çerçevesinde yaptığıdır.
Oysa mesele bireysel alanlara müdahale, kadın haklarına taarruz olarak algılanmıştır.
Hele de İnançer'e başörülü bazı köşe yazarlarının yönettiği eleştiriler kanaatimce akıllara ziyandır.
Başörtülü Yazarlarımız Ne Diyor
Sayın İnançer'in daha ziyade tasavvufi konularda konuşması ve irfani-ahlaki-insani meselelerde taviz vermeyen bir dil kullanması başörtülü köşe yazarların onu eleştirmesine neden olmuş.
Getirilen önemli eleştirilerden biri TV'lerin tasavvufi konuşmalar için uygun olmaması.
Bu hanım yazarlarımıza göre tasavvufi konuşmalar mahrem konuşmalardır ve herkesi ilgilendirmemektedir. Oysa TV'leri herkes dinliyor ve dinleyiciler içinde bu konuyla hiç ilgilenmeyenler de olabilir.
TV dinleyenler içinde laik, çağdaş, modern dünya değerleriyle barışık, seküler hayat yaşayan insanlar da var. Onlar tasavvufi konuları yanlış anlayabilirler. Hatta bu meselede olduğu gibi tamamen ters yönde tevil de edebilirler.
Yani deniyor ki TV'lerde tasavvufi konuşmalar yapılmamalı!
Sayın İnançer’in konuşmasına en etkili ve tepkili yazıyı Ayşe Böhürler yazdı ve bazı tecrübelerinden de örnekler vererek "Televizyon derinlikli dini mevzuları anlatmaya uygun bir araç değil" dedi (Yenişafak 27.7.2013).
Nazife Şişman, "Herkese Konuşmak" başlıklı yazısında Böhürler’e katılarak TV'lerin tasavvufi konuları konuşmaya uygun olmadığını söyledi/ yazdı. Ona göre bu aygıtlar (TV'ler, sosyal paylaşım siteleri. vb. ) herkese açıktı. İnsanlar yanlış anlayabilirlerdi: "Tekrarlayacak olursak, tv, twitter gibi araçlar hem üslubu hem de muhtevayı dönüştürdüğünden tasavvufi terbiye için uygun değil, bu bir. İkincisi de muhatabın belirsizliği mesajı kırılmaya uğratıyor ve alıngan kimlik siyasetine kapı aralıyor." (Star Gazetesi, Açık Görüş Eki, 11.08.2013 Pazar).
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu da köşesinde “Ekrandan Edeb Dersleri” başlıklı yazısında Ayşe Böhürler’e katıldığını belirterek “Ru be ru sohbet halkasında temas edeceğimiz konular, ekran söz konusu olduğunda maksadını aşan bir boyuta evrilir.”diyor! (Yeni Şafak, 29.07.2013)
Bunlar ne anlama geliyor?
Kadın yazarlarımızda şüphesiz kadınların doğalarına uygun; gizemli, örtülü, anlamı maksadını çoğaltan, ekseriyetle kinayeli, genellikle ironik, kapsamlı bir şekilde bakıldığında alıngan kimlik algısı üreten, çoğul göndermeli bir dil var.
Evliyalar Tv seyretmeyeceğine göre!
TV’ler her türlü eylem ve söylem için kullanılsın ama tasavvufi konularda kullanılmasın demek bir tercihtir ama bunu muhatabın belirsizliğine bağlamak akıl alır gibi değil!
Kutsal kitapların muhatapları kimdir?
Edebi eserlerin, hikmet dolu metinlerin, peygamber sözlerinin muhatapları kimlerdir?
Bunların muhatabı bütün insanlık olduğuna göre, “filancalar yanlış anlar!” deyip kutsal metinlerin sadece birilerinin okuması mı salık verilecektir?
Tv’den tasavvufi konuları dinlemek pek çok insan için bulunmaz bir nimettir. Sadece belirli halkalarda, belirli insanların dinleyebildiği o hikmetli dile herkesin ihtiyacı var!
Konuşulan konuları birileri yanlış anlayacak diye, konuşma kayıtlarından ve alanlarından kaldırmak zannımca kompleksin bir başka türü! “Bende rahatsızım ama bunu tam ifade edemiyorum!” tavrına benzer bir örtülü söylem.
Söyleyeni, söyleneni, söylenme biçimini eleştirelim, ama bunu dayandırdığımız gerekçeler çok önemli!
Yani sanki şöyle denmek isteniyor gibi:
Dini tasavvufi söylemi Tv’lerden kaldıralım, irfani ve ahlaki konular özeldir bunları Tv’lerle kirletmeyelim!
Dini konular çok hassastır aman Tv’leri buna bulaştırmayalım. Tasavvuf çok özel konuları irdeler ve inceler bunlar özel insanların işidir, bu konu tv’leri aşar, zinhar uzak duralım!
Tasavvufun normal insanla bir işi yoktur, onun işi evliyalarladır, evliyalar da tv seyretmeyeceğine göre tv’lerde bu konuları niye konuşalım!
Her insan âdâba ve ahlaka riayet etmeyebilir, muhataplarımız arasında bunlar da olacağına göre tv’lerde âdâb, erkân ve ahlâk’dan pek bahsetmemek gerekir! (tasavvufun konusu bu üç kelime-kavramla özetlenebileceğine göre).
Tv’leri bir terbiye ve ahlak empoze edici olarak kullanmak doğru değildir, buna karşı çıkanlar da vardır!
O zaman bizler, tv’leri bir günah membaı olarak görenlere niye kızıyoruz ki!
Tasavvufun kendisinden uzak tutulmak istendiği yerde, tasavvufun bulaşmamasıyla erdemli kılınan hangi hal vardır ki, tasavvuf oraya bulaşmamakla iyi edecektir!
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)