Yunus Emre’nin
“ Dizelerini “şeriat, cemaat yoldur varana” diye hafifçe değiştirelim.
Buyurun siz de bakın, sonuçta etrafta görünen nedir?
Varlık boşluk kabul etmez.
İçeriği boşaltılan bir varlığın kendisi de ortadan kaldırılırsa onun yarattığı boşluğu ne doldurur?
Doğamız gereği genellikle bir şeylerden kurtulmaya çalışırız, ama o kurtulduğumuz şeylerin bıraktığı boşluğu pek hesaba katmayız!
O öyle bir boşluktur ki, bu boşluğun yarattığı sarsıntı ortadan kaldırılanın kendisinden çok daha ağır ve fecidir!
Neredeyse bütün olumlu işlevlerini yitirmiş olan tekkeler, zaviyeler, dergâhlar ilga edilince doğal olarak onların bıraktığı bir boşluk oluştu.
Bu boşluğu ne ile doldurduk? Veya şöyle soralım, doldurduk mu, doldurulması gereken bir boşluk olarak gördük mü?
Koyun Yoksa Keçi
Atalarımız bu tür sorulara ebedi cevaplar vermişler, çarpıcı metaforlar yükleyerek.
Demişler ki, "Koyunun olmadığı yerde keçiye abduraman çelebi derler!"
Yani bu, koyunların ortadan çekilmesiyle oluşan boşluğu keçiler doldurur demek!
İlk hocamız Ahmet Yesevi'den beri, biz Türklerin dini kaynağı medrese değil, daha ziyade tekkeler olmuştur.
Yani bizimkisi ilimden çok aşktan, akıldan çok gönülden, medreseden çok tekkeden, şeriattan çok tarikattan, fetvadan çok takvadan, azimetten çok ruhsattan, nesirden çok şiirden gelen bir dindir ve asırlar boyu bu, böyle olmuştur.
Bu yüzden Allah'ın resulü olmaktan ziyade Allah'ın habibi bir peygamber algımız vardır.
Bu yüzden hiç bir İslam toplumunda olmadığı kadar; doğumda, ölümde, nişanda, nikahta, asker uğurlamada, hacı karşılamada, ev almada, velhasıl her kutlama töreninde Mevlid okuma törenleri hayatımızın her alanını kaplamıştır.
Bütün bu törenlerle peygamberimizin doğumunun ne alakası vardır?
Bu yüzden, Osmanlı tarihi boyunca en çok okunan, hatta binlerce kişi tarafından ezberlenen kitap Muhammediye adlı bir kitaptır. Bu kitap dokuz bin beyit civarında bir şiirdir.
Yüz binlerce insan asırlar boyunca peygamberimizi anlatan bir şiiri, hem de ezberden niye okur?
Bizim din anlayışımızda şiirin, tekkenin, zaviyenin, dergâhların dolayısıyla bunların merkezinde olan aşkın ve gönlün derin etkileri vardır.
Tekkelerin kapanmasıyla beraber bu etki de kapatılmış mıdır?
İşte bu soruya gönül rahatlığıyla “evet” cevabı verilemez.
Mekânları kapatırsınız amma o mekânlara gönülden bağlananları gönüllerini nasıl kapatacaksınız?
Bir cemiyet dini olan İslamiyet, Türk toplumunda tarikatlarla çok sıkı bağlar kurarak aynı zamanda bir cemaat dini de olmuş, ister sahih, ister çürük bu ilişki yüzlerce yıl devam etmiştir.
Tekkelerin kapanmasıyla dağılan bu gönül birlikleri ne olmuştur?
Tekkeler, zaviyeler, dergâhlar, tarikatlar kapatılmış, faaliyetleri yasaklanmıştır amma sonuçta insanların o gönül birliklerinin sadece mekânı, statüsü, adı değişmiş o ruhani cemiyet yine devam edegelmiştir.
Hangi adla?
Ve sonucu neye mal olarak?
Tarikattan Cemaate
Tarikat ve dergâhların kapanmasıyla beraber, varlığın boşluk kabul etmeyeceği ilkesi tekrar devreye girmiş ve etrafı çok değişik cemaatler kaplamıştır.
Bu engellenebilmiş midir?
Tabii ki hayır.
Tarikatlarda bir şeyh vardır ve onun etrafında kümelenmiş dervişler. Tarikatlar ruh arındırma yollarıdır. Dünyevi varlık alanlarıyla pek ilişkisi, sermaye hareketleriyle pek alakaları yoktur; zira bu doğalarına aykırıdır.
Bazı tarikatların zamanla kapital sarmala düşmeleri, onlara özgü bir sapma olmuş olabilir.
Osmanlının en büyük tarikat hareketlerinden birinin lideri olan Hacı Bayram Veli çiftçilik yapar ve geçimini öyle devam ettirirdi.
Ruhani liderler, dünyevi liderleri manen desteklemiş ve onların yanında manevi fatihler olarak yer almışlardır.
Bu tarih boyunca hep böyle olmuştur.
Zamanla tarikatların bıraktığı boşluğu doldurmaya çalışan cemaat hareketlerinde de bir cemaat lideri vardır.
Bu kişinin de manevi bir otoritesi mevcuttur.
Fakat cemaatler tarikatların aksine sermaye hareketleri içinde fazlasıyla yer almışlar, bir müddet sonra muazzam meblağları kumanda eder hale gelmişler, varlıkları tehlikeye düştüğü anda tarikatlar gibi bunu sineye çekmeyi kabule yanaşmamışlar, aksine müthiş bir savaşın içine girmekten zerrece çekinmemişlerdir.
Tarikatlarda baskın olan otorite genelde bireyin ruhani akışına ilişkinken, cemaatlerde otorite ruhani alandan ziyade dünyevi iktidarın tecessümüne ilişkin alanlarda daha aktiftir. Lider mutlak itaat bekler ve hareketin özgül ağırlığını, hareket sahasının yönlerini, etki alanları asla tartışmaya izin vermez.
Cemaat hareketleriyle yetişen bireylerde harakiri ruhu çok daha yaygın ve salgındır.
Cemaatin tehlikeye düşmesi, onun varlığının tartışılması anlamına değil de ilahi olanın tartışıldığı şeklinde yorumlanır ve itaatkâr üye bir müddet sonra belirli bir komutla dehşetli bir savaşçıya dönüşür.
Kendisini korumak ve geliştirmek için sermaye hareketlerine ihtiyacı olduğunu söyleyen bir cemaat, bir müddet sonra kendisini koruyacağına inandığı sermayeyi koruma telaşına düşer ve asli yoldan müthiş bir hızla sapar.
Bu sapma tamamen alakasız olmasına rağmen teolojik tartışmaları da beraberinde getirir. Grup, varlığına tehdit olarak algıladığı sermaye sorunlarını, sermaye diliyle değil de ilahi alana ait bir dille çözmeye çalışır; bundan amaç inananlarına müthiş bir savunma alanı ve meşruiyet açmadır.
Peki, bu işe yarar mı?
Bir müddet yarar gibi görünse de, ortaya çıkan sonuç tam da abduraman çelebi hikâyesine döner.
Kendi cinsinden bir çözüme sunulmayan her türlü sorun, kendisini ortaya çıkaranı yemeye başlar.
Cemaatlerde ruhani, manevi, dini ve dünyevi anlamda ve mutlak bir teslimiyet beklenir.
Tartışmadan, sorgulamadan, lidere itirazdan şeytandan kaçınıldığı gibi kaçınılır.
Cemaat lideri yarı tanrısal bir konumdadır, varlığı varlığına armağan edilmeyi bekleyen binlerin merkezinde ilahi bir metafor olarak somutlanır.
Her hareketi, keramet ve hakikatin tam da esasıdır.
Bu Ağacın Dalı Niye Düştü
Sahtelerini bir yana bırakalım.
Hakiki evliya için keramet göstermek utanılası bir durum olmuştur.
Bu yüzden keramet için bunlar "hayz-ı rical" derlermiş.
Bir veliye "Sizin kerametiniz nedir?" Diye sorulunca kulaklara küpe olacak şu cevabı vermiş:
"En büyük keramet istikamet üzere yaşayabilmektir!"
Yani dininin gereklerini yerine getirerek yaşayabiliyor musun? İşte en büyük keramet budur demek oluyor.
Rivayete göre Abdülhakim Arvasi bir gün müritleriyle beraber bir ağacın altına oturmuş sohbet ediyorlarmış.
Hazret “ateş olsa da şöyle bir kahve pişirsek” demiş. O, bu sözü söyler söylemez ağacın tepesinden kuru bir dal parçası hemen önlerine düşüvermiş.
Etrafta birden derin bir sessizlik olunca Arvasi hazretleri hemen bir müridine dönerek “söyle bakayım ne oldu?” diye sormuş.
Mürit, gayet kendisinden emin bir hareketle:
“Efendim, bu dalın ömrü dolmuş ve eceli geldiği için aşağı düşmüştür” demiş.
Bu sözlere hayli sevinen Arvasi hazretleri “bana böyle müritler bahşeden Allah’a hamdolsun!” demiş.
Müritler, bütün bu sünnetullahı şeyhin takdirine bağlayınca tarikatların kapılarına vurulacak zincirlerin halkaları daha da sıklaştı.
Onlar keramet izhar etmediler, öbürleri illa da bunu keramete yorumlamak istediler.,
Şeyhler de cahil müritlerden Allah’a sığındılar.
Onların yerleri alan Cemaatlerde bu durum nasıl tevarüs etti?
Gerçi, cemaat liderleri de cahil mensuplarından Allah’a sığındılar
Fakat günümüz cemaatlerine bakıyoruz, yetiştirilen insan tipine bakıyoruz;
Sorgunun, eleştirinin istikametine ve hacimsel ağırlığına bakıyoruz;
Korumak için edinilenlerin korunması için sarf edilen o muazzam gayretlere ve savaşlara bakıyoruz;
Tarikatları ve dergâhları kapatarak onların yetiştirdiği insan tipinden toplumu temizlemek isteyenlerin, cemaatler bu haldeyken niyetlerinin ne kadar tahakkuk ettiğine bakıyoruz;
Mutlak itaatin yarattığı insan tipinin kutsalla dönüştürülmek istenen insan tipiyle mukayesesine bakıyoruz…
Yunus Emre’nin
“
Dizelerini “şeriat, cemaat yoldur varana” diye hafifçe değiştirelim.
Buyurun siz de bakın, sonuçta etrafta görünen nedir?
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)