Bir işe başvurun, sizden yığınla belge isterler.
Bir iş yeri açmaya çalışın. Onlarca resmi evrak düzenlemeniz gerekir.
Bir mesleğiniz, bir işiniz olduğunu söyleyin. Hemen sizden bazı vesikalar talep ederler.
En ufak bir meslek kolu için bile, seminerler, kurslar düzenlerler. Zira uzmanlaşma bir işi hakkıyla yapmanın en önemli başlangıcıdır.
Bir araba mı süreceksiniz aylarca kursa gitmeniz, onlarca konuyu ezberlemeniz gerekir.
Bir bilgisayar kullanmak, hatta bir bilgisayar programını tam olarak anlamak için bile pek çok bilgi ve beceriye sahip olmanız gerekir.
Peki koca olmak için bizden ne istiyorlar?
Ya da karı olmak için sizden ne istiyorlar?
Peki anne-baba olmak için sizden (bizden) ne istiyorlar?
Bildiğim kadarıyla hiçbir şey!
Ben filancayı karı ( ya da koca) olarak kabul ediyorum diyorum. Devlet de bizi karı-koca ilan ediyor, bu kadar!
Peki, bu kadar yetiyor mu?
İnsan yetiştirmek
Bir hayvan eğittiğinizi düşünün. Aynı eğitim tekniğiyle binlerce hayvanı eğitebilirsiniz.
Ama aynı eğitim sistemiyle bırakan her insanı, iki kardeşi bile eğitmezsiniz. Neredeyse her birey farklı kişilikte ve karakterde doğar ve farklı muamele ister.
Yani insanı eğitmek pek meşakkatli bir iştir. Bu yüzden sadece insan eğitimiyle uğraşan onlarca bilim dalı ve bilim adamı vardır.
Bu kadar ciddi bir işin, bu konuda hiçbir bilgisi, ilgisi, hatta malumatı olmayan insanların ellerine verildiğini bir düşünün!
Bir gün çocuk sahibi olacak anne-babaların çocuk yetiştirmek üzerine hiç bir bilgileri olmadan o canlıya sahip olmayı istemeleri akıl alır gibi değil!
Devlet eğitime istediği kadar para ayırsın, istediği programı uygulasın, kapısına gelen birey birileri tarafından zaten şekillendirilmiş, nesine katkıda bulunacaksın!
İnsan hobi veya fobilerinin büyük bir kısmı beş yaşına kadar oluşuyormuş; insan beyninin gelişiminin büyük bölümü beş yaşında sona eriyormuş. Karakterimizi şekillendiren pek çok ayrıntı çocukluk çağlarımızın daha başında bitiyormuş.
Yani bizi biz yapanlar beş yaşına kadar anne-baba yanında olup bitiyorlar.
Bazen ilköğretim bölümü öğrencilerimize soruyordum “ilkokul birinci sınıfa gelen bir çocuk neleri bilmektedir?” diye. Genellikle cevap “pek bir şey bilmez, okulda öğrenmeye başlar” şeklinde olurdu.
Bırakın ilkokula kadar olan kısmı; çocuk annenin karnında, annenin yeme-içmesi, dinlediği müzikler, moral motivasyon durumu vb. etkiler tarafından zaten şekillenmiyor mu?
İnsan yavrusu, yetişme açısından bırakın ayları günü birlik hatta anlık tepkiler beklemektedir. İnsan yetiştirmek pek çok bilgi, ilgi ve uzmanlık alanına ihtiyaç duymaktadır.
Bütün bunlar bilinirken devletin evlenmek için müracaat edenlerden; karılık nedir, kocalık nedir; bir gün anne baba olacağına göre babalık nedir, annelik nedir, çocuk nasıl yetiştirilir konularında bir bilgi istememesi her zaman benim hayretimi mucip olmuştur.
Şiddete başvurmalar, iki günlükken boşanmalar, anne-baba-çocuk savaşları, aile bireyleri arasındaki tartışmalar-savaşlar-kavgalar-çatışmalar… Hemen hepsinde cahilliğimizin büyük etkileri vardır.
Bilgilenin Öyle Gelin!
Evlilik işleri belediyelerin uhdesinde olduğuna göre, -büyük bir fedakârlık isteyecek ama- belediyeler bu işlerde muhakkak öncü bir rol oynamalıdır.
Karı-koca kursları açılmalı. Evlenmek için sözlenen-nişanlanan çiftler muhakkak bu kurslara devam etmeli, uzmanlarından gerekli bilgileri almalı ve temel bilgilerle donanmalıdır.
Bu kurslara devam etmeyenlerin nikâhı onaylanmamalıdır. Böylesi bir tedbir insanları daha bilinçli kılacaktır.
Bunun için nasıl zaman ayrılacağı sorulabilir:
Hiçbir faaliyet insan için olmanın dışında bir mana ifade etmemektedir.
Ehliyet almak için, üniversiteye girmek için, bilgisayar öğrenmek için, yemek yapmak, dikiş dikmek için aylarca, yıllarca kursa gidenler, bütün ömürlerini sürdürecekleri yuvalarının sağlığı için de birkaç hafta kursa devam etmekten imtina etmemelidirler.
Hatta sadece karı-kocalık için değil anne-babalık için de bu kurslar olmalıdır.
Okullarda zaman zaman annelere bu seminerler veriliyor. O seminerlerin birine katılan eşimin tepkisinden anladım ki, bunun için geç kalınmış.
Eşim, “keşke daha önce bunları işitseydim, pek çok konuda çocuklarıma muamelem daha değişik olurdu” diyen annelere şahit olduğunu söylemişti.
Bir İki Örnek
Eğitim için “beşikten mezara kadardır” diye bir söz vardır. Öğrenmenin kişisi, yaşı-başı yoktur.
Hepimiz hemen her konuda sonsuz bir aydınlığa muhtacız. Pek çok konuda zamanında bilgili olmamamızın yarattığı trajedileri yaşıyoruz.
Çocukların küçükken “bu nedir?” diye sormalarının ne anlama geldiğini okuduğumda şaşırıp kalmıştım.
Bize göre “bu nedir?” sorusunun cevabı “bu şudur!” şeklindedir.
Çocuk için öyle mi ya, değilmiş.
Çocuk, mesela eline kalemi alır “bu nedir?” diye sorar. Biz de deriz ki “bu kalemdir”. Çocuk biraz sonra yine sorar, “bu nedir?” biz yine “bu kalemdir” deriz. Çocuk bir daha sorar ve yüksek ihtimalle bizden tokadı yer: “Kaç defa diyeceğim, bu kalemdir diye sen salak mısın?”
Hâlbuki salak olan birisi varsa, o da biziz. Çocuk için “bu nedir?” in anlamı şuymuş: “Yani bu ne işe yarar?”
Biz elimize kalemi alıp çocukla beraber bir kağıt üzerine yazı yazacakmışız “bu kalemdir ve bak işte böyle yazı yazmaya yarar!” diyecekmişiz.
Pek çoğumuz bu basit ayrıntıyı bilmediği için çocuğunu Allah bilir kaç defa tokatlamış veya azarlamıştır. Tabi çocuk da, bir, iki azar tokat derken bir daha sormamaya başlıyor.
Yani onu salaklaştıran da biz oluyormuşuz.
Çocuklar küçükken burunlarını sık sık karıştırlar hatta pek çoğu burun pisliğini yer. Ve biz de onlara bu yüzden fena halde kızarız, bazen döveriz.
Hâlbuki burun pisliği çocuk için mükemmel bir antibiyotikmiş ve çocuk ihtiyacı olduğunda bunu burnundan alıyormuş. Bunu kaçımız biliyorduk!
Bir psikolog anlatıyor: “Küçük bir çocukken bir gün babamla şekerlemeciye gitmiştik. Ben çikolatalara, şekerlere saldırmış ve her birinden üçer beşer almıştım. Babam bana dedi ki: ‘Sadece bir tane alabilirsin!’ O zaman acayip kızmıştım. Ona dedim ki ‘Ben özgürüm ve istediğim kadar alabilirim’. Gülerek bana döndü ve şöyle söyledi: “Özgürlük çoktan seçmektir. Ama senin yaptığın oburluk! Özgürlük ile oburluğu birbirine karıştırma!”
Onlara anlatmaya değil, onları anlamaya çalışalım. Onlara oburluk ile özgürlüğün farkını yaşayarak/yaşatarak anlatalım.
Onları koruduğumuzu zannettiğimiz pek çok zamanda aslında onların felaketini hazırladığımızı unutmayalım!
Bu basit bilgileri insanlığa aktarmak için ömürlerini tüketen insanlar var.
Bilgiler basit olabilir, ama onları elde etmek hiç de basit olmuyor.
O basit bilgiler gün geliyor bir dâhinin yetişmesine zemin hazırlıyor veya kaybolup gitmesine!
Çocuğumuzun bizden mükemmel bir uzmanlık beklediğini unutmayalım.
Bendeniz devletin bu konuda pek yavan davrandığını söylemeye çalışıyorum; o yavan diye bizim de yavan davranacak halimiz, lüksümüz yok!
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)