Siyasi çatışmalar, varlık kavgaları, güç savaşları, iktidar hesapları, meydan okumalar, kibir kumkumalıkları, efendilik taslamalar, ağalık buyurmaları, “küçük dağları ben yarattım”lar bir gün nihayet bulacak.
Ne kalacak geriye bütün bunlardan?
Veya ne kalmayacak?
Kavgalarını verdiğimiz şeyler eğer bir gün gelip de bizim kavgamızı vermeyecekse bizler o kavgayı niçin veriyor oluyoruz?
Kavgasını verdiğimiz şeyler nasıl mı bizim kavgamızı veriyor olacak?
Bu küçücük yazı bunu örneklemeye dairdir.
Aramaya ve Bulamamaya dairdir
Hafta başında üniversitedeki bir görev sebebiyle Tokat’taydık. Görev ne ise ifa edildikten sonra şehri bir gezelim dedik.
Bilmem kaç devletten ve imparatorluktan eserler barındıran bu ruhani şehirler bakmayı bildiğiniz müddetçe sarıp sarmalıyor sizi.
Aradıklarını baktıkları yerlerde göremeyenler, gördüklerini arayanlar değildir. Onlar aynı zamanda hiç bir zaman da bulamayacakları için bizler bu o sınıftan olmaktan hep imtina ettik…
Bu aziz şehirde gördüklerimiz aradıklarımızdı, bulduklarımız tam da bulmamız istenenlerdi.
Her ruhun besleneceği şehirler ve o şehirlerde mekânlar vardır.
Meşrebiniz sizi hemen de oralara götürür. Necip Fazıl’ın deyişiyle oluklar çifttir: Birinden nur akar birinden kir.
Dâireye dairdir
Şehrin bunaltan sıcağından kaçılacak yerler vardır. O anda yine meşrebiniz girer devreye ve o, sizleri bir yerlere yönlendirir.
Daha önce de bulunduğumuz bu mübarek şehirde gideceğimiz yerler belliydi.
Ali Paşa camiine, o asırlık çınarların avlusunda yer alan camiin şadırvanına yöneldik.
Yarabbi o nasıl bir tılsımdır, o nasıl bir mimari harikadır: Her tarafı ahşap olan şadırvanın kenarlarına oturuyorsunuz. Dışarıda sizi yakıp kavuran o sıcaklık şadırvana girdiğinizde sanki birden yok oluyor.
İnanılmaz bir serinlik, hatta bir soğukluk kuşatıyor sizi, sırtınızın bir an üşüdüğünü hissediyorsunuz. Öyle bir esiyor ki zannedersiniz şadırvanın dışında fırtına var. Fakat bakıyorsunuz ağaçların yaprakları bile kımıldamıyor: Bu serinlik nerden gelir?
Abdest alıyorsunuz, yeniden o ahşap sedirlere oturuyorsunuz, serinliğiniz katlanıyor.
Manevi bir haz adeta çiviliyor sizleri oralara. İbadet bir haz haline geliyor; inancınızın sizleri nasıl da farklı kıldığına hayret ediyorsunuz. Bu serinliği olmayan yerlerde arayanlara ve bulduğunu zannedenlere acımaya başlıyorsunuz.
O an İhramcızade hazretlerinin şu sözü geliyor aklıma: ““Gardaşlarım! İçinde olduğumuz durumu sultanlar bilseydi, o hali elde etmek için muhakkak bize kılıçlarıyla savaş açarlardı.”
Demek ki o “hal”in bilinmesine ruhsat verilmiyor.
Sultanlar asla “o hal”i elde etmek için kılıç çekmediler. Kılıç çektikleri de onlara yar olmadı.
Onlar fasit ve hasit bir dairedeydiler
Bizler burada bir başka dairede…
Loşun ruhaniyetinde
O muazzam sütunların yanı başından içeriye doğru Ali Paşa camiine giriyoruz.
Dışarıda yakıp kavuran ve gözleri kör edercesine parlayan güneş ışıklarına inat içeride ruhlara işleyen bir loşluk ve serinlik…
O mübarek insanlar insan ruhunu ve bedenini nasıl da okumuşlar!
Kışın ayrı, yazın ayrı bir âlemin hazzını sunan bu mabetleri yapanlar sadece mimar mıydılar, sadece usta mıydılar, sadece taşçı, duvarcı, marangoz muydular?
O insanlar, insanın ruhunu, maddesini, gözünü, bakışını, nazarını, kalbini de mi okumuşlardı?
Nasıl olurda yüzyıllar sonra bile insanoğluna huzur ve keyif vermeye devam ederler?
Bu mabetler sizleri nasıl da ayrıcalıklı kılıyor! Nasıl da üzülüyorsunuz bu hazdan mahrum kalanlara!
Bu camileri yapanlar yüzyıllar sonra bile insanları şâd etmeye devam ediyor, onların kalplerini, ruhlarını, bedenlerini serinletmeye devam ediyor.
Ve her gelen Ali Paşa’nın defterini açık tutmaya, kabarık tutmaya, o defterin sayfalarını ak etmeye devam ediyor!
Yarabbi bunlar ne yüce ruhlulardı ki, öldükten sonra bile yaşamaya, yaşatmaya devam ediyorlar.
Hiç tanımadıkları insanları mutlu kılmaya devam ediyorlar!
Peki, öldükten sonra bizden arda ne kalacak!
Birileri olsun bırakacaklarımızın ardından böyle bir rahmet yazısı yazmaya niyet edecek mi?
Kavgalarını verdiklerimiz
Bugün kavgasını verdiğimiz şeyler, yarın bizim için kavga edecekse o aziz kavgalara devam edelim.
Bugün kavgasını verdiğimiz şeyler yarın bizim ardımızda bırakalım kavga vermeyi lanetimizi verecekse yine o kavgaya devam mı edelim?
Mevlana’nın dediği gibi: Birisine sordu “malını mı çok seversin, yoksa günahlarını mı?” Adam dedi ki “Hasbünallah, bu nasıl soru? Tabi ki malımı daha çok severim.” O zaman Buyurdu ki Hz. Mevlana “Madem öyle de neden ölünce günahlarını yanın sıra götürüyorsun da malını dünyada bırakıyorsun?”
O adamın bu âlemde sadece mal kavgası ettiği belliydi demek ki; kimlerinin iktidar, kimilerinin makamlar, kimilerinin saltanat, kimilerinin ihtişam, kimilerinin ihtikâr kavgası verdiği gibi!
Bütün bu kavgalar ardımız sıra bizim kavgamızı vermeyecek, aksine tınmayacak bile bizi. Sahip olup da bıraktığımız her şey hemen kendisine yeni bir sahip bulup onu avutmaya devam edecek!
Bunca kavganın ardından yanımızda götürdüğümüz ne olacak?
Kitaplar karlar gibi yağınca…
Eski bir kitapta, mahşer bölümünü okuyorum.
Yazar/şair dua ediyor bir yerde:
“Yarabbi” diyor: “Mahşer gününde, edip eylediklerimizi yazan kitaplar gökten karlar gibi yağdığında bizim kitabımızı ak eyle!”
Tokat’ın o aziz beldesinde bıraktığı muhteşem mabedin Ali Paşa merhumun kitabını ak edeceğinden şüphe yok!
Çünkü yüzyıllardır o eserler ziyaretçilerinin gönüllerini ve bedenlerini ve ruhlarını ak etmeye devam ediyor.
Bu aklardan ona ne çok nasipler düşecektir!
Mahşerde gökten kitaplar karlar gibi yağdığında bizim kitabımız da yağanlar arasında olacak!
Kavgalarını verdiğimiz şeylere dikkat edelim.
Bu kavgalar biz öldükten sonra da kavgamızı verip yüzümüzü ak edecek mi?
Mahşerde gökten yağan kitabımızın sayfalarını ak-pak etmeye devam edecek mi?
Yoksa kendisi için kavga verdiklerimiz bir gün gelecek şeytan’ın şöyle dediği gibi mi diyecek:
“Hesaplar görülüp iş tamamlanınca şeytan onlara şöyle diyecek: 'Allah size doğru vaadde bulundu. Ben de size bir şeyler vaad ettim, ama sözümden caydım. Doğrusu, benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm yoktu. Sadece ben sizi dâvet ettim, siz de çağrımı kabul ettiniz. O halde beni ayıplamayın, kendi kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz.”(İbrahim, 14/22)
Recep Ali AKSOYLU
Yavuz Köktaş Hoca Kendi Ayağına Sıktı
Öztürk Samuk
Bölgenin Patronu Müsade Etmezse
Mehmet Ali Çamoğlu
Başarının Üçlü Şifresi
Adnan İPEKDAL
Bir Ruh Simyası Olarak Vefa
Recep YAZGAN
Haberin hurdacıları
Mehmet BOZKURT
Emin Adımlarla İlerleyen Türkiye!
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 86. Ayeti Bağlamında Şefaat Meselesi
Songül KARAMAN
Konya ve Maneviyat
Seyfettin BUDAK
Cemaatler Neden Narsisizmin Gölgesine Girebilir?
Mithat Güdü
Maksadı Unuttuk, Kavgaya Tutuştuk!
Adnan ÖZ
Rize’den üç puanla döndük sıra Fenerbahçe’de!
Eyüphan KAYA
Öcalan’ı Aramıza Sokmayın!
Ömer Naci Yılmaz
Kayıtlara geçsin!
Elif Ekşi
Âlemlere Rahmet Diye Geldin, İyi Ki Geldin
Mehmet Nuri BİNGÖL
Mevlid Kandili: Peygamberimizi Hatırlatmaya Vesile Bir Gece
Ahmet DÜZGÜN
Yeryüzü Bozguncularına İlahi İhtar
Memiş OKUYUCU
Edebiyat Fakültelerimiz Nerede ya da Üniversitelerimizin Kimliği!
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Hiçbir Şey Yok Olmaz
Vehbi KARA
Faşist Liderler ve Mal Varlıkları
Özlem Gürbüz
CİTTASLOW Şehirleri
Ahmet SAĞLAM
Zikirde Bid’at ve Hurafelere Cevap
Hamdi TEMEL
İBN-İ SÎNÂ'dan Bugünün Bilimine
Cahit KURBANOĞLU
Tesettür nedir?
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
Bülent ERTEKİN
Cam Kenarında Düşünceler
Ravza ZEYBEK
Ey İman Edenler İman Edin
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)