“İlim sahibi kimdir” Diye sorulsa ne derdiniz?
“Cihat ettiğini söyleyenler niçin cihat ediyorlar” sorusunun cevabı nedir?
Her ilim sahibi olan âlim, her cihat ettiğini söyleyen mücahit, her tarafını söyleyen o taraftan mıdır?
Onların bu sözünün lafızları, anlamları var da acaba hakikatleri, meşruiyetleri nasıl anlaşılabilir?
Meşrûiyet…
Yaptığımız her işte muhakkak bir meşruiyete dayanırız; meşruiyetimiz yoksa işimizde gayr-ı meşru davranıyoruz demektir.
Akşam olunca bir evin kapısına gider ve zili çalarız. Kapı açılır ve bize “hoş geldin” denilir. Evin annesi, babası, çocuğu filanıyızdır. Yani bizim o eve girme meşruiyetimiz vardır.
Rastgele bir evin kapısını çalıp içeri giremeyiz. Her hangi bir kapının zilini çaldığınızda “buyurun kimi aramıştınız?” diye sorarlarsa sizin o eve girme meşruiyetimiz yok demektir.
Okula girip sıranıza oturursunuz, biraz sonra hoca derse gelir ve siz dinlemeye başlarsınız. Memur olarak bir işe girer çalışır, birisine “yavrum” der, biri size “anne-baba” der… Hepsinde bir meşruiyetiniz vardır.
Meşruiyet, olduğumuz yerde, yaptığımız işte varlığımızın sorgulanmama sebebidir. Varlığınız kabul edilmiş, ehliyetiniz onaylanmıştır.
Lakin meşruiyet, bizim eylemlerimizin başlangıç aşamasının bir sağlamasıdır. İşlerimiz, edip eylemelerimiz boyunca başka meşruiyetlere ihtiyacımız vardır.
Meşruiyeti Kendinden menkul…
Eylemlerimizi haklı kıldığını düşündüğümüz meşruiyeti nasıl ediniriz?
Biri veya bir şey bize meşruiyet mi verir, biz mi onu alırız; alırsak nasıl elde ederiz, onu nasıl kullanırız?
Öyle meşruiyetler vardır ki tartışılmaz; filancanın babası, çocuğu olmak, araba sürmeye ehliyetli olmak gibi.
Öyle meşruiyetler vardır; sizde geçici olarak bulunur; idarecilik gibi. Size onu verenler aynı zamanda alırlar da.
Ama öyle meşruiyetler de vardır ki tamamen insanın zannına dayanır; o meşruiyetin onda olması veya olmaması bir zanna kalmıştır.
Öyle insanlar vardır, bütün meşruiyetlerini kaybetmiştir de kendisini hâlâ meşru zanneder.
Öyle insanlar vardır, kendi meşruiyeti kendisi kendisine vermiş, tabiri caize kendi başına gelin güveyi olmuştur.
Bu sorunun olduğu yerde ikili bir durum ortaya çıkar: Bazılarını görünüşte meşruiyeti vardır, ama özünde asla o meşruiyet kalmamıştır.
Bunlara rahatlıkla sahtekârlar diyebiliriz; olmayan erdemlerini var gibi gösterirler veya o erdem onlardan çekilip alınmıştır ama onlar hala bu erdem pazarlamasına devam ederler.
Yağları alınmış kandil, fişleri çekilmiş lamba gibidirler. Kaynaklarıyla ilişkileri koparılmış ama onlar kendilerini hâlâ ışık verir zannederler.
Âlimin Meşruiyeti
Baştaki sorumuza dönelim, her ilim sahibi âlim midir?
Kârûn bütün ihtişamı ve tantanasıyla, zenginliğini bangır bangır bağıran kıyafetler; eğeri altından, koşumları ipekten atlar; ardı sıra yürüyen yüzlerce köle ve hizmetçilerle halkın karşısına çıktığında insanlar nasıl bir tavır takınmışlardı?
”Derken Kârun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Kârun’a verilenin benzeri bizim de olsaydı, doğrusu o çok şanslı’ dediler”(Kasas: 79)
Kârun’a imrenenler dünya hayatı arzulayanlardı. Hayatı buradan, zenginliği altınlara sahip olmaktan, gücü zengin olmaktan ibaret sananlardı.
Ama Kârun’un bu durumuna imrenenleri eleştirenler de vardı. Onlar kimdi?
“Kendisine ilim verilmiş olanlar ise şöyle dediler: Yazıklar olsun size! İman edip iyi işler yapanlara göre Allah’ın mükâfatı daha üstündür. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir.” (Kasas: 80)
Her şeyi verenin Allah olduğunu düşünmeden böbürlenenlere (“Kârun, ‘O servet bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi’ demişti. Bilmiyor muydu ki….Kasas: 78) imrenen insanları uyaranlar kimlerdi?
Bunların kendisine ilim verilmiş olanlar olduğu söyleniyor. Bu kişilerin özelliği nedir?
Onlar, varlığın arkasında sıradan insanların göremediğini görenlerdir; onlar, heveslerin hakikatleri örttüğünü ve bunun da insanı felaket götüreceğini bilenlerdir.
Ama bunlar ilim sahibi olanlar değil, yani kendi ilmine kendinden meşruiyet bulanlar değil, kendisine bu meşruiyet verilenledir.
Bunlar öyle âlimlerdir ki, ilimleri sadece kendilerini değil, asıl o ilme tâlip olanları yeşertir.
Anlaşılıyor ki âlimler kimler sorusunun iki cevabı var: Kendisini âlim zannedenlerle, kendisine ilim verilenler!
Âlim Kimmiş
Şimdi etrafımıza bir bakalım; kendilerini âlim sayanları, şeyh ilan edenleri, önder pazarlayanları bir gözleyelim: Bunlar bizi kârunlaşmaya karşı uyaranlar mı, kârunlaşmaya davet edenler mi?
Bize eşyanın hakikatini gösterenler mi, yoksa onu gizleyenler mi?
Bizi dünyalığa davet edenler mi, yoksa onun tehlikelerine karşı uyaranlar mı?
Bizi kendilerine mi çağırıyor, yoksa kendileri aracılığıyla hakikate mi?
Onlar, kendilerini meşru kılmaya çalıştıkları mücadelelerini bizi etkilemek için kullanıyorlar mı kullanmıyorlar mı?
Yani “biz yemedik, içmedik, hapis yattık, sürgün yedik, yuvamız evimiz, çoluğumuz çocuğumuz, dünyalık malımız, hiçbir şeyimiz olmadı. Biz kendimizi Allah yoluna adadık” deyip kendilerine bağlamak için meşruiyet mi ileri sürüyorlar?
Şu âyet tam da bunu diyenler için inmiştir ve kendisine meşruiyet uydurmaya çalışanlara karşı bizi dehşetli bir içerikle uyarmaya çalışmaktadır:
“Cihat eden ancak kendisi için cihat eden etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir. (Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur”) Ankebut: 6.
Allah, kendi yolunda mücadele ettiğini söyleyerek bundan menfaat devşirmeye çalışan âlimi de, mücahit müsveddesini de şiddetli bir tehditle uyarmaktadır.
O âlimler, şeyh adayları, önder kılıklıları mücadelelerini trajik kılıp, bizi acındırarak, yaptıklarını başımıza kakarak neyi elde etmek istemektedirler?
Tarih boyunca hangi âlim, bilgin, evliya, önder, peygamberler kadar acı çekmiş, mahrumiyet yaşamış, sürgünlere, işkencelere maruz kalmıştır ki?
Ve Hangi peygamber çektiği azapları, düştüğü yoksunlukları/yoksullukları ümmetinin başına kakarak çıkar elde etmeye çalışmıştır ki?
Şu ezeli hakikat yine tecelli ediyor: Başımıza ne geliyorsa cahilliğimizden geliyor, bize lütfedip bir Kitap gönderen Yaratıcıyı hakkıyla dinlememekten, ona kulak vermemekten geliyor!
Onu hakkıyla dinleseydik, hiç başkalarını dinlemeye ihtiyacımız mı kalırdı?
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)