İşin siyasi, ideolojik, teröre bulaşan, adlî, cinsel, fantastik, kurgusal, oya çevrilmiş veya çevrilme ihtimali olan, kamplaşmış veya kamplaşmaya müsait tarafları bir tarafa...
Bendeniz öğrenci evleri meselesine gündemdeki tartışmanın sadece bir boyutundan bakmak istiyorum.
Bu konunun bazı illerde, bazı insanların, bazı öğrenci evlerini, bazı nedenlerle şikâyet etmesiyle ortaya çıktığı anlaşılmış bulunuyor.
Şikâyetin temelinde kimi evlerde öğrencilerin erkek ve kız karışık bir halde kaldıkları ve uygunsuz davranışlarda bulundukları ihbarı var.
Böyle bir uygunsuzluk olabilir, bunun için bazı tedbirler alınması gerekir, her devletin geleceğini oluşturan gençliği korumak asli görevlerindendir.
Gençliği korumamak, geleceğini korumamak ve ateşe atmak anlamına gelir.
Fakat eğer öğrenci evlerinden rahatsız olunacak ve bu evlerin olumsuzluğu illa da ihbar edilecekse bu sadece kızlı-erkekli oluştan dolayı mı olmalıydı?
Isının, ısının...
Araştırma görevliliğim yıllarındaydı. Kışın soğuk bir gününde fakültedeki odamızda kalorifere yaslanmış ısınmaya çalışıyordum.
İçeriye, bizim bölümde okumayan, ama samimi olduğumuz, aynı zamanda da hemşerimiz olan bir öğrenci girdi.
Beni kalorifere yaslanmış ısınırken görünce hayli sitemli bir sözle haykırdı: “Isının bakalım, ısının... Hiç sormuyorsunuz ki bu kardeşiniz ne yapıyor, odunu kömürü var mı? Siz ısının bakalım!”
Espri yapıyor zannettim, yüzündeki ciddiyetten anladım ki espri filan yapmıyor.
Üç-dört arkadaş bir evde kaldıklarını, evlerinde yakacakları bir şeyin olmadığını, battaniyelere sarılarak ders çalıştıklarını, günlerdir sıcak bir soba kıyısı görmediklerini söyledi.
O sıcacık kalorifer bana birden buz gibi geldi. Kendimden, insanlığımdan, hocalığımdan utandım. Hemen koridorda hocalarımı, arkadaşlarımı dolaşarak biraz para topladım ve ona verdim.
Verdiklerimiz utancımızı örtmeye kısmen yeter olurdu temennisindeydik.
Örttü mü, örtmedi mi bilmiyorum.
Bu öğrenci evlerini düşünmek, onlarda ne sefaletlerin yaşandığı bilmek bizim işimizin bir parçası olmalı mıydı?
Şikâyet de Neden Şikâyet
Beş altı kişinin sığınmaya çalıştığı nice öğrenci evleri var. Bu evlerde yaşanan ne sefaletler var. Sabah akşam sadece patates kavrulan, bir iki yumurta-sucuk bulunursa bayram yapılan, ezeli dost yemeğin makarna olduğu ne haneler var...
Kışın üzerine giyecek paltosu olmayan, evinde her gün sobası- kaloriferi yanmayan, ocağında iki üç çeşit yemeği pişmeyen ne öğrenci evleri var!
Hemen yanı başımızdalar, alt veya üst komşumuz olabilirler veya yan apartmanın yan dairesinde yamuk bir vaziyette ezilik ve büzülük bir halde yaşamak için savaş vermekteler.
Bir zamanlar alt katımızdaki dairede oturan beş-altı kişinin kaldığı öğrenci evi geldi gözlerimin önüne.
Eşimle anlaşmıştık, evde ne pişerse az çok onlara da gönderirdik, bazen kendi çocuklarımız için pasta yaptığımızda onlarla da paylaşırdık.
Bizim ufak tefek ikramımızın onlarda yarattığı sevinç halesi geliyor gözlerimin önüne.
Bir gün öğrencilerden birinin annesi gelmiş ve eşimi özellikle ziyaret etmişti. Teşekkür ve dua niyetiyle.
Yemesi gerekenlerin yiyemediğini, yiyebilen insanların yediklerinin boğazlarına sırf onlar yiyemedi diye düğümlenmesi hangi eğitimin sonucudur?
Bugün öğrenci evlerinin gündeme gelmesini sağlayan ihbarcı komşular; aç kalınan, ısınamayan, paraları yetmediği için bir odada üç kişi kalmak zorunda kalan, sofralarında iki günde bir ancak bir çorba pişen öğrenci evlerini de “sefalet içinde yaşıyorlar” diye yetkililere ihbar etmeyi düşündüler mi acaba?
Onların bütün bu olumsuz şartlarda öğrenme ve yaşama mücadelesi vermeye direnmesini zerre kadar tebrik ve takdir etmeyi hiç akıllarından geçirdiler mi acaba?
Hangimiz merak ettik, yanı başımızda, civarımızda öğrenciler yaşıyor mu, yaşıyorlarsa hangi koşulda barınıyorlar, yiyecek ve yakacakları ihtiyaca cevap veriyor mu diye?
İstikbal Gençlerdedir de...
Bugün devletimiz üniversite öğrencilerinin barınması için (bizim zamanımıza göre düşünülürse) çok daha yaşanabilir yurtlar yapıyor.
Ama bunlar yetmiyor.
Öğrenciler kimi zaman yurt çıkmadığından, kimi zaman o şartlarda yaşamayı istemediğinden, hâsılı zaman kalacak bir yer bulamadığından kendi tuttukları evlerde barınmak zorunda kalıyorlar.
Benim çocuğum da, uzak bir şehirde okuyor. Yurda başvurduk çıkmadı, özel yurtlara ekonomik gücümüz yetmedi, mecburen arkadaşıyla bir ev tutuldu.
O evlerin iaşe ve ibatesinin sağlanması için kimlerin hangi zorluklara katlandığı hakkelyakin malumumdur.
Hiç bir öğrenci olumsuz şartlarda okumak istemez. Ders çalışmanın sıkıntıları yeterken bir de sobayla, mutfakla, kalabalıkla uğraşmak istemez.
Lise yıllarımda evimiz çok kalabalık olduğu ve soba da sadece kuzine olarak mutfakta yandığı için evde sağlıklı bir çalışma ortamı bulamazdım.
Yıllarca derslerimi mahalle camimizin kahvehanesinde, kuytu bir köşeye çekilerek çalıştım.
Yoklukla sürdürülen çalışmalar tezyifi değil takdiri hak etmeli.
Bugün gayet bolluk içinde, dört başı mamur öğrenci evleri de vardır.
Ama işte tam da bu işlerin içinde bir insan olarak biliyoruz ki çok zor şartlarda evlerde okuma mücadelesi veren öğrenciler var!
Onların etrafındakiler onların sefaletinden neden rahatsız olmazlar, neden bu öğrencilerin olumsuz şartlarını ihbara yeltenmezler?
“Gençler, geleceğimizdir!” demekle olmuyor! Onların olumsuz şartlarda yetişmesi, onların olumsuzluğuna, onların olumsuzluğu gelecekte yapacakları vazifelerin olumsuzluğuna sebep oluyor!
Neden?
“Komşusu aç iken tok yatanlar!” hangi inancın mensubudur?
Osmanlı devleti devrince yüksek öğrenim öğrencileri askere alınmazdı. İnancımız, babaları zengin bile olsa öğrencilere zekâtın düştüğünü söylerdi, cerre çıkan talebe grubu civarda baş tacı edilirdi.
İnananlar “ya öğrenen, ya öğreten ya da bunlara yardımcı olanlardan olunuz, dördüncüsü olan helak olmuştur” hadisi gereği, öğrenemese de öğrenene (talebeye) yardımı ilahi bir görev addederdi.
Gelecekte insanlığın hayrına vesile olacakların hayrına vesile olmak az iş midir?
Onlar ne toplayacaklarsa bir misli de onlara yardımcı olanlara verilecektir.
Bugünün insanına bunlar birer ütopya gibi gelebilir.
Öğrencilerin karışık bir halde kalmalarından rahatsız olanlar, kendi civarlarında karışık kalmadığı halde aç-açık yaşayan öğrencilerden haberdar mıdırlar?
O mahallenin muhtarı-azası kendi sorumluluk alanlarındaki öğrenci evlerindeki hayat şartlarından haberdar mıdırlar?
O gariplerin sıcak bir yuvada, sırtı pek, karnı tok bir halde derslerini yapmaları için kaymakamından belediye başkanına, muhtarından apartman yöneticisine kadar yöneticiler neler yapmayı düşünmekteler veya düşünmekte midirler, neden düşünmezler?
Neden rahatsızlık antenlerimiz cinsel meselelere bu kadar dehşetli bir duyarlılık gösterirken...
Neden rahatsızlık antenlerimiz açlığa, yoksulluğa, sefalete, donmuşluğa, kimsesizliğe, anne-babadan mahrum bir köşede hayat mücadelesi vermeye bu kadar biganedir, bu kadar kördür, bu kadar sağırdır?
YAZINI DEVAMI İÇİN
http://www.akasyamhaber.com/kose-yazisi/733/ogrenci-evleri-de.html
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)