Siyasette aslolan bir davanın, bir geleneğin ve toplumsal ahlakın muhafazasıdır.
Siyasi gelenekler, kurumların ve şahısların üstünde tecelli eden nizamın yansımasıdır.
Usulün olmadığı yerde vuku bulan anarşi, en nihayetinde sahibini de yutar.
Siyasi adap, zarafet ve nezaket; tam da kriz anlarında imtihandan geçen, muhafaza edilmesi gereken asil erdemlerdir.
Ne var ki, son günlerde Samsun siyasetinde tanıklık ettiğimiz manzara, bu asil usulün ve siyasi nezaketin kaba bir güç gösterisine kurban edildiğini gösteriyor.
Bugün CHP Samsun il teşkilatında bir devir teslim töreni idrak edilecekti.
NEZAKET NEREYE GİTTİ
Yeni yönetim tarafından görevden alınan Sayın Mehmet Özdağ’ın, görevi il başkanlığına atanan Mehmet Bank’a devretmesi icap ediyordu.
Sayın Özdağ, bilindiği üzere cemiyet içinde nazik, hürmetkar ve vakur kimliğiyle tanınan bir isimdi.
Ancak ne hazindir ki, Genel Merkez’deki siyasi mühendisliklerin ve muhtemel ki Özgür Özel ekibinin üzerindeki baskısının tesiriyle, vazifeyi sükunetle devretmek yerine hadise çıkarmayı tercih etti. "Parti bizim, görev bizde" gibi beylik laflarla kendi geçmişiyle, temsil ettiği üslupla ve siyasi mantıkla tamamen çelişen bir tavır sergiledi.
Sayın Özdağ’ın ve ekibinin bu hırçın tutumunu, siyasi ahlak ve vicdan terazisinde madde madde tartmak iktiza eder:
SAYIN ÖZDAĞ, GEÇMİŞİ ÇABUK MU UNUTTUNUZ?
Siz de vaktiyle görevden alınmış bir yönetimin halefi olarak o makama geldiniz. Görevden alınan görevi size devrederken önünüze barikat mı kurdu, kapıları yüzünüze mi kapattı?
Dün size hak görüleni bugün başkasına reva görmemek, adalet anlayışınızın neresine sığmaktadır?
İkincisi; "liderim" dediğiniz Özgür Özel bile koltuğunu bıraktığında, genel merkez binasıyla ve kurumsal yapıyla kavga etmek yerine usulün icabını yerine getirmedi mi? Siyasi meşruiyet, hırçınlıkla değil, kurumsal iradeye gösterilen hürmetle muhafaza edilir.
Üçüncüsü; Sayın Bank’ı "partiye ihanetle" itham ediyorsunuz.
Neymiş; İYİ Parti’ye geçmiş, sonra geri dönmüş.
Peki, soruyorum size: 2018 genel seçimlerinde bizzat partinizin talimatıyla İYİ Parti’ye geçen milletvekillerinizin yaptığı neydi?
Partiniz kurumsal kararla yapınca "siyasi zeka" yahut "demokrasi hamlesi" oluyor da, münferit siyasi tercihler yapıldığında mı "ihanet" sayılıyor?
Kaldı ki siz CHP olarak 2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti’ye oy istemediniz mi?
2023’te aynı masaya oturup ittifak kurmadınız mı? Hatta 2019 büyükşehir seçimlerinde "CHP logosuyla kazanamaz" kaygısıyla öz vekiliniz Hayati Tekin’i İYİ Parti’nin adayı yapmadınız mı? Bu ne tezat, bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Açıkça ifade etmek gerekir ki; sergilenen bu direniş, samimi bir fikir mücadelesinden ziyade çaresiz bir şovdan ibarettir. Nitekim o gün yanınızda doğru düzgün kimsenin bulunmaması da bu hakikatin en net vesikasıdır. Genel Merkez’den gelen muvakkat talimatları bir kenara bırakın. Dün "kahraman" ilan ettiklerinize bugün nasıl "hain" diyorsanız, bu siyasi hırs ve tutarsızlık devam ettiği takdirde yarın da size aynı etiketi vuracaklardır.
Sayın Özdağ, toplum nezdinde ve Samsun kamuoyunda taşıdığınız bir hürmet ve saygınlık vardı. Ancak siyasi üslubu ayaklar altına alan bu nevi küçük gösterilerin, size de temsil ettiğiniz camiaya da hiçbir şey kazandırmayacağını en iyi sizin bilmeniz gerekirdi. Yazık ettiniz... Sayın Özdağ, sen bari yapma!