Kurban Bayramı’nın arifesinde (9 zilhicce) sabah namazından başlayarak bayramın 4. günü ikindi namazına kadar (13 zilhicce) farz namazlardan sonra toplam yirmi üç defa “Allâhü ekber Allâhü ekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd’ cümlesini söylemeye ‘teşrik tekbiri’ deniyor.
Yani “Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur.” diyoruz.
‘Teşrik’ Arap dilinde ‘doğuya doğru gitmek, parlamak, eti güneşe sermek, etleri doğrayıp kurutmak’ anlamlarına geliyor.
Vaktiyle bayramın birinci günü Mina’da kesilen kurbanların etleri, bayramın günlerinde güneşte kurumaya bırakılırmış. Bu sebeple bu üç güne et kurutma günleri anlamında ‘eyyam-ı teşrik – teşrik günleri’ deniliyor.
‘Tekbir’ ise “Allah’ı yüceltmek” anlamına geliyor. Mezheplerin ortaya çıkardığı bu söylem yapılmalı mı yapılmamalı mı bunun tartışmasına girmeyeceğim zira bu ümmetin ittifak ettiği bir konu. Bu yüzden de geleneksel hale gelmiş bir uygulamayı eleştirmek yersiz. Gelenek dinin önüne geçmiyorsa da yaşanmasında bir mahsur yok!
Benim merakım işin ruhsal boyutunda.
Yani dile gelenlerin, getirilsin diyen kelimelerin hayatımızdaki yansımasında.
Tekbir , “Allah’ı yüceltmek” dedik.
Peki, biz Allah’ı kuru bir söylemle nasıl yücelteceğiz?
Allah bizim söylemimizle yücelir mi?
O zaten “Yüce” değil mi ?
Evet, bu üç sorunun cevabını merak ediyorum.
Malum, “merak,ilmin hocası” diyor alimler.
Ben de bu soruların peşine düştüm “arefe” gününden beri.
Şimdi soruyorum!
Allah’ın emaneti olan ve “ahsen-i takvim” suretinde yarattım diyerek tüm yaratılmışı emrine verdim dediği insan yerlerde sürünüyor iken, bugün İslam Dünyası içinde 63 İslam Ülkesi’nin tamamında kan akıyor, barut kokusu yükseliyor ve ağıtlar arş-ı ala’ya yükseliyorken, din adına zulümler yapılıyor, insanlar öldürülüyor, kadınların ırzına geçiliyor ama buna rağmen kimseden çıt çıkmıyorken,
“Allah-u Ekber” lafzıyla insanlar din adına kurşuna diziliyor, başları gövdelerinden ayrılıyorken, kadınları kızları pazarlarda “köle” diye satılıyorken, biz sabahtan akşama kadar kuru bir söylemle “Allah büyük” desek ne olur demesek ne olur?
Gerçekten art bir niyetim yok ve inanın sadece merak ediyorum!
Kendisini ısrarla “din-ül qayyume” yani yaşamın atar damarlarında akıp giden, gitmesi gereken bir din olarak tanımlayan, adını Kur’an-ı Kerim’den alan ve asıl kelime anlamı “barış” olan bu dinde bu “kuru, ruhsuz söylem” bize ne kazandıracak?
Bu ülkede bir yılda 87 milyon kez ezan okunmuyor mu camilerden?
Evet !
Bu ezanlar bize ne katıyor? Sağırlaşmış kulaklarımıza, körelmiş vicdanlarımıza, yok olmuş basiretlerimize nasıl bir etki ediyor?
Değil yirmi üç kez, sonsuz kez “Allah büyük” demekle tüm bu necasetimiz, pisliğimiz, kader olarak addettiğimiz beyinsizliğimiz, din adına işlenen zulümler, Allah adına kıyılan canlar geri gelecek, ümmetin vicdanı dirilecek, kalplerimizdeki kir ve pas silinecek ve bu ahvalimiz düzelecekse eğer, haydi hep beraber tüm zerrelerimizle ve sonsuz kez ;
“Allâhü ekber Allâhü ekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd’!
Hadi ordan, dil uzatmadığınız bir bu konu kaldı diyenlere soruyorum?
Var mı bize, yaşantımıza, vicdansızlığımıza, insansızlığımıza, ferasetsizliğimize, basiretsizliğimize, dünyaya olan meylimize, acınası halimize bir faydası?
Peki neden yok?
Çünkü İslâm “söylem değil, eylem” diyor.
Eylem ile söylemin birbirini yalanlamayacak diyor.
“Elin işte gözün oynaşta” olmayacak diyor.
Zira, iman etmek, “İnsani değerleri koruyarak ve yücelterek yaşamak”isteğini kabul etmek ve buna göre yaşamaktır! İman etmek demek ibadet etmeye söz vermek demek değil “İyi insan olmaya söz vermek!” demektir! İman etmek kuru kuruya ibadet etmek demek değil “iyi insan olmaya gayret etmek” demektir. İman etmek “vicdan” sahibi olmaya, “şefkat, merhamet, nezaket, adalet ve empati” ile donanmaya söz vermek demektir!
Bütün ilahi kitaplar, peygamberler ve âlimler inanmanın bir görev bir mesuliyet üstlenmek olduğunu ısrarla belirtmiş ve bu görev de “İyilikleri korumak ve yaygınlaştırmak, kötülüklere de engel olmak “olarak tanımlanmıştır!
Dolayısıyla iman etmek her şeyden önce bu görevi kabul etmektir!
Bugün maalesef bu görevi anlamayan, anlamak istemeyen veya anlatılmadığı için bilmeyen, dini yanlış anlayan Müslümanlar bir yandan iman ve ibadet ettiklerini sanarken, diğer yandan da inkâr ve küfür içinde yaşayıp gitmekte, bu iddiayla da cennet hayalleri içinde ötelere göçmektedir.
Üstelik ezberlerine karşı çıkan birini gördükleri zaman da anında zerre kadar tereddüt etmeden muhatabını anında “tekfir” ederek.
Ne olur, hayatın “pause” düğmesine bir anlık basın, başınızı ellerinizin arasına alın ve düşünün!
Eğer yeryüzünde Allah’ın en muhteşem ayeti olan 1,5 milyar insan aç sabahlıyorsa…
Afrika’da açlığın bitirilmesi için 40 milyar dolar gerekirken, dünyanın en zengin adamı 76 milyar dolar “kenz (biriktirme)” etmişse…
50 Arap zengini 250 milyar dolar “kenz” etmişken, Tunus diktatörü tonlarca altınla kaçmışken, Mısır diktatörü 66 milyar dolar yığmışken, 1.5 milyar insan mezar evlerinde yaşıyorsa…
Suudi Arabistan’da her yıl Kâbe Örtüsüne asılan iki yüz kilo saf altına ve kesilen milyonlarca ton kurban etine rağmen 3-4 saat ötesindeki Sudan’da insanlar açlıktan ölüyorsa,
Türkiye’de geçen yıl 36 olan dolar milyarderi bu yıl 52 olmuşsa,
Ortadoğu’da en zengin dolar milyarderinin Türkiye’de olduğu ortaya çıkmışken 5,5 milyon insan asgari ücretle çalışıyorsa, 41 milyon kişi kredi kartı kölesi haline gelmişse ve 13 milyon yoksul varsa…
Bilgi, iktidar ve servet, bir avuç “kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenlerinin” elinde bir tahakküm ve hegemonya aracı halinde dolanıp duruyorsa…
Para, altın ve gümüş tanrısı (mamon) yeryüzü egemenliğini ilan etmişse…
İlahı para, putu mülkiyet olan kapitalizm dünya dini haline gelmişse…
Para büyücüleri (bankalar) efendi, halk köle sürüsü haline gelmişse…
Sorarım size sonsuz kez “Allah büyük” demenin kime ne faydası var?
Söylemeyelim mi?
Tabi ki söyleyelim.
Ama altını doldurarak.
Sinirlerini almadan, içini boşaltmadan, ruhunu katletmeden.
Zira yukarda da arz ettim.
İslam, söylem değil eylem dinidir. İman söylem ile eylemin bileşkesinden ortaya çıkar.Söylem ile eylem birleştiği zaman hem iman edenin hayatına hem de etrafındakilerin karanlığına ışık saçar.
Yani, iyi bir Müslüman olmak için, “Allah büyük” söylemlerinin altını doldurarak her şeyden önce iyi bir insan olmak lazımdır.
Peki, bu nasıl olacak?
Tarifi çok açık…
İyilik, güzellik, doğruluk yolunda (sırat-ı müstakim) yürümekle,
Sevgi ve merhametle (rahmet) dopdolu olmakla,
Sözün namusu ile yaşamakla (sıdk),
Hakka hukuka tecavüz (zulüm) etmemekle,
Kalbi adalet ile çarpmakla,
Saf bir yürek temizliğine sahip olmakla (ihlas),
Güzel ahlak sahibi olmakla (hüsn),
Her türden kötülükle aktif mücadeleyle (cihad),
İnsanların elinden ve dilinden emin olduğu bir kişilik sahibi olmakla mümkündür.
Çünkü din ve ibadetin özünü bunlar oluşturur.
Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere ve ahiret gününe inanmak, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek vs. bunları sağlar, bunlara vesile olur, bunları doğurur. Doğurmuyorsa inandığınız din tapınak dini, ibadetiniz ise sadece bir tüccarın ibadetidir.
Hatırlayın Uhud’u…
Ne demişti Alemlere rahmet olan?
“Okçular yerinizden ayrılmayın!”
Hadi alın ve bu nebevi haykırışı zamanımızın kalbine üfleyin!
Neden ayrılmayın?
Çünkü, siz ayrılırsanız Hamza’lar şehit düşecek meydanlarda.
Hint’lerin öfkesi ve kini dünyayı esir alacak.
Ebu Süfyan’ların develerinin sırtındaki “yük” dünyanın “şerefi” olacak.
Ebubekir’lerin sıdkı tarihe karışacak.
Ömer’lerin adaleti yetimin, kimsesizin, mazlumun, sahipsizin, ezilmişin, yolda kalmışın gözlerine değil; muktedirlerin iki dudağına hapsolacak!
Fitne hakim olacak ve Osman’ların kanı mushafa bulaşacak.
Ali’leri meydanlarda yıkamayanlar hırsın zehirli oklarıyla meydanlara çıkacak.
Ebuzerr’ler Rebeze’lerde yalnızlığın yetimliğine mahkum edilecek.
Alemlere rahmet olanın tevazusunun karşısına Muaviye’lerin görkemli sarayları inşa edilecek!
Hasan’lara ihanetin zehri içirilecek.
Hüseyin’lere Kerbela’larda tuzaklar kurulacak.
Ebu Leheb’ler asırlar dolaşacak.
AYRILMAYIN!
Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Adnan İPEKDAL
İsmet Özel’in Hayatta Olmasının Haber Değeri Var Mı?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Erol AYDIN
Bir Damla Kan, Bin Bir Endişe
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Bilal Dursun YILMAZ
Her Şey Dâhil Vicdan
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)