Benim için ayrı bir ilgi alanı olan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’nun yayımladığı verilere bazen saatler ayıran deli bir tarafım var.
Gayem; bir anlamda içinde yaşadığım ve aynı çağın göğsünden birlikte süt emdiğim insanları tanımak olsa da toplumun bir ferdi olarak belki de gidişatımızın karekodlarını okuyabilmek gayesini güdüyorum bir anlamda.
Dün ise hayret ettiren bir veri çarptı gözüme.
Zira bu verilere göre ülkemizde 2019 yılında 61 bin 512 kitap yayımlanmış. Yani günde yaklaşık olarak 169 kitap matbaalardan çıkıp, raflara ulaşmış.
Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin 2018 verilerine göre kitap okuma, önceliklerimiz arasında 232. sırada olunca ve yine aynı veriler günde 1 dakika kitap okuyup, 6 saat televizyon izlediğimizi, 4 saat internet kullandığımızı fısıldayınca bu rakama hayret ediyorsunuz tabi ki.
Mutluluğun büyük ölçüde artık beklentilerin karşılanmasına odaklandığı; kendinize biçtiğiniz hayaller ile hayatın dayattığı gerçekler arasındaki uçurumun gün geçtikçe derinleştiği; hakikatin bedelini ödemek yerine daha çok tellallığını yaparak nemalanmaya çalıştığımız mümbit coğrafyamda beni şaşırtan şey yayımlanan “kitap sayısının çokluğu” değil aslında.
Öyle ya bir kitap yazmanın zahmetine, akıtılan yürek terine; her bir kitabın koynunda barınan uykusuz gecelere, günün ilk ışıklarına kadar ilmek ilmek örülen ve bazen doğurmak için saatlerce kıvranılan cümlelere yabancı değilim.
Zihnimden yüreğime akan ses “bu kitaplarda yazılan bilgilerin nerede olduğunu” soruyor sadece. Ya da bu kadar kitaba rağmen bizim neden “ruhlarımız üşüyor” ve doyurulamaz bir “anlam açlığı” içinde kıvranıyoruz da umudumuz ve ufkumuz bu kadar yorgun?
İnsan sormadan edemiyor, zira TÜİK’in 2019 yılına ait verileri yaklaşık 411 milyon kitap bandrolü satıldığını da gözler önüne seriyor.
Kabul edelim ki yırtıcılığın, bencilliğin ve artık kişisel çıkarların sahne aldığı; bizi biz yapan manevi dinamiklerinden örülü erdemlerin her geçen gün anlamını yitirdiği bir “gösteri” çağında yaşıyoruz ve bu çağın göğsünden süt emen zamanımızın insanı, artık bir gözetim toplumu halinde “seyretmeye ve seyredilmeye” her şeyden çok daha fazla önem veriyor.
Özellikle çağımızın barometresi olarak gösterilen sosyal medya hesaplarına bakın herkesin gösterecek ve görünecek bir şey (ler)i var ve herkes bu “görünürlük” furyasına katılmak için can atıyor. Çünkü bu furya; önce “arzuyu” üretiyor, sonra “görünürlük” sevdasıyla bu arzuyu doyuruyor.
Bellekten mahrum, köklerinden uzak, her türlü bilgi saniyeler içinde elinin altında olduğu için bilgi ve bilgeliği bu yüzden umursamayan ve bu sayede de “her konuda bilgisi olup malumat kırıntılarının üzerine devasa fikirler bina edebilen” bu furyada, kameraların modern hakimiyeti ve söz yerine imgelerin krallığı söz konusu.
Gaye sadece “kendini” göstermek olunca da ait olduğu köklerin fısıldadığı “empati” buharlaşıyor ve sadece kendisi için yaşayan, diğer insanlara sadece “kendisini yüceltsin ve övsünler” diye değer veren; istediğini aldıktan sonra da bir kâğıt mendil gibi muhatabını kaldırıp atan kişilikler ortaya çıkıyor.
Şöyle alıcı gözlerle bir bakın; kendilerine yönelmiş kameralarla kendinden geçmiş, adeta bir tornadan çıkmış gibi parlak, sürekli enerjik, acıyı ve hüznü reddeden, toplum ve insanlık adına ürettiği en ufak bir değeri olmayan, başarı; popülerlik, çekicilik gibi yalancı cennetlerin ihtirasında boğulmuş bu besleme kişilikleri gözümüzün içine sokuyor bu furya.
Ama ne acı ki bu furya sadece sahip olma hırsımızı tetikleyip bizi birer tüketim makinesi haline getirmiyor, ya da zamanlarımızı çalmıyor; aynı zamanda faydanın peşinde koşan, istediklerini burada ve şimdi isteyen bir kişilik yaratarak ruhlarımızı da istila ediyor. Bununla savaşmak için elimizde kadim insanlık değerlerinden başka bir silahımız yok, ama bu silah da “manevi değerlerimiz baş döndüren bir hızla ters düz edildiği için” günden güne caydırıcılığını kaybediyor.
Zahmete, çileye, oluş çabasına yaslanmayan bu arayış ruhunun uzay boşluğunda kaybolan günümüz insanının manevi açlığını gidermek için pansuman niyetine din soslu popülizmi de öne çıkarıyor ama kimse kulaklarını ve özellikle de yüreğini inandığını sandığı değerlere sonuna kadar açmadığı ve açarsa özgürlüğünü kaybedeceğinden korktuğu için; o an duyduğu birkaç söz ve birkaç dakikalık sohbetle sadece üşüyen ruhunu örtüyor. Bir süre sonra o da bu enformasyon deryasında kaybolup gidiyor.
Sahne ışıklarını ellerinin tersiyle itip görünür olmayı ısrarla reddeden; gözleri gibi sakındıkları insan kalma davası içinde kıvranan ve yıllar yılı biriktirdikleri değerlerle bu mümbit coğrafya için söylenecek sözü olanlar yok mu, var tabi olmaz mı? Ama onlar da ne yazık ki tıpkı Hz. İbrahim(as) gibi yalnız ve tek başınalar. Doğrularda kalabalıklaşmak adına atacakları en ufak bir adımla flaşların yüzlerine patlayacağını, spot lambaların yüzlerinde patlayacağını ve kim bilir belki de bilginin şehvetinde boğulacaklarını bildikleri için adım atmaktan imtina ediyorlar.
İnsanlık tarihinde insan denen varlığın kendi fıtratından bu kadar uzaklaştığı bir çağ yaşandı mı, köklerinden uzakta göklere yükselme sevdası tüm benlikleri bu kadar hoyratça sardı mı bilmiyorum ama resmi verilere göre günlük yaklaşık 170 kitabın basılıp raflara girdiği bir toplumda bu kitapların okunup okunmadığından emin değilim.
Zira bilgi benim acizane fikrimce amaç değil araçtır. İnsan bu araçla önce kendisi olma yolunda yorulur, sonra da tıpkı bir mum gibi tükene tükene çağın zifiri karanlığına ışık saçar.
Üzülerek söylemeliyim ki; arzunun, haz ve hızzın, ayartıcı tüm güçlerin “krallık tahtında” oturan medya, bizi ikna etme konusundaki maharetini sergiledikçe; sorumluluklarımızın ihmali sahipliklerimizin, derin benlik kuyularında “bizi biz yapan” kırıntılar da kaybolacak; okuma yazmayı sökmüşlerimizin kendi egolarını yücelttikleri narsist öyküleri okumaya devam edecek ve bu dünyaya kendi hikayemizle bir değer kat(a)madan ötelere göçeceğiz.
Zira görmek istemesek de, bugün gözümüzün ta içine “rol model” olarak sokulan besleme kişilikler; iyiliği besleyen, hakkın gücüne inanan, yaşatmanın asıl imtihan olduğunu kavrayan ve bunu için gözünü kırpmadan kendini feda edebilen kahramanlar değil; yazık ki sadece kendileri için yaşayan, gücün hakkına iman eden, dünyayla ilgili sahici dertleri olmayan gel geç şöhretler ve bunların ne kendilerine, ne bize ne de topluma bir şey katamayacakları gün gibi ortada.
Bundan değil midir ki hayal dünyaları video oyunlarıyla, televizyon ekranlarından üzerlerine boca edilen şiddetle ve bu şiddetin ortaya çıkardığı “Kurtlar Vadisi” nesliyle, gücünü tüketimden alan ve bu yüzden “kutsallık” gömleği giydirilen her şeyi söküp atan kapitalizmin hayasız saldırılarıyla tarumar olan çocuklarımızla geleceğe umutla bakamaz olduk!
Bundan değil midir ki artık hemen hiçbirimiz bir imdat anımızda, ruhumuzu mengene gibi sıkan bir musibetimizde, bir kalp daralmamızda, akıttığımız gözyaşlarının sıcaklığında “Hızır’ı” görmez olduk.
Bundan değil midir ki, bir ısırık elma için yedi yıl kölelik yapan içimizdeki Musa(as)’yı benlik çukurlarımızda kaybettik ve çağımızın insaf bilmez, sözün namusundan bihaber, yeminin erdeminden beri, vefadan yetim hal bilmezlerinin arasında “asasız” kaldık.
Bundan değil midir ki; günü birlik ilişkiler, bilmem kaçıncı el yürekler ve bedenler, sevginin almak değil hiçbir şey kalmayana kadar vermek olduğunu idrak edemeyen zihinler, gündüzün ortasında üşüyen ruhlarımızla “sevgisiz” kaldık.
Bundan değil midir ki; çarmıha gerdiğimiz manevi dinamiklerimiz, “oku” emrine rağmen cehaletin dibine vuran idraksizliğimiz, “paylaş” emrine rağmen banka sıralarına kölelik yapan yetimliğimizle “İsa(as)’sız” kaldık!
Bundan değil midir ki; koşulsuz sevgi, katıksız merhamet, amasız adaletin inşa ettiği medeniyete sırtımızı dönerek; ruhumuzun kıyılarını döven zemheri yalnızlığımızla “Muhammed Mustafa(sav)’sız” kaldık.
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Aynı Evde Büyüyen Yalnızlık: Narsistik Ebeveynlik Ve Görünmeyen Çocuklar
Hamdi TEMEL
Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor
Adnan ÖZ
Bu kadro ile bu kadar!
Seyfettin BUDAK
Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi?
Mehmet BOZKURT
Üzgünüm Ey Milletim!
Fatih ORUÇ
Amerikaʼnın Kızılderili Soykırımı
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Erol AYDIN
Köyden Kente Sosyolojik Dönüşüm
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)