* “Güzel bir söz; kökü yerde sabit, dalları semâda olan güzel bir ağaç gibidir. Yemişlerini Rabbinin izniyle her zaman verir. Habîs (kötü) bir söz de yerinden sökülmüş, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.” (Kur’ân-ı Kerîm; İbrahim Sûresi, âyet: 24-26’dan)
* “Habîs söz söylemek, habîs adamlara lâyıktır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nûr Sûresi, âyet: 26’dan)
* “İyi bir iş yapmaya niyet edip de yapamayana, tam bir iyilik yapmış gibi sevâb verilir. Niyet edip yaparsa, on mislinden 700 misline, hatta daha fazla sevâba kavuşur. Kötü bir işe niyet edip de yapmayana, yapılmış tam bir iyilik sevâbı verilir, niyet edip de yapana ise sâdece bir günâh yazılır.” (Hazret-i Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
* “Söz ola kese savaşı, söz ola kestüre başı/Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ide bir söz.
Kişi bile söz demini, dimeye sözün kemini/Bu cihân cehennemini, sekiz uçmağ ide bir söz.” (Yûnus Emre)
* “Romandan maksat, hayatta geçmemişse bile, geçmesi mümkün olan bir vakayı, ahlâk, âdetler, hisler ve ihtimâllere bağlı tafsilâtıyla birlikte tasvir etmektir.” (Namık Kemal)
* “Roman denilen şey, bir insan cemiyeti içinde görülen durumlardan birini veyahut bâzılarını kâğıt üzerine koymaktan ibârettir.” (Ahmet Mithat Efendi)
* “Roman ahlâkın aynasıdır. Onun objektifi gördüğü manzarayı alır.” (H. Rahmi Gürpınar)
* “Roman, bize yansıttığı cemiyetle beraber, onu hükmü altında bulunduran düzenleyici fikrin de emrindedir. Bu ortak ölçü ile birlikte, cemiyet ne ise roman da odur.” (Peyâmi Safa)
* “Hayatta olup da romana girmeyen şey yoktur. Romana sınır çizilmez. Yeter ki, gerçekten alınan unsurlar, bütün bir iç zenginliğinin beslediği hayâl gücü ile yeni varlıklar alsın, hayattaki varlıkları bile sürükleyecek, onları gölgede bırakacak bir gerçek olsun.” (Suut Kemal Yetkin)
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; “Kültür-Sanat” dünyâmıza 300’ü aşkın sayıda oldukça dikkat çekici eserler sunan ve yeni pek çok ismin tanınmasına vesile olan “Kültür Ajans Yayınları” tarafından Nisan 2013 tarihinde neşredilmiş bulunan bir “roman”ı Sizlere tanıtmak ve yukarıdaki âyet-i kerîmelerin ve hadîs-i şerîfin ışığında ve vecîz sözlerde adı geçen üstâd kalemlerin görüşleri doğrultusunda bu eseri değerlendirmek istiyoruz diyerek ilk 5 gün yazarın hayat hikâyesi ile birlikte bazı dizgi/imlâ/yazılım hatâları üzerinde durmuş ve bunların doğru şekillerini vermiş, ardından da bâzılarının “içerik” dediği “muhtevaya” geçerek ve metin üzerinde durarak burada kullanılan cümlelerden oldukça dikkat çekenlerini köşemize taşımış idik. Bugün de aynı konuya kaldığımız yerden devam eyliyor ve bu yazımızla da bu dizi makâlemizi de sonlandırmış oluyoruz:
Sayfa 110’daki, “Bu garip analığının başına gelen…” “Bu garip anacığının başına gelen…” şeklinde olacak. Çünkü “analık” tabiri, üvey anne” için kullanılır.
Sayfa 118’deki, “Birkaç imam tarafından hatim indirildikten sonra Memiş ağa, büyük bir kalabalığın omuzlarında mezarlığa getirildi.” ifâdesindeki “hatim” sözü yanlıştır. Çünkü hatm, “Kur’ân-ı Kerîmi başından (Fâtihâ Sûresinden başlayarak) sonuna (Nâs Sûresine) kadar bir defa okumak” demektir ve bu da yaklaşık 20 saatlik bir okumayı/zamanı gerektirir. Dolayısıyla da cenâzenin başında “hatm indirmek” değil ancak “Yâsîn” okumak, Felâk, Nâs, Fâtihâ ile Bakara Sûresi’nin başından 5 âyet okumak gibi bilinen virdler/duâlar yapılır.
Sayfa 122’de, “Köraslan… küplere bindi. Söylendi, küfürler etti kardeşine.” sözü de, asla tasvip edilecek bir davranış değil. Kardeşe sövüp saymak; kendisine, anne-babasına sövüp saymak gibidir. Onun için de Yazar; burada pekâlâ, “Köraslan… küplere bindi. Boşuna ve haksız yere söylendi, küfürler etti kardeşine” diyebilir ve bunu yapana, sanki arka çıkıyormuş gibi bir görünmekten de kurtulabilir, diğer bir ifâde ile yapıcı bir tasvir ve tenkîd yapmış olabilirdi…
Sayfa 127’de; câmide kılınan akşam nâmazının akabinde Köraslan’ın davudî bir ses ile okumaya başladığı belirtilmekte ve ardından da köylülerin birbirlerine şaşkınlıkla bakıştıklarından bahisle O’nun gibi gür ve güzel sesli bir hafız görmedikleri vurgulanmaktadır.
Burada Yazar, O’nun ne okuduğunu belirtmemekte, bir sonraki sayfada ise “ilahiler”den bahsetmektedir. Bu şekildeki niteleme ile bir kimsenin “hâfız” olduğu anlaşılmaz. Ve “hâfızlık”, yukarıda da söylediğimiz gibi, öyle birkaç ilâhî söylemekle de elde edilmez...
Sayfa 129’da Yazar, “Saçı sakalına karışmış, tümüyle bir Ticânî olmuş çıkmıştı Köraslan” demekte ve sonraki sayfalarda da bu hâldeyken O’nun yaşadığı bâzı olayları nakletmektedir.
Yaptığımız incelemede “Ticânîler” hakkında şu bilgilerle karşılaşıyoruz: “Ticânîler; Fas ve yöresinde, Mısır ve Arabistan’da vardır. Sabah namâzından kuşluk vaktine, ikindiden yatsı namâzına kadar evrâd (Esmâ-i Hüsnâ, âyet ve duâlar) okurlar.” (Ansiklopedik İslâm Lûgatı-Tercüman Gazetesi Yy, s. 715)
Dolayısıyla bunlar ülkemizde bulunmadığı gibi, esasen 1950’ler öncesinde siyâseten bulunmaları da zaten mümkün değildi. 1950’lerden sonra DP döneminde sağlanan dîn ve vicdan hürriyeti kapsamında “Nûr cemâati” ve “Süleymâncı” gibi bâzı gruplar varsa da öyle, saç-sakalını uzatmış, birkaç ilâhî okuyabilen kişilere de köylülerin îtibâr etmeyeceği, dolayısıyla da en azından bir “Ramazân’da terâvih ve cûmâ kıldırabilecek Of’lu hocalar” kadar bir şeyler bilmesi icâp ettiği şüphesizdir…
Sayfa 130’da Yazar, bu defa Zülfikar Ağa ağzıyla bir “İzmir Genelev tasviri” yapmakta ve orada “icra-i sanat” yapan “fahişe kadınlar”a, “kız” diye “şirinlik” kazandırmakta, Köraslan’la argodan da ileri (Dr. H. Dümen varî) müstehcen ifâdelerle geçmiş günleri yâdetmekte, karşı sayfada ise Köraslan’ın “Ne gördüysem o günlerdeki yaşadığım yanıma kâr kaldı” ifâdelerinden “içki ve zinâ” günâhlarına pişmanlık duyacak yerde memnuniyetini dile getirmektedir. Diğer taraftan böyle bir kimsenin niçin “Ağa” olarak seçildiğini; solcu ve komünist yazarların bir dönem savunageldikleri “Köy edebiyatı” hastalığının bir uzantısı olarak görüyor ve burada Ağa’ya özellikle de neden “Zülfikar” dendiğini anlamakta zorluk çekiyoruz… Akabinde de asker oğlunun geride bıraktığı “taze gelin” in “Köraslan”ın yatağına “Bak, ben geldim kendi elimle” diyerek rezâlet sayfalarına yenisini katmasını, doğrusu o yöre insanlarına yakıştıramıyoruz… Burada mânevî fecâatler yanında Türkçe bakımından da “el-ayak” karışımı var: Gelmek, gitmek kendi “ayağıyla” veya “isteği/rızâyla” olur…
Ve sayfa 132’de, “Köraslan, büyük bir suç işlemiş gibi etrafına bakınıyor”, “Benim bu işte bir kabahatim var mı?” diyerek de kendisini temize çıkarmaya çalışması, işlediği suçların cezasız kalarak köyden kaçmasının akabinde Çorum yakınlarında geçirdiği bir trafik kazası sonucu Ankara’da hastahaneye düşmesi, burada sefil ve rezil bir tedavi süresinin sonunda ailesine kavuşması… bir bakıma ilâhî adaletin dünyâdaki tecellisi olarak okuyucunun gözlerinin önünde canlandırılmıştır…
Genel Bir Değerlendirme:
“Yavan Ekmek”; “Eğitimci Yazar Bekir Aksu”nun, bundan tam 48 yıl önce kaleme aldığı, yaşadığı köyün ve öğretmen olarak hizmet verdiği yerlerin, bundan en az 70-85 yıl öncesine ait genel bir durumunu, halkının aile yapısı ve yaşayışını, örf-âdet ve geleneklerini, folklorik kültür değerlerini ortaya çıkarması bakımından oldukça önemli bir eseridir.
Yazar burada eğer; çocukluğunun geçtiği köy ve çevresi ile hizmet yaparken gittiği, öğretmen ve başöğretmen olarak bulunduğu yerlerdeki insanların etnik yapı ve kökenleri hakkında da araştırmalar yaparak ve incelemelerde bulunarak, bunları eserine katabilse, diğer taraftan köylünün içinde bulunduğu mânevî cehaletin, o dönem (CHP) iktidarının âdeta millî bir dîn (Kamalizm) icât etmek uğruna; Anayasa’dan devletin dîni, dînî İslâm’dır maddesini kaldırmasını ve Mecelle ahkâmı ile tekke ve zaviyelerin, Kur’ân-ı Kerîm okunmasını yasaklamasını gerekçe olarak belirtebilseydi, hem beşerî ve hem de rızâ-i Bârî’ye uygun çok büyük hayırlı bir iş yapmış olacaktı…
Olayların gelişimine göre Yazar; “Kim bir mü’mini kasten öldürürse, ebedî Cehennemlik” olduğu (Nisâ Sûresi, âyet 93), “Kendi kendinizi öldürmeyin!” (Nisâ Sûresi, âyet 29) emri ile intiharın yasaklandığı, “Allah’ın kurumlu/kibirli öğüngen olanları” (Nisâ Sûresi, âyet 36) sevmediği, her nerede ve her nasıl zor şartlar altında olunursa olunsun, “Allah’ın râhmetinden asla ümit” (Yûsuf Sûresi, âyet 87) kesilemeyeceği, “İyi kadınların itaatkâr” (Nisâ Sûresi, âyet 34) kadınlar olarak vasıflandırıldığı, “Allah’ın lânetinin zâlimler üstüne” (Â’raf Sûresi, âyet 44) olduğu… gibi âyet meâlleri ile doğru olanı tavsiye edip yol gösterebilse idi, yukarıda da ifâde ettiğimiz gibi, çok büyük hayırlı bir iş yapmış olacaktı…
Yazar; Köy Enstitüsü çıkışlı bir eğitimci olmasına rağmen, burada ısrarla öğretilen (A. Dilaçar) ve (N. Ataç) “Uydurukça/Öz Türkçe” ‘sözcükleri’nden oldukça uzak kalmış, sâdece “yaşam”, “doğa”, “övgü”, “sakınca”, “giysi” ve “tüm” gibi birkaçını kullanmakla yetinmiştir ki bu, başlı başına takdir edilmesi gereken müspet bir tavırdır…
Sonuç:
“Yavan Ekmek” romanı; “Eğitimci Yazar Bekir Aksu”nun gerekli düzeltmeler yapıldıktan, yanlış ve hatâlı yerler çıkarıldıktan, gerekli ilâveler ile metin yeniden gözden geçirilip genişletilerek yazıldıktan sonra, roman edebiyâtımızda bir devre ışık tutması bakımından da ilgiyle okunabilecek bir eser intibaı vermiştir.
Diğer taraftan; hemen 1. sayfaya konulan “Yazar Hakkında” başlıklı yazı, 2. sayfadaki ithâf ile değiştirilmeli, 5. sayfadaki 2 parağraflık alıntı tamamen iptal edilmeli, 6, 58, 78 ve 136. boş sayfalar ile birlikte (***)’lama aralarındaki fazladan bırakılan boşluklar kaldırılmalı ve böylelikle de 8-10 sayfanın “isrâf”ı mutlaka önlenmeli, arka kapak da yeniden yazılmalıdır… Diyoruz ve Eğitimci Yazar Bekir Aksu’ya sağlıklı, âfiyet dolu ömürler diliyoruz.
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
- * - * - * - * - *
Okumalı şu gençler, dünü ve târihini;
Bilmeli neler olmuş, ne sıkıntı çekilmiş;
Nîmetlerde görmeli, mutlak kendi hâlini;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Hâtırında tutmalı, dünlerin ahvâlini…
Okumalı şu gençler; dün ne idik, ne olduk;
Bir yandan kör cehâlet, yıllarca baskı bulduk;
Ev-ocaklar tarumar, boran esti savrulduk;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Kış gelince donduk biz, yaz gelince kavrulduk…
Okumalı şu gençler; ana, baba , dedeyi;
Yetim, öksüz canları; nineler evin beyi;
Tarla, taban, su yolu; yavan ekmek yemeyi;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Bulgur aşı sofrada, O’na şükür demeyi…
Okumalı şu gençler; hem Alfabe, Elif-Bâ;
İlim için yanmalı, ışıklar tâ sabaha;
Ay bir kulaç mesafe; Merkür, Venüs var daha;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Velev ki üç-beş lokma, nasıl gelmiş tabağa?..
Okumalı şu gençler; KAYIKÇ’Ali okusun!
Sen bu toprağın malı, cevherisin-dokusun;
Kayı-Oğuz boyunun; hançerisin, okusun;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Annen-baban çilekeş, işte oğul sen busun!..
Derebahçeli Ali Kayıkçı
Eyüphan KAYA
Pansuman Tedbirlerle Aile Muhafaza Edilemez
Recep YAZGAN
Samsun BİLSEM’de Sahipsiz Bırakılan Yetenekler
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)