Günümüz islam coğrafyası orta doğu ve Suriyede gazzede siyonist yahudilerle yaşanan hadiseler bize israf suresi 5-6-7-8 suresinde geçen ilahi hitabın güzelliğini önemini ve diriliğini bir kez daha göstermiştir.
Ayetlerinin meali ve tefsiri kaynaklardan olduğu gibi aktarılmış hafızalara bir hatırlatma ve anekdot olarak sunulmuştur.
Günümüze ışık tutan bu ayette geçen ''tekrar bozgunculuk ve büyüklenmeye dönerseniz, biz de sizi cezalandırmaya döneriz. ''
Bu ilahi hitap da ki '' tekrar bozgunculuğa dönerseniz bizde cezalandırmaya döneriz'' Ayeti kelimesi zalim siyonist yahudilerin başının üzerinde dünya var oldukça keskin bir kılıç gibi durmaya devam edecektir.
''BOZGUNCULUĞA DÖNERSENİZ BİZDE CEZALANDIRMAYA DÖNERİZ''
İsrâ Suresi'nin 5, 6, 7 ve 8. ayetleri, İsrailoğulları'nın tarihteki iki büyük bozgunculuğunu (isyanını) ve bunun sonucunda başlarına gelen ilahi cezalandırmaları, ayrıca son uyarı olarak Hz. Muhammed' sav me iman etmeleri gerektiğini anlatır. Detaylı ve özet tefsir açıklamaları şöyledir:
Ayet 5: ''Nitekim ilk bozgunculuk ve büyüklenmenizin karşılığını görme vakti geldiğinde, çok güçlü, savaşçı, acımasız kullarımızı üzerinize musallat ettik. Onlar da sizi yakalayıp öldürebilmek için evlerinizin içine varıncaya kadar her tarafı didik didik aradılar. Bu, kesinlikle yerine getirilmesi gereken bir sözdü.''
5. Ayet : İlk Bozgunculuk ve Ceza
Ayet Özeti: İlk fesat/isyan vakti gelince Allah, çok güçlü ve savaşçı kullarını üzerlerine musallat etmiştir. Bunlar evlerin arasına girip her yeri didik didik aramıştır. Tefsir Açıklaması: İsrailoğulları ilahi yoldan sapıp zulmettiğinde, Allah onlara karşı güçlü bir ordu (tarihte Babil Kralı Buhtunnasır ve ordusu olarak yorumlanır) göndermiştir. Bu ordu Kudüs'ü basmış, taş üstünde taş bırakmamış ve bu ceza Allah'ın yasasının kesin bir tecellisi olmuştur.
6. Ayet: Yeniden Güç Kazanma Ayet Özeti: İkinci şans
Daha sonra Allah onlara düşmanlarına karşı tekrar üstünlük vermiş, mal ve evlatlarla güçlerini artırmıştır. Tefsir Açıklaması: İsrailoğulları çektikleri sıkıntılardan sonra tövbe edip düzelince Allah onlara yeniden imkan tanımış, sayılarını ve ekonomik güçlerini çoğaltarak onlara ikinci bir şans vermiştir.
7. Ayet: İyilik ve Kötülüğün Karşılığı,
İkinci Ceza Ayet Özeti:
İyilik de kötülük de kendinizinedir. İkinci bozgunculuk vakti gelince düşmanlar tekrar mescide girmiş, ele geçirdikleri her şeyi yıkmıştır. Tefsir Açıklaması: İnsan yaptığı amelin karşılığını yine kendisi görür. İsrailoğulları ikinci kez azıp bozgunculuk çıkardığında (Roma İmparatorluğu'nun saldırıları veya Titus'un kuşatması gibi), Allah onları tekrar sefil etmiş, düşmanları onların izzetini çiğnemiş ve mabetlerini (Mescid-i Aksa'yı) yıkıp harap etmiştir. (diyanet tefsiri)
ÖMER ÇELİK TEFSİRİ: İSRA SÜRESİ 6-7
Ayet- 6: Aradan zaman geçti, o istilâcılara karşı size tekrar gâlibiyet ve zafer verdik, servet ve oğullarla gücünüzü artırdık ve toplum olarak sayınızı daha da çoğalttık.
Ayet- 7: Eğer iyilik yaparsanız kendinize iyilik yapmış olursunuz; eğer kötülük ederseniz yine kendinize kötülük etmiş olursunuz. Artık ikinci defaki bozgunculuk ve büyüklenmenizin cezalandırma vakti gelince, onurunuzu çiğnemeleri, öncekilerin girdikleri gibi Beyt-i Makdis’e girmeleri ve ellerine geçirdikleri her şeyi yakıp yıkmaları için yine bir takım düşmanları başınıza musallat ederiz.
İsrâiloğulları hakkında hükmün yazıldığı kitap, bütün ilâhî kitapların da kaynağı mahiyetinde olmuş ve olacak her şeyin içine kaydedildiği Levh-i Mahfûz olabilir.
İsrâiloğulları, yaşadıkları bölgede yaptıkları büyük fesatlar neticesinde bir takım musibetlere mâruz kalmışlardır. Söz konusu edilen fesat ve ona mukabil verilen cezaların, bu âyetlerde önemli olan ikisine işaret edilmektedir. Hem Tevrat ve İncil’de, hem de tarihi kaynaklarda bunlarla ilgili ayrıntılı bilgiler verilir. Kısaca belirtmek gerekirse bu iki felaketten kastın şu hâdiseler olduğu söylenebilir:
Onların mâruz kaldıkları ilk felaket M. Ö. 598’de Babil kralı Buhtunnasr’ın istilasıdır. O Kudüs’ü ve Beyt-i Makdis’i yerle bir etti. İsrâiloğulları’nı Filistin’den sürüp çeşitli ülkelere dağıttı. Bir kısmını da Babil’e götürdü. Onlara verilen ilk ceza budur. İsrâiloğulları’nın bu felakete uğramalarının sebebi olarak Hz. Zekeriya’yı öldürmeleri ve Ermiyâ’yı hapsetmeleri zikredilir. M.Ö. 529’da Pers kralı Hüsrev Babil’i alınca İsrâiloğulları’na Kudüs’e dönme ve mâbedi inşa etme izni verdi. Daha sonra Ezra, kaybolan Tevrat'ı yeniden derledi. Dini ıslahat yapıldı. M. Ö. dördüncü yüzyılda Yunan işgalinden sonra, M. Ö. ikinci yüzyıl sonunda dinî bir canlanma ile Makkabiler devletini kurdular. Tekrar bir çürüme ve tefrika, Romalıların M. Ö. 63’de Filistin'i işgal etmeleriyle sonuçlandı. Manevî çöküşleri daha da arttı. M. S. 70’de Romalı Titus Kudüs’ü alıp yahudileri kılıçtan geçirdi. Beyt-i Makdis’i yaktı yıktı. Âyette bildirilen ikinci felaket de bu olabilir. Bu felâketin sebebi olarak da Hz. Yahyâ’yı öldürmeleri veya Hz. İsa’yı öldürmeye teşebbüs etmeleri zikredilir. (bk. Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur’ân, III, 79-92)
İkinci ceza için bir de şu ihtimal vardır. Siyonizm, Batının süper güçlerinin desteğiyle İsrâil devletini 1948’de kurdu. Üç milyon kadar Filistinli müslümanı yurtlarından kovup, altmış yıldan beri İslâm dünyasını kana ve ateşe verdi. Dolayısıyla bu âyet, mazlum müslümanların haklarını alıp vatanlarına kavuşacaklarına da işaret olabilir. Buharî’de geçen şu hadis-i şerif konuya ışık tutmaktadır:
“Müslümanlarla yahudiler arasında kanlı bir savaş olmadıkça kıyamet kopmaz. müslümanlar onları kırıp mahvedecek. Hatta yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç dile gelerek yahudiyi kovalayan kimseye: «Ey müslüman!, Şu arkamda bir yahudi var, gel onu da öldür!» diyecektir.” (Buhârî, Cihad 94; Müslim, Fiten 82)
İster yahudi ister başka din ve ırktan insanlar olsun Yüce Allah onlara kurtuluş yolu olarak son Peygamber’e iman ve itaati göstererek şöyle buyuruyor:
8. Ayet: Son Çağrı ve Uyarı Ayet Özeti:
''Eğer son Peygamber’e inanırsanız, umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Fakat tekrar bozgunculuk ve büyüklenmeye dönerseniz, biz de sizi cezalandırmaya döneriz. Unutmayın ki biz, cehennemi kâfirler için bir zindan yapmışızdır.''
Rabbinizin size merhamet etmesi için son peygambere inanın. Yine fesatlığa dönerseniz cezayı tekrarlarız. Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık.
Tefsir Açıklaması: Bu ayet, hem dönemin Yahudilerini hem de tüm insanlığı uyarır. Eğer Hz. Muhammed'in getirdiği ilahi hakikate uyarsanız Allah size merhamet eder. Ancak eski kibirli ve isyankar tutumunuza geri dönerseniz, dünyadaki cezaları yiyeceğiniz gibi ahirette de varacağınız son yer cehennem olur.
Not : Bu ayetlerin ayrıntılı metin ve Arapça okunuşları için Diyanet İşleri Başkanlığı İsrâ Suresi Tefsiri sayfasını inceleyebilirsiniz.
ÖMER ÇELİK TEFSİR:
Ayet- 8: ''Eğer son Peygamber’e inanırsanız, umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Fakat tekrar bozgunculuk ve büyüklenmeye dönerseniz, biz de sizi cezalandırmaya döneriz. Unutmayın ki biz, cehennemi kâfirler için bir zindan yapmışızdır.''
İsra süresi 8 ayetinde ki hitap hem Resûlullah (s.a.s.) döneminde yaşayan yahudilere, hem de onlar üzerinden İslâm’a açıktan cephe almış bulunan müşrikleredir.
Yahudiler, atalarının başına gelen musibetlerden ibret almaya, Allah Resûlü (s.a.s.) karşısındaki konumlarını gözden geçirerek aynı felaketlere maruz kalmamak için dikkatli davranmaya davet edilirken; müşriklere de inkârlarından vazgeçtikleri takdirde Allah’ın rahmetine erecekleri bildirilir. gerek yahudiler gerek müşrikler olsun küfür ve isyandan vazgeçmedikleri takdirde ise ateşten ebedi bir zindan olan cehennemle uyarılmaktadırlar.
Fakat Medine döneminde yahudiler, Kur’an’ın bu davetine menfi cevap verdiler, kin ve hasetleri sebebiyle Allah Resûlü (s.av)’i yalanladılar, Efendimiz (s.a.s.) ile anlaşma yapmalarına rağmen anlaşmayı bozup müslümanlar aleyhine Mekke’li müşriklerle işbirliği yaptılar. Cenâb-ı Hak da Nadir, Kurayza ve Kaynuka yahudilerine bu dünyada layık oldukları cezayı verdi.
Şâir Bahrî şöyle der:
“Hak, kulundan intikâmın yine abd ile alır.”
Dünyada inkâr, bozgunculuk, büyüklenme ve bunların sonucu olan felaketlerden, âhirette de cehennem zindanından kurtuluş yolu son Peygamber’e imanla birlikte onun getirdiği Kur’an’a sımsıkı sarılmaktır:
Kaynak:
Ömer Çelik Tefsiri
Diyanet tefsiri