Ünvanların kaldırılması ve medeni kanun uygulamaları sebebiyle nüfus ve tapuda idarenin kendi oluşturduğu hatalı sicil ve kayıtların çözümünden kaçınan bürokratlar ile vatandaş kurumla karşı karşıya geldiği açıktır. Kurumlarda bu gibi Mahkeme öncesi düzeltilebilecek birçok sorun var.
Tapu ve nüfus müdürlüklerin de, ünvanların kaldırılması ve medeni kanun uygulamaları gereği ilgili sicilin devlet eliyle aslına yani dayanağına uygun olarak düzgün oluşturulması ve muhafaza edilmesi hükümlerine rağmen, eski yeni yetkili görevli kişilerin ihmal ve ihlalleri nedeniyle nüfusta ve tapu sicilinde hatalı oluşturulan karıştırılan kayıtlar yüzünden vatandaşın işleri zorlaştığı, içinden çıkılamayacak bir hale geldiğine bir çoğumuz şahit olmuştur..
Tapu sicilinde malik adı ile nüfusta gösterilen kayıtlar arasında yığınla ihtilaflar çıktığı, buna karşın birde bu soruna idarece çözümsüzlük eklendiğinde, meselenin çözümü uzadığı ancak meselenin çözümü vatandaşın mahkemelere başvurmasıyla mümkün. Ama çözümünün en az 3 veya 5 sene sürdüğü yığınla dava var. Bu ve buna benzer sebeblerle yetkili kurum ya da bakanlıkça çıkarılan genelgelerle sorunların halline gidilmeye çalışılsa da, tam anlamıyla sorun çözülemiyor. Daha açılmamış düzenlenmesi gereken bir sürü hatalı kayıtlar var.
Bunlardan bir tanesi de bizim Samsun Çarşamba tapu ve nüfus müdürlüğünde hatalı kayıtları sebebiyle yaşadığımız ciddi sorun. Eski kayıtların günümüze kadar taşınmasında, eski ve yeni görevli yetkililerin ihmal ve ihlalleri sebebiyle birçok hak sahibi vatandaş gibi bizde ciddi anlamda mağduriyet yaşıyoruz. Yaşamaya da devam ediyoruz. Avukatların ve bürokrasinin elinde oyuncağa dönen vatandaş çözümün hallinde artık Cimer, Bimer ve kamu denetçiliğine başvurmak zorunda. Vatandaş hakkını savunacak bir yetkili arıyor.
Kanun nizam ve genelgelerin uygulamalarından bi haber yetkili kişi ve memurlar sorunun çözümünde sorumluluk almaktan kaçınmak suretiyle vatandaşı gereksiz mahkeme sürecine itmekte ve sürüklemektedirler. Bunları bir denetleyen tarafsız kurum veya otorite neden sessiz. Kurum hatasını görse dahi eskiden gelen bu kayıtlar sebebiyle sıkıntıyı eskiye atmakla işin içinden çıkmaya kaçınmaya çalışmaktadırlar. Sorunun hallinde vatandaşı kurumla artık karşı karşıya bırakıyorlar. Vatandaş sahibsiz..!.
Vatandaş nüfus veya tapuda yaşadığı her ihtilafı kendi çözecekse o zaman akla şu soru geliyor. Devletin kurumlarının amacı ne. Niçin var. Kurumun amacı İlgili yasa ve genelgelerle tanzim edilmiş değil mi.! Kurumun ki burası çok önemli ,kendisinin sebebiyet verdiği sorunlarını yani ihmal ve ihlallerini, eksikliklerini veya hatalarını açık genelgeleri gereği kendisi çözmesi düzeltmesi gerekirken tam aksine vatandaşa karşı canlı refleks göstererek direnmesi yükü vatandaşın üzerine atması nasıl izah edilebilir. Ceza günü. .
Sonrasında meselenin çözümü ispatı ve düzeltilmesi yine mağdur vatandaşın üzerinde. Kurumun ihtilafın çözümüne dair sürüyle genelgeleri var ama uzun iş yükü ve sorumluluk almaktan korkup kaçınmaları sebebiyle çözümünüze uygun genelgeleri değil de başka aykırı uygulamaları olan genelgeleri önünüze bahane olarak koyuyorlar. Mesela konunuzla ilgili siz bilirkişi ve avukatlarında görüşlerini alıyor ilgili açık genelgelerle yetkili kişiye başvuruyorsunuz gösteriyorsunuz bu sorunun halli mahkemeye gitmeden mümkün diyorsunuz. Yetkili kişi hayır diyor bu genelgeye göre olmuyor diyor. Üstelik olmadığını da yazıyla bir üst makama yani mülki amirini de yanıltmak surette onayıyla cevaplandırıyor. işte Arasat meydanı..!
.
Şahsımın ve ailemizin tapuda ve nüfusta 2011 yılından günümüze yaşadığı ibretlik vakıa bunun en güzel örneği. Buyrun dünya kıyameti ve azabı.. .
Tapu sicilinin aleniliği ve bu sicilin devlet eliyle tutulması kanun uygulamaları gereği, Dedemiz UZUNALİOĞLU Aziz oğlu Ahmet UZUNAY, tapu memurunun önünde giderek; Burası önemlidir, ilgili yerin evsafı sınırları ve malikleri hisse oranları açık olarak belirtilmek suretiyle, 1931-1942 yıllarında tapuda satın alıyor. Haklarını yine kanun gereği tapuya emanet ediyor, Kurumda yapılan işlemin bir suretini hak sahibine veriyor. Vatandaş elindeki belgeye güveniyor gidiyor. Ancak kayıtlarla açık olarak hakları sabit olmasına rağmen aradan geçen zaman zarfında, dedemizin erken yaşta ölümü çocuklarının küçük yaşta olmaları rüşd sahibi olmaları ,artı bir de, dini nikahlı eşinin de hukuken elinin kolunun bağlanması sebebiyle, dedemizin satın aldığı yani tapuya emanet ettiği Haklarının çoğu kayıp zayi yani buharlaşmış uçmuş !? Yani sura üfürülmüş siz de yeniden dirilmiş gibisiniz..!
Kısaca Tapu, verilen emanete kanunlarına rağmen sahib çıkmamış korumamış. Hak kayıp. Yetim kalmış Hak sahibleri soğuk bir duş alıyor. Üstelik cabası birde soğuk yüzle karşılaşıyorlar...Mahşer günü.!. Azab..
Suçlu kim HAK sahibi olanlar. Yani siz oluyorsunuz. Çünkü o zaman siz doğmamışsınız. Anneniz babanızla daha evlenmemiş. Veya tapuya böyle bir emanet bırakılmamış edilmemiş... Mizan Kurulmuş..!
Öncesinde tapuya gidiyor bu sefer yerin eski sahiblerinin tapu sicilinde medeni kanundan önceki eski ünvanlarla anılması sebebiyle satın alınan yerin o ünvan sahibleriden alındığını ispatı tashihi ile siz uğraşıyor, sonra satın alan kişinin yine dedeniz olduğunu ispata uğraşıyorsunuz. Yani Ecel teri..
.
Sonrasında nüfusa gidiyorsunuz, nüfusun yersel yazımla oluşturduğu eski dayanaksız kayıtlarla karşılaşıyorsunuz. Kayıtlardan günümüze kadar kimsenin son dönem hariç hiç haberi bilgisi yok. Nüfus, medeni kanun uygulamalarına ve nüfus kanununun uygulamalarının aksine açık hatalı ve aykırı oluşturduğu aslında kendisinin düzeltmesi gerektiği kayıtlar sebebiyle yine size karşı direniyor. Mahkemelere zorlanıyorsunuz. Bu da Ecel sabahı...
Genelgeleri hatırlatıyorsunuz medeni kanun maddelerini önüne koyuyorsunuz çözümsüzlük çözümsüzlük.. Açık olarak aykırı oluşturulmuş bu kayıt diyorsunuz Taviz bile vermiyorlar. Bürokrasinin soğuk yüzlü duruşu, Kendin emin katı tavırları sizi arafta bırakıyor. Vatandaşın ümidlerinin tükenmek üzere olduğu an..! Yani Hz. Musa’nın kavminin deniz kenarında sıkıştığı an..! Şefaat yada bir mucizenin beklendiği an..
Halbuki konu neseb davası ile alakalı değil basit hatalı yapılan kayıtla ilgili yani, Yersel yazımla SOYADI KANUNUN uygulamalarından önce aynı haneye yazılan iki tane Ahmet adlı kişi var. Birinin nüfusta kaydı yok, diğerinin var. Kaydı olan UZUN ALİOĞLU Aziz oğlu Ahmet 2 evliliği olan bizim dedemiz ,diğeri Kırçaloğlu ölü Ahmet adında hanenin köklerinden gelen biri. Ölü Kırçaloğlu Ahmet in aynı hanede bir de çocuğu var. Soyadı nizamnamesi uygulamaları gereği ölü Ahmetlerin ünvanı kalkınca çocuğun babası bu sefer ünvansız '' Ahmet'' oluyor. Dedemiz de Ahmet. Sonrasında nüfusta kayıtlar şu şekilde oluşuyor Ahmetler aynı Ahmet oluyor. Çocuk ta haliyle dedemizin ve eşinin dayanaksız mesnetsiz çocuğu oluyor.
Bu kayıt 2011 yılana kadar bu şekliyle geliyor. İlgili mahkeme nüfusa soruyor, nüfus dedenizin çocuğu değil diyor, kaydı düzeltmiyor. Hak bir türlü ortaya çıkarılamıyor. Mahkeme avukatımıza müzekkere veriyor nüfus direniyor. İş uzuyor, mahkemeler uzuyor, hain darbe girişimi hakimler değişiyor, bürokratlar gidiyor, yenileri geliyor, zaman geçiyor ömür bitiyor.. Vesaire.Vesaire..Vesaire.
Bir çok kurumun hizmet genelgelerinin başında, kolaylaştırın zorlaştırmayın düsturu, insanı yücelt ki devlet yücelsin ,insanların hayırlısı insanlara faydası olandır sözleriyle dolu, hizmet kalite ve standardı müşteri memnuniyeti söz konusu ama gel gör ki sonuç hezeyan.!
Dedemizin hak sahibi çocukları ve 29 torunları olarak hepimiz birden Çözüm bekliyoruz devlet büyüklerimizden sesimizi duysunlar. İnsanı yücelt ki Devlet yaşasın.
Selam ile
Ahmet Düzgün
Fatma Saçak Akbulut
LEYLEK
Fatih ORUÇ
Abd Ve İngilizlerin Irak Felluce Katliamları
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Hüseyin KURT
Karadeniz’i Atık Çukuru Yapmak
Halil MERT
Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari
Eyüphan KAYA
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)