Bugünkü insanın şu bakış ,görüş ve anlayışı yarın başka bir bakışa, görüşe ve anlayışa mutlaka dönüşür. İnsanın bugün ki bakış görüşü, gaybi olan aleminin bakış görüş ve anlayışına göre çok dar ve perdelidir. Gaybi bakış, görüş ve anlayış perdeleri yaratılmış arşın nurundan yere kadar kürevidir Çünkü ruh-i İnsaninin hakikatle arası maddi ve manevi hicab perdeleri ile örtülü olduğu ayet ve hadislerle meşhurdur.
İslam kaynakları vve alimler meleki ve deniz gibi olan maddi ve manevi perdeleri Arş-ı Azamdan yer kürresine kadar iç içe olduğunu dört ana başlıkla ifade ederler ''Yüksek cennetlerin altında Allah cc ;
1-Güneş ışığından yetmiş bin perde icat etmiştir.
2-Onların altında ay ışığından yetmiş bin perde vardır.
3-Onların altında karanlıktan yetmiş bin perde yaratmıştır.
Bütün bu perdeler çeşitli meleklerden ibarettir.
4-Onların altında taksim edilmiş rızıklar denizi vardır.
5 -Onun altında nimetler denizi vardır.
6-Onun altında su denizi vardır.
7-Onun altında hayat denizi vardır.(Mana denizleri).
8- Bu denizlerin altında yedi gök vardır(maddi perde)
Bu perdeler, alemi ve dört unsurdan yaratılan İnsanı dışından kapsar. Perdelerin insanı içten kapsayışı ve aksi bedeninden ruhuna kadar olan tabaka ve mertebeler gibidir. Yahut insanın özelliğini bu alem mertebeleri ve tabakaları gibidir. İnsandaki dört unsur bu dört denizi simgeler.İnsanın dört unsurdan yaratılmış olan bu varlığı, bakışına görüşüne ve anlayışına perdedir.İçten bakış perdeleri mürşide bağlılıkla ancak aşılır. Bunun istisnası çok az bulunur..
Hakikatte bakış, görüş ve anlayış özelliği insanda izafi ve itibari olarak bu şekilde remz ve resm edilir. İzafi olan bu cüzi nispet yani bakış görüş ve anlayış kaabiliyeti , insanın asarı yani yaratıcıyı bulması için hak tarafından verilen (İşaretler ) yani ayetlerdir. Çünkü Kuran, Hakkın mukaddes ali ve yüce bir bakışı, görüşü ve sözü dür. Bu dünyada bakış görüş ve anlayış rehberimiz evvela Resulullah sav efendimizdir. Hak dan sonra en yüce varlık Hazreti Peygamber sav dir. Sonra her hususta ona tabi olan mürşidi kamiller gelir. Bunlara kaptanı derya da denir. Gaybi bakış ve görüş,tüm perdeleri ve denizleri deler geçer. Çünkü ona bu hassayı Hak vermiştir.
Kimi sandığı kadar bilir, kimi çektiği kadar, kimi bildiği kadar kimi anladığı, kimi gezdiği kimide gördüğü kadar bilir. Bu bilenlerin yanında birde yandığı kadar, hiç olduğu kadar bilen ve tanıyan da var. Zira bu anlayışın ,bilmenin ve tanımanın sonu yok..
Şimdiki bizim bakış, görüş ve anlayışımız Cüzi aklın ve nefsin bakış ve görüşünden ibaret. O yüzden kendi cahil aklınla, bakışınla, görüşünle ve anlayışınla fazla övünmen sana yasak kılınmış..
Cahil aklın cüzi bakışı, görüşü ve anlayışı, ancak Hak vergisi bir tefekkür ile külli bakış, görüş ve anlayışa dönüşür. Bu tefekkür ancak ,ihlasla aşkla bidayet bulur ve büyür. Marifet külli aklın bakışı sözleri ve anlayışıdır. Marifet ancak o kulli akla tabi olmakla elde edilir. İşte o zaman alem insana ayna olur. insan ile konuşur. Akse dikkat etki alem insana ayna olursa ''aynı'' tıpkı sen gibi canlı olduğu görülür..Yani cüzi akıl Külli akla ulaşırsa bu mertebe insanda velayeti kübra makamı dır. Bazan adem, aleme ayna olur bazande alem, ademe, ayna olur. Marifet buradan doğar ve yayılır.
Bu hakikat görene yani görebilene göredir. Köre göre değildir. Bu karşılıklı konuşma açıktan olduğu gibi kimi zaman yönsüz taraftan olur. Kelimesiz ve sessiz sözle yani vasıtalı vasıtasız mana ve imalarla da olur. Bu ima ve manalar rabbani olabildiği gibi, ruhi, meleki , akli ve nefsi , şeytani olarak isimlenir.
Akabinde isimlenen manalar, sima olur simalar sesli sessiz ima ile konuşur. Yahut süret olur görünür.Alemler hakkın imaları ve remizleridir. Buna Hakkın nispetleride denir.. Hak imalarla konuşur mesaj verir. Buna vahy veya ilhamda de denir. Böylelikle en yücesinden alçağına, yüce arştan (büyük alem den) dünyaya dek feleklerin devranı nasılsa insan yani küçük alem denen insandaki alem-i devran da aynı bu şekilde vucud bulur. Bir kapsayan birde kapsanan vardır. Alem den maksad ademdir, Ondan maksad ,hakikati Muhammediyyedir. Ondan maksad da Hak cc dır..Her biri birini kapsar.
Alemi gayb perdesi kaldırılınca İnsan bakış görüş ve anlayışı, başka alemin unsurları ve mertebelerine göre değişir başka anlamlarla yeni yeni tanışır buluşur. Bu sığ cüzi anlayış ve görüş yok olur onun yerine cihanı içten ve dıştan kapsayan devasa bir anlayış yani Külli nefsin görüşü ve bakışına erişir ve dönüşür.Arştan dünyayı kapsayacak kadar büyük görüş ve anlayış sahibi olur insan. Bu ise hakkın övdüğü bir anlayış görüş ve bakıştır.Hakikatte .Alimler insanın yüceliğini ve devasa özelliğini alem mertebelerinde bu şekilde teşbih eder..Ama Bu teşbihler hakiki manayı anlamak içindir yoksa asla hiç bir zaman benzemez.Hiçbir asla eseri benzemediği gibi hiç bir eserde asara asla benzemez ölçüsü kesin noktadır. Orada dur.
Kavrayışlar, anlayışlar, görüşler,duyuşlar gaybi olan alem mertebelerinde (büyük adem olan ) yani küllü nefsin aklın uzuvlarında ve uzuvlarıyla olur. Bu cüzi aklın uzuvlarının sınırlı olan bakış görüş ve anlayışı , kulli nefsin alabildiğine sınırsız umman olan bakış, görüş ve anlayışına kıyası nasıl mümkün olsun. Cüzi akıl ona göre noksan ve küçük bir numunedir. Varlık alemindeki herkes ve herşey oradan yani külli nefsin aklından bilgisinden beslenir. Haşyet ve hayranlıkla devr ve şen eder. Hakkın indinde kimseye vermediği ancak insana verdiği bu özelliği alimler gayb aleminde hakikatte ki insanın varlığını ve yansımasını bu şekilde ifade emişlerdir. .
Canım duyuşunuzu duyuşumuz gibi, sözünüzü de bizim sözümüz gibi görüyoruz. Neden anlayışınız bizim anlayışımız olmasın.Yahut anlayışımız sizin anlayışınız olmasın. İşte biz böyle biliyor ve görüyoruz. Duyuşumuz bakışımız görüşümüz ve anlayışımız hep aynı madenden ama yinede ayrı ayrıyız . Ortak paydada buluşmakta fayda var.Zira bizim ruhumuz bir kaynağımız bir. İnat etme gel de şu yüce kaynağa düşmanlık etme. .
Bilmek için var olmak gerekiyor. Var edilmemiş insan neyi bilecek.. Var olmak için önce hak indinde murad edilmemiz sonrada hayalimizin kurulması gerek. Onun indinde, bizim hakkımızdaki düşüncesi bizim ruhumuzdur. Düşüncesinin şekli yani hayali ,ise bizim şeklimizdir. Eğer varlığımız mutlak hayal sahibinin hayalinde yoksa , bizi de o zaman yok farz et.. Ey insan alabildiğine büyük düşün ama aklen ve bedenen acz içinde ol ve kibirlenme..Büyük düşün ama büyük görünme.Büyük düşünmek içten ve acziyet içinde tevazu ile olur Bu na kulluk denir. .Büyük görünmek için düşünmek ise kibr ve isyandır..
Hak her şeye bir miktar tayin etmiştir. İnsanın manasında öyle miktar var ki o şimdi görünmez. O insanın gizli anlamıdır. Bu ise öyle özel bir mahiyet ve kabiliyet ki insana şimdilik örtülüdür. Bu özellik zamanı ve zemini geldiği an devasa büyüklükte ama hakka görede o denli acz ve küçüklükte ortaya çıkar. Ahir alemde insan bunu anlar görür. O zaman insanın dünyadan edindiği tüm bakışlar görüşler ve anlayışlar kaybolur insan bir başka göz ve bakışa ,bir başka akıl ve görüşe ve yine bir başka kulak ve anlayışa sahib olur.Ve tabidirki onu taşıyacak başka bir vucuda sahib olur. Her derecedeki kalıbsız ruhun bakış görüş ve anlayışı teşbihle külli nefsin başındaki bakışı görüşü ve anlayışı gibi tebdil olunur..
O göze akla ve anlayışa sahib olan insan Hakikatin sandığı kadar mı yoksa yandığı kadar mı olduğunu o zaman görür. O anda bilgimizin aczi ve kusuru rüsvalık ve utançımız olur. Hak indinde yani varlığın hiç ve yok olduğu yerde insanın varlığı cinayetten beter olur..Bu dünyada varlık elbisesinden soyunup cıplak olabilmenin anlayışı,görüşü ve bakışı haline gelmek her hayal perestin harcı değildir.. O iş civan merdlerin işidir.O yüce bakışa ve görüşe sahib olanları Hak cc sevmeyi inananlara emretmiştir. Çünkü o yüce bakış, görüş anlayış özelliği hakkın kendi özelliği olduğu gibi aynı zamanda da kendi huyudur.
Hülasa bizim aciz ve küçük düşüncemizde büyük düşüncelere gebe. Büyük düşüncelere küçük fikirlerle ulaşılıyor. Sen küçük düşünce ve fikirleri büyük düşüncelerin numuneleri say.Yani eserinin izlerini taşır. Asarı eserinden bulur tanırsın.Teşbihle küçük bir spermin kat kat büyük bir cismin oluyor. Sonra küçük bir kar tanesinin çığ olması pek muhtemel.Şu küçük vesileye bak ki geliştikçe ne muazzam bir şey oluyor.Oysa ki ilk başta hiç belli değildi .İşte düşüncelerimiz fikirlerimizde aynı böyle.
Bir buğday tanesinden zamanla ambarlar dolusu buğday elde edebiliyoruz. Bİr ademden nice ademler bir müddet sürete gelmiş, keza nice küçük bir fide devasa agaç olmuştur. Hülasa muhabbetten alem tohumu ondanda nice alemler vucud bulmuştur. Hiç bir şeyi küçük görme ki seni ona muhtac etmesinler.Bakışını görüşünü anlayışını geldiği sınırsız o denize yani kaynağına doğru dönder can bul. Bağını ondan koparma. Ondan meydana gelen varlığa döndürürsen yok olursun.
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)