Daha önceki yazımızda görüleceği akıllı yolcuya üzere Tenezzül mertebeler hakkında notlar paylaşmıştık. Noksanlıklarımız mutlaka vardır varsa bağışlansın.. Anlaşılmayan kelimeler sözlükten bulunabilir. Akıllı yolcu bu mertebelerin tertibi ve terkibini iyi bilmeli ve anlamalıdır.
Görünen ve görünmeyen her şey ''Tek''den mütevellittir..
''Ahad'' dan meydana gelmiş ve yine ona dönecektir. Mutlak hükümranlık onundur.
Emrin hepsi, başlangıcı ve sonu Hakk’tandır. Ve emrin tamamı ondan başladığı gibi, yine ona döner.
Lâ İlahe İllallah: Allah'tan başka ilah yoktur..
Lâ Mevcude İllallah: Allah'tan başka hiçbir şey yoktur..!
Lâ Maksude İllallah: Allah'tan başka gaye yoktur..
Lâ Ma'bude İllallah: Allah'tan başka ibadet edilecek yoktur..
«Biz ancak onunlayız ve onun içiniz ve dönüşümüz yine onadır.(Bakara-156).
VAHDETTEN KESRETE DOĞRUYU VARLIĞI ANLAMAK
Sıfatlardan isimler açığa çıkar.. Tüm isimler sıfatlara nispet eder. Sen İsimlerde kalma esmadan müsemmaya geç..
Alemler (varlık mazharları ), Allahın (cc) sıfat ve isimlerinin tecellilerinden ibarettir. Mutlak vücûd birdir, mevcûdât ise onun mazharıdır.. Mazharlar Hakkın şahidleri, taayyünlerinin isticlâsıdır..
Muhib mahbub un gölgesidir. Mahbub hangi tarafa giderse gölge de onun izi üzerinde gider. Gölgen Nurdan nasıl ayrılabilir. (ıraki ks).
Allah hayrı ve şerri yaratmış ancak hayrı dilediğini şerrede razı olmadığını kullarına elçileri vasıtası ile bildirmiş uyarmıştır...
Eşyanın hakikati, Allah’ın isimlerinin tecellilerinden ibarettir.
Karışık bir iş yoktur. Halk beyhude yere yaradılmamışlardır.
Her ne kadar halkın işleri sağlam olmasada kendilerinin ve işlerinin yaradılışları bir hikmetin icabıdır.
Halkın işleri isimlerin nişanesi üzerine yürümekte ve mukaddes zatın sıfatlarındaki hikmet hükmünü icra ettirmektedir.
Varların var oluşları Allah ’ın ezelî bilgisindeki varlıkları yönündendir.
Allah katında bu malûmların boyalariyle boyanmışlardır. İsim ve sıfatların tecellileri birbiri ardınca kemalini buluncaya kadar devam eder.
Kemal ise hangi isim ve sıfattan doğmuş ise onun tam mazhariyetidir.
O isim ve sıfata dönüşünde de doğru yol üzerinde yürümüş olacağı şüphesizdir. (Lemaat -15)
Varlık; vacip ve mümkün olmak üzere iki çeşittir.
Vacip olan varlık, Allah’ın varlığıdır ki, en sağlam ve kusurdan münezzeh olan varlıktır. O Mutlak varlık tır. “Lâ ilahe illâ Hu”.
Mümkün olan varlık ise, sonradan Allah tarafından varlık sahasına çıkarılmış, kusur ve fenadan masum olmayan, varlıklardır.
Daha önceki yazılarda görüleceği üzere Tenezzül mertebeleri, Uluhiyetten, Ahadiyete (teayyüni evvel) ondan vahidiyete (teaayünü saniye) doğrudur.
Taayyünü evvele (Ahadiyet) ; ilm-i ilahi (ayan-ı sabiteler) gaybler gaybı denirken,
Teayyünü saniye ise varlığın yaratılmaya başladığı yer denir.
Varlığın başlangıcı vahidiyet sıfatıyla başlar.
Vahidiyet, ilahi isimlerin ve sıfatların birliğinden varlığın ortaya çıkmasıdır.
Akıllı yolcu bu mertebelerin tertibi ve terkibini iyi bilmeli ve anlamalıdır.
Vahidiyet; yaratılışdaki tezahüratın birliği ve neticede kaynak olan sıfatların birliği anlamı taşır...
Vahdaniyet ise; uluhiyet yönünden zatı ilahinin birliği anlamındadır. Vahidiyet ise, Cenab-ı Hakk'ın sıfatları yönünden birliğidir.,
- Sıfatlar yönüyle olan birliğe Vahidiyet,
- Uluhiyet (zat) birliği cihetinden Vahdaniyet denir.
ÖZETLE
a) Ahadiyet, ULÛHİYET’in altındadır..
b) Vahidiyet, ahadiyetin altındadır..
c) Rahmaniyet, vahidiyetin altındadır..
d) Rübubiyet, rahmaniyetin altındadır..
c) Melikiyet, rübubiyetin altındadır..
Abdülkerim Ceylinin ks İnsan-ı Kamil adlı eserinde ilahi isimlerin tasnif şu şekildedir..
a) Melikiyet, rübubiyetin altındadır..
b) Rübubiyet, rahmaniyetin altındadır..
c) Rahmaniyet, vahidiyetin altındadır..
d) Vahidiyet, ahadiyetin altındadır..
e) Ahadiyet, ULÛHİYET’in altındadır..
İbn'ül Arabi göre teaayünü sani ile yaratılan tüm alemler itibari veya izafidir.. Yani varlık arızi veya fanidir anlamı verir. Diğer bir tâbirle İzafi vücûd ''Mutlak vücûdun'' zuhur mahallidir.
Allah (cc) Amâ’ dan (ama-ı mutlak) iken kendisinin hüviyetini alemlerde suret olarak açmıştır. “Alemler hayaldir” denilen hakikat budur,
Zannedildiği gibi bu hayal beşeri bir hayal değildir. Özetle Mutlak hayal Hakk’ın kendinde bulunduğu hayaldir ki, O Amâ’ dır. Bütün varlıklar amaâ’da “kün=ol” ile zuhur etmiştir.
Arabiye göre ahadiyyette ne kesret ne tezat ne de herhangi bir taayyün vardır. Bu cihetten O sırf nur, sırf iyi ve gayblar gaybıdır.
İkincisinde yani vâhidiyyet ( taayünü sani) mertebesinde Allah yaratıcı sıfatıyla birçok şeyin yaratılmasının fâili olunca bir' den “çokluk” ve “farklılık” ortaya çıkar ve vahdet bozulur.
Ancak bu mertebede Hakk’ın tezahürü ve tekâsürü zâtıyla değil sıfatları vasıtasıyla olur. Bu durumda zâtı açısından bakıldığında aynı hakikate “o Hak’tır”, sıfatları açısından bakıldığında ise “o halktır” denebilir.( Arabi)
''Sizi de yaptığınız şeyleri de yaratan, Allah’tır.”(Saffat-96)
İLM-İ İLAHİ NEDİR - AYAN-I SABİTE- ,RABBİ HAS NEDİR
Yaratma fiilinin aslı arketipler manzumesi (a‘yân-ı sâbite) olarak ilm-i ilâhîde mevcuttur. Gizli bir hazine gibi kendi kendinde müstağrak halde bulunan Hak bilinmeyi arzulayınca bu arzu (aşk) yaratılışın ilk esası olmuştur.
Böylece İbnü’l-Arabî’ye göre “ulûhiyyet” ve “nâsûtiyet” vücûdun değişik mertebelerindeki iki tecellisinden başka bir şey değildir. Ulûhiyyet her varlığın gizli iç yüzüne, beşeriyet ve nâsûtiyet ise onun dış yüzüne tekabül eder.
Bu mertebede taayyün eden her ilmî sûret, hâricî şeylerin yani şehâdet âleminde görülen varlıklardan birinin “hakikat”i ve onu terbiye eden “rabb-i hâss”ıdır.
İkinci taayyün mertebesindeki bu ilmî sûretler hariçte vücûd kaydına girmemişlerdir. Bunlar aslî özellikleri olan ademleri (yoklukları) üzeredirler. Şehâdet âleminde zuhura gelmiş bütün varlıklar bu a‘yân-ı sâbitenin birer aksi, yansıması, gölgesinden ibarettir.
Uyanık akıllı yolcu Ehlullahın sözlerini tefekkür eder ve gözüne rehber edinir..
Akşemsettin hz leri Makalatta ''TEVHİD'' i şöyle izah eder.
''Çünkü, Hakk Tealâ’nın her şeyde ihatası mevcuttur. Eşyanın hepsinin hakikati Hakdır. Tam tevhid budur. Fakat sıfatların tevhidinde ise, her şey bir isimle muttasıftır (nitelendirilmiştir).. Ve her isim müsemmânın hakikatidir (taşır). Çünkü ismin müsemmâsına tasarrufu (kullanma yetisi vardır) geçer. Her insanda kesreti de vardır, vahdeti de vardır. Her kesretin bir ismi vardır. Her şey de malûmdur. Sıfata ait tevhidi bilmiş olanlar, ismin müsemmâsına tasarrufu hakikattir derler. Her ne kadar Zat bütün tenzihlerden münezzehse de hak şudur ki: Her ne kadar her şeyde bir hakikat varsa da Hakk’tan hâli değildir. Fakat Zât münezzehdir. Varlığın hepsi Hakk’ındır. Başkası yoktur. Ancak vahdetin ilminde kesret mündemiçtir (mevcuttur). O, ezeli, zahiri ve bâtını görür. Hakiki Tevhid budur.
Hakk Teâlâ’nın vücûdunun dışında hiçbir varlık (vücut) yoktur. Nitekim Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur ki; “Tevhid, Allah Teâlâ’dan gayri hiçbir şey görmemektir.” Bu sebepledir ki hakikatte Allah Teâlâ’dan başka hiçbir şey yoktur.'' Makalat-ı Evliya
İlahi isimlerin bir bâtın, bir de zâhir yönü vardır. Allah isimlerinin bâtın yönüyle melekût âlemine, zâhir yönüyle de mülk âlemine hükmeder.
İLAHİ İSİMLERİN İNSANDA CEM OLMASI
İlahi isimlerin şuleleri yukarda açıklandığı gibi insana tasarruf etmesi için geçici olarak yani izafi olarak verilmişdir. İnsan, fiziği itibari ile küçük ancak taşıdığı anlam itibari ile büyüktür. Başka bir varlığa yüklenilmeyen ölümsüz anlamlar (esmalar) insanın müsemmasına yükselmesi içindir. Akabinde bu ismin varlıktaki akisleri aslına rucu eder. Çünkü bu isim ve anlamların verildiği geldiği bir yer yani seması vardır. 'İsimlerin yani esmanın yüce semasına '' Müsemma'' denir. İsimlerin sahibi Haktır. Sen isimlerde kalma isimlerden Müsemmaya yani isimlerin sahibine geç..
EHL-İ TASAVVUFUN VARLIĞA TEVHİD-İ GÖRÜŞLE BAKMASI
Her neyi görüyorsan
Hak cemalinin aynasıdır.
Git! Öyle bir göz edinmeye çalış !
Çünkü toprağın her zerresi
bir “ câm-i cilhannüma (içinde cihanı gösteren) bir kadeh” tir.
O göz ile hangi zerreye baksan
bütün cihanı o zerrede görürsün.
Iraki ks -lemaat
Nasıl bilmezsin bütün isimleri;
Ki sensin müsemmanın yansıyan sûreti.
Gülşen-i raz - Şebüsteri Ks
Şerh : Varlıkların bir isimleri vardır bir de isimlendikleri yer vardır yâni gerçek varlıkları vardır. Bu isimler takmadır, müsemma ise kendi varlığıdır. Müsemma Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın kendisidir. İnsan-ı kâmil yönünden de âlemdeki isimlenmiş bütün varlıklar senin varlığındır.
Bütün isimler zâten senin isimlerindir, senin olmasa bilemezsinki. Bu nedenledir ki melekler Âdem (a.s)’a secde ettiler çünkü melekler belirli isimlerin zuhûr mahâlleridirler, Âdem ise sonsuz isimlerle meydana gelmiştir.
Beyt,
Ârife eşyada esma görünür
Cümle esmada müsemma görünür,
Mısri ks
Açıklaması : Senin hakîkatin varlık sûretine bürününce o hakîkati beşeriyetine verirsin ve “ben” dersin. Oysa müsemma Cenâb-ı Hakk (c.c)’ tır ve sen onun varlığına sâhip çıkmış olursun.
Beyt.
Hakîkât o taayyünden muayyen;
Onu izhâr eder her sözdeki ben.
Ben ve sen zâtın ârızi sûretleriyiz;
Varlık kandilinin fânuslarıyız
Gülşen-i Raz- Şebüsteri Ks
Açıklaması ; Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın isimleri yönünden geçici sûretleriz ancak bu geçici sürede gerçek varlığımıza ulaşabilirsek artık geçici değil bâkî oluruz. Ve bu geçicilik içerisinde bu bâkîliği bulmak için bu sûretlere bürünülmektedir. Eğer bu sûretlerde bâkî kalmış olsak bu hayât bize ıztırab verir.Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın nuru bu kandilliğin kafeslerinde zuhûra çıkmaktadır.
Fahruddin Attar ks tevhidi göz hakkında şöyle buyurur;
Allah tevhîd nuruyla açarsa gözlerini,
Diline getirir İlahî seslenişi.
Gözünde her şey bir olunca,
Artık nasıl şüphede kalabilirsin?
Kimde vardır o keskin göz?
Neye baksa O nu gördü o keskin göz.
Binlerce yıl geçti üstünden
Sonunda birinin adı bir yere yükseldi.
Sen kendini bilmiyorsun;
ben ne yapayım da,
Bu şüpheyi senin gönlünden söküp atayım?
Yüz yıl yaşasan da
Görmezsin, bilmezsin kendini.''
Attar Ks
Seyyid Ahmet Hüsameddin Hz şöyle buyurur;
''Hayvan hep evindedir, insan ise evine gitmek için hep yoldadır... Bu âleme, kendimizle tanışmaya geldik; bir bakıp çıkacağız!
- Şerîat, fiilleri nefse mâlederek kulluk etmek, imtihana çekilmektir. Hakîkat, fiileri Hakk'a vererek Hakk'ın senden fâil olduğunu seyretmektir.''
Uyanık akıllı yolcu bu sözü tefekkür eder ve gözüne rehber edinir..
Mısri Ks hz lerinde Vahdet -kesret görüşü
Tâ ezelden biz bu aşk içinde rüsvâ olmuşuz
İsmimizdir söylenen ma’nâda Ankâ olmuşuz
Gerçi sûret âleminde sandılar kesretteyiz
Kesret içre bilmediler ferd ü tenhâ olmuşuz
Şol izâfât u taayyün sofların giysek ne var
Çünki andan soyunup ma’nen muarrâ olmuşuz
Mantıku't-Tayr’ın lügât-ı muğlâkından söyleriz
Herkes anlamaz bizi bizler muammâ olmuşuz
Lafz u sûret cism ile anlamak isterler bizi
Biz ne elfâzız ne sûret cümle ma’nâ olmuşuz
Katreler ırmağa ırmak erdi bahre cem' olup
Kavuşup birbirine hâlâ o deryâ olmuşuz
Zerreler şemse güneş erişdi vahdet kânına
Kalmadı aslâ ta'addüd ferd ü yektâ olmuşuz
Her kesâfet kim izâfet gösterir âyînede
Ol küdûret tozunu silip mücellâ olmuşuz
Zâhidin zikr etdiği şol harf ü savtın resmidir
Zâkir-u mezkûr zikre biz müsemmâ olmuşuz
Sofunun şol hûy u hâyı na'rasından almazuz
Vasl-ı deryâyız biz ol sesden müberrâ olmuşuz
“Alleme’l-esmâ”ya mazhar istersen gel beri
Âdem ü hem ana ta’lîm olan esmâ olmuşuz
Ten gözüyle Mısrî’yi sûretde görsem deme kim
Zirâ biz ol Kâf-ı sûret içre Ankâ olmuşuz
Niyâzî Mısrî (ks.) Hz.
“Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar hep O’nundur.” [28]
Eski bir atasözü '' Olanlardan dolayı başkalarını suçlayanların önlerinde gidecek çok uzun bir yol vardır.
Kendinde kusur arayanlar ise yolun yarısına kadar gelmiştir.
Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi suçlamayanlarsa yolu anlamış demektir.
---
Boş durmayalım çalışalım dedi dervişin biri..
Dervişe neye çalışalım diye sordular..
''Anlamaya '' dedi ...
İyide neyi anlamaya çalışalım diye tekrar sordular,
Devranı devranı dedi,
Devran nedir diye sordular ...
Derviş ; ''devran tevhiddir tevhiddir tevhiddir dedi..
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)