Her insan içinde bir türlü tarif edemediği bir huzursuzluk taşır. Zengin olsun fakir olsun herkesin içinde huzursuzluk ölçüsüne göre bulunur. İnsanda mutlak manada yani tam ve kâmil anlamda emniyet ve huzur yoktur. Var gibi görünse bile bu huzurun hıfzı meşakkatler içinde geçer. Bu huzursuzluk hissi sürekli insanı rahatsız eder ve ona kendini hissettirir.
Kimi aklına kimi inancına ve yetisine göre huzursuzluğun sebebini ve tarifini bulur.
İnsanların çoğu huzursuzluğunun nedenini maddi bir sebebe bağlar. Modern insana göre huzursuzluk nedeni bedenin ve nefsi ihtiyaçlarının eksikliğinden başka bir şey değildir. Çünkü hayatları idame ettirmek ancak maddi gıdalarla olur başka bir nedenle olmaz. Yokluk halinde insan huzursuz olur. Özetle inanmayan insana göre huzursuzluğun kaynağı maddi tatminsizliktir.
Bu tatminsizlik organlarda ve nefsde olur.
Haliyle de aklına ve bakışına yansır .
Dinimiz bu maddi ve manevi doyumsuzluğu dengelemiş, akıl sahiblerine ilahi emirlerle sınır ve ölçü koymuş bunları ruhsat ve azimet olarak ifade etmiştir. Azimet bahsi maddi gıdanın aksine doğru çok derin düşünülmesi gereken hassasiyetler ilmidir. Bu hassasiyetler insanın vasıflarından insanın tamamen azad olması ile başlar. Kısaca inanan insanın gücü ve gıdası, lezzet veren madde değil tam aksine lezzet veren manalar ile olur.
İnanan ve inanmayan insanın görüşüne göre huzursuzluğun sebebi iki kısımdır.
İnsan huzursuzluğu bu iki kaynaktan alır. Burası suyun başladığı yer yani kaynak gibidir. Bu kaynaklar her şeyin başıdır. Bu su başları insan gibi yaratılmıştır ancak ilahi ikazla ihbar edilen hakikatleri içinde barındıran su gözleri ve kaynaklarıdır. Bu gözlerin ardında kaynakları yani özler saklıdır. Tafsilatları kendi içinde ayrı babları olan huzursuzluğu biz genel olarak iki ayırıyoruz.
1- Maddi Huzursuzluk
2- Manevi huzursuzluk
Maddi huzursuzluk bedenin ihtiyaçları ve nefsin arzularının eksikliği dolayısıyla başlar. Maddi huzursuzluğun yaşandığı organlar, insan bedeni içinde taşıdığı nefsi yani bugünün kısa tabiriyle egosudur.
İhtiyaçların noksanlığı (kanaatsizlik) ona adaletsizlik gibi gelir. Nefsin kıskançlığı ve hasedi burada ortaya çıkar. Nihayetinde insanın hırsla çalışmasına ,kinle bakmasına ve merhametsiz anlayış sahibi olmasına zemin açar. İnsanın isyan ve savaş çıkarması hep bu yüzdendir. Bu batıl savaş ve mücadele insanı nefsinin kölesi ve mülkün efendisi yapıncaya dek sürer.
,
Dünyada kalıblar içinde gizli kısa tad ve zevkler nefsin gıdalarıdır. Zevklerin kısa ve geçici olması yüzünden nefsin sürekli taleb etmesine aç gözlü olmasına sebeb olur. Bütün her şey gibi dünyada Huzurda kısa dır. Cahil insanın hırsı gözü bulunduğu duruma dışından başını kaldırıp baktırmaz. Cahil insanın düştüğü durumu kendisine mümkün değil nefsi göstermez. Gider başkasını durumu gösterir. Çünkü nefsin gözü kendi ihtiyacını bugünü görür ama akibeti yani ileriyi görmez. Bu hal deve kuşunun başını inadla kuma gömmesi yahut da yemi gören tuzağı görmeyen kuş misali gibidir. Hayatı boyunca sürekli tekrarlar durur. İşte insana nefsin serzenişi bu huzursuzluk şeklinde yansır. İnsan ruhun ihtiyaçlarını bir türlü nefsinin önüne geçirmez..
Manevi huzursuzluğun sebebi insanın ruhudur. Aslında insanın aradığı şey hayal edebileceğinden çok daha büyük ve yüce bir mana taşıyan emaneti ile ilgilidir.
Ama inanmayanlar sadece maddeye bakarlar. İnananlar bu sorunun cevabını bulana kadar ruhları ne parayla nede mal ile maalesef huzur bulmaz. Çünkü ruhun amacı ve iman edenlerin kaderi birbirine bağlıdır. İnsan alemdeki bilmecenin en değerli ve büyük bir parçası olduğu gibi bu gizemi çözecek olanda yine kendisidir. Hakkın izniyle çözdüğünde mümin bir bakıştır gelir insanı bulur. Ona her şeyi zamanla gösterir öğretir. Zamanla göstermesi ayrıca inzal süresi ve yavaşlıkla ilgilidir.
KISA ZEVKLER VE UZUN LEZZETLER
Mutlak manada huzur ,nefsin değil, insanın bizzat hakkın sıfatlarına tabi olması ile nihayet bulur. Buda kısa süreli zevklerin, uzun lezzetler haline gelmesidir. Bu hale ilahi sonsuz lezzetler de denir. Vucudun latiflik mertebesinde yaşadığı tatlardır..Bu yüzden mutlak manada huzur ''ruh''dur görüşü ehli sünnet alimlerince dile getirilmiştir. Ruh ancak ovasının yani vatanın sonsuz gıdalarına ulaştığında huzur bulur. Ruhun huzur bulduğu gıdaların bu unsurlardan olması pek mümkündür. İnsana nispetle gıdaları gibi .En doğrusunu Hak bilir
İnsanın kendi başını deve kuşu gibi kuma gömmesi yani meşguliyeti ruhu anlamsına fırsat vermiyor. Çoğu insan bu yüzden hayatı ve kendini az tanıyor, yolculuğun maksadını öğrenmeden göçüp gidiyor. Bildikleri kavradıklarıyla bir müddet mutlu oluyor yetiniyor. Bir müddet sonra anlayışı değiştikçe kavrayışı önemsizleşiyor sıradanlaşıyor. İnsanın kavradığı her şey elinin altında ve düşüncesinin içinde olması ona geçici bir hakimiyet güven veriyor. İnsan nihayetinde ondanda bıkıyor. Meğer dünyadaki her anlayış ve kavrayış tatmin oluncaya dek sürüyor.. Bitince sona eriyor endişe ve korkular başlıyor...
Aslında insanın fıtratı istidatı öyle yüce anlayışlara gebe ki, bu dünyadaki aklı ile mümkün değil kavrayamaz. İnsanın aradığı şey aslında hayal edebileceği şeylerden çok daha büyük bir şey, İnsanlığın bundan habersiz oluşu huzursuzluğunun tatminsizliğinin gerçek sebebidir. Ancak farkı fark edebilen bakış görüş akla ve kalbe oradan ruha değin irtifa kazandırır. Kazandırdığı gibi o irtifanın nimetlerinden de faydalandırır.
Peygamberler, insanlara, hayal edebileceği şeylerden daha büyük yüce haberler getiren masum elçilerdir. Yani başka bir aklın ve ruhun, yani külli aklın ve ruhun varlığını ,cüzü olan akla bu haberleri verirler. Ayet ve hadislerde geçen işaretler bu meyandadır.Akıllı ve arif olanlar,bu nakledilen tablolardan ,ipin ucunu yakalar, hakikatteki hayatın atlas kumaşını tanır anlarlar.!?
İnsanın tatminsizliği ancak bu yüce bilgi denizine ulaşması ve müjdelerle huzur bulur. Ama bu yüce bilgiler insana göre şimdilik bir hayal gibi gelir. Bazı şeyler insanın aklı ile değil ruhun aklı ve görüşüyle ancak anlaşılır. Biz buna iman ve yakin diyoruz. Ruh aklın çok ötesinde ilahi özelliğe sahib bir kuvveye sahibtir. Ruh hiç bir zaman yok olmayan bir öz ve gözdür.
Şimdiki akla ve göze göre hayal görünen ve bilinen ilahi müjde tablolar, gün gelir gerçekliğe dönüşür. Doğmadan öncede bize dünya tarif edilsei hayal der güler geçeriz bunu gibi.
Manevi sebebler inananlara bu yolculuk esnasında irfan verir. Kalblerin muhabbeti ruhun gıdası olan irfan insanda mahluka merhamet ve sevgiyi arttırır. Bundan sonra sevdiklerime hayal kurmayı. Bilinmeyeni aramayı..
Her nimetin ve güzelliğin ödülünün sonsuz olduğu o denizi aramayı farz olduğunu öğretmeliyiz. Bir büyüğün dediği gibi ''Bir insanın ulaşabildiği yer, kavrayabildiği yeri geçmeli.''.
Yoksa cennet ne işe yarar..!
Dünya bilgilerinin nasıl ki formülü vardır. Peygamberlerin sözlerinin de tıpkı buna benzer formülleri vardır. Huzursuzluğun helal ve haram olduğu yeri bu hadis formülü ile kıyasla anlamak meselenin özetidir. Olumlu olumsuz ''acı'' kelimesinin yerine huzursuzluğu ve huzuru koyun, verdiği manayı bulun. ''Dünyanın tatlılığı, ahiretin acılığıdır. Dünyanın acılığı ise, ahiretin tatlılığıdır.''' Meselenin özeti budur. Alemlerin Rabbi olan rabbimiz, Asr süresi ile inananlara huzurun kaynağını ve sınırlarının nereden başladığını göstermiştir.
Bu hakkın bakışı ve görüşüdür. Ne mutlu Hakkın e resulunun bakış ve görüşüne tabi olanlara..
Fatma Saçak Akbulut
LEYLEK
Fatih ORUÇ
Abd Ve İngilizlerin Irak Felluce Katliamları
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Hüseyin KURT
Karadeniz’i Atık Çukuru Yapmak
Halil MERT
Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari
Eyüphan KAYA
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)