Olgunlaşmanın bir sonu yoktur. İnsandaki bu cahil aklın ise hududu muayyendir. Yani bir yere kadardır. Akıl insanı daha iyi ve güzel bir akla ve anlayışa götürüyorsa bir işe yarar. Biz ona o zaman akıllı akıl deriz. Çünkü aklında başka bir akla ihtiyacı var. Olgunlaşmakta bunun gibidir. Sürekli gelişir geliştirir. Onlar işlerini istişare ile yaparlar ayetinin sırrı burada tecelli eder. O yüzden kimsenin aklına güvenip te, inat etmekte ayak diremesi akıl karı değildir. Bu onun cahilliğini körlüğünü arttırır. Bu inad ve ayak direme hali şeytanın huyu ve amelidir. Aklın açlığı bilgisizliğidir aklın tokluğu ise olgunluğu gibidir. Olgun Akıl, akıllardan gerçek aklın sahibine yani sonsuz aklın sahibinin aklına ulaşana dek yolculuğuna devam eden akla denir.
Hep aynı yerde kalan akıl, akıl değildir! Donmuş akıldır. Donmuş akıl ise ancak ''VAHİYLE'' dirilir. Çünkü vahiy aklın canıdır. Vahiysiz akıl cansızdır. Vahiy akla bir peygamber gibidir. Vahiy hakkın mukaddes sözü ve kelamıdır. Vahiy sonsuz aklın sahibinin sözleridir. Ve o sonsuz aklın sahibinden insanlığa verilen paha biçilmez bir buyruktur. O buyruk aklın ve hayatımızın ab-ı hayatıdır.
Burada susmak yol azıtmamak gerektir. Zira bu bahiste gizli veya açık akıl ve fikir beyan etmenin, meseleyi felsefi bakışla basit görmenin hulasa ukelalık taslamanın kimseye bir faydası yoktur. Sadece aklı iyi kullanmanın bir faydası vardır deriz! Aklın, vahyi tanıması, kayıp birinin akrabasını bulması anında ki neşeye benzer. Akıl vahiyle birleştiğinde o zaman olgunlaşmaya başlar. Aklın vahye teslim olmasına biz ''İMAN'' diyoruz. Ehli sünnetin görüşü budur.
Bu hususta kimi kendi aklına kanar kimi de vahye iman eder.. İşte insanlığın yol ayrımı yani dalaleti burada başlar. Vahiy akıldan üstündür. Vahye istidadı olan aklın nihayeti vahyin bidayetine yakındır. Tam aksi kendi aklına güvenenlerin nihayeti de sihrin ve şeytanlığın bidayetine yakındır. Tüm peygamberlerin aklı vahiy istidadına yani olgunluğa geldikten sonra ilahi hitaba muhatap kılınmıştır. Ziyadesiyle de büyükler dost libaslarını elde etmişlerdir.
Vahiyden yoksun akıl eksik akıldır. Velev ki son olsun. Adem babamız akıl ile vahyin yeryüzünde olgunlaşmış ilk insan örneğidir. Yurdundan ayrı kalan insanın özlemi yahut sevgilisinden ayrı bırakılan insanın sevgiliye duyduğu özleme aşk denir. Aklın vahye olan özlemi de bunun gibidir. İnsanın neye ne kadar çok özlemi varsa ona o kadar aşık ve düşkün demektir. Bu insanın derece derece kabiliyeti yani kabına ve anlayışına göre farklılık arz eder.
Aşkı bilmekle yaşamak arasında her ne kadar ayrılık var gibi gösterilse aslı birdir. Güzel bir düşünce bir gönülde veya akılda tohum iken ,birde bakarsınız ki başkasında bu düşünce başak vermiş olgunlaşmıştır.. Bilgide kalmamak o bilginin haline bürünmekle kemale ermesi gerekiyor insanın..
Aşkın, anlatılınca anlaşılacak bir bilgi değil, yaşanınca kavranacak bir hakikattir. Yaşanınca kavranan hakikatse olgunlaşmaktır. İşte aklında tecrübe ettikçe yeni akıl sahibi olması sonrada olgunluğa ulaşması böyle bir şey. İnsan bilgide kalmayacak yaşadıkça tecrübe edecek, başına gelen hadiselere isyan etmeyecek, sabrederek olgunlaşacaktır. Olgunlukta öyle bir hale gelecek ki insan ,artık görünen görünmeyen ne varsa kendi gerçeklerini bizzat ifşa edecek göstermeye söylemeye başlayacaktır..
Hakikatte eksiksiz ve olgun olan ''HAK'' tır. O olgunluğun sahibidir. Onun olgunluğu ise sözle anlatılamaz. Kemal sahibidir. Onun için bizim olgun olmamızı ister.
Olgunlaşmaya verilebilecek en güzel örnek mevsimlerdir. Bu yüzden insan, dünyanın en son olgunlaşan meyvesidir diye tarif edilir. İnsanda bir tohum gibidir toprağa ekilmiştir. Meyvesi ise akıbetinde yani hasadında saklıdır. Her mevsimin bir olgunluğu vardır. Mevsimler insana bize bak da sende olgunlaş demek ister. Maksadı budur. Sürekli insan ölene kadar tekrarlar. İbret al der. Bir yıl içinde nasıl dört mevsim varsa insanın ömrü de böyledir. Ölümüne kadar bu dört mevsim bir defaya mahsus olmak üzere hüküm sürer hayatında. Ama her anında yine dört mevsim saklıdır.
Hayat sayfalarını iyi okuyan insan ibretle bakan insandır. Hayatın vermek istediği manayı anlayan insandır. İnsanın hayattan ve onun anlattıklarından bir mana çıkarması akıbeti görmesi anlaması ''MÜMİN'' bir bakıştır.
Mümin bakışın olgun bakışla görünmez bir münasebeti akrabalığı yani soy bağı vardır. İkisi de aynı cinstendir. O bakış kuran ve hadislerle övülen bir bakıştır. Bu bakış Nurun bakışıdır. Anlayışı nurun anlayışıdır. İşte insana verilen bu olgunluk, nurun anlayışından sadece biridir.
Yaşanılan tecrübeler insanı daha da olgunlaştırır. Hadiselerden ders çıkaran olgun bakıştır. Olgunluğun insana verdiği mana yani sessiz sözler vahiy gibidir. İçinden gelen ibretli sözlere dikkat eden insan olgunlaşıyor demektir. Son baharın bittiğini görünce artık bilmeli ki insan kış gelecek.. Sonbahar bunu bana haber veriyor, artık burada ihmalkârlığın ve inat etmenin bir yararı olmadığını bilmesi gerek.
Okuyabilene tüm mevsimler hakikatinde insana bir uyarıdır verir. Ama görünüşünde ise tam aksidir. Görünüşüne alışır bağlanırsa, mevsimler insanı kafi derecede aldatır. Yok eğer verdiği manayı anlarsa olgunlaşır. İşte olgunluk bu aksi görünüşleri ayırt edebilmenin yani hünerin ver meziyetin adıdır.
İnsan, buna benzer nice özelliği içinde barındıran alemin küçük bir örneğidir. Bu örnekten aslı bulmak anlatmakta yine insanın meziyetidir. Alemi küçültmüşler insanın içine başka bir sembolle koymuşlardır. Herkes kendi alemini yani içindeki kainatı keşfi neticesi gerçeği bilir oradan olgunlaşır ötesinde hakikati anlar ve yakiyn sahibi olur..
İnsanda da mevsimler vardır ama dışımızdaki mevsimlere benzemez yani aynısı değildir. O şekil itibari ile o buna, bu da ona benzemez fakat hakikatte verdiği mana birdir. Yani burada teferruata şekle kapılıp kaybolmaktan ziyade, verdiği manayı anlamanın önemi vardır..
Her hakiki anlayışın bir kainat gibi gökleri ayı güneşi ve yıldızları hülasa daha da ziyası vardır. Bu anlayışlar gayb alemini anlamanın kandilleri gibidir. Remizle bu kainatta ne varsa, arzdan arşa sırra değin her anlayışın içinde bu terkib içindedir. Tüm terkib bu adetullah üzeredir.
Buluttan şimşek çakması, yağmur yağması, insanın heyecan duyması ve hüzün düşünceleri yüzünden ağlamasına benzer. Bulutların gökyüzünde kaybolması güneşin ortaya çıkması, insanın sıkıntıdan kurtulması, içine aydınlığın ferahlığın gelmesi gibi bir şey. Bu insandaki ferahlık yeryüzünün bahar gibidir ama görünen bahara benzemez. Diğerlerini artık siz kıyas edin.
Sonbahar ömrün yaşlılığı yani faniliğini, kış fani ömrün bitişini, bahar yeniden doğmayı, yaz ise tali mutluluğu ifade eder. Bu remizler Gayb alemindeki mevsimlerin remizleri gibidir. Burada kısa ve fani orada ise uzun ve sonsuzluğun işaretlerini remz eder. Ancak hiç bir asıl bu dünyadaki eser gibi değildir çok farklıdır. Aslın dünyadaki akisleri gölgeler gibidir. Nurun aksi de remizle güneşe benzer ama bu nura göre gölge mesabesindedir. Nura göre güneş Gölge gibiyse, artık nurun kıyası nasıl mümkün olsun.
Hikmet madeni hakiki anlayışların oluşturduğu sonsuz bir madendir. Bu anlayışların hepsinin aslı nurdandır bu madenin anahtarları da ancak aşk ve imanla elde edilir. O zaman arzdan insana, insandan gaybe oradan kürsi ve arşa sonra sırra değin anlayışa sahib olur insan. O zaman Kamil bir insan olur insan. Ama Bu anlayışın sonu yoktur..
Senin ve benim dileğim henüz aşk olmamış bu hayal kime yarar.. Taklitten öteye yol bulamaz ki insan..! Dinler dururuz. Taklit eder dururuz. Hz Mevlana olgunlaşmayı şöyle ifade eder anlatır: “Hiçbir ayna, tekrar demir olmadı. Hiçbir ekmek dönüp de yeniden buğday olmadı. Hiçbir üzüm tekrar koruk hâline dönmedi. Piş ve olgunlaş da, bozulmaktan kurtul!”
Selam ile
Ahmet DÜZGÜN
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)