Allah, bu varlık evrenlerini kimi rivayetlerde yetmişbin ışık perdesi altında yarattığı ifade edilmiştir.
Bu yetmiş bin perde, ilahi sıfatların ve isimlerin tecelli mertebeleri ve mahlukat âleminin tabakalarını oluşturur.. Bu ışık perdelerinin her birisi ayrı bir algılama dünyası, ayrı bir varlıklar evrenidir.
Maksad tezkiyeyle bu ışık perdelerini geçerek Allah'ın gerçeklik denizine, yokluk evrenine ulaşmaktır.
Bu perdeleri aşmak, birçok varlıklar için mümkün değildir; insan için ise mümkün fakat çok zordur, insanlar bu hakikat perdelerinin çeşitli safhalarında kalırlar. Ancak bu Hak' kın kuluna lutfu ile olabilir nur bağışlamasıyla mümkündür. Ön saftakilere hayat veren bu ışık perdeleri, arka saftakilerin dayanamayacağı derecede ince bir ışıktır nûrdur. Bir derece üstün olan bir nura bakabilecek kabiliyeti olmayan nura ancak bir derece üstün olan nurun ona bir işık yani kabiliyet vermesiyle bakış görüş yani aydınlanma vermesiyle geçişi sağlanabilir.
Meyveleri olgunlaştıran, tatlılaştıran bir ışık vardır ama, bu, madenleri eritmeye, demiri çeliği yumuşatmaya yetmez, insanları olgunlaştıracak ışık ise nurdur. Ama o, bir toprak ve su olarak kaldığı sürece olgunlaşması mümkün değildir. Toprak bedenimiz; gönlümüze, canımıza sadece bir kaptır. Nasıl suyu ateşte doğrudan kaynatamıyor, bir tencereye ihtiyaç duyuyorsak, beden kalıbında bulunan gönül içinde nur öyledir.
Nurun aydınlatması güneşin aydınlatmasına benzemez. Nurun ışığından maksad iç aydınlığıdır yani manevi aydınlanmaktır. Nur, uyanıklık, dirilik ve birlik aleminin güneşinin aydınlığıdır. Bu aydınlık aklın ve gönül unsurlarının gıdasıdır. Uyku uyanıklığı ile akıl ve gönül uyanıklığı ne anlıyorsak buda öyledir. Diğer bir ifadeyle Hakikatteki gün ile dünyada ki gün'ün birbirine isim olarak benzemesi gibidir. Biri damladır diğeri sonsuz deniz.
Beşeri aklın gıdası ile ilahi akla sahib aklın gıdası aynı değil ayrıdır. Bu ışık dünya ışığına tabiatı neşelendiren meyveleri olgunlaştıran eğreti ışık gibi değildir. Bu nur parça parça aydınlanmalarla başlayan akbinde bütününe erinceye dek durmayan, bakilik yani gerçek aydınlık alemine varan bir ışıktır.
Bu ışık beş duyunun anlayış ışığına benzemez.İçinde bir parca ilahi akıl bulunan yani gaybe iman eden akla kendini gösteren bir ışıktır. Bu ışık bu nur, bu aydınlanma beşduyunun ötesinde kuvveyi kudsiye mensub bir akla ancak malum olur.. Akıl ve gönül aydınlığa diriliğine sebeb olur. Akıl ve kalb o aydınlanmalar sebebiyle hakikate yakin olur. İmanı kamil olur. Tamamen nur görür ve nur olur safhasına gelene dek bu nimetin sonu yoktur. O akıl ki nurun an be an sıfatlara oradan isimlere fiillere özetle mücessim hale ilahi devrini görür.
Ateşin ışığı gündüzün ve gözün görmesine sebebtir. Biri maddi alemi yani nesneler alemini görülmesine anlaşılmasına ve tanınmasına sebebken, diğeri manevi alemin yani hayvani duyularla anlaşılmayan kuvveyi kudsiye ile ancak anlaşılabilen alemin tanınmasına görülmesine sebebtir. Biri ruhun ışığı diğeri cismin ışığıdır. Nura nispetle ışık gölge mesabesindedir.Bu konu derin tefekkür konusudur.
Fahruddin ıraki ks nin NurlarI ve perdelerini söyle bir izahı vardır: ''Nur, nuru yakmaz. Belki ışığı mağlûp olan nur; ışığı daha şiddetli ve galip bir nur içinde görünmez olur. (Lemaat) Nur perdelerini birbirlerine galip ve mağlub olarak izah eder. Nurdan perdelerin mertebelri olduğu gibi zulmani perdelerinde mertebeleri vardır.
Nurani perdeler zulmani perdelerden yüce ve alidir. Nurani perdeler açıldığında zulmani perdeler yanar yok olur. Tam aksi zulmani perdeler nurani perdelerin izafi yani fani kalıbları gibidir..Bu perdelerin en aşağısı yeryüzüdür yani varlık perdesidir beden perdesidir. Hakiki Nura karşın bu varlık perdesi gölge gibidir. Bu gölgeler işte bu cisimler alemidir. Cisim mesabesinde, karanlık yani zulmani mesabesindedir. Maksad bu varlık perdeleri yırtmaktır. Buda Hz Mevlana nın buyurduğu gibi ''Allah kimin ruhuna (nur )meheng korsa; ancak o kişi yakini şüpheden ayırd edebilir. Hakkın nuru ile olur.
İSLAM ALİMLERİNİN VE MUTASAVVIFLARIN NUR HAKKINDA Kİ GÖRÜŞLERİ
Fahruddin ıraki ks nin NurlarI ve perdelerini söyle bir izahı vardır: ''Nur, nuru yakmaz. Belki ışığı mağlûp olan nur; ışığı daha şiddetli ve galip bir nur içinde görünmez olur. (Lemaat) Nur perdelerini birbirlerine galip ve mağlub olarak izah eder. Nurdan perdelerin mertebeleri olduğu gibi zulmani perdelerinde mertebeleri vardır.
Sultan veled ibtidaname adlı eserinde; Hakk’a ulaşıncaya dek, bu yolda karanlıktan, nûrlardan çok perdeler var. Yarısı nûr, yarısı karanlık; bunlardan kim geçtiyse yüzlerce devlete ulaştı.Gökyüzünün de kutbu oldu, yeryüzünün de; iki âlemde de uludur, seçilmiştir o. Karanlıklar perdeleri, bedenin vasfıdır; çünkü beden, kibirle, kinle, ben’le, biz’le dopdoludur. Cansa, nûr perdeleriyle vasfedilmiştir; insan, onlardan da geçti mi, ulaşır artık.
Her bölük, bir perdenin ardında kalmıştır; varlığını o perdeye rehin etmiştir. Çünkü o perde, onlara büyük görünmüştür; her bölük, bir perdeyi kendine mâbûd edinmiştir. Hepsi pervâne gibi, perdeyse sanki mum; o ortada, hepsi de onun çevresine toplanmış ..Buyurur.
İnsanın anlayış aracı olan beş duygu, ona konuşmaya, o nazara ulaşmaya perdedir. Bil ki zamânenin hoşluğu, tadı tuzu, Rahmân’m lûtfuna engeldir. Hak için hevâ ve hevesini terk edene, cennette en iyi yer ihsân edilir. Bil ki can definesi, beden zahmetinin altında gizlidir; mâdenden, zahmete girmeden, eziyet çekmeden gümüş elde edilir mi hiç? Orucun, namazın, haccın zekâtın sırrı bunun içindir; yürü, yorulmanı artıradur. Ecrin, çekeceğin zahmet kadardır; ne kadar zahmet çekersen, o kadar define, elde edersin
Yine Sultan Veled İbtidaname de ''Beden Hak nurunun kadehidir buyurur. '' Âdem'i çamur ve su şeklinde yarattı ve onun vücudunu kendi nurunun kadehi yaptı. İblis ve melekleri, onunla imtihan etti ve: "Adem'e secde ediniz" diye buyurdu. "Onunla aşinalığı olanlar secde ettikleri aynı nuru" bu kadehde ve bu mazharda, marifetle gördüler ve secde ettiler. Ancak iblis göremediğinde etmedi buyurur. Çünkü o süreti yani bedeni gördü ama nuru görmedi buyurur.
Âdem'den sonra bazıları, muhakkik, bazıları da mukallit oldular. Bazısı şaraba tapar, bazısı da kadehe tapar oldu. Adalet terazisi, cinsi, cins olmayanla toplamağa ve birbirine karıştırmağa razı olmadığından tekrar başka bir peygamber ortaya çıkardı. Şarapı tanıyan ve nur ehli olan kimseler kadeh değişince yanılmadılar, bulundukları halden başka bir hale dönmediler. Âdemle hemdem oldukları için bu peygamberi de Âdem olarak gördüler.
Beyit:
Âlemden maksat, Adem'in gelmesi,
Âdem'den de maksat, o demin gelmesidir.
Tas da, kâse de kadehe benzer; er kişi, şarabı tanıyan, bilen kişidir. O, şaraptan mahrum kalmaz o rahmete ulaşmış kişidir, Ama beden kadehlerine bakan, onları gören kişinin kör gönlü, can şarabını içemez.
Sultan Veled, Nuru ''Ölüm karanlık, nursa hayattır,'' şeklinde izah eder. Nur şu karanlıklardan gittimi, Dünyâ da ölü bir hâlde kalır, dünyâdakiler de; çünkü sevgilinin yüzü gizlenmiştir onlardan. Çünkü herşey, onun nûruyla doludur; hepsine de nûr, o güneşten gelir. Bu şeyler, evlere benzerler; Hakkın nûrunun vurmasıyla aydınlanmışlardır.
Nûrunu onlardan gizledi mi, hepsi de cansız kalıba döner. İyiden kötüden, pisten temizden ne varsa hepsi de helâk olur gider.
Böylece de arılığın, yaşayışın onlardan olmadığının, eğreti bulunduğunun bilinmesini sağlar. Eğretiydi, gene aslına gitti; güneşin ışığı, güneş değirmisinden nasıl ayrılır? Herşey onun nûrundan mahrûm kalınca hepsi de ölüp gitti, yalnız Hak kaldı.
Ama nurda yok olan can, yokluktan sonra nurda varlığa erer. Böyle kişinin zâtı, lâtif ışıklardandır; tümden aşağılık kişileri de aydınlatır, yüce kişileri de. Öyle bir nûra yokluk eremez; çünkü o Hak’ tandır, Hak’tan özgeye gitmez. Hak durdukça o da durur; dâimâ Hakla bâkıydir. Bedeni yok olur, ölür giderse canı, mekânsızlık âleminde saltanata kavuşur.
Sultan veled, Erenleri tarif ederken ''Onlar, insan elbisesinde Hak nurlarıdır; seher gibi gece karanlıklarından baş göstermişlerdir. Zâtı peygamberlerin mirasçıları onlardır; söz yoluyla nur saçarlar onlar. Bilgileri gönüllere nur bağışlar; gerçekten uzak olan kişi, onların sözleriyle yakınlığı bulur.Onların tapısına gelenler, Hakkın sıfatıyla bezenirler. Onlar, canlara elbise giydirirler; onlara tertemiz içki içirirler (İksir-i azam).
Sultan veled yine eserinde A benim cânım, bir başka anlam var ya, budur o; gönülde gizli bir ışık vardır. Öyle bir ışık ki Hakkın zâtından ayrı değildir; güneşin ışığının, güneşten oluşu gibi. Herşeyi insan onunla ayırdediyor; böyle kişiden de dünyâdan hiç bir şey gizli değildir. Böylesi bir ışık, o kişide boyuna vardır; bilgisiz, ham kişiyse ondan hep gaflettedir.
O arayan, kendi nûrunu gördü mü, Hakkı da apaçık görmüş demektir: Bir başka anlamı da şuki eren, dâimâ irfanla ganîdir, bilgiyle doludur. Zâti baştan başa nurdur o; hem cennetin bezentisidir; hem hûrinin bezentisi. Âlemde, Hakk’a mazhar olan odur, Adem gibi padişahtır, Halîfedir o. Ayağı, meleklerin secde yeridir; soluğundan ululuk nûru ışır, görünür.
Erende bir kerem vardır, bir keramet: bu, yürür gider: Dosttan gayrisinden nefret eder, onunla düşüp kalkmaktan utanır.Kaabiliyeti, istidadı olanları Hakk'a çağırır; kaabiliyeti, istidâdı olmayandan da nefret eder. Kendisi gibi sarhoş bir âşık arar ki ona gönlünün sırrını açsın, söylesin. Çağrısı, Hakk’ın has kullarınadır; onlara sırları saçmak, açıp dökmek ister.
Gerçeğe ulaşma kaabiliyeti olmayanlara hiç söz söylemez onlar; çünkü herkes gerçeğe yol alamaz. Aslı Allah'a bağlı olan ve ondan nur alan ve muhakkik olan her kimse yine ona meyleder ve bu daveti kabul eder.
Birinci bölümün sonu
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)