İnsana verilen ilahi emanetlerden biride akıldır. Her canlının istidat ve kabiliyetine göre bir aklı vardır. Nitekim insana verilen aklın olgunlaşması ''Adem safiyullah'' mertebesine gelmesi umulur, hayvanlara verilen aklın terbiyesi ise ancak bir yere kadardır daha ileri gitmez.!
En iyi ve en doğruyu arayan temyiz kabiliyeti olan akla, akıllı akıl denir. Akılsız akıl hayvan aklına benzer. Yahut da hayvan aklıdır. Akılsız akıl aklını kullanamayan akıldır. Her akıl taşıyan insanda akıllıdır denmez. Her sedefte inci bulunmaz örneği bunun içindir. İnsanı hayvandan ayıran en önemli yer burasıdır. Çünkü insan, hayvanların düştüğü gibi aynı tuzağa tekrar tekrar düşmez yani yem olmaz. Aynı tuzağa ve hataya tekrar düşüyorsa , artık o akla insan aklı denmez, siz ona eşşek aklına sahib deyin ben hayvan aklına sahib tir diyeyim fark etmez..
İnsanların kendi aralarında da aklın dereceleri çeşit çeşittir. Hayvanların aklı da bunun gibidir. İnsan yahut hayvan olsun, kabilesi ve atasının tecrübesine, kültürüne, bilgisine göre oluşan akıl derecesi vardır. Örnekle insanlar içinde kiminin aklı maddeye kiminin aklı manaya çalışır. Kiminin meyli fenne, kiminin şiire yani duygulara.. Kimi kimyaya kimi simyaya meyillidir..
Kimi para kazanmakta mahir kimi kalpazanlık yapmakta. Kimi küfre..
Kimi imana istidatli ve meyillidir. Hayvanlarda ise yenen ve yenilen olmak üzere aralarında akıl dereceleri vardır. Her neyse, her kimse, ve her kiminleyse.. Herkes hünerin de zirve yani mükemmelleşmek ister.
Tüm akıl mertebelerinin toplandığı sonsuz ve sınırsız yere Aklı kül denir.
Aklı kül bir teşbihle sonsuz sınırsız ve şekilsiz bir deniz gibidir. İnsanlarda ki aklın, tevhid mertebesi olan Aklı külle kadar sayıya sığmaz muhtelif mertebeleri vardır. Ehli sünnet aklı özel ve genel olmak üzere aklı iki kısma ayırır :
1- Akl-ı maaş: Dünyaya dönük akıl. Menfaate dönük akıl .En düşük akıl. Avamın aklı. Bu akıl insani ve hayvani olarak ikiye ayrılır.
2- Akl-ı mead: Ahiret işlerine daha fazla çalışan ve dönük akıldır.. Gaybe dönük akıl. Hakkın varlık ile bağı vardır. Bu aklın Hakka bağına, Nuri muhammedi, İlk akıl, Küllü akıl da denir. İşte her şey bu akıldan gıda alır ziyalanır. Emirle onun nurundan varlığa sürete bürünür.
Aklı maaş, faydalı, faydasız ,iyi ve kötü amaca göre karşılık bulur. Yeryüzündeki maaş akıl insanların ürettikleri fikir sanat yani hünerleriyle ilgilidir. Çoğu insan bu aklı tabiat ve insandan alır istifade eder. Avam insan aklının dayanağı dünya ilmidir. Akıl veren sınıfına aydın, bilim adamı denir. Ancak akıllı akıl öyle değildir, küllü akıldan istifade eder onunla emel eder. Aklı meade yani akıllı akla, Küllü aklın kainata dönük yüzü de denir. Küllü aklın varlığa ve zata dönük ait iki yönü vardır. Zata mahsus olan akl insan idrakinden uzaktır hadisle men edilmiş yasaklanmıştır. Hak ilk akıl olan Nuri Muhammedi ile yani külli akıl ile aleme zuhur etmiştir.
Aklın sufli ve ulvi mertebeleri kendi içinde dereceleri vardır. Kimi siccine alçalırken kimi de illiyyüne yücelir. Bizim esas bahse konumuz olan akıllı akıl, yani akıl yani mead tır. Dünyada varlık peşine koşmayan ve tesirinde kalmayan akıl, akıllı akıldır. Her aklın kendinden daha üstün ve olgun akla mutlaka ihtiyacı vardır. Ta ki sonsuz küllü akla ulaşana dek bu muhtaçlık devam eder. Cüzi (küçük) akıl gelişmez ise kendi aklına güvenir ve dayanır onu put edinir kendi bataklığında kalır.
Akıllı akıl ezel ile ebedi birleştiren bu hünere sahib tir. Akıllı akıl ''mazagalbasar'' bakışına mazhardır. Mazagal basar, baştan sonu görebilen bir öz ve gözdür. Küllü aklın bakışı ve görüşüdür. Mazagalbasar, küllü aklın feri dir. Basiret ve ferasete sahibi her mümin kişinin bakışına da denir. Akıllı akla sahib olanlar, varlıkların görünüşüne aldanmayanlar ziyadesiyse ardındaki suretsiz ve şekilsiz küllü nefse göze ve bakışa erişenler dir. Bu akıl insana ilahi nimet ve hibe verilen bir akıldır. Küllü akıl, teşbihle sonsuz sınırsız suretsiz ve şekilsiz bir düşünce denizi gibidir. Tüm akıllar oradan gelmiştir. La taayyün makamından yaratılan ilk akıl, Hakikati Muhammedi dir. Hakikati muhammedi zat tecellisine mazhar olduğundan ona küllü akıl da denir. Tüm akılların zirvesindedir. Akıllı akıllar işte bu ilk yani Küllü aklın ferlerinden mütevellittir.
Bu cihan ve varlık abıhayatın, Küllü aklının bir düşüncesinden ibarettir. Ondan izafi olarak vücuda gelmiştir. Her cüz , küllün özelliklerini içinde taşır. Nihayetinde küllüne varır. Gördüğümüz bu kainat, abı hayatın aks' lerin den ibarettir. Akıllı akıllar, abıhayatın sönmeyen ve bitmeyen nurundan yani işığın dan gıdalanırlar. Cüzi akıl sahibi olanlar ise kaynaktan değil bu akslerden ilham alır yaşarlar. Aks ler cüzi akıllar için aldatıcı bir abı hayattır. Cüzi aklın kaynağı akslerdir. Akıllı aklın kaynağı ,abı hayatın Küllü aklıdır.
Akıllı akıl dünya hayatı ve onun güneşi ve ışığın dan işık almaz gıdalanmazlar. Çünkü asıl kaynak varken cüze yönelmezler. Dünya mülkü ,güneşi ve ışiğı onlara göre bir aldatmaca ve ödünçtür. Tam aksine beslenirlerse dünya unsurlarına dönüşürler yani ölürler.
Yaratılan her şey abı hayattan gelir ve yine aslına geri döner. Bu ters aks şeklindeki varlık ve ibareler insana ibret içindir. Dünya güneş ve işığı dahi abı hayatın, aks ve gölgelerinden ibaredir. İnsan kainatın özet halidir. Kainatta ki tüm yansımaların benzeri insanda toplanmış dır. Ancak kendini tanıyan bunu keşf eder.
Maksatlar içinde bir maksad gizli ve örtülüdür. Büyük alemin feleklerle örtülü ve dürülü olması gibi. dünyadan başlar arşa değin yücelir. Küçük alem olan insanda aynı bunun gibi feleklere benzeyen perdelerle örtülü ve dürülüdür. İnsan nefsi derecesinden başlar ruhun en yüce pak makamına ulaşır. İnsandaki felekler ve perdeler, kesif ve latif dereceler den ibarettir..
Kainatı ve felekleri büyük bir ağaç gibi farz edersek ki öyledir, o ağaçtan maksad işte o meyvedir. Ancak meyvede yine bir kalıb dır. Buda yaman bir şaşırtmacadır. Maksad meyvede yani gizli lezzettedir. Maddi ve manevi lezzetler, zahir oldukları isimlerin canı gibidir. Bize sunulan maddi ve manevi bu numune lezzetler varlıkta bine kadar olduğu Adem babamızdan insana ''allemelesma''sırrı ile bildirilmiştir.
Maddi alemde dahi lezzet ne avuca sığar ne teraziye konur nede tam tarifi yapılabilir. Manevi idrak yani akıllı aklın ,bedeni duyguların ötesindeki derecesinde yaşadığı lezzetler ise ariflerin gıdasıdır. Bu Lezzet yaşanır ancak avam aklına anlatılamaz. Bu mümkün değildir ile mümkündür arasında dır. O lezzetler ilahi sıfatların varlıktaki itibari ve izafi numuneleridir. .
Akıllı akıl ağacın kökünden meyveye doğru bakar. Kimi akıllı akılda meyve den yani yukarıdan aşağıya doğru köke bakar. Üçüncüsü akıllı akılda meyvenin lezzetin den başlar daha ileriye ötelere yani yücelere ağar...! Bakışı ve görüşü bu seviye gelmemiş dünya ve onun güneşinden gıdalananlar eksik görüş bakış sahibidirler. Yani meseleler yüzeysel bakan ve düşünenlerdir. Yani avare gezen aklın düşüncesinin ayakları bahçeyi ve ağacı bulamamış ,meyveyi görememiştir. Önüne çıkan engellere takılıp kalmıştır.
Eğreti varlık bir müddet insanın istifadesine sınama maksatlı sunulmuş sihirli bir tuzaktır. Eğreti dünya güneşi ve işığı, bedenler için nasıl can ve hayatsa. Abı hayatın nuru yani ışığı da, akıllı aklın gıda kaynağıdır. Akıllı akılların anlayışları ve bakışları abı hayatın nuruna dayanır. Onun bakışı ve görüşüne göre görüş sahibi olur hareket ederler. Akıllı akıllar dünya güneşinin bakışına dayanmaz. Ona göre hareket etmezler.
Rasyonel aklın dışında daha yüksek akıllı aklın anlayabileceği yüksek bilinçler ve anlayışlar vardır. Akıllı akıllar , mukaddes pak akla ulaşıncaya kadar abı hayata kavuşuncaya kadar mertebelerden süzülürek elenerek kısaca tortuları terk edcerek saf hale gelinceye dek geçer.
Abı hayata dayanan akıllı akıllar dünya yı ki bir ağacın gölgesinden anlık dinlenme gibi görür.Daha ötesi şimşek çaktı ve söndü gibi anlar. Derin düşünürler. Dünya hayatını bir an gibi görürler. Çünkü şimşeğin çakıp sönmesinden ışık olmaz. Şimşek işığına aldanarak yola çıkmazlar.
Akıllı akıl insana yiğin için gezin özgürce yaşayın dünyada mutlu olun ve sonrada ölün diyen akıl değildir. Bu normal aklın düşüncesidir. Abı hayatın aks’ leri Allah' ın insan verdiği ip uçlarıdır. Abı hayatın aks leri, küllü bütünü yani tevhidi anlamak ve bulmak için dir. Yani taneden ambarı aramak gibidir. Yoksa tuzaga düşmek için değildir.
İnsana ödünç harçlığı ve bilgiyi vermişler meydanı göstermişlerdir.. İyileri ve kötülüğü elçiler vasıtasıyla uyarmışlardır. Meram burada düğümlenmiştir. Akıllı akıllar bilir ki, düğümü kim bağladıysa, yine o çözer.!? O yüzden akıllı akıllar düğümün küllü aklın elinde olduğunu bilirler.Akıllı Akıllar sermaye olarak verilen akslere değil kaynağa talib olurlar. On dayanır ona güvenirler. kendi akıllarına güvenmezler. Aklın geldiği yere kalbleri dönüktür. Ona iman ederler.
Abı hayat , yaratılan herşeyin gıdasını ve ismini aldığı, sıfatların tam ekmel ve sonsuz lezzet madenidir. Abıhayat şu gördüğümüz malum kalıblar içine muayyen miktar ve numunelerle ondan aks etmiştir. Akıllı akıl sahibleri akslere değil Küllü akla yani aklın kaynağına tabidir. Bu aksler yine aslına döner, Gayb gözü açınca, kainat gözünü kapar. İnsan gözü açık olunca kalb gözü kapanır. Ama gözü kapanınca kalb ve gayb gözünü açar..
Ömer Naci Yılmaz
Ateş Sazlığı Yakınca
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Seyfettin BUDAK
Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Hüseyin KURT
Bir medeniyeti yok etmek!
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Adnan ÖZ
Samsunspor oyuncularında heyecan kaybolmuş!
Eyüphan KAYA
57 İslam Ülkesinde Eşzamanlı Referandum Şart
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Recep YAZGAN
Çarşamba Belediye Meclisinde kazan derin siyaset
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Halil MERT
Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Songül KARAMAN
Evlerde Bereketi Çoğaltmak İçin Neler Yapılmalıdır-2
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Mehmet BOZKURT
Yeniden Bir Diriliş Gerekir!
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)