Hayatın içinde saklı bir sırrı daha var ki, o da Allah Teâlâ’nın rahmet sıfatıyla insanı ömründe bazı kereler ''İNKITAYA'' uğratarak imtihan etmesidir.
Yani Hakk’ın insanı bir halden başka bir hale dönüştürmesidir.
Bu yüzden İnsan hiç karşılaşmayı düşünmediği şeylerle karşılaşır.
Yüz yüze gelir. Bunun gayesi insanı sınamak içindir.
Yüce Allah insanı bazen yoklukla ve yoksullukla sınar, çünkü yoklukta hakikatin sırrı saklıdır. Bu insana olgunlaşması için verilen çok büyük bir lütuftur. Ancak çoğu insan bunu anlamaz yokluğa ve yoksulluğa isyan eder. Şikâyet eder lanet eder. Kendi kendini kahreder! Çünkü insan Rabb’ine karşı çok nankördür ve çok acelecidir. Buna karşın ise Allah, Rahman ve Rahimdir.
Settar’dır; Günahları ayıplarını örten ve çok Bağışlayandır.
İnsana Mühlet verendir.
Halbuki İnsan, dünyada yoksulken yani ihtiyaca düştüğü zaman gerçeği anlar. Yoksul ve ihtiyaç halinde iken hayattan bir şey anlamayan insan varlığa kavuştuğunda hakikati nasıl anlasın? Bu çok zordur. Çoğu İnsanın ömrü gaflet ve isyan içinde hayatın şatafatı içinde yok olup gider.
Çünkü yoksulluk derdi insanı derin düşünceye sokar, insanı sorunlarıyla baş başa bırakır, o isyan ettiği dert aslında ona çareler arattırır. İnsan o zaman bir türlü göremediği şeyleri görmeye bir türlü anlayamadığı şeyleri yeniden bir başka anlamaya fark etmeye başlar. İnsan o zaman kafasına vurur. Yani insanın aklını başına O dert ve sıkıntılar getirir. Bu yüzden dert insana lazımdır. Çünkü onu olgunlaştırır. Düşündürür. Kararlar aldırır. Dert imtihan için bir vesiledir. Hakkın ilminden ve yine onun izniyle insana gelir ve gider.
İnsan bu dert ve sıkıntılar karşısında anlayışınca olgunlaşır insanlaşır. Bu anlayış sonsuzluğa kadar sürer bir durağı ve sonu yoktur bunun hayatta iken de öldükten sonrada devam eder. Kısaca insanın kim olduğu yokluk anında ve halinde belli olur. Zira bir musibet bin nasihatten evladır demişlerdir. Peşin sille veresiye keremden iyidir çünkü İnsanın aklını başına getirir.
Madem olgunlaşmak, hayatı ve hakikati anlamak istiyor insan o zaman derin sessizliğin ona kulak kesildiğini bilmesi onunda bu derin sessizliğe kulak kesilmesi gerek! Verdiği manaları yani dilsiz dudaksız kelimesiz söylediklerini anlaması duyması gerek.
Bu seziş ve görüş insanın dışında ve içinde olur. Dıştaki görüş sadece yalnız baş gözüyle olmaz. O göze birde ibret gözlüğü lazımdır. Ancak o zaman görmek, anlayışa dönüşür. İçteki anlayışlar ise ilhamlar ve manalarla olur. Manalar latiftir elle tutulmaz gözle görülmezler. Ancak bir hale büründüğünde yani şekle dönüştüğünde onları görebilir anlayabilir insan. Dıştaki sembollerin yani şekillerin manasını insana ne söylemek istediğini anlamaya çalışmalı insan.
Yaratılmış her şey aslında insana bir şeyler söylüyor ama insanın söyleyişine benzemez. O başka bir söyleyiştir. Bunun gibi nice söyleyişler anlatışlar var ki onlara bu özelliği Hak vermiştir. Ancak ibret kulağı ve gözü olanlar bu söyleyişi duyar anlar.
Dünyada yaşadığımız tekrarların sebebi bir şeyleri insanın beynine ve kalbine bir mana vermek yani çakmak içindir. Gafletten uyandırmak içindir. Anla artık gör artık demek içindir. Yani ders vermek içindir. İnsanın hayatı boyunca sürekli tekrarlanır durur. Sınıfta kalan bir çocuğun tekrarı gibidir.
Alem insan için yaratılmıştır. Tüm bunlardan meram kendinde önce alemi sonrada saklı ADEM’İ bulman kul olman içindir. Yani Kendini tanıman içindir. Ama sen kendini pek ucuz biri gibi değersiz sanıyorsun ve kıymetini bilmiyorsun. Halbuki bu alemden maksat insandır. İnsan dan maksat ise o soluk. Alemde ne varsa ademde de o vardır. Bütün alem senin için yaratılmıştır. Öyleyse kendine iyi bak.. Kendini düşün!
Hakikati gerçeği bulmaya anlamaya çalış zorla kendini! Dünyadaki bu semboller şekiller, işaretler bana ne mana vermek istiyor, ne demek istiyor bunlar de! Yani bu doğuşlar bu ölüşler, bu mevsimler, bahar kış yaz, açan çiçekler yağan yağmur ve karlar, bulutlar, şu ağaçlar, bitkiler bu ay güneş, felekler, gece gündüz, şu sabah şu akşam, şu yaşayıs, ayrılık kavuşma, yok oluşlar, nereden geldik nereye gidiyoruza bi dur deyip, bana ne anlatmak istiyor demeli insan. Kendi kendine sormalı insan. Bana Israrla anlatmak istediği söylemek istediği bir şey mi var acaba düşünmeli.
Bu sessiz düşünceler ve sessiz sözler, insanın hakikatte ki konuşma dilidir. Ancak gözleri görse dahi, gerçekten özü kör olanlar bunu anlayamaz yani göremez.! Bu sözü ve sesi ancak, dünya ve içindekilere gönülden bağı olmayan insan duyar. Bu alemin bir tarafı gaflet ve delalet, diğer yönü ise ibret ve idrakten ibarettir. Gönül ve kalb ibret ve idrak mahallidir. Akıl ve nefs ise gaflet ve delalete yakındır. Velev ki yönünü ruha döndürmesin. Bu her insanda böyledir. Kimin gözü açık aklı uyanıksa o dur ondan fazlaca istifade eden.
Gönül bağı, soy bağına yani ten bağına benzemez. Gönül bağı ruhların bağındandır. Soy bağı ise tenlerin vasfıdır. Yani ruhun özelliği, bu tabiatın yani ten özelliğinin tam aksidir. Birbirlerinin zıddıdır Birbirlerine benzemez.
Hz. Mevlana; “Esasen bu dünya sizin ruhlarınızın hapishanesidir; tez elden, kendi ovanıza doğru gidin. Bu dünya sınırlı, o dünya ise esasen sınırsızdır. Şu nakış ve suret, o anlamın önünde bir engeldir.” “Bu dünya yoktur aradığını varda ara. Şeklin, suretin sıfırdır, istediğini ANLAMINDA ara. İnsanın dünyası, görüşü ne kadarsa o kadardır. Gözü bu kadar olunca, denizi de ona göredir. Buyurmaktadır.
Hz Pir bu beyitte bir ipucu vermektedir. O da insana çoğu şeyi anlamında ara demektedir. Bil ki şu yaratılan nakış ve suret anlamaya engel oluyor demektedir. Zira İnsanın görüşü görebildiğiyle sınırlıdır.
Bu söyleyişler ve anlayışlar her bakanın görüşüne göre değişir. Bu değişmeler anlatışta ve görüşte olduğu gibi sözlerde de olur. Aslında İtifak ve hakikat özedir. Manayadır. Tevhidedir. Yani varlığın vermek istediği yani taşıdığı anlamadır. Yani ona yüklenmiş ve verilmiş bu özelliğe birliğedir.
Kalıbta kalan her anlayış ve görüş maddeperesttir. Müminlerin kalıba değer vermezler ancak bu kalıp maksatlarına ulaşmak için geçici bir süre istifade etmek içindir. Yoksa ona aşırı değer vermeleri ona inanmaları sebebiyle değildir. Müminler kalıptan mukayyet bir zaman ve ölçüde istifade edip sonra bırakacaklarını bilir asıl yurtlarına isteyerek te istemeyerek te olsa çekilip götürülecekleri inancına sahib kişilerdir.
O yüzden müminler dünyaya pek kıymet vermezler. Müminler yeryüzünde Hakkı hakim kılan ve üstün tutan insanlardır. Haktan yana ve onun sözlerinden yana taraf ve saf tutan, ona dayanan güvenen sığınan kişilere mümin insan denir. Yani müminler dünyaya ve onun içindekilere dayanmaz güvenmezler. Dünya içindekilerin geçici olduğu sonrada yok olacağını kesin olarak inanırlar. O yüzden onları dünyayla ve içindeki servetleriyle kimse korkutamaz.
Ne kadar zorda da olsa insan yine de imtihanda olduğunu unutmamalıdır. Sabretmeli iyi düşünüp ibretle bakıp anlamaya çalışmalı. Çünkü insana hayatın zor gösterilmesinin sebebi; tahammülünün sınırlarını görmek ve ardında ne sakladığını ortaya çıkarmak içindir. Çünkü hep onu ararlar..! Çünkü sen osundur! Yani İçindeki gizli sensindir. Bir bak bakalım sen nasıl birisindir. O yüzden güzel düşünmeli ve güzel yapmalı insan..! Hakkın tarafında olmalı insan
Güzel bir hayalin gerçekleşmesini istiyorsan, önce güzel bir niyetinin olması güzel bir düşünceye dönüşmesi gerek.! Zira güzel hayaller, güzel düşüncenin bir ürünü, gönül dünyamızın bir görüntüsüdür. Gönülde iyi ve güzel olan her hayal her düşünce muhakkak hakikat aleminde can bulur ve ahirette bir gerçeğe dönüşür.! Aksi düşüncede böyledir. Biz müminler buna inanırız. Başkaları inanmasa da. Zira bu yaşadığımız alem ahiret aleminin aksidir. Yani bu dünya ve felekler gayb aleminin aksinden yaratılmıştır. Tersi tersine birbirlerinin aksi yönünde işleyen dönen çarkı düşün..! Tefekkür et.! Bil bakalım işlerin işleyişi nasılmış..!
Aklı başında olan ve dünyanın gerçekliğini kavrayan insanlar, bu dünya hayatının nimetlerinden de yararlanarak öte dünya hayatına hazırlanır ve bu dünya için gam çekmezler. Gamı ancak cahil olan insan Hakk’ın ne olduğunu bilmeyen isyan eden insan çeker. Allah böyle olmaktan bizi korusun. Amin.
Ahmet Düzgün
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Eyüphan KAYA
Cuma Hutbemizin konusu; Veda Hutbesi
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Halil MERT
Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı?
Fatih ORUÇ
II. Körfez savaşı veya ABD-IRAK savaşı
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Fatma Saçak Akbulut
Sevmek
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)