Kimse sevmediği bir şeyin hayalini kurmaz. İnsanlar sevdikleri özledikleri şeylerin hayalini kurarlar. Hayalini kurduğumuz yada hayaline daldığımız o kadar çok şey var ki ''DÜNYADA'' saymakla bitmez. Sevdiğimiz hayaller sürekli bizi meşgul eder bizden ayrılmazlar. Dünyada daldığımız ve kurduğumuz hayaller aslında bizim gizli putlarımızdır. Bu yüzden kurduğumuz hayaller çok önemlidir. Bu hayaller ya bizi biz edecek yahut da bizi yok edecek değerlerdir.
Sevdiğimiz hayallerimizi kimseye söylemeyiz. Çünkü içimizdeki hayaller bizim oyuncak bebeklerimiz gibidir. O yüzden kimseyle paylaşmayız. Herkesin süret sandığı içinde gizlediği örtülü bir hayali vardır. İşte insan bu hayallerinin yüzünden peçeyi açıp içinde ne olduğunu tekrar tekrar gözden geçirmelidir.
İnsan önce içindeki en sevdiği hayali bir köşeye ayırsın. Diğerlerini bir bir sıraya koysun.Baştacı yani sultan olan hayal hangi hayalmiş onu belirginleşsin. O hayali ile sessiz dilsiz konuşsun. Onu soysun çıplak bir hale getirsin ne var ne yok bir bir görünsün. Sihri ve ya sırrı ne imiş ortaya çıksın. O latif sürette gizlenen maksadı bulsun.
Yalan hayal ile hakiki hayal arasındaki farkı iyi anlamak temyiz aklın görevidir Nefsin Hayali ile ruhun hayali, birbirine tamamen zıdtır. Bu iki hayal, vasıfları ve unsurları sebebiyle ayrılır. Çünkü biri arzdan yani topraktan diğeri arş ve üzerindeki mukaddes nurdan gıdalanır. Bu yüzden kurduğumuz ve daldığımız hayallerin ''kim içinmiş ve ne içinmiş'' olduğu çok önemlidir...
İşte öyle yüce ve mukaddes hayaller var ki dünya göklerinin fevkinde cihanın ötesinde olurlar. İnsanın bu fevkte hayal kurması sevgisini,imanını ve bağını arttırır. Cihetsiz ve suretsizlikte, nitelik den uzak yücelikte ki yüksek göklerde kurduğumuz her hayal bizden istenen hayaldir. Cihanın ötesinde olan bu mukaddes hayaller yine o makamın unsurlarıyla kurulur. Mukaddes hayallerin nasıl kurulacağı ise kuran ve hadislerle inananlara bildirilmiştir.
Kuran insanlara o yüce göklerden güzel tablolar sunar. Çünkü bu ebedi diri ve canlı olan bu tablolar Hakkın mukaddes sıfatlarının hayalinden birer örnektir. İnanan insanların onu hedef alması için gönderilmiştir.İnsan yeryüzüne gelir nihayetinde yine aslına tekrar geri döner. İmanın hakikati geldiği yeri araması özlemesi oraya dönmek istemesidir. Böyle bir hayali kurması ancak asli yurdunun unsurları ile olur.
Beşeri vasıflar ile kurulan her hayal insanı maddeye çeker.Diğeri ise geldiği yere götürür çadırını o yurtda kurdurur...Yeri orasıdır. Sonsuz hayat bulduğu huzur bulduğu yer orasıdır. Onun özlemini çeker.
Kurduğumuz veya daldığımız bu hayali putların vasıfları çok önemli. bu vasıflar hayalin sahtemi yoksa gerçekmi olduğunun izini taşır. Çünkü her hayal vasıflarını, unsurlarından alır. Ondan doğar ve oluşur. O nun özelliğini taşır. Vasfın, unsuruyla gizli bir bağı vardır. Bu bağlar bazısı görünür bazısı görünmez. İnsanın hayalinin değerli oluşu veya olmayışı o hayalin bağıyla ilgilidir.
Eğer hayalimiz, unsurlarını bağlı olduğu tabiattan alıyorsa o bizim putumuz dur. Aksine hayalimizin unsurları manevi ve ilahi cihetten ise insandan istenen kıble O dur. O olmasıdır çünkü aslı oradan gelmiştir. Bu manevi vasıflar, insanı,Hazreti insan eden değerlerdir. Diğer maddi olan vasıflar hayvanlığa ve tabiatın hüviyetine çeker. Bu iki değere ulvi ve sufli değerler denir..
İnsanın dünyaya dalması onun hayalini kurması,ve ona sığınması Hak ile arasına kalın perde çekmesine benzer. Bu hayal nefsin hayalidir. Ama bu boş bir hayaldir. İman eden insan Allaha sığınır ve dayanır, ahiret gününe ve gaybe iman eder. Dünyaya perde çeker.Geldiği yurdun özlemini çeker hayalini kurar.yahut dalar. İşte buna ruhun hayali de denir.
Bu ise hakiki hayaldir.
Çoğu insan dünyadaki bu hayali putların esiri olduğunu bilmez anlamaz. Bunu hayatın bir parçası ve zorunluluğu gibi görür. Aslında doğruda görür ama bu doğru bir ölçek yere kadar doğrudur.. Çünkü dünyanında umutları ve insanı tavladığı hayalleri vardır. İnsanı bu hayallerle tuzağa düşürür.Yetişkin insanların dünyadaki hayalleri çocukların elindeki oyuncak bebeklere benzer. Tez bu bebeklerden insanın kurtulması umulur.
Her çocuk gibi yetişkin insanda kimseyle malını mülkünü hayalini paylaşmaz.
Bir oyuncak bebek gibi kolay kolay elinden bırakmaz. İsteyene kızar kavga eder. Kısaca biz buna dünyaya bel bağlamak ümit bağlamak da deriz. Bu putlar insanı kendine kul köle eder. Putların peşinde ömür sürer nihayet ölüp gider. Gerçekleşsin yahut gerçekleşmesin bütün bu putlar da bir hayalden ibarettir. İbret almayan insan başını topraktan kaldırıp semaya yüzünü dönmez bir türlü gözünü yücelere dikmez.Gafletinden ve dünyaya bağlılığından ''İnna lillahi ve inna ileyhi raciun'' diyemez..
Hakikatte dünyadaki insanın cismi bir hayaldir. Dünyadaki beden bir müddet sonra yok olur göze göre hayal olur. Ama gayb alemindeki insanın hakikati asla yok olmaz daima vardır. İşte Hakikatteki insan; dualarının ,güzel düşüncelerinin ,tevhidlerinin, tesbihlerinin ,tenzihlerinin, hamdlerinin, güzel amellerinin nurundan karşılığıdır. Yahutta tam aksi durum söz konusudur
İnsan ölünce adı yaptığı iş ve amellerin manası kalır. İnsan ölür adı, eşek ölür semeri kalır sözü bu nükteyi ima eder. İnsan bıraktığı eserleriyle iyi veya kötü anılır. İnsanın manası eşeğin manasından üstündür. İnsanı, eşek ten ayıran özellik, manalar ve isimlerin, hayvana değilde kendine bildirilmesi yüzündendir.
Manalar bakidir lakin büründüğü cisim kalıbları ise izafi ve fanidir. Ama bu sıfat halindeki manalar sonsuz kudret ten var edilmiştir. İnsanın adı ve manası kaybolmaz biz yaşadıkça hatırda kalır. Ancak insanın cismi yok olur. Bunun gibi insan ölünce manası da, İlahi hatırda olan ahirette asla kaybolmaz,manası göre tekrar libas giyer.
İlahi bir hayal içinde olan insanın, bu hayalin içinde başka bir hayale o hayalden de yine başka bir hayale doğru yönelmesi tabiatın çekişi yüzündendir..
Diğer taraftan tam aksi yöne dönmesi ilahi ve rahmani bir çekiş yüzündendir. Bu hale gelen insan uyanmış aydınlanmış ve farkı fark etmeye başlamış demektir. Basiri açılan insana her insana marifet ilmi doğar..
İnsanın Gayb teki hakikati, dünyada yaşayanlara göre hayal gibi gelir. Ama ahirete göre bir bakışlada dünyadaki varlık hayal gibidir. İnsanın ahiretin yahut gaybın bakışı ile dünyada hayat sürmesi ,yaşaması, hayal kurması islam ahlakıdır dinin emridir. Dinimizin vaadleri şimdilik cahil kalmış insanın aklına hayal gibi görünür. Ama gerçekte hakikattir. Cahil akla gerçek gibi görünen bu dünya ve içindeki süretler, ümitler, hayallerin hepsi ise boş hayaldir..!
Bedeni ve nefsi , maddi olan anlayış algılayış ve yaşayış biçimini tabiatın özelliğinden alan ve ona göre yaşayan her varlık hayvan özelliği taşır. Ama insan suretinde, tabiatın özelliğinden başka yüce üstün olan ilahi özellikler meziyetler verilmiştir.. İnsanı insan eden bu mukaddes değerler işte bu değerlerdir.Tüm varlık alemi hakkın mukaddes bir hayalidir .Ancak ve ancak gerçek olan hayal hakkın mukaddes hayalidir. Birde ona inananların hayali ..
insanı yücelten ve aşağılayan şeyler hayalleri ile ilgilidir. Dünya ve onun için kurulan her hayal insanı alçaltır. Buna karşın ahiretin ve gayb teki yüceliklerin hayalini kurmak insanı yücelmeye çeker.. Yokluğun içinde hakiki varı anlamak büyük meziyettir. Zira marifet bu mukaddes hayalden doğar. Buda bedendeki, canın ve aklın şekilsiz suretsiz olduğu gerçeğini bilmekle duyguların geldiği sonsuz şekilsiz kudretli sıfat denizlerini anlamak gibidir.
Dünya hayali ile ahiret hayali birbiri ile kıyaslanamaz. Biri alçak diğeri üstün bir meziyettir. Varlığın daldığı dünya hayali fanidir. Diğer yücelik mekanlarının hayali ise övülen bir hayaldir doğrusu hakikate yakındır. Mutlaka İnsandan Hakikatin hayaline dalması istenir ama dünyanın hayaline dalması istenmez. Çünkü daldığımız her hayal orada gerçeğe bürünür. Tüm elçiler bu sebeble insanlığı daldığı bu uykudan ve dünya uykusunda gördüğü rüyasından ve onu meşgul eden bu boş hayalden uyandırmaya gelmiştir.
Hayaline aldandığımız bu varlık alemi bizim putumuzdur. Bu hayali putlardan gönlün el çekmesi hakiki vara yönelmesi kıble edinmesi insandan istenir. İmanın kendisi budur. Varlıkta Hakkın rızası dışında kalan her hayal değil hayal kırıklığıdır. Çocuk aklımızın gerçek sandıği her iş ve meşguliyet boş hayalden ibarettir.
Her çocuğa ağlamasın diye bir bebek verirler. Onun gibi sanada banada her ustaya da bu dünya pazarında bir sanat, esnafa bir dükkan, alime ilim, herkese bir işin yahut şeyin meylini verirler. Maksad bu oyun içinden kim çabuk uyanacak büyüyecek başını secdeye koyacak, gönlünü yücelere kim dikecek , rabbini kim kıble edinecektir. Bütün bu oyun bu hakikatin bilinmesi ve anlaşılması için teferruatlardır.Hakikatin dışında düşündüğümüz hayaline daldığımız her şey puttur bizi oyalayan bir oyundur. İnsandan istenen bu boş hayallerden ve oyundan bir an önce uyanması abı hayat kaynağına ve hayaline dönmesidir.
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)