Allah (cc ) zıdlar dan müstağnidir. Maksada bakıldığında ikilik kalmaz. İkilik parça buçuklarda yani varlıklarda olur.
Ancak temel yani asıl ise birdir. Alemlerin yahut ademin halk edilmesi bu ikilikle başlamıştır. Halk edilen bu ademi yahut alemi genel olarak alimler, varlık ve yokluk sıfatları ile iki özellikte tarif etmişlerdir. Bu iki tema, Küllü akl ve küllü nefs olarak, nispet edilir. Yani bu alemler bir birine zıd yaratılmışlardır. Ama uyumludur. Biri görünür biri ise şimdilik insana görünmez. İlahi emirle yaratılan alemler tenezzul mertebesi itibari ile kendi içinde ayrıca yine zıd alem yani cins ve şekillere açılırlar. Kesrete doğru nuzul eder dağılırlar.
Alimler, bu alemleri izafi veya itibari varlık ve yokluk alemi olarak nitelendirir. Alemler yüce Allah (cc) ın murad etmesi ile kevn olmuştur. Sahih olan rivayetler ''küntü kenzen mahfiyyen sırrı'' ve ilahi muhabbetten sebeb mütevellid tir. Bir başka kabil görüşle, Alemler Hakkın mukaddes bir hayalidir. Onun hayali ise işte bu yaşadığımız maddi varlık ve ardındaki yokluk alemidir. Bu alemler Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellisinden ibarettir. Ama nihayetinde hepsi yaratılmıştır. Bu asla unutulmamalıdır.
Şehadet alemi, dünya ve ahiret hayatı olmak üzere iki kısma ayrılır. Yani şehadet alemi olarak nitelenen alemlerde yine birbirine zıd alemlerdir. İndi ilahide yaratılmadan önceki ilmi ve suret haldeki ,varlık ve yokluk alemi ile sonra yaratılan varlık ve yokluk alemi yani şehadet alemi olan dünya ve ahiret alemi bir birine karıştırılmamalıdır. Mutlak Yokluk yani mutlak gayb , erişilmez olandır. Bu varlık ise zuhur alemi yani şehadet alemini barındırır .Bu yokluk, varlığın ruhu gibidir. Yaradılan her alemden sonraki mertebe önceki aleme göre gayb tir.
Yani dikkatle anlarsak şehadet alemi dediğimiz varlık alemindeki, dünya ve ahiret alemi ile yokluk aleminde ki dünya ve ahiret alemi birbirine zıttır. Bu konu tenezzül mertebelerindeki az ve pak latiflik ile ilgilidir. Yani bu varlık ve yokluk, henüz yaratılmadan önceki İlmi ilahideki akdes mana ve bu mananın sureti ile ilgilidir. Genel anlamda, her mertebede alemler birbirine yine zıttır. Varlık ve hayat zıtlıkların çoğaltılmış halidir. Zıtlıklar inişte kesrete yani parçalanmaya bölünmeye doğru giderken ,yükselişte ise zıtlıklar vahdete doğrudur. İnananların görevi zıtları daim birlemektir.
Dünya ve ahiret alemi dediğimiz alem rüya gibidir. Zira Hz Peygamberimiz dünya için rüya gibidir demiştir. İşte hakikat bu izafi dünyada yani rüya halindeyken vahiyle hakkı bulması uyanması istenmiştir. Bu uyanıklar müminlerdir gaybe inanan kişilerdir. Varlık alemi şimdi görünür ancak ahiret alemi şimdilik insana izafi gayb gibidir. Geçici olarak yok gibidir. Buda bir nevi yokluk mesabesindedir. Yani ahiret alemi yaşadığımız aleme nispetle zıt gibidir. Yokmuş gibi görünür ama vardır. İnsanda can yahut akıl vardır ama gösteremezsin gibidir.
Varlık ve yokluk olarak ifade edilen alemler hakkında Ehli sünnet alimleri, genel anlamdaki yokluk alemi dediğimiz alemleri söyle tarif eder. Varlığın, Hak indinde mağlum ancak henüz taayyün yani zuhur etmemiş ilmi süret halinde ki mertebesidir. İlahi Akıl ve ruhdaki ahali gibidir. İhsanın içindeki akl ve düşüncesinin görünmeyen yüzü gibidir.
Görünmez bağla ihata edilmiştir. Bu izafi yokluk sonra var olucak varlığın aynından yani heyulasından ibarettir. Varlık dediğimiz, dünya ve ahiret alemi işte bu mertebede iken ,izafi yokluk alemi olarak tabir edilmiştir. Öz olarak ahadiyyetin (Mutlak zattan), vahdaniyete teayyün halidir. Dünya ve ahiret alemi olarak adlandırdığımız bu varlık alemleri, Vahdaniyet teki ,ilmi, ruhi, ayni süretlilerin, latif ve kesif sınırlı ve kalıblara ve şekillere yani varlığa dönüşmesi halidir.
Ehli sünnet alimleri, Adem-i izafiden, vücud-u hakikiye doğru olan etmeyi tasavvuf mertebeleri ve tenezzül ( yucud yani varlık ) mertebeleri ile aslı 5 ana konuda izah eder. Bu ayrıca uzun bir konudur. Bizim ifade etmek istediğimiz izafi yokluk ve varlık ne anlama gelmektedir konusudur. Bu konuda özet bir bilgi sunmak için, Abdulkerim Ceyli ks ve İbni Arabi ks den aldığımız notları paylaşma gereği duydum. Bu konu her inanan kişi için bulunmaz bir yitik dir.
Madde, hayat, ruh, itibari varlıklardır. Mutlak varlık sadece Allah dır. Ehli sünnet alimleri ,itibari ve izafi varlıklar ,yok olan varlıklar demek değildir şeklinde ifade eder. Yani bunlar varlıklarını mutlak varlığa borçlu olan bağıntılı varlıklar olarak belirtir. Çünkü onunla vardırlar. Onun sayesinde ve varlıkta durmaktadırlar .İzafi ve itibari varlıklar ne hiç tirler nede hep tirler. Onlar sıfırda olamaz ,sonsuzda olamaz.
Mutlak kavramı iki türlüdür ve iki anlamı vardır. Birincisi mutlak varlık ikinci ise mutlak yokluktur. Mutlak varlık Allah' dır . Mutlak yokluk ise Yoktur. Yani mutlak yokluk diye bir şey yoktur. Çünkü Allah cc zıddı olmayan mutlak bir varlıktır. Mutlak varlık sonsuz ve tükenmez bir varlıktır. Onun yarattığı varlık yahut yokluk olsun ,insan alemi ve ahiret alemi dahi sınırlıdır. İnsan ancak tek Allah'a inanmakla ,mutlak varlık şuuruna ulaşabilir. Çelişkisiz sonsuz varlık kavramını edinebilir. Mutlak varlık olan Allah varlığı ve sonsuzluğu ifade ettiğinden yokluğuda imkansız kılmaktadır. Bunu iyi anlayalım ,Allah cc zat ve sıfatlarıyla tükenmeyen yegane varlıktır.
Allah sonsuz varlık olduğundan bir tanedir. Ondan gayrı hiç bir şey yoktur. Yani ondan başka külli irade yoktur. Birden başka sonsuz varlık olursa birbirini sınırlandırmış olur. Allah, ahad tır. Bu hassa dinin ve inananların vazgeçilmez prensibidir. Olmazsa olmaz şartıdır. İman gaybe yani gizli olan bu mutlak tek varlığadır.
İbni arabi hazretlerine göre mutlak yokluk yoktur hakkında konuşabileceğimiz bir yokluk konusu varsa oda izafi yokluk olabilir. Zira arabiye göre mutlak yokluk ne zihnen idrak edilebilir nede tahakkuk yani oluşabilir . Ahiret ve bu varlık aleminde yani yaratılmışlarda görünen yaşanan hadiselerdeki yokluk işte bu izafi yokluktur.
Allah'ın rahmeti gazabından üstündür. Arabi'ye göre mutlak varlık sırf hayırdır sırf iyiliktir. Arabiye göre mutlak anlamda kötülük yoktur. Bu sebeple kötülük dahi izafidir. Yani kötülük zem edilir. Ancak sırf iyilik ve hayr ise mutlak ve sonsuzdur. Arabi'ye göre ademin yaratılışı ayniyyet tir. Yokluktan yaratılmıştır. Ancak, yukarıda anlatılan ''MUTLAK YOKLUK '' gibi bir olmayan bir yokluktan yaratıldığı şeklinde algılanmamalıdır. Zira arabiye göre mutlak yokluk zati imkansızdır. Burada ademin yokluğu mutlak yoklukla izah edilemez. İşte izafi bir yoklukta, burada ortaya çıkıyor ve mümkün olur.
Allah her şeyden münezzehtir. Arabi , ''yokluğun yokluğunu'' varlık olarak ifade eder. (yokluğun olmadığı kalmadığı yer) Gerçek varlık sahasının olduğu yerdir. Yani varlık, yokluğun yokluğudur. İşte izafi yokluk ve varlık , bu anlamda ifade edilmiştir. Özetle ''(yani yokluğun yokluğu olan ) varlık ile yokluk bu anlamdadır.!
Arabiye göre paradoks işte burada başlar. Yani bir şeyin veya durumun adı aynı zamanda hem var hem yok olması insanın aklına takılır kalır. İşte alemdeki bu paradokslar gibi insanında böyle paradoksal bir varlık olarak yaratıldığını açıklar. Zira insan cemal ve celal isimleri arasında yok iken var edilen bir varlıktır. Bu yüzden insan tüm ilahi isimlere mazhar kılınmış bir cami ismi verilir. Zıdları içinde, barındıran bir varlık olarak yaratılmıştır. İşte bu sebeple tüm kainatın ve varlığın özüdür. İnsana küçük alem yahut alem-i sağir de denir.
İnsan, iyilik kötülük ,meleklik şeytanlık, vb özellikleri barındırdığı gibi ilahi isimlerine özellikleri, nefhasını toprak beden içinde barındıran varlıktır. Bu özelliklerde insan filleriyle göstermediği müddetçe ortaya çıkmaz yahut da bu özellikler onda yoktur anlamına gelmez. İnsandaki meleki duygular, güzel hasletler, huylara dönüşmedikçe dışa aks etmedikçe bu ortaya çıkmaz görünmez. Ama göstermedi görünmedi diye insanda kötülükte iyilikte yoktur denemez. İçinde yok değildir bilakis vardır. İşte insan bu özellikte bir varlıktır. Hem ''var ,hem yok'' berzah paradoksu yani imkanlarını içinde toplar. Özetle insan alemi berzahtır.
Ancak insan kendindeki zıdların sulhunu, iman ve şeriatle düzene kor yani ahlak- ı muhammediyye ile ahlaklanmak la , ilahi ahengi ve dengeyi korur. Vasat ümmet olur. Taşkınlık azgınlık yapmaz .Mümin olur. İnancını ve anlayışını hakkı üstün tutma prensibini edinir. Kendini yaradana dayar ona güvenir, halife olmaya namzet bir varlık olur.
Varlıklar, Allah'ın isimlerinin tecellî ettiği mazhar lardan ibarettir. Hak Teâlâ, bütün varlıkların fiillerini kendi vasfı olarak ifade etmiştir. Ehli sünnet alimleri Hakk’ın zıd sebepleri yaratan müsebbib olduğuna dikkat çekerek insanın bu zıd sebepler dünyasında kaybolmaması istenmiştir. Sebeplerden müsebbibi bulmak maksadı anlamak En yüce iştir marifettir.
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Eyüphan KAYA
Mesleğine ihanet eden zerzevat!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Recep YAZGAN
Her Şehre Dron Üretim Merkezi, Her Eve Dron Atölyesi
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Nihat Güç
Zuhruf Suresi'ne Başlarken
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)