Yahut da bir ortası olmalı bu iki tereddüt halinin. İnanan kişi iki tarafı ihmal etmek istemez, dengelemek ister ama ilahi sınama nihayet gelir çatar.
Haliyle insanın birini ön plana almasına yahut tercih etmesine sebeb olur. Zira hayat şartlarının zorluğu bir tercih noktasına yani insanı karar verme paradoksuna sokar. Yani insan ya para kazanacak yahutta gönül kazanacaktır. Bu taraftan dünyayı diğer taraftan da öteki tarafı düşünmek inancı vardır. Buda çetin bir ferzin bend yani yaman bir çelişkidir.
Bu yüzden tercihlerimiz çok önemlidir. Çünkü bunlar olmadan işler kolay kolay yürümüyor. İtibar, prestij, onur, gurur hep parayla oluyor yahut öyle sanıyor insan. Görünen o. Bu iki kavram arasında dengeyi kurmakta pek müşkil.
Biri artınca diğeri eksiliyor. Terazi şaştığında o zamanda işler güçler sarpa sarıyor. Aksine yani tersine işleyişler başlıyor. Bu yüzden meyl ettiğimiz taraf ve denge çok önemli. Zira balık baştan kokar. Ama çoğu insan bu dengeyi kuramıyor kursa bile koruyamıyor.
İnananlar için varlıkta gönül kazanmaktan daha değerli bir şey yoktur. Para kazanmak asla gönül kazanmak ile kıyaslanamaz. Paranın ve varlığın gönlün yanında kıl kadar kıymeti ve hükmü yoktur. Gönül yüce bir manadır. Gönül ancak yine onun unsurları ile kazanılır. Vasıta olan parayla bile hayır yapsa insan gönlünde ihlas yoksa Hakka ulaşamaz..
İnsan bir yandan para kazanırken diğer yandan pekala gönül kazanabilir. Ama bu kazanma hırsı nedense gönül kazanmaya engel oluyor ona fırsat vermiyor. Para kazanma hırsı insana o tarafa yani gönül tarafına yüzünü dönmesine mani oluyor. Parayı gönülden çok fazla seviyor onu kıble edinmiş . Para ile gönlü ayırd edecek mihenk bir akıl lazım ki, gerçek kıblesini anlasın, görsün, bulsun insan.!
İnsanın tabiatındaki bu doyumsuzluk onu helake götürür.. Elde ettiği ile yetinme me, daha çoğunu isteme duygusu ona hâkimdir. Bu açgözlülüğü ve kanaatsizliği sebebiyle insan daha fazlasını ister. Gözü doymaz.
Allah yolunda sarf etmek niyetiyle para kazanıyoruz diyen nice insanlar gördük ki sonunda ..para ve hırsı onları tavladı yani avladı. Para mülk servet ve makam sahibi oldular. Ava giderken avlandılar. Amaçlarını unuttular. Sarhoş gibiler, gibi ne kelime sarhoştan bile beterler. Zira para sarhoşluğu makam gibi insandan ayrılmaz gece gündüz onunladır.
Ölene kadar hiç geçmeyen sarhoşluk para ve şehvet sarhoşluğudur. Diğer yandan üzüm sarhoşluğu ise sabaha kadar süren kısa bir sarhoşluktan ibaret. Üstelik tövbesi de kolay. Bırakıyor içmiyorsun. Bıraktığına da pişman olmuyorsun seviniyorsun.. Şükrediyorsun..
Ya bu paranın tövbesi nasıl bir şey, onu bırakabilir mi vazgeçebilir mi insan bunu çok iyi düşünülmeli. Parayı terk ettiğinde sevinebilen kaç kişi vardır. Çoğu insan kahrolur üzülür yıkılır.! Paraya olan bağlılıktan bu dünyada kurtulan insan aslında ahirette cehennemden azad olmuş gibidir.
Evet kimi dünyada kazanınca sevinirken, çoğu kaybedince kahrolur. Ama öyleleri de var ki kaybettiklerine sevinir üzülmezler. Hatta kazandıklarına bile gönül vermez sevinmezler kendilerinin bilmezler hamd ederler. O nun gönderdiğini yine onun yolunda sarf derler. Bu müminlerin anlayışıdır. Diğeri üzülenlerin kahrolanların hali yani anlayış ve bakışı insanın kendi nefsindendir.
Kimse gönül kazanmaya para kazanmak kadar değer vermiyor. Para kazanmak gönül kazanmanın önüne geçmiş. İnanan insanın iddiasından yakalandığı yerde işte tam burası.Yani inanan insanın hangisine önem verdiğini görünen tablosu ifşa ediyor.. Aslında hüner, gönül kazanmaktır bu dünya pazarında ..Elbet onun yanında para da kazanırsın ama bu para kazanmak da yine gönül kazanmak için olmalı a (z)salim..
Maksadın gönül değilse, nefsdir. Kendini de parayı put edindin gittin demektir...Para daha fazla para kazanma hırsını getirir. Gönülde tam aksine daha çok gönül kazanma hissini arttırır arzular. Onun arzusu ile bunun arzusu farklıdır. Biri dünyaya çeker diğeri manaya. Birinin sonunda dünya saadeti diğerinin sonunda ahiret saadeti var.
Gizli yahut açık meylimiz bizi ele verir..Neye meyl ettiğimiz ortaya çıkar eserlerimizden sözlerimizden görünür. İşte zaten ortada gün gibi bıyık altından sırıtıyor. Yani görünüyor. İnkara gerek yok.. Sarımsak yemişsin ağzından buram buram koku geliyor .Tüm mahalle kokuyu duymuş ama sen hala yemedim diyorsun.. Kokun sana şahitlik ediyor ele veriyor.
Dünyada bu hırsın bir gün sonu gelir tabi gönül kazanmanın da bir sonu. Hesab günü hangisi geçerlidir değildir orada görünür. Kimi para biriktirir mal zengini olur. Kimi gönül kazanır gönül zengini olur. Birinin karşılığı göze görünür. Diğerinin görünmez.
Aslında her an göze görünür durur da onu görecek göz bu dünyada pek az bulunur. O nu her gözü olan göremez. Onu ancak can gözü acık olan görür. Peşinden koştuğumuz hırsın sonu, ait olduğu yer yani bu kara topraktır...Diğerinin ait olduğu yurd ise nurun yüceleri yani arşdır. Her hüner sonunda aid olduğu yeri bulur.
Kardeşim ya hesabını vereceğin kadar kazan ..Yahut korkuyorsan hesabını veremeyeceğim diye , git Allah yolunda infak ette ihsan sahibimisin yoksa değilmisin nesin bilsin. Biriktirdiğin hep nalıncı keseri gibi kendine yonttuğun yeter...Cimri olma. Birazda cömert ol.. Cömert olda azda olsa gönül kazan Gönle kazan kaldırma. Asi köle gibi padişaha kızıp kendi canına kasd etme. Gönül kazanmayı hafife alma...
Gönül zenginliği, parayı mülkü sevenlere göre bir kayıp ve ziyandan ibarettir. Gülünçtür. Zayıflıktır. Ahmaklıktır. Aptallıktır. Yani hangi akıllı gidib te görünmeyen bir gönle yatırım yapar..Onlar bu anlayışı bir hastalık yani illet gibi görürler. Onlara göre bu hastaları iyileştirmek için köleleştirmek gerektiğine hükmederler. Gönül sahibleri bu sözleri onlara aynen iade ederler.
Kimi gönül kazanmakta hüner sahibi olur kimi para kazanmakta hüner sahibi. Sonucta kim karda kim ziyanda bunun cevabı hesab günü belli olur. Allah gönül sahiblerini sever ,o yuzden gönül kazanmayı insandan sürekli ister. İnsana gönül kazanma isteğini azmini o verir. Para kazanma isteğini ve hırsını ise senin nefsin.
Kardeşim ,her ne yaparsan yap gönül kazanmak için olsun. Hak rızasının sırrı, gönül kazanmaktan geçer para kazanmaktan değil. Para kazanırsan yine onun yolunda ve sevdiklerinin gönlünü kazanmak için harcarsın ..! İnsanların gönüllerini kazanmaktan maksad aslında hakkın gönlünün rızasını kazanmaktır. Zira rıza gönülden gelir. Gönülden gönüle yani temiz bir kalbe gelir yine gönülden aslına döner.
Gönül kazanmanın yanında ,birde gönül almak birde gönül vermek gibi güzel huylarımız gönlün huyudur. Bu huylar ondan tenezzül eder. Hepside gönüldür, yahut gönüldendir. Daha bilmediğmiz sonsuz nice güzel akdes anlamlar varki hakikatte tek manadan yani tek gönülden insana yansırlar.
Kimde görünürse görünsün o gönüldür. Kıymetini bil. Hak ,gönlü takdir ettiği miktarda istediklerine sevdiklerine verir. Bu kudsi veriş kalblerde vicdan, gözyaşı, sevgi,acıma, fedakarlık ,cömertlik ,aşk gibi vb akisler halinde insandan yansır.r. Nihayetinde hepsi aslına döner.
Sadece gönül için mi böyle hayır her şeyde böyle. tüm varlıkta şekiller suretler isimler, esmaya ondan aslı olan müsammaya döner. Bu asumanın yani müsemmanın cihetsiz yeri olan yüce gökleri gönlün olduğu yerdir. Her seyi o birden bilmek, birlemek, tevhid etmek müminlere farzdır.
Gönül kazanırsan gönül verirsen, asumandan olan karşılığını sana gönülden verirler. Gönül verirsen ki maksad zati iş budur kabul göründü ise o anda müşkil çözülür. Gönül almak istiyorsa gönül vermeli insan. Para yükü maddi yüktür diğeri ise manevi bir yüktür.. Birinin ağirlığı çoktur, diğerin hiç yoktur...Biri burda kalır diğeri küllü gönle varır. Varlık alemi, ucsuz bucaksız sonsuz bir gönülden maveraya yansır. Oraya ancak gönül ulaşır. Varlığın yahut amellerin şekli sureti asla ulaşmaz.
İnsandaki çok kazanma duygusu ona âhireti unutturuyorsa, dünya sevgisi onu esir almış nefsi gönlüne el koymuştur. O takdirde para kazanma duygusu ve hırsı insanda son derecede tehlikeli bir hâl almış demektir.O insan isterse ben Allah için biriktiriyorum deyip dursun fark etmez.Çünkü gönül numara yemez..O başka bir şey yer.
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)