Kısaca söylemek gerekirse ateist Allahsız, deist ise dinsiz, kitapsız demektir.
Bu kişilerin düşünce biçimlerine de "ateizm" ve "deizm" denilmektedir.
Bu kelimeler ve izah sekli; eskiden birisine söylense büyük bir hakaret olarak kabul edilirdi. Fakat günümüzde insanlar hiç çekinmeden kendilerini deist olarak yani dinsiz, kitapsız olarak tarif etmektedirler.
Biraz açar isek; Deist, evreni yaratan ancak yarattıktan sonra evrenin işleyişine, günlük olaylara veya insanlara doğrudan karışmayan bir Tanrı'ya inanan, peygamberleri, kutsal kitapları ve dini reddeden kişidir.
Allah’a ortak koşmak yani "şirk" ifadesi tamda deistler için kullanılabilir.
Şirk koşmak ise Kur'an ayetlerine gore en büyük günah olup Allah’ın affetmedigi tek günahtır.
Deistlerin temel özelliği; evrenin bir ilk nedeni ve yaratıcısı olduğuna inanırlar, ancak Tanrı'nın mucize göstermediğini, dua kabul etmediğini veya vahiy göndermediğini savunurlar. Din ve peygamberleri reddederler.
Deistler, hiçbir dini, peygamberi, mezhebi veya kutsal kitabı kabul etmezler. Kutsal kitapların insanlar tarafından yazıldığını düşünürler.
Tanrı'nın varlığına ve ahlak kurallarına din yoluyla değil, yalnızca akıl ve mantık yoluyla ulaşılabileceğine inanirlar.
Deistlerin, camisi, kilisesi veya dini törenleri yoktur; bireysel bir ahlak anlayışını benimserler.
Ateist ise Tanrı’nın veya herhangi bir doğaüstü gücün varlığını reddeden, yaratıcı bir güce inanmayan kişidir.
Bu düşünce sistemine ateizm (tanrısızlık) denir. Ateizm bir din değil, felsefi bir duruştur ve temelinde inançsızlık yer alır.
Ateistlerin en temel özelliği Tanrı'yi reddetmektir.
Deizmden farklı olarak evreni başlatan bir ilk yaratıcının (Tanrı'nın) var olduğunu da kabul etmezler.
Ahiret inancı, melek, şeytan, cennet, cehennem, kader veya ruh gibi hiçbir metafizik ve doğaüstü kavrama da inanmazlar.
Ölümden sonra bir yaşama inanmadiklari gibi ölumden sonra bilincin sonsuza dek kapandığına inanırlar.
Bu hali ile deizmden daha beter bir düşünce ve felsefe halidir. Zira insan ruhunun kabul edemeyeceği kadar büyük bir acıyı yani yok oluş düşüncesini beraberinde taşırlar.
Deist ile Ateist arasındaki fark şudur:
Deist: "Bir Tanrı var, evreni yarattı ama dinleri o göndermedi." der. Ateist ise "Bir Tanrı veya yaratıcı güç yoktur, evren doğa yasalarıyla işler" der.
Ateistlerin sayısı ve insanlar içindeki oranı çok düşüktür. Yüzde 10 bile yoktur.
Çünkü insan aklı ve duyguları, mikro ve makro evrene baktığı zaman bir Yaratıcı olmadan kainatın var olmayacağını düşünür. Fakat Şeytan, hem kendisini hem de Tanrıyı ateistlere unutturmustur.
Ateist olarak yaşatan ve ölen bir insanın hiçbir şeyden zevk alması mümkün değildir. Sonsuzluğa kadar uzanan yok oluş acısını taşımak zorundadır. İntihar edenlerin önemli bir kısmı ateisttir.
Deistler ise daha çok devekuşuna benzerler. Ölüm akıllarına geldikçe ihtimaldirki beka var derler.
Beka yani sonsuzluk var ise dinlere göre ibadet yükümlülüğü ortaya çıkar. Bu sefer de sonsuzluk, beka yoktur diyerek dinden ve ibadet sorumluluğunda kaçtıkları zannederler.
Ateistlerde aynı deistler gibi devekuşu gibi davranırlar. Avcı (yani ölum) geldiğinde kafalarını kuma gömerler. Bu sayede acıdan kurtulacaklarını vehmederler.
Halbuki avcı, bütün vücudu ortada olan devekusunu görür ve onu vurarak ortadan kaldırır.
İşte ölüm anı yaklaştıkça aynı devekuşu gibi cascavlak kalan ateist ve deistler, çoğunlukla alkol ve uyuşturucu gibi tuzaklara düşerler.
Her kullanma esnasında uyuşturucu ve sarhoşluk etkisi olması için dozajı daha çok arttırmak zorunda kalırlar. Çok değil bir yıl geçmeden adeta bir zombiye dönüşüp perişan olurlar. Hem kendi vücutlarına hemde çevrelerindeki her canlıya zarar verirler.
Yine de ölüm ve yok oluş acısı uyuşturucu krizinden daha ağırdır. Geriye tek kurtuluş yolu olarak gördükleri intihar kalır.
Allah korusun, intihar İslâm'da en büyük günahlardan birisi olarak ifade edilmiştir. Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır. Cinayet veya intihar bir Müslümanın kabul edemeyeceği büyük bir felakettir.
Bu yazının maksadı kendisini devekuşu yerine koyan başta deistlerin akıllarını başlarına almaları içindir. Çünkü süslü sözlerle felsefe cambazliklari ile insanları ve özellikle de Müslümanları şaşırtan insanlar çoğalmıştır.
Ateistler ise sayıca çok daha az olduklarından sadece çektikleri ızdirap nazara verilmiştir. Bana göre ateist bir kişinin imana gelmesi deiste göre daha kolaydır.
Bu nedenle ikinci planda ateistlere yer verilmiştir.
Şeytan ise "benim işimi elimden aldilar" diye deistlere veryansın etmektedir. Bu insanoğlu Şeytanlıkta beni geçti, diye hayıflanmaktadir.
Allah, bütün insanları Şeytanın, ateist ve deistlerin maskarası olmasindan korusun, vesselam...