ABD’nin seçimi kaybetmiş Başkanı Trump’ın kışkırtması ile 6 Ocak 2021 tarihinde meydana gelen olaylar gizlenen bazı gerçekleri ortaya çıkardı. Şüphesiz bunlardan en önemlisi ABD’deki Paralel Devlet Yapılanmasıdır. ABD’deki bu yapıyı Türkiye’de yaptığı icraatlardan dolayı çok iyi tanıyoruz.
Nitekim FETÖ örgütüne de “Paralel Devlet Yapılanması” adı verilerek yargılaması yapılmıştır. Bu tanımlama gerçekten de çok doğru bir ifade şeklidir. Zira devletin her kademesine paralel bir şekilde FETÖ örgütü tarafından elemanlar seçilmiş ABD’nin ve çeşitli kurumların desteği ile devlet markaja alınmıştır. Nitekim 15 Temmuz 2016 Darbesinden sonra paralel devlet yapılanması üyelerinin atandığı görevler ortaya çıkarılmıştır. Bunların neredeyse tamamı mahkemelerimiz tarafından ortaya çıkarılmıştır.
Bir başka paralel devlet yapılanması ise Batı Çalışma Gurubu’dur. (BÇG) Yine ABD tarafından oluşturulan bu örgüt; 28 Şubat 1997 tarihinde darbe yaparak Başbakan Erbakan’ın görevden ayrılmasına sebep olmuştur. Bin yıl süreceği iddia edilen BÇG yapılanması yine mahkemelerimiz tarafından çökertilmiş ve suçlular müebbet hapis cezası ile cezalandırılmışlardır. Fakat infaz kurumu olarak sorumluluğu bulunan Erdoğan hükümeti ne yazık ki bu darbecileri kodese tıkmaktan aciz bir durumdadır.
Paralel devlet yapılanmasının bir başka örneği ise Sabetaycı gruplardır. Bunlar Karakaşi, Kapani ve Yakubi şeklinde üç koldan faaliyetlerini yürütmektedirler. Genellikle Mason Locaları bunların kontrolünde olup Siyonizm adına her türlü İslam düşmanlığını yapmaktadırlar. Türkiye’deki askeri darbelerin en önemli elebaşları bu Sabetay örgütlenmesi içinden çıkmıştır.
İşte Türkiye’de her 8-10 yılda bir darbe yapılmasına önayak olan ABD’deki paralel devlet yapılanması bu sefer kendi ülkesinde bir darbe kalkışmasına girdi. 6 Ocak Çarşamba günü binlerce Trump yanlısı gösterici, ABD Kongre binasını basarak içeri girip Kongre Başkanı Pelosi de dahil olmak üzere kişisel bilgisayarları ele geçirdiler.
Seçimi kaybetmiş Başkan Trump, meydana gelen darbe sonucunda baskılara dayanamayarak göstericilere “eve dönün” çağrısı yapmak zorunda kaldı. Darbe şimdilik bastırılmış görünse de ABD’nin Paralel Devlet Yapılanması, özellikle ordu içindeki güçlü konumunu muhafaza ettiği için ABD’de her an yeni olaylar patlak verebilir.
Aslında bu derin yapılanma Başkan Trump’a dahi sadık değildir. Hatırlamaya çalışın Türkiye Suriye’ye harekat yaptığında Trump “derhal ABD askerlerinin Suriye’yi terk edeceğini” söylemişti. Fakat ABD’nin paralel Devlet Yapılanması bunu reddetti ve Trump tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı. Suriye’de hala binlerce ABD askeri görev yapmaktadır.
Demek ki ABD’de söz; son kerte de Paralel Devlet Yapılanmasına ait olmaktadır. Bir şekilde ABD Başkanları ikna edilerek derin yapılanma bildiğini okumaktadır. Yeni seçilen Biden içinde durum farklı olmayacaktır. Paralel Devlet Yapılanması, Biden göreve geldikten sonra bizdeki “kırmızı kitap” benzeri bir talimatnameyi yeni başkana onaylatarak yıllardan beri süregelen faşist yapıyı devam ettirmeye çalışacaklarından hiç şüphe duymuyorum.
ABD halkı dünyanın en çok maniple edilen toplumlarından bir tanesidir. İnsanlar bir çeşit sığır sürüsü gibi hareket etmektedirler. Hollywood senaryolarına benzer şekilde Amerikan halkı propagandaların etkisi altında kalarak güya serbest seçimlerle yöneticilerini seçmeye devam etmektedir.
Aslında bu durum çok güzel hazırlanmış bir illüzyon gösterisinden başka bir şey değildir. Derin mahfillerde karar alındıktan sonra dünyada eşi benzeri olmayan hileli seçimler yapılmakta ve daha önce kararlaştırılmış kişiler Başkanlık koltuğuna oturtulmaktadır. Eğer bunun aksi olsaydı 2.5 milyon oy eksik almasına rağmen eski Başkan Bush seçilemezdi. İnsanların gözünün içine baka baka ABD toplumu aldatılmış ve halen de aldatılmaya devam etmektedir.
Fakat ABD’de “cin şişeden çıkmış” olabilir. Çünkü Trump bu paralel devlet yapılanmasından son derece rahatsız olan birisidir. Bir çıkış yaptı fakat başarısızlığa uğradı. Öyle ki Trump’ın Facebook ve Twitter hesapları donduruldu. Gerçekten ne bu ülkede dolapların döndüğünü bütün dünya halkları gibi biz de bilmiyoruz.
Bana soracak olursanız ABD halkının hür ve özgür bir toplum olma yolunda çaresiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yıllardan beri göz göre göre binlerce insan öldürülürken basit bir protesto eylemi dahi gerçekleştiremeyen zavallı bir halktan bahsediyoruz. Batı Avrupa ülkeleri özgürlük konusunda ABD’den kat kat ileride bir noktada bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak üç örnek vererek ABD toplumunun nasıl maniple edildiğini ve çaresiz bırakıldığını izah edeyim.
İlk örnek; 11 Eylül 2001 Salı günü ikiz kulelerin bombalarla dikine olarak çökertilmesi esnasında iki bine yakın itfaiye erinin ölümüdür. İkiz kuleler ile birlikte üçüncü bir gökdelen daha dikine doğru çökertilmiş; etraftaki binaların zarar görmesi önlenmiştir. Fakat binalarda bulunan itfaiye erlerine bombaların patlatılacağı haberi verilmediği için acı bir şekilde ölmelerine sebep olunmuştur. Bu cinayete karşılık halktan küçük bir tepki gelmediğinin altını çizelim.
Zaten ABD’nin derin devlet veya paralel devlet yapılanmasının Dünya Ticaret Örgütünün gökdelenlerini uçurmasındaki asıl maksat yeni bir düşman meydana getirilme isteği bulunuyordu. Komünizmin çökmesi sonucunda hedef İslam Dünyasıydı ve yeni bir düşman meydana getirmek için itfaiye erleri ölüme gönderilmişti.
Bu itfaiye erlerinin aileleri bir gösteri yaparak işlenmiş cinayetin hesabını soramadılar. Çünkü Paralel Devlet Yapılanması her türlü önlemi almıştı ve itiraz edenleri bir şekilde ortadan kaldırıyordu.
İkinci örnek İnsanlı Ay Yolculuğu idi. Öyle ki 1969 yılında yapıldığı iddia edilen bu yolculuğun delilleri hiç çekinilmeden karartılmış sadece NASA tarafından stüdyolarda üretilmiş birkaç görüntünün izlettirilmesine imkan tanınmıştır.
Aradan 52 yıl geçtiği halde bugün hala insanlı Ay yolculuğu yapılamamaktadır. Çünkü Güneş radyasyonlarının insan bünyesine zarar vermeyecek şekilde kıyafet ve uzay aracı yapılması teknolojik olarak mümkün olamamıştır. 2024 Yılında yapılacağı iddia edilen “İnsanlı Ay Yolculuğu” ise propaganda malzemesi olarak kullanılmaktadır. Teknik olarak daha çok çabaya ihtiyaç vardır.
İşte böylesine korkunç bir yalan karşısında ABD halkı hiçbir cevap verememekte paralel Devlet Yapılanmasının propagandalarına boyun eğmektedir. Fakat yalanların birgün mutlaka ortaya çıkma huyu vardır. Bu büyük skandalın içyüzü ortaya döküldüğünde ABD’nin dünyanın yüzüne bakacak hali kalmayacaktır.
Üçüncü örnek ise Pearl Harbour Baskınıdır. Japonların gerçekleştirdiği bu baskın ABD tarafından çok iyi biliniyordu. Nitekim son zamanlarda yapılan açıklamalarda 2. Dünya Savaşına ABD’nin katılabilmesi için halkı ikna etmek üzere böyle bir senaryo uygulandığı ifade edilmiştir. Gerçekten de Japonya saldırı için ağır bir ekonomik ambargoya maruz bırakılmış ve sonunda plan başarı ile icra edilmiştir.
ABD, 1. Dünya Savaşında olduğu gibi binlerce insanını bu 2. Dünya savaşında da kaybetmiştir. Kabul edilemez olan husus ise baskın bilindiği halde sırf savaş propagandası için üsteki askerlere haber verilmemesidir. Uçak gemileri gizlice kaçırılmış fakan binlerce ABD deniz piyadesinin öldürülmesine göz yumulmuştur.
Fakat ABD halkı sığır sürüsü gibi propaganda ile güdülmüş ve kimsenin sesi çıkmamıştır. İki yüzyıl öncesinde de durum böyleydi. Beline tabancasını takan her türlü gasp ve talanı gerçekleştiriyordu. “Vahşi Batı” başlığı ile gösterilen kovboy filmleri bu dönemi değişik bir propaganda usulü ile anlatmaktadır.
Silah ve petrol endüstrisi paralel Devlet Yapılanmasının kontrolünde büyük vurgunlar vurmuş halende devam etmektedir.
Vietnam savaşı, Irak lideri Saddam Hüseyin’in Kuveyt’e saldırarak sonrasında Irak’ın petrol gelirlerine el koyulması, Türkiye ve diğer ülkelerde askeri darbeler yapılması alt alta dizilince ABD’nin Paralel Devlet Yapılanmasının ne kadar büyük günahlar işlediği daha rahat anlaşılacaktır. Fakat bunlar buzdağının sadece görünen yüzüdür.
Bugüne kadar işlenen suçlardan dolayı bu paralel devlet yapısına ne bir ABD vatandaşı ve ne de bir mağdur ülke vatandaşı hesap soramamıştır. Türkiye’de olduğu gibi bu paralel unsurların yargı önüne çıkıp hesap vermesi biraz zor görünmektedir. Sığır çobanları tarafından insanları hayvan gibi güden ABD derin devlet unsurları bu güçlerini muhafaza ettiği sürece; bunun önüne geçilmesi çok zordur.
Umarım 6 Ocak 2021 tarihinde meydana gelen ayaklanma hareketi bir başlangıç olur. ABD halkı, kendisini hayvan gibi güden faşist yöneticilerin etkisinden kurtularak gerçekten de iddia edildiği gibi özgürlüğün beşiği olur. Lakin bunun kısa bir zamanda gerçekleşeceği ümidini taşımıyorum.
Benim beklentim “Allah’a kul olan insanlara kulluk” etmez anlayışındaki Müslümanların hürriyet ve özgürlükler konusunda “asrı saadet” döneminde olduğu gibi bir devlet yapılanması meydana getirmesidir. Bu konuda Türkiye’nin çok önemli birikimleri ve tecrübeleri vardır. Asırlar boyu insanlık alemine barış ve huzuru getiren atalarımız gibi bu vatanın evlatları da hürriyet ve özgürlüğü en güzel şekliyle yaşayarak insanlığa tekrar örnek olabilir, vesselam…
Mehmet BOZKURT
Oruç; imanın şahlanışı ve ruhun dirilişidir!
Fatma Saçak Akbulut
Sevmek
Adnan ÖZ
Güle güle Reis Samsun seni çok sevdi!
Fatih ORUÇ
ABD’nin Laos Bombardumanı
Aydan KURT
İstifa Ettim
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
Özlem Gürbüz
Yuvayı Ayakta Tutan Denge
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)