Günümüzün en büyük hastalıklarından birisi de ırkçılık, unsurculuk adı verilen kavmiyetçiliktir. Bu konuda İslam âlimleri ırkçılığın ve menfi milliyetçiliğin tedavisi için uğraşmıştır. Özellikle Bediüzzaman Said Nursi, eserlerinde birçok tespitler yapmış asrımızın vebası bu hastalığa karşı reçeteler yazmıştır.
Irkçılık, daha başka bir ifade ile “kendi nev’ini üstün görme” hastalığı zaman ötesi bir kavramdır. Zira kutsal kitaplarda geçen ifadelere göre İblis, Allah’ın “Hazreti Adem’e secde etme emrini” reddetmiş “ben ateşten yaratıldım” diyerek topraktan yaratılmış olan Adem’den üstün olduğunu iddia etmiştir. Kâinatın sahibi olan Allah’a karşı bu isyanı yüzünden ebedi olarak lanetlenmiştir.
Ne ilginçtir ki aynı hatayı İnsanoğlu da yapmakta kendi nevinin üstün olduğunu iddia ederek diğer kavimlere karşı işkence ve öldürmeye varan zulümlerde bulunmaktadır. Şeytan, bu durumu görünce büyük bir keyif almaktadır. Zira sonuçta kendi ahmaklığını hiç olmaz ise insanların bir kısmına kabul ettirebilmiştir.
Kavmiyetçilik meselesi bir sosyal illet olup elbette tedavisi de vardır. Biz özellikle Bediüzzaman’ın menfi milliyetçiliğe dair eserlerinden istifa etmeye çalışıp bu “Frenk hastalığı” adı da verilen illete çözüm yolları arayacağız.
Bediüzzaman bir mektubunda “Frenk illeti tabir ettiğimiz ırkçılık, unsurculuk fikriyle Avrupa âlem-i İslam’ı parçalamak için içimize bu frenk illetini aşılamış.” demiştir. Peki, Frengi illeti ile menfi milliyetçilik arasında ne tür benzerlikler vardır?
Bu gibi soruların cevaplarını bulmak amacıyla frengi isminin nereden geldiği, hastalığın mahiyeti, ilk görüldüğü coğrafyalar, 20. Asrın ilk yarısında –özellikle savaş dönemi Osmanlı coğrafyasında- hastalığın yaygınlık derecesi incelenebilir. Bu bilgiler ışığında “frengi illeti” benzetmesini Mustafa Said İşeri’nin bir çalışmasından istifade ederek yorumlanmaya çalışalım.
Frengi, Avrupa manasına gelen Farsça “freng” sözcüğünden türemiştir. Hastalığın menşeinin Avrupa’dır. Tıp dilinde Latince “sifilis” olarak isimlendirilir. Frengi hastalığı; ortaçağ Avrupa’sında yaygın olarak görülen bir hastalıktır. 16. yüzyılda Asya ve Avrupa’da büyük salgınlara yol açmıştır. İlk frengi vakaları ise Amerika’nın 1493’te keşfinin akabinde İspanya’da görülmüştür. İslam coğrafyasında ise Tanzimat’tan sonra yayılmaya başlamıştır.
Frengi, cinsi temasla yayılan zührevi hastalıkların en başta gelenidir. Hastalık kısa zamanda ilerleyerek birçok organda büyük hasarlara yol açar. En nihayet insanın ölümüne sebep olur. Bulaşıcı, bakteriyel bir hastalıktır. Bulaştıktan 3 ay sonra hastada iştahsızlık, baş ağrıları, ateş, deri döküntüleri görülür. 6 ay sonra ise hastalık belli başlı organlarda yerleşir. Frengi salgınından korunmanın en birinci yolu zinadan, gayri ahlaki ilişkiden kaçınmaktır.
20. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı coğrafyasında frengi, tifüs, veba, kolera gibi salgın hastalıklar vardır. O dönemde Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşında cephede şehit olanlardan çok daha fazlası, bu gibi salgın hastalıklar sebebiyle vefat etmişlerdir.
Osmanlı coğrafyasında -diğer hastalıklarla birlikte- frengi hastalığı gerek halkı, gerekse orduyu derinden etkilemiştir. Nitekim 1883 yılında ordunun yeniden yapılandırması için Almanya’dan davet edilen Baron von der Goltz, pek çok askerin frengili olduğunu tespit etmiştir. Hastalıkla etkin mücadele edilmesi zaruretini padişaha bildirmiştir. Bunun üzerine görevlendirilen Alman dermatologu Dr. Ernst von Düring, 16 doktor ve 2 eczacıdan oluşan bir ekiple Anadolu’yu at üzerinde seyahat ederek 14 kez taramıştır. Dr. Düring’in önerisiyle Kastamonu, Bolu, Bartın, Düzce ve Cide’de yeni frengi hastaneleri yapılmasına karar verilmiştir. Bu çalışmaları sebebiyle Dr. Düring mirmirânlık (sivil paşalık) rütbesi ile onurlandırılmıştır.
Dr. Düring’in frengi salgınıyla ilgili gözlemlerine dair şu değerlendirmeleri dikkat çekicidir:
“Suriye, Fırat, Dicle havzası hariç Küçük Asya’da Osmanlı nüfusu 1844’den 1890 yılına kadar 12 milyondan 7 milyona düşmüştür. Bunun sebebi bütün Türkler için geçerli olan ağır askeri hizmet ve diğer taraftan syphilis (frengi) hastalığıdır. Ayrıca İstanbul’dan Düzce’ye kadar olan seyahatimde, bölgede hızlı bir nüfus düşüşünün olduğu dikkatimi çekmiştir. Zira bölgede bulunan çok sayıdaki Türk mezarlıkları bunu teyit etmektedir. Bugün buralarda Tatar ve Çerkezler bulunmaktadır. Artık buralarda Türk kalmamıştır. Türk halkı tamamen ölmüş. Bir Çerkez muhtar bana kendi köyünün nüfus defterini gösterdi. Defterdeki kayıtlara göre 30 yıl önce 100 hanede toplam 500 insan yaşamaktaymış. Ertesi gün bu köyü ziyaret ettik. Köyde 3 hanede 7 kişinin kaldığını gördük ve evde bulunan yaşlı bir adam bize şöyle dedi: Bütün halk frengi hastalığından öldü”.
Frenginin yayılmasının bir sebebi de Avrupalı kadınların İstanbul, Selanik, Edirne, İzmir, İskenderun ve Beyrut’ta yerleşmeye başlamasıdır. Bunlar Yahudi, Fransız, İspanyol, İtalyan ve Yunan kadınlarıdır. Polis kayıtlarına göre bu kadınların sayısı Pera ve Galata’da 5000, İzmir’de ise 2000 olarak tespit edilmiştir. Frengi hastalığının Suriye, Kastamonu ve Sivas’ta ve hatta bütün Karadeniz sahili boyunca yaygın olduğu ve bulaşıcı hâl aldığı görülmüştür. Dr. Düring, Kastamonu vilayetinde halkın % 70-80’nin frengi olduğunu tespit etmiştir.
Frengi hastalığı, özellikle Romanya ve Galiçya’da bulunan orduların geri dönüşleri esnasında oldukça yaygınlaşmıştır. Frengi ile mücadele edebilmek için 18 Ekim 1915 tarihinde “Emraz-ı Zühreviye’nin Men-i Sirayeti Hakkında Nizamname” yürürlüğe konmuştur. Ayrıca, frengi ile mücadele etmek amacıyla frenginin ne olduğunu ve nasıl korunmak gerektiğine dair halka aydınlatıcı bildiriler dağıtılmıştır. Frengi hastalığı ile mücadele sırasında fuhuş-kontrol altına alınmaya çalışılmış, hastalıkla ilgili dispanserler ve muayenehaneler açılmış, bedava muayene yapılmış ve ilaç dağıtılmıştır. Yine frengi ile mücadele için 1332 (1916) senesi Sıhhîye Müdüriyeti Umumiyesi bütçesine kinin tedariki için iki defa 50.000 liralık tahsisat verilmesine dair kanun çıkarılmıştır.
Tüm bu bilgiler ışığında milliyetçiliğin “frengi illeti” olarak vasıflandırılmasının çok yerinde bir benzetme olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü hem frengi, hem milliyetçilik menşei Avrupa olan –biri maddi-zührevi, diğeri fikri-toplumsal– iki dehşetli salgın hastalıktır. İslam toplumunun ayrışması için milliyetçilik fikri özellikle menfi bir şekilde uyandırılmıştır. Bediüzzaman’ın dediği gibi “Dessas Avrupa zalimleri, bunu İslamlar içinde menfi bir surette uyandırıyorlar; ta ki parçalayıp onları yutsunlar.”
Max Weber de milliyetçiliğin ecnebi menşeli oluşuna dikkat çekmiştir. Gerçekten de bir çok yerde, özellikle de radikal milliyetçiler genellikle yabancı kökenden gelir. Bu fena illet hem İslam dünyasına, hem de Osmanlı’ya savaşlardan çok daha fazla maddi, manevi- zarar vermiştir. Müslüman neslinin azalmasına, çözülmesine, zayıflamasına sebep olmuşlardır. Özellikle de Müslümanların birbirine yabancılaşmaları, hatta birbirlerini düşman telakki etmeleri gibi akıl almaz bir felaket yaşanmıştır. Bediüzzaman’ın yaklaşımıyla sineklerin ısırmamasıyla uğraşılırken, dehşetli yılanlara arka çevirmek gibi büyük bir gaflet haline düşülmüştür. Dehşetli ejderhalar gibi Avrupa’nın doymak bilmez hırslarıyla pençelerini açtıkları görmezlikten gelinerek, İslam dünyasındaki dindaşlara kin ve düşmanlık beslenmiştir.
Her iki illetin arka planında da dini emirlerde lakaytlık, hatta isyan vardır. Birinde zina gibi büyük bir günah, diğerinde ise milliyeti kutsallaştırmak (ma’bud ittihaz etmek) gibi şirk gizlenmiştir. Milliyetçilerin fikir babalarından Ernest Renan “ecdada tapma en meşru bir ibadettir; bizi olduğumuz hale getiren ecdattır.” sözüyle milliyetçiliğe kutsiyet kazandırmak istemiştir. Bediüzzaman’ın “Milliyetçiler, milliyeti mâbud ittihaz ediyorlar” tespitinde Renan ve emsalinin görüşleri özetlenmiştir.
İslamiyet milliyetini tehdit eden bu hastalık hala devam etmektedir. İttihad-ı İslam’ın ve İslam kardeşliğinin önündeki en büyük engellerden biri bu kavmiyetçiliktir.
İslam dünyasını birbirine bağlayan nurani bağlar çoktur. Rabbimiz bir, kitabımız bir Peygamberimiz (asm) bir, kıblemiz birdir. Bu kadar birlik vasıtası var iken ikilik çıkarmak akıllıca bir iş olmayıp İslam düşmanlarının içimize attıkları bir hastalıktan başka ne olabilir ki?
Bediüzzaman’ın “Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.” sözü gün geçtikçe İslam toplumunda daha bir inkişaf edecektir. İttihad-ı İslam anlayışı adeta gökkuşağının renkleri gibi bir araya gelerek İslam’ın güzelliğini ortaya koyacaktır, vesselam…
Vehbi Kara
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)