15 Temmuz 2016 darbesi hiç olmamış gibi yine aynı nakarat söylenir oldu. “Atatürk ilke ve devrimleri hürriyetin özgürlüğün temelidir” Bu yalan, devamlı surette konuşulup tartışılıyor. Hâlbuki durum tam tersi olup hürriyet ve özgürlüğün önündeki en önemli engel M. Kamal’ın adını verdiği ideoloji olan Kemalizm’dir.
Tarih, bu iddiamızı destekleyen yüzlerce delille doludur. Sadece birkaç tanesini ifade etmek yeterli olacaktır. Bu konuda akademik çalışmaların yapılma zamanı gelmiş de geçmektedir. Hiçbir ideolojiye bağlı kalmaksızın bilimin namusunu koruyarak yapılacak çalışmalara mehaz olması açısından bu yazının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
M. Kamal’ın fikirlerinin olgunlaştığı ve yeşerdiği yer; Selanik toplumudur. Halkının büyükçe bir kısmının Yahudi olduğu Osmanlı kenti Selanik’te “dönme” adı verilen Sabetaycı aileler de hatırı sayılır bir kitleyi oluşturuyordu. Zaten “masonik” yani gizli ve sinsi yapılar daima bu şekilde bir toplum yapısı olan bölgelerde güçlenip palazlanırlar.
Nitekim M. Kamal’de Selanik halkının bu toplumsal yapısından etkilenmiş daima Halife olan Padişah’a isyan duygusu taşımıştı. Daha öğrencilik yıllarında II: Abdülhamit’e karşı isyan etmekle suçlanarak cezalara çarptırılmıştı. Fakat sınıf arkadaşı Ali Fuat (Cebesoy’un) paşa babası sayesinde büyük cezalardan kurtulmuş hatta Kurmay subay olmayı dahi başarmıştı. Bu noktada Selanik toplumunun kendini gizlemede ve yöneticilere karşı şirin göstermede gelmiş olduğu seviye ve beceri onu bu vartadan kurtaran sebepler arasındadır.
M. Kamal, subay hem de erkan-ı harp zabiti olmasına rağmen isyankar tavrından vazgeçmemişti. Nitekim Suriye’de görev yaptığı esnada çeşitli yasa dışı derneklere girmiş bir söylentiye göre bizzat kuruculuğunu üstlenmişti. En sonunda bulunduğu birlikten firar ederek Makedonya’ya geri dönmüştü. Bunu neyle becermiş ve ordudan atılmadan görevine nasıl devam etmiş bu bir muammadır. Fakat bilinen ve gün yüzüne çıkan bilgilerden devamlı surette mason teşkilatları tarafından korunup kollandığı aşikardır. Diğer taraftan Osmanlı Devletinin darbe yılları ve İttihatçılar ile Hürriyetçilerin devamlı surette iktidarı birbirinden gasp ettikleri karışık bir dönemden bahsettiğimize göre; böylesine büyük bir suç yani ordudan firar ederek göreve devam etmek demek ki o tarihlerde mümkün olabilmektedir.
Balkan Savaşları ve Trablusgarp Savaşları esnasında M. Kamal’den pek söz edilmez. Çünkü sonucunda başarısızlık olduğu için bu konuda yazı yazma gereği dahi duyulmamış M. Kamal’in bir erkan-ı harp subayı olarak bu savaşlar esnasında nasıl bir rol üstlendiği araştırılmamıştır. Sadece Balkan Savaşı esnasında başarısız Tekirdağ çıkarmasından kısaca bahsedilir ve M. Kamal’in acele etmesinden dolayı başarısızlıkla sonuçlandığı ve büyük bir zayiat verildiği ifade edilmiştir.
31 Mart isyanını bastırmakla görevlendirilen Hareket Ordusunda görev alan M. Kamal, İttihatçı subaylarla anlaşamayarak ayrı bir hizip ve cunta içine girmiştir. Nitekim Enver Paşa askeri yönetimin başına geçince farklı cuntadan olduğu için M. Kamal’a gün yüzü göstermemiştir.
Buna karşılık M. Kamal, fevkalade yetenekleri ve dehası sayesinde Osmanlı Generali olmayı başarmıştır. Çanakkale savaşlarında sonradan komutanı olduğu 57. Alay’ın tamamen şehit olması ve M. Kamal’ın sağ olarak kurtulması harp tarihinde eşine ender rastlanan olaylardan bir tanesidir. Fakat sonuçta komutanların ve yöneticilerin gözüne girmiş ve önce 7. Ordu komutanı ve daha sonra da Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına kadar yükselebilmiştir.
Birinci Dünya savaşında yenilgi yaşadığımız tek cephe olan Filistin’de, M. Kamal hakkında çok ciddi suçlamalar olmakla birlikte bu suçlamalara karşı ciddi bir bilimsel çalışma üretilememiştir. Zira 7. Ordunun General Allenby’nin saldırısını önceden istihbar ettiği halde Doğusundaki 4. Orduya ve Batısındaki 8. Orduya haber vermeden çekilmesi, Filistin cephesinin çökmesine neden olmuştur. Allenby, 46 bin kişilik ordusu ile birkaç hafta içinde Adana önlerine kadar gelmiştir. Türk ve İslam tarihinde böyle dehşetli bir bozgun yaşanmamıştır. Zira Gazze’de defalarca İngilizleri yenen bu ordu 400 binden fazla kayıp ve esir vererek geri çekilmekle kalmamış Mondros mütarekesinin imzalanmasına yol açmıştır.
Mondros Ateşkes antlaşması Almanların savaştan çekilmesinden önce olmuştur. Önce Bulgaristan ateşkes istemiş daha sonra Osmanlı Devleti Filistin Cephesinin çökmesinden dolayı ateşkese boyun eğmiştir. Yani söylendiği gibi Almanlar mağlup olmuş ve savaşı terk etmiş bizde bu yüzden savaştan çekilmiş değiliz.
Filistin bozgunundan sonra idamla yargılanması istenen M. Kamal, bu vartadan da kurtulmuş işgal yıllarında hükümette görev almak istemiştir. Fakat İngilizler ile olan iyi ilişkilerini bilen Vahdettin, yaveri olan M. Kamal’i Kuva-i Milliye hareketlerini denetlemek ve kontrol etmek üzere Anadolu’ya hatırı sayılır bir komuta heyeti ve para ile birlikte göndermiştir. Darbecilerin en önemli özelliklerinden bir tanesi devirecekleri kişilerin çok yakınlarına ulaşmak hatta mümkünse yaveri ve özel kalemi olmayı başarmaktır. Tarih bir kere daha bu konuda tekerrür etmiş 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı ve Genel Kurmay başkanlarının en yakınlarına sinsi ve gizli bir örgüt olan Feto’nun adamları ulaşmışlardır.
Krizleri fırsata çevirmesini iyi bilen M. Kamal, Erzurum’da General Kazım Karabekir’i de emri altına alarak Kuva-i Milliye hareketinin başına geçmiştir. İstiklal Savaşında başarıları ile öne çıkan başta Ethem kardeşler olmak üzere bütün muhaliflerini bir bir alt eden M. Kamal, Yunanlıların yenilgiye uğramasından sonra otoritesini kuvvetlendirmeyi bilmiştir. Sonunda ani bir kararla Cumhuriyet’i ilan ederek Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bundan sonra muhalifler, ya ev hapsine sokulmuş veya yurt dışına kaçarak canlarını kurtarmışlardır.
Zira Otoriterlikten taviz vermeyen M. Kamal, Terakki Cumhuriyetperver Fırkasını kendisine güçlü bir rakip olarak gördüğü için “İzmir Süikastı” bahanesi ile kapatmış İttihatçı gelenekten gelen muhaliflerini bu dava sonucunda idam ettirmiştir.
Osmanlı devrinde çok partili hayata alışan ve bunu Cumhuriyet devrinde de sürdürmek isteyen halkın talepleri, bizzat M. Kamal tarafından reddedilmiştir. Daha sıkı bir otoriter yönetim kurulmuş ve 1938 yılında M. Kamal ölene kadar “tek parti cumhuriyeti” devam etmiştir. Muasırları olan Hitler ve Mussolininin M. Kemal’den etkilenmediğini ve ilham almadığını kimse söyleyemez. İşte ideolojisi tamamen M. Kamal’in hayatından alınan “Kamalizm’in” en büyük özelliği hürriyet ve özgürlükleri ortadan kaldırmak ve jakoben bir anlayışla hareket etmek olmuştur. “Halk için halka rağmen” anlayışı en net bir biçimde M. Kamal’in yönetim anlayışında kendisini göstermektedir.
İşte bu darbeci ve kendi ifadelerine göre ihtilalci yöntemin özü budur. İnsan hakları, din ve vicdan özgürlüğü başta olmak üzere bütün özgürlükler kısıtlanmış “dostlar alışverişte görsün” misali müsaade edildiği kadar küçücük bir hürriyet verilmiştir.
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 darbelerinin ortak özelliği hep bu Kamalist anlayış olmuştur. Zira onlar ilhamlarını bizzat M. Kamal’in hayat hikayesinden almışlar halkı adam etmek için gerekirse silah kullanmayı zorunlu görmüşlerdir. Her darbeden sonra halkın özgürlük ve hürriyet aşkını engellemek maksadıyla vesayetçi anayasalar icat etmişler kendilerinden başka hiçbir fikir ve düşüncenin yaşam alanı bulmasına müsaade etmemişlerdir.
15 Temmuz 2016 tarihi bu coğrafyada yaşayan bütün halklar için bir milat olmuştur. Artık kanıyla, canıyla, dişi tırnağı ile özgürlüğünü kazanan bir toplumun önünde hiçbir top tüfek duramaz. Daima 15 Temmuz akıllarına gelecek ve “jakoben” ve “baskıcı” yönetim anlayışından vaz geçeceklerdir. Bu vesile ile 15 Temmuz’da şehit düşmüş bütün vatanseverler için Allah’tan rahmet diliyorum…
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)