Hükümetin en beğenmediğim yönü aile ve kadın politikalarıdır. İktidara geldiği günden bu güne kadar kadınları yuvalarından çıkarmak için yapmadığını bırakmayan bu inatçı insanları nasıl ikna edeceğimi bir türlü çözemedim.
Yapabildiğim en önemli şey; makale yazarak bu tutumu eleştirmektir. Okuyucularımdan bu konuda kamuoyu meydana getirerek; hayatımızın en değerli varlıkları olan ailemizi ve kadınlarımızı korumamız için yardım talep ediyorum.
Yapılan en son icraatlardan bir tanesi kadınların Cuma namazlarına katılması için kampanya başlatmaktır. Fakat çok cahilce yapılan bu kampanyada göz ardı ettikleri önemli bir husus vardır. Cuma ve Bayram Namazı kadınlara farz değildir. Farz olmayan bir ibadeti farz yapmaya çalışmak en hafifinden söylenecek olursa saygısızlık, terbiyesizliktir.
Basında “Pembe Camiler geliyor” denilerek birçok haber yapıldı. Özellikle “hükümetin her yaptığı icraatta bir hikmet vardır” mantığı ile hareket eden gazeteler ateşe körükle gitmekten hiç çekinmiyorlar.
Gazete manşetlerinde “Haydi kadınlar camiye”, “Bizi Allah'ın evinden uzak tutamazsınız” benzeri yazıları gördük. Fakat daha da üzücü olanları ise Ali Rıza Demircan’ın “Kadınlar da Cemaat Namazlarına Katılmalıdır” ve Nurettin Yıldız’ın “Kadınların Cuma Namazına gelmeleri uygundur” yazıları olmuştur.
İşin daha fenası ise Hayrettin Karaman hocadan geldi. Hocamız çok ileri giderek “Kadınlar Cuma namazını kılarlarsa Cumaları sahih olur, artık o günün öğle namazını kılmaları gerekmez” diyebildi.
Cumhurbaşkanımızın ağzından çıkan her söz derhal durumdan vazife çıkaran hocalarımıza fetva vermeleri için fırsat doğuruyor. Lakin onların bu fetvaları kabul edilemez. Zira bir fikre davet; cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. Yani âlimlerin kabulünü gerektirir. Aksi takdirde davet bidattir, (uydurmadır) reddedilir.
İslam ümmetinin çoğunluğunun yolu ne ise ondan istifade edilmeye çalışılmalıdır. Bu büyük cadde, sadece bir âlimin şahsi fikir ve düşüncesiyle tahakkuk edemez. Ancak o zamanda yaşayan ve ümmetin kıvamını teşkil eden ulemanın ekseriyetinin itibar ettiği ve kabul ettiği fikir, yol ve tarz, umum ümmete istinat noktası olabilir.
Bunun dışında, özel içtihatlar ve kanaatler umumileştirilemez. Kısaca bir örnekle söylemek gerekirse;
Fırat nehrini dar bir dereden geçiremezsiniz. Fakat dar dereler ve çaylar Fırat’ın yatağından rahatlıkla akacaktır. Dolayısıyla umum ümmetin gidebileceği yollar, ekser müçtehitlerin ve Cumhur-u Ulemânın seçtiği büyük yoldur. Koca ümmeti dereler gibi dar olan şahısların içtihatlarına zorlamak, ihtilâfların ve mücadelelerin tohumlarını atmak demektir.
İşte bu yüzden yöneticilerin arzuları için din namına yapılmak istenen özel ve kasıtlı içtihatlara, ümmetin zorlanması uygun değildir. Buna her Müslümanın izzetli ve onurlu bir şekilde karşı koyması gereklidir.
Maalesef “kadınların camilere girmesi” adı altında yuvalarından çıkarılması düşüncesi zoraki yollarla yapılmak istenmektedir. Fakat bu bidati yaymak için bekleyen bazı şahıslar birdenbire saklandıkları deliklerden çıkıvermiştir.
Bunun en büyük sorumlusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Çünkü Almanya Köln'de aynen şöyle konuşmuştur:
“Cuma namazına, bayram namazına gidemezsin, böyle diyorlar ya, hanımların ayağını camilerden kesiyorlar. Niye gitmesin, gidecek. Hanımlar da camilerde yerini alacak ki camilerimizin asıl anlamı güç bulsun”. Ardından karşısındaki birine sorarak “Öyle değil mi Hocam” diyor.
Adamcağız ne desin. Koskoca Cumhurbaşkanına karşı gelebilir mi? Hem de güzel bir cami açılış merasiminde, ne diyebilir ki zavallı. O zat dahi “Tabi efendim çok haklısınız. Aynen buyurduğunuz gibi” demek zorunda kalıyor.
Bu durum aynı Atatürk’ün yaptığı emrivakilere benziyor. O da devletin bütün gücünü arkasına alarak kendi arzu ve fikirlerini bütün ümmete kabul ettirmeye çalışmıştır.
Birçok değerli hocamız Cumhurbaşkanının bu dinde reform sözlerini “Dil sürçmesi”, diğerleri de “Danışmanlarının kabahati” deyip hüsnü-ü zan ederek tevil etmeye çalıştılar. Sanki danışmanlarını başkaları seçiyormuş gibi.
Bu konuşmanın üzerinden birkaç gün geçmeden, Cumhurbaşkanı bu hüsn-ü zannı da yıkıp geçen şu çok tartışılacak sözleri etti:
“Kadınları camilerimize sokacağız” dedikten sonra “Cuma namazına, bayram namazına gidemezsin. Niye gidemesin? Gidecek. Hâlâ bu çirkin geleneklere ‘İslam’ diyen, Bunları İslam diye gösteren zihniyetler var. Bizim bunlardan kurtulmamız lazım. Artık bu yanlış tabuların yıkılması lazım. Bugün huzurlarınızda bir Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız hanım hocamız varsa bu tabloları yıkmaya başladığımızın alametidir”
O halde bu çok sert ve haksız sözlere cevap vermek gerekiyor. Önce ehli sünnet alimlerinin konu üzerindeki sözlerine bakalım:
“Bayram namazı Şafii ve Maliki'de sünnet, Hanefi'de vaciptir”. Ayrıca Cuma namazının yalnız erkeklere farz olduğu çeşitli hadis-i şeriflerle bildirilmiştir. Bunlardan ikisi şöyledir:
“Cuma namazı, köle, kadın, çocuk, hasta olan kimse hariç, her Müslümana farzdır- Ebu Davud, Hakim”. “Erkeklerin camide cemaatle namaz kılmalarının, evde kıldıkları namazdan 27 derece daha fazla sevap olduğu, kadınların ise, evde namaz kılmalarının, camide namaz kılmalarından daha çok sevap olduğu yine başka bir hadis-i şerifle bildirilmiştir.
Milletimiz ne yazık ki ne namaza ne de cemaate alışık değildir. Günde 5 vakit farz olan namazı ancak %15 civarında bir vatandaşımız eda ediyor. Bilmesine biliyor da kendi aklınca Cuma namazını kılmakla farz yükümlülüğünden kurtulacağını zannediyor.
Ayrıca şu hususu iyi bilmek gerekiyor. İstanbul’da ve büyük merkezlerde insanlar balık istifi Cuma namazı kılabiliyorlar. Ne yazık ki camilerimizin bir kısmı ahıra çevrilip yok edilmiş. Yenileri içinse kırk dereden su getirilerek izin ve ruhsat verilmiyor. İşin yoksa namaz kılmak için cami ara…
Kadınların bu yer yokluğunda Cuma kılmaları sadece dini değil, namazı da bozar. Zira kadın erkeklerle birlikte cemaatle namaz kılsa; kadının sağındaki, solundaki ve arkasındaki erkeğin namazı bozulur. (Redd-ül-muhtar)
Kadınların camilere girmesi meselesinde şu yanlış anlamayı önlemek icap eder. Bir kere bu ülkede zaten kadınlar her camiye girip çıkabiliyor. Fakat caminin bir adabı, edebi vardır. Mini etekle veya şortla kadınların girişine izin verilmez.
Cumhurbaşkanına böyle şikâyette bulunanlar, böyle bir talepte bulundularsa o ayrı bir meseledir. Kadınların özel halleri dışında daima camiye girebilirler kimsenin buna engel olamaz, olmaya haddi de yoktur.
Erkeğin namazını camide, kadının ise evinde kılması daha sevaptır. Lakin kadının camide namaz kılması asla yasak değildir. Bu konuda kim yanlış bilgi veriyorsa kusur o kişiye ve bunu söyleyenlere aittir.
Şu gerçeği kimse unutmasın. Kadınları yuvalarından çıkarıp kapitalizmin çirkin tuzaklarına düşürmek gerekir. Kadınları köle gibi çalıştırmamak; bir Müslümanın çok dikkat etmesi gereken bir husustur. Cennet anaların ayağı altındadır. Anneler en değerli varlığımız olan evladımızı, kızlarımızı yetiştiriyorlar. Onlara Allah’tan korkmayı ve İslam ahlakına uygun yaşamayı öğretiyorlar. Hiçbir öğretmen bu işi şefkatle yapan bir anneden daha iyi yapamaz.
Kadınları yuvalarından çıkarıp çalışma hayatına zorlayarak yeni nesillerimizi Modernitenin acımasız ve ahlaksız tuzağına düşürüyoruz. Her türlü fitne ve pisliği kolaylıkla çocuklarımıza aşılayan dehşetli bir materyalizm canavarı ile karşı karşıya olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız, vesselam…
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)