Dünyanın yetiştirdiği en önemli yazar ve düşünce adamlarından bir tanesi olan Tolstoy, bundan 105 yıl önce şunu söylüyordu: “Eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her Pravoslav (Hristiyan) ve her insan, şüphe etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve onun peygamberini kabul ederdi” demektedir. İslam’a duyduğu hayranlığın bir ifadesi olarak İslam Peygamberinin (asm) hadislerini derleyip kendi imzası ile basmıştı.
Bu ifadeler ve mevcut kitap Tolstoy’un Müslüman olduğunun bir göstergesidir. Bu konuda Çarlık rejiminin baskıları ve sonrasındaki Sovyet rejiminin dinsizlik politikası, Müslümanlıkla ilgili gerçekleri örtmüştür. Bu nedenle kesin bir cevap vermek zordur. Lakin özellikle ömrünün son döneminde yaşadığı olaylar Müslüman olduğu kanaatini güçlendirmektedir.
Çarlık Rusya’sında İslam hadislerini yazıp basmak başlı başına büyük bir olaydır. Aynı zamanda çok da tehlikelidir. Buna rağmen bir annenin çocuklarının İslam’ı seçmesi konusunda kendisinden yardım istemesine karşılık şu cevabı vermekten çekinmemiştir:
“Yelena Yefimonova’ya
Sizin oğullarınızın Tatar [Türk] halkının bilgilenmesine yardım etme arzusunu takdir etmemek mümkün değildir. Böyle olduğu halde Muhammed’in (asm) dinini kabul etmenin ne derece gerekli olduğu da aşikârdır. Size demem gerekir ki: hükümete bilgi vermeden hareket etmelisiniz. Çünkü insanın hangi dine mensup olması hakkında hükümete itiraf etmesi gerekli değildir. Kendi toplumuna ise bunu söylemesi gereklidir doğaldır. Buna evlatlarınız kendi karar vermelidir.
Müslümanlığın Hristiyanlık karşısındaki üstünlüğüne ve özellikle sizin evlatlarınızın hizmet ettikleri maksadın alicenaplığına gelince, bu konuya bütün kalbimle katılıyorum. Hristiyan ideali ve öğretisini, onun hakiki manasında her şeyden üstün tutan bir insan için bunu söylemek ne kadar garip olsa da demeliyim ki, Müslümanlığın Kilise Hristiyanlığından kıyas kabul etmez derecede üstün durması bende şüphe doğurmuyor. Eğer ki bir tercih hakkı tanınsa her bir akıllı adam İslam dinini şüphesiz üstün tutar. Çünkü üç tanrılı anlaşılmaz bir ilahiyat, günah çıkarma merasimleri, İsa’nın annesine yalvarış, resim ve mukaddeslere hesapsız bir şekilde ibadet bunu gerektiriyor. Başka türlü olamaz…
Eğer benim düşüncelerim hiç olmasa bir şeye yarasa, siz ve oğullarınız kendi faaliyetleri hakkındaki kararlarını bana bildirseler çok memnun olurum. Lev Tolstoy”
Bu mektubun aslı 1978 yılında Moskova’da açılan Lev Tolstoy müzesinde olup halen sergilenmektedir. Üslup ve metin Tolstoy’un Müslüman olması hakkında ihtiyatlı olmayı gerektiriyor. Bununla birlikte mektup etkisini göstermiş Tiflis’teki Zagavgaziya Ruhani İdaresi, General İbrahim Ağa Vekilov’un evlatlarını Müslümanlığa kabul etmiş ve resmi bir senet vermiştir. Boris, Faris olmuş, Qleb ise Galip ismiyle değiştirilmiştir.
Bununla birlikte Bolşevik Devriminden sonra kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde (SSCB) ilk yıllarda insanlara “ateist” kimliği zorla kabul ettirilmiş bu kimliği kabul etmeyen insanlar 1938 yılında “Repressiya Kurbanları” olarak idam edilmişlerdir. Nitekim yukarıdaki mektup Azerbaycan’da yayınlanmak istenmiş Bakü sansür Kurulu, buna müsaade etmemiştir. Sebep ise Tolstoy gibi dahi ve yazarın İslam dini ve Hz. Muhammed (asm) hakkındaki olumlu fikirler dile getirmesidir. Fakat Moskova’dan “yayınlanabilir” cevabı gelmesiyle birlikte Azerbaycan basınında neşredilir ve büyük ses getirir.
Daha sonra Rusya’da Valeriya Porohova isimli bir kadın İslam dinini öğrenmiş ve Müslüman olmuştu. Kuran-ı Kerim’i Rusçaya tercüme eden bu hanım cesaretle Tolstoy ve İslam konusunu medyada ciddi bir şekilde ele alarak halkı aydınlatmaya çalışmıştır. Porohova Tolstoy’un ömrünün son zamanlarında İslam’ı kabul ettiğini ve bir Müslüman olarak toprağa verilmeyi vasiyet ettiğini Sovyet medyasında dile getirmiştir. Porohova’ya göre Tolstoy 1910 yılında İslami kurallara göre defnedilmişti. Mezarında Hristiyan sembolü olan Haç işaretinin bulunmamasını da bunun en büyük delili olarak saymıştır.
Lev Nikolayeviç Tolstoy’u ilahi kuvvetlere sahip birisi olarak seven Rus halkının İslam’a güçlü bir akım başlatmasından korkan Çarlık, Komünist ve şimdiki yönetim Tolstoy’un İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasından çok korkmaktadır. Bu yüzden Tolstoy’un kendi ismi ile yayınladığı kitabını ve dahi birçok mektubunu gizlemeye çalıştılar. Fakat gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. Artık bu gerçek gizlenemeyecek kadar açıktır ve daha nice deliller her gün ortaya dökülmektedir.
Bütün bu gelişmelerin farkında olan bir İslam âliminin bundan yaklaşık 105 yıl önce Tiflis’te Rus Polisine ve Şam’da irad ettiği hutbede söylediği gerçekleri şimdi bizler daha yeni anlamaktayız. Rusya'nın Müslüman olacağına dair şu müjdeli tespitleri yapılırken bakın neler söylenmiş:
“İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur’ân’a kılıç çekemez… Hem Asr-ı Saadetten şimdiye kadar hiçbir tarih bize göstermiyor ki, bir Müslümanın muhakeme-i akliye ile ve delil-i yakinî ile ve İslamiyet’e tercih etmekle, eski ve yeni ayrı bir dine girdiğini tarih göstermiyor. Avâmın delilsiz, taklidî bir surette başka dine girmesinin bu meselede ehemmiyeti yok. Dinsiz olmak da başka meseledir. Halbuki bütün dinlerin etbâları (tabi olanları) ise; hatta en ziyade dinine taassup gösteren İngilizlerin ve eski Rusların, muhakeme-i akliye ile İslamiyet’e dâhil olduklarını ve günden güne, bazı zaman takım takım, kat’î bürhan (açık delil) ile İslamiyet’e girdiklerini tarihler bize bildiriyorlar.
İşte, bu mezkûr dâvâya bir delil şudur ki: İki dehşetli harb-i umumînin ve şiddetli bir istibdad-ı mutlakın (baskı rejiminin) zuhuruyla beraber, bu dâvâya kırk beş sene sonra şimalin İsveç, Norveç, Finlandiya gibi küçük devletleri Kur’ân’ı mekteplerinde ders vermek ve kabul etmek ve komünistliğe, dinsizliğe karşı set olmak için kabul etmeleri; ve İngilizin mühim hatiplerinin bir kısmı Kur’ân’ı İngilize kabul ettirmeye taraftar çıkmaları; ve küre-i arzın şimdiki en büyük devleti Amerika’nın bütün kuvvetiyle din hakikatlerine taraftar çıkması ve İslâmiyetle Asya ve Afrika’nın saadet ve sükûnet ve musalâha bulacağına karar vermesi ve yeni doğan İslâm devletlerini okşaması ve teşvik etmesi ve onlarla ittifaka çalışması, kırk beş sene evvel olan bu müddeayı ispat ediyor, kuvvetli bir şahit olur”
Rusya’nın eninde sonunda İslam’a teslim olacağı artık apaçık görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yaptığı Moskova Camii bunun en güzel delilidir. Bayram namazında Müslümanların bu büyük camiye sığmayıp sokakları doldurması ise unutulamaz.
Bir millet mutlak anlamda dinsiz yaşayamaz. Öyle ise Rusya komünist rejimden sonra dinsiz kalamaz ve bunu uzun bir süre devam ettiremez. Tekrar dönüp akıl ve mantık çizgisinden çıkmış olan Hristiyanlığı da kabul etmez. Öyle ise yapacağı tek şey var, oda akıl ve mantık çizgisinde olan İslam dinine teslim olmaktır.
Bugün İslam Rusya’da çok hızlı bir şekilde ilerleyip yayılıyor. Sadece Moskova’da 2 milyon Müslüman’ın yaşadığından bahsedilmektedir. Putin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte çok yakın bir zamanda açtığı Moskova’daki Merkez Camii, önemli bir delildir.
Bütün Rusya’nın bir anda İslam’a girmesi elbette beklenmemelidir. Lakin bu bir süreçtir, eninde sonunda Rusya, İslam’a teslim olacaktır. Bugün Avrupa ve bir çok kıtada din değil, batıl dinler terke uğramaktadır. Yani Hristiyanlık ve pagan dinler kabuk değiştirerek hızla tevhide doğru akmaktadır, vesselam…
Vehbi Kara
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatih ORUÇ
SADİZM
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Halil MERT
Polislerimiz şehid oldu
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Rahmetin Kapısında Bir Gece
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Aydan KURT
Çok şey istemedik...
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)