“Sabetay Sevi’yi Tanımadan Tarihi Bilemeyiz” başlıklı yazıma oldukça çok tepki geldi. Çok büyük oranda müspet yorumlar yapıldı. Fakat bu yorumların bir kısmına katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Zira bilgi çok önemli bilgi eksikliği vardır.
Öncelikle Sabetay Sevi ve dönmeler hakkında başka yazılar yazmamı isteyen okuyucularım şu hususu bilmelidirler ki; bu konuda en çok yazı yazan yazarlardan bir tanesiyim. Gazete arşivlerinde veya arama motorlarında “Sabetay Sevi” ve ismimi yazdığınızda olarca makale yazdığımı görmüş olacaksınız.
Özellikle “Kapani-Karakaşi Kavgası” ile ilgili yazıların bir başka örneği bulunmamaktadır. Sanırım bu konuda kimse bir çalışma yapmamış ve herhangi bir makale yayınlamamıştır. Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin en önemli kişilerinin ele alındığı bu çalışmadan ne yazık ki çok az kişinin haberi olmuştur.
Yıllarca önce Bursa’da bir sivil toplum örgütü; Kapanilerle Karakaşiler arasındaki kavgayı anlatan bir konferans düzenlemişti. Oldukça geniş bir katılımcının bulunduğu bu konferansta üç saat boyunca bu konuyu ele aldım. Oldukça ilgiyle takip edildiğini sorulan soruların çokluğundan anlamak mümkündür.
Sabetaycı kavgaları konusunda tarihin karanlıklarına gömülmeye çalışılan çok önemli gerçekler bulunmaktadır. Özellikle “İzmir Suikastı” nedeniyle asılanlar arasında Karakaşi Sabetaycıların liderleri bulunuyordu. Kapaniler işte bu idamlar sonucunda Karakaşileri etkisiz hale getirmiştir.
Sabetaycılar arasındaki bu kavgalar sonucunda Müslümanlar bir parça rahata kavuşmuştur. Zira birbirlerine düştükleri için fitne ve fesat çalışmaları bir müddet için dahi olsa akamete uğramıştır.
Karakaşiler, İsmet İnönü’nün iktidarında yeniden toparlanma imkanı buldular ve bu sefer diğer gurup Kapanilerin canına okudu. İdam edilen var mıdır? Bilmemekle birlikte pırasa gibi insan doğrayan bu gizli ve derin yapılar insani duygu ve merhametten yoksun oldukları tarihi bir gerçekliktir.
Karakaşiler yeniden Türkiye’nin siyasi hayatında etkili olmaya başladıktan sonra Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte Kapaniler yeniden bürokrasinin en üst kademesine yerleşmeye başladılar. Fakat Kapaniler; 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra yeniden büyük bir darbe yediler.
Çünkü Karakaşiler, Başbakan Adnan Menderes ile birlikte iki önemli bakanı idam ettirerek bir şekilde öçlerini almışlardı. Rahmetli Menderes’in en büyük suçu ezanın orijinal şekliyle okunmasına müsaade etmesiydi. Bu sebeple aralarındaki kavgayı bir kenara koyup yeniden dindar insanların kanını emmeye başladılar.
Ayrıca ezanın serbest bırakılması Sabetaycılar açısından kendilerine karşı yapılmış büyük bir ihanet olarak kabul edilmiştir. Bu konuyu anlayabilmek için Adnan Menderes’in eşi Berrin Menderes’in Evliyazadelerden (Uşaklıgiller) olmasını araştırmacılar için çok önemli bir ipucu olarak gösteriyorum.
Sonrasında Yakabilerde olduğu gibi Kapani ve Karakaşiler de Müslüman toplumu içinde yavaş yavaş asimile olmaya başladılar. Fakat özellikle Mason kuruluşlar aracılığı ile hala Türkiye’nin en etkili güçleri arasındadırlar.
Sabetay ailesindeki gençleri Müslümanlara kaptırmamak için akla hayale gelmedik iğrenç çaba içerisinde bulunurlar. Sabetaycı eğitim kurumları bu işin içinde aktif bir rol oynamaktadır. Eşcinsel sapkınların neredeyse tamamı bu Sabetaycı aileler içerisinden çıkmaktadır. Ayrıca bürokrasi, medya, ekonomi ve silahlı kuvvetler; hala bunların kontrolündedir dediğimiz zaman abartılı bir söz söylemiş sayılmayız.
Özellikle Ak Parti hükümeti işbaşına geldi diye Sabetaycıların etkisinin azaldığını zannetmek çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü Sabetaycılar aynı bukalemun gibi renkten renge girme özelliklerine sahiptirler. Siyasetçileri çok kolaylıkla aldatabilmektedirler. Şu anda bürokrasi, medya, ekonomi ve silahlı kuvvetlerde en etkili güçlerin başında bu dehşetli İslam düşmanı topluluk bulunmaktadır.
Saman altından su sızdırmasını iyi bildikleri için Ak Parti içinde de oldukça güçlü bir konuma gelmişlerdir. Kapani-Karakaşi kavgası foyalarının meydana çıkması nedeni ile büyük oranda sona ermiştir. Aksi takdirde tamamen asimile olup ortadan kalkacaklarını anladıkları için kavgayı bir kenara bıraktıkları anlaşılmaktadır. Zira güç birliği yaptıkları bir çok olayın gelişimi ile birlikte ortaya çıkmaktadır.
Sabetaycılar hakkında Allah ömür verirse daha çok yazı kaleme alacağım. Bu vesile ile bazı yorumlara değinmek ve cevaplar vermek istiyorum.
“Üzüldüm” başlığı ile yorum yapan bir okuyucum; Sabetaycıların “inançlarını değiştirmeye zorlandığını” ifade ederek bunu Osmanlı Devleti için suçlayıcı bir ifadeye dönüştürmüş. Hâlbuki Osmanlı zamanında ne Sabetaycılar ne de başka inanç mensupları dinlerini değiştirmeye zorlanmamıştır. Öyle ki; İslam’ın gerektirdiği hoşgörü ortamını alabildiğine kullanan gayrimüslim azınlıklar, Osmanlı Devleti içinde zengin olmuşlar faiz ve tefecilikle ekonomiyi ele geçirdikleri gibi koskoca cihan imparatorluğunun çökmesinde birinci derecede etkili olmuşlardır.
Sabataycıları din değiştirmeye zorlayan Müslümanlar değil Yahudilerdir. Çünkü “Mesih” iddiası ile ortaya çıkan Sabetay Sevi, çok kötü şöhretli bir kadınla evlenerek; Yahudiler arasında büyük karışıklığa ve kavgalara sebep olmuştur. Tevratı talmud’a çeviren Yahudilerden sonra bu sefer Talmud’u değiştiren Sevi, Kabala öğretisine de başka bir yön vermeye çalışmıştır. Ayrıca Sevi ve takipçileri arasında burada ifade edemeyeceğim derecede cinsel sapkınlıklarda bulunmaktadır.
Televizyonlarda “mehdi” iddiası ile ortaya çıkıp şimdi tutuklu bulunan bir “hoca” lakaplı suç örgütü liderinin bu gurup ile arasındaki ilişki araştırılmaya muhtaç bir konudur. Her şey bir tarafa açık saçık kızları televizyonlarda pazarlamak kadar düşük bir ahlaki seviye olsa olsa bu çarpık Sabetaycı anlayış içinde bulunabilir.
Toparlayacak olursak Sabetaycıların din değiştirmesi şöyle olmuştur: Yahudiler tarafından Padişah 4. Mehmed’e gelen çok sayıda şikâyet sonrasında Osmanlı devleti olaya el koymak zorunda kalmıştır. Vezirler, Sabetay Sevi’ye Mesihlik iddiasını sormuş ve iddialarına delil göstermesini istemiştir. Sevi, delil gösteremeyip zor durumda kalınca din değiştirerek Müslüman olduğunu iddia etmiş “Aziz Mehmet Efendi” ismini almıştır.
Bu din değiştirme sonucunda 150 akçe karşılığında bir üst düzey memur sayılan “Kapıcıbaşılık” unvanına da sahip olan Sevi, yine boş durmamıştır. Gizli faaliyetlerine devam ederek Müslüman görünümünü 200 kişilik bir topluluğa kabul ettirmiştir. Sevi gibi Müslüman ismi alıp gizli faaliyetlerine devam eden bu topluluğun nüfusu; üç buçuk asır sonunda yüz binlere ulaşmıştır.
Osmanlı Devletinin yıkılmasında çok önemli roller oynadıkları gibi Türkiye Cumhuriyetinin de canına okumuşlardır. Hala kirli ve pis emellerini sürdürmeye devam etmektedirler. Kendilerini deşifre eden kişileri ya parayla ya da zorla çoğunlukla devlet imkanlarını kullanarak bertaraf etmektedirler. Allah bunların şerlerinden bütün Müslümanları korusun.
Haftada üç gün yazı yazmama imkan verildiği için yazılarım ister istemez uzun oluyor. Hâlbuki daha fazla yazı yazabilsem bu kadar uzun olmayacaktır. Her ne ise…
Bu vesile ile çok hatalı bir düşünceyi dile getirmeden yazımı bitirmeyeyim. O da şudur:
Okuyucularımdan bazı zatlar diyor ki: “2. Beyazıd, Yahudileri İspanyol engizisyonundan kurtararak Osmanlı topraklarında yaşamalarına müsaade ederek hata etti. Çünkü Osmanlı devleti içindeki bozulmalar bu göçten sonra hızlanarak devam etmiştir”.
Bu doğru bir düşünce ve anlayış değildir. Zira bir Müslüman’a sığınan herhangi bir insana yardım etmek bırakın Müslümanlığı insanlık gereğidir. İleride büyük fitnelere sebep olacağı varsayımı ile İspanya’dan kovulan Yahudilere sınırları kapamak asla doğru değildir.
Nitekim Müslümanlarda gördükleri güzel hasletlerden dolayı İslam dinine geçen çok sayıda Yahudi vardır. Bunların bir tanesi için dahi milyonlarca lira masraf edilse yine de azdır. Kaldı ki; hangi dine mensup olursa olsun bir insanın hayatını kurtarmak dahi bir sevaptır. Allah katında çok büyük ecir ve mükâfatı olduğunu ayet ve hadislerden anlayabiliriz.
Daha başka nedenleri de yazarak Yahudileri kabul etmenin doğruluğunu anlatabiliriz. Fakat hiç olmaz ise yaptığı hayırlı ve güzel bir icraat nedeniyle başta 2. Beyazıd Han’ı ve diğer padişahları suçlamak doğru bir davranış değildir, vesselam…
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)