Denizcilerin kullandıkları en önemli seyir yardımcısı “otoplot” adını verdiğimiz gemiyi rotası üzerinde tutmaya yarayan cihazdır. Günümüzde deniz ve hava araçlarının vazgeçilmezi haline gelen otoplotlar, gemiyi kullanan kaptana o kadar çok yardımcı olur ki, en az bir serdümen kadar iş görebilmektedir.
Serdümen yani dümenci neferi, ne kadar iyi de olsa belirli bir saat çalıştıktan sonra yorulur ister istemez dinlendirmek zorunda kalır. Fakat Amerikan donanmasında geçen ismi ile “Metal Mayk” asla yorulmaz, üşümez, itaatsizlik etmez, hata yapmaz…
Pusula, dünyanın bilinen en eski yön bulucu cihazıdır. Sadece denizcilerin değil asker ve tacirlerinde en önemli yardımcı cihazlarından bir tanesidir. Pusulanın çalışma usulü Allah’ın kudretinin büyüklüğümüzü anlamamız için bize bir kapı açabilir. Bakın pusula nasıl çalışır?
Dünya içi sıvı metallerden meydana gelmiş bir gezegendir. Çekirdeğinde bulunan metaller ile dış yüzeyine yakın kısımlarındaki manto hareket halindedir.
Tıpkı bir elektrik motoru gibi çalışarak bir enerji üretir ve pusula göstergesinin kuzey güney yönünde göstermesini sağlar. Sadece bu kadar mı? Hayır, yeryüzünün güneşten gelen radyoaktif ışımaların önünde engel olan bir manyetik kuşağın meydana gelmesine de yarar. Dünyanın koruyucu kalkanı olan bu kuşak alfa, beta ve gamma gibi katı cisimleri dahi delip geçebilen Güneş’ten gelen ışımaların insana ve diğer canlılara zarar vermesini önler. Subhane men tahayyere fi sunihil ukul ”Sanatıyla akıllara durgunluk veren ve şaşırtan Allah’ı her türlü noksandan ve eksiklerden tenzih ederim.
Pusula, binlerce yıl insanlığa hizmet ettikten sonra bu sefer yerini cayro adını verdiğimiz daha hassas bir alete bıraktı. Otoplot adını verdiğimiz Metal Mayk ise işte bu cayronun üzerine yerleştirilmiş küçük bir cihazdır.
2. Dünya savaşı yıllarında geliştirilmiş ve hata yapmadığı için kısa zamanda denizcilerin vaz geçemediği bir seyir yardımcısı olmuştur. Cayro pusula, bildiğimiz pusuladan farklı olarak gerçek kuzeyi gösterir. Bulunduğumuz mevkideki coğrafî etkilerden (variation) ve gemi bünyesindeki manyetik alandan (deviation) etkilenmez. Bu haliyle klasik pusulanın pabucunu dama atmıştır. Fakat aklınıza gemilerde binlerce yıldır kullanılan pusula olmadığı falan gelmesin. Bütün gemilerde pusula bulundurmak Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) kurallarına göre mecburidir.
Birkaç defa cayromuz arıza yaptığı için pusulamızı kullanmak zorunda kalmıştım. Bir defasında çok zorlu bir deniz yolculuğumuz olmuş pusuladan başka birde muson fırtınalarına yakalanmıştık. Bu seferde gemi sahibi, G. Kore’den bir gemi satın almış ve bunu yurda getirmek görevini de bana vermişti. Gemimizi teslim aldıktan sonra 40 günlük yolu boş geçmemek için yine Kore’den demir saç yüklemiştik ve Türkiye’ye doğru seyrimize başlamıştık.
Singapur’a kadar gayet güzel bir seyir yaptık. Burada kumanya ve yakıt ikmalini yaptıktan sonra yeniden seferimize devam ettik. Acele de ediyorduk, zira Yaz Musonlarına yakalanma ihtimali vardı. Nitekim Aden Körfezinde yani Hint Okyanusunun hemen bitiminde Arabistan Yarımadasının güneyinde Muson fırtınalarına yakalandık.
Somalili korsanların etrafında cirit attığı Sokotra Adasının kuzeyine demirlemek zorunda kalmıştık fakat fırtınanın biteceği yoktu. Mayıs ayı bu fırtınaların başlangıç zamanıydı ve bütün yaz boyunca devam edecekti. Çaresiz “Vira Bismillah” diyerek demir aldık ve adanın saçak altından çıktık. Çıkar çıkmaz da fırtınanın göbeğine düştük.
Fırtına her geçen saat daha da etkili olmaya başlamıştı. Üstüne üstlük cayromuz da arıza yapmıştı. Bu sefer yine emektar pusulamıza iş düşmüştü. Pusula ile yola devam ettik. Fırtına ile boğuşmak yerine poyraz rotasına dönmeyi denemeye karar verdim, zira denizle kavga etmeye gelmezdi.
Rotayı kuzeye çevirince fırtınanın etkisi hafifledi ve süratimiz de artmaya başladı. Sabah saatlerinde ise Arabistan kıyıları görünmeye başlamıştı ve fırtına kıyıya yaklaştıkça etkisini yitiriyordu. Yeniden Kızıldeniz rotasına döndük ve Aden Limanından su ikmalimizi yaparak Süveyş Kanalına kadar geldik.
Kanaldan cayro çalışmadan geçmemiz mümkün değildi. Onarımını beklemek ise günlerce sürebilirdi. Bu nedenle kanal kılavuz kaptanlarına fark ettirmeden kanalı emektar pusulamızla geçtik ve Türkiye’ye vardık. Ancak İzmir’de cayronun onarımını yapma imkânını bulabilmiştik.
Cayronun arızalanması otoplot dediğimiz cihazın da çalışmasına mani olmuştu. Bütün bu arıza süresinde dümeni ele alarak kullanmak zorundaydık. Hâlbuki açık denizde dümen daima otomatik pilot ile yönlendirilir, serdümen kullanmaya gerek kalmaz. Bir şeyin kıymeti ancak olmadığı zaman daha iyi anlaşılıyor.
Yıllar önce de yine cayromuz arıza yapmıştı ve bir ay boyunca Pasifik’te pusula ile seyir yapmak zorunda kalmıştık. İşte, bir geminin en önemli âletlerinden birisi, bu cayrodur.
Cayro ilk olarak 1908 yılında kullanılmaya başlanmıştır. New York’lu Elmer Ambrose Sperry adlı bir kişi tarafından tasarlanmıştı.
Sperry’nin cayro pusulası manyetik kuzey yerine gerçek kuzeyi gösteriyordu ve daha önemlisi artık çelik materyalden yapılan gemilerden ve âletlerinden etkilenmiyordu. Kendi yatay ve dikey ekseninde serbestçe dönebilecek şekilde monte edilen bir disk, kaidesi nereye taşınırsa taşınsın konumunu ve yönünü değiştirmiyordu. Bu gerçekten çok önemli bir buluştu ve zamanla bütün gemilerde kullanılmaya başladı. Amerikan Donanması bir adım daha ilerleyerek “Metal Mike” (okunuşu Mayk) adını verdikleri cayro kumandalı otomatik dümen sistemini geliştirmişti.
Artık serdümen yerine gemiyi kullanan komutan, rotayı kolayca düzeltebiliyordu. Bu hâli ile insan hatası da ortadan kaldırılmıştı ve Metal Mayk, serdümenden daha iyi performans gösteriyordu. Zamanla otoplot bütün gemilerde, hatta uçaklarda kullanılmaya başlandı.
“Kanal ve boğazlardan geçerken otoplot kullanılır mı?” sorusu çok sorulur. Cevabı ise kesinlikle kullanılmaz şeklindedir. Zira dar su geçitlerinde otoplot gerekli manevrayı yapmakta çok geç kalmaktadır. Neticede bu âlet de bir kul yapısı, emniyetli olmadığı düşünülerek daima otoplot yerine cayro pusulanın başına serdümen geçer ve dar kanallar Metal Mayk olmadan insan kontrolünde geçilmiş olur.
Günümüzde koskoca gemiler 6 bazen 7 kişi ile kullanılabilmektedir. Teknoloji sayesinde makinelere tonlarca yük vurulabilmekte, kol gücüne gerek kalmadan onlarca insanın yapabileceği işleri bir iki insan yapabilmektedir. Şimdilerde “GPS pusula” icat edildi. Yani uydudan alınan sinyallerle yön bulabilme imkânı var.
GPS (Küresel Yön Bulma Sistemi) pusula, cayroya göre hem daha ucuz hem daha az yer kaplıyor. Fakat otomatik pilot cihazları pusuladaki en ufak değişikliklere cevap verdiği için GPS pusulalar gemilerde ana yönlendirici olarak kullanılmıyorlar. Bu konuda cayrolar hâlâ en güvenilir seyir yardımcısıdır.
Denizler, Allah’ın bize verdiği büyük nimetlerdendir. Dünya ticaretinin yüzde 75'i hâlâ denizler aracılığı ile yapılıyor. Rızkın yüzde 90’ı da ticarette olduğuna dair hadis-i şerif bulunmaktadır. Dinimizin öğrettiğine göre denizlerin önemi çok ama çok önemlidir.
Yüzbinlerce tonluk gemiler deniz üzerinde yüzmekte ve küçük bir parmak hareketi ile yol almaktadırlar. Bu kadar büyük kütlelerin nizam ve intizam altında hareket etmesi ancak Cenab-ı Allah’ın takdiri ve yardımı iledir. İşte intizam sırrı ortaya çıkmaktadır.
Meselâ, büyük bir gemi, en küçük bir oyuncak gibi çevrilebilir. Cenab-ı Allah, Rahman Suresinde “Denizlerde dağlar gibi kurulmuş akıp giden gemiler Onun varlık ve birliğine, kudret ve rahmetine işaret eder. Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz” buyurmaktadır.
Gerçekten de insan düşünüp tefekkür ettiğinde insanlara verilen nimetlerin ne kadar çok olduğunu anlıyor. Pusula ve cayro gibi cihazlar insanların yarattığı değil; keşfettiği cihazlardır. Allah dünyayı, elektrik ve atomları bu keyfiyette yaratmasa idi mümkün değil bu cihazlar çalışmazdı.
Nasıl ki dünya hareket ettikçe manyetik alan meydana geliyor ve pusulamız manyetik kutup noktasını gösteriyor, aynı şekilde elektrik enerjisi de cayroyu hakiki kutup noktasında sabit tutmaktadır. İnsanlar, sadece bir isim takmakla yetinmekte Allah'ı düşünmemektedirler. Bu durum ise Allah’ın bize verdiği nimetleri unutmamıza ve basitleştirerek hiç düşünmememize yol açmaktadır. Böyle bir durum ise verilen nimetlere karşı şükretmek yerine nankörlük ettiğimizin apaçık bir delili olmaktadır.
Denizciler daima Allah’ın adını anarak seyahat eder. En sefih yaşantıda olan denizci dahi kudreti sonsuz olan Allah’ı düşünüp ona dua etmeyi bir vazife olarak görür. İşte bu yüzden denizcilik mesleği inançlı insanların mesleği olmuştur, vesselam…
Vehbi KARA
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)