Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İlim ve marifet mektepleri olan tekkeler, tevhid inancının aşkın bir şekilde yaşandığı ibadethanelerdir” dediği bir zamanda yaşıyoruz fakat tekkeler resmi olarak kapalıdır iyi mi?
Selçuklu ve Osmanlı izlerinin bulunduğu birçok ülkede tekkelere yahut zaviyelere rastlamak mümkündür. Fakat Türkiye’de bu mekanlar gayrıresmi olarak yani yasadışı bir surette faaliyetlerini sürdürüyorlar. Özellikle Orta Asya, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika’nın içlerine kadar bu medeniyet evlerinin, aş ve iş ocaklarının, daha çok insan ahlakının yoğrulduğu bu mekânlar, dev bir medeniyetin taşıyıcılığını ve yaşamasını gerçekleştirmişlerdir.
Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin sadece insana değil, kâinattaki tüm canlı-cansız varlıklara hizmet etmeyi ana gaye edinmiş tekke ve zaviyelerin, geçmişi bilinmekle birlikte bugüne nasıl taşınabilirliğine dair çalışmalar yapılabilmesi için öncelikle bu inkılap kanunu denilen faşist dayatmalara, din ve vicdan özgürlüğünü ayaklar altına alan yasaklara bir son vermek zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Bunu ben yapmayacağım Meclis’in ve ülkeyi yönetmekte olan idarecilerin görevini hatırlatıyorum sadece…
“İstanbul’daki Türkistan Tekkeleri” isimli çalışma merkezi İstanbul’da bulunan ve kısa adı “TÜRÇEK” olan, “Türbeler-Çeşmeler Taşınır ve Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği ” tarafından kitaplaştırılmış. Hatta bu esere Cumhurbaşkanımız Erdoğan da bir takdim yazısı yazmış. İstanbul Valiliğinde kitabın tanıtım toplantısına milli eğitim müsteşar yardımcısı ve TÜRÇEK başkanı Ahmet Emre Bilgili, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, başbakanlık danışmanlarından İskender Pala ve medya mensupları katılmış ve konuşmalar yapmışlar.
İbrahim Kalın, tekkelerin üniversitelerde sunulan eğitimin dışında, mutlaka belli halkaların, merkezlerin, mahfillerin ekstra bir şeyler sunması gerektiğini dile getirerek; “Bizim İslam düşünce ve sanat geleneğimize baktığımızda, âlimler, sanatkârlar, şairler, sanatçılar, edebiyatçılar, sadece formal manadaki medrese eğitimiyle sınırlı kalmamışlardır. Çoğu zaman medrese eğitiminin, üniversite sisteminin dışında hariçten yapılan ekstra derslerle, halkalarla yetişmişlerdir” dedi.
Ahmet Emre Bilgili de; TÜRÇEK olarak, İstanbul’daki 127 türbenin; bakım ve onarımı başta olmak üzere tekke ve türbe kültürünün yeniden ihya edilebilmesi için hemen her konuda çalışma yaptıklarını belirterek, bu faaliyetlerin sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, gönül coğrafyamızın bütününü kapsayacağını ifade etti.
Öğrendiğimize göre İstanbul’da altı adet Türkistan Tekkesi bulunuyor. Bu tekkeleri kitaplaştıran Okan Yeşilot, Yüksel Çelik ve Muharrem Varol, geçmişimizi gelecek kuşaklara aktarmak üzere önemli bir eseri tarihe şahit olarak bırakmışlar. Bunlar; “İstanbul’un Saadet Tapusu” ismiyle bilinen “Eğrikapı Emir Buhari Tekkesi”. “Türkistanlıların Fahri Konsolosluğu Buhara Tekkesi”. “Müceddililikten Melametiliğe, Şeyh Murad Buhari Tekkesi”. “Bekâr Dervişlerin Melcei, Eyüp Kalenderhânesi”. Eyüp Piyerloti’de bulunan “Seyahatten Sükûnete Kaşgari Tekkesi”. Üsküdar Sultantepe’de bulunan, “Maharet ve Zarafetin Buluştuğu Mekân Özbekler Tekkesi”.
Bu tekkeleri ziyaret edilebiliyor lakin yasadışı. Tarihi eser görüntüsü ile zevahiri kurtarmaya çalışıyorlar. Zira Kamalizm ilkeleri hala dimdik ayakta ve inanç üzerinde baskı yapmayı temel ilke edinmiş durumdadır. Erkeksen Anayasa’nın “değiştirilemez, hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez” ilkelerine bir dokun bakalım. Adamı ne hale getiriyorlar. İşin ilginç tarafı hiç utanmadan Kamalizmi, özgürlük diye yutturmaya çalışıyorlar. Bu ne biçim iştir? Anlayan beri gelsin…
17 Aralık 2016 tarihinde “Rumeli’nin Fethinin Manevî Mimarları Dervişler ve Balkanlarda Tasavvufun İzleri” başlıklı bir seminere katıldım. Konuşmacı Mikail Türker Bal, Balkanlarda mevcut medrese ve tekkelerin varlığına işaret ederek çok önemli mesajlar verdi.
Eğer bugün Balkanlarda İslam dini devam ediyor ise bunu işte bu medrese ve dergâhlarda zikir çeken şeyh ve dervişlere borçluyuz. Çünkü başta ülkemizin yöneticileri olmak üzere 600 yıllık İslam şehirlerine sırtını dönüp “burada yaşayan Müslümanların hali nicedir?” diye sorulmamış bilakis dinsizleştirme ve Hıristiyanlaştırma faaliyetlerine göz yumulmuştur.
“Kendisi himmete muhtaç dede, kime himmet ede” sözü tam da bizim için geçerli. Zira hala faşist anlayış ülkemizde hüküm sürüyor. Yüzyıllarca “Allah, Allah” zikirleri ile dolup taşan medreseler ve zikir haneler hala kapalı durumdadır. İşin ilginç tarafı bu dergâhlar komünist yönetimlerin acımasız boyunduruğu altında olmasına rağmen Balkanlarda hiçbir zaman kapatılmadı kapılarına kilit asılmadı.
Peki, Balkan gâvurunun yapmadığını bizim yöneticilerimiz neden yaptı? Bunun sebebi çok açıktır çünkü “din baskı altına alınmalı” diye başta Siyonistlerin o zaman söz sahibi olduğu İngiltere’den emir gelmiş ülkemizdeki işbirlikçiler de acımasızca bunu tatbik etmişti.
Ne yazık ki mutlak baskı rejimine yani ağır bir istibdada “cumhuriyet” adı verilmiş dinsizlik rejimin koruması altına alınmıştı. İçki içmeyi marifet sayan namus kavramından uzaklaşıp sefahate kucak açan yöneticiler yaptıkları bu rezalete ise “medeniyet” ismini takmışlardı. İşin kötüsü keyfi uygulamaları “kanun” adı altında cebren uygulamaya sokmuşlardı. Şimdi ise utanmadan bu inkılap ve devrimleri savunup gözümüzün içine baka baka yaptıkları ile övünüyorlar.
Bu zulüm ve baskı 1982 anayasasında "inkılap kanunları" adı altında anayasanın 174. maddesine göre anayasaya aykırılığı iddia edilip iptal edilemeyecek kanunlar arasında sayılmış ve halen yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
“Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması”, 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilmiş 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 677 Sayılı kanun ile uygulamaya konmuş hürriyeti engelleyen bir faşist kanundur.
Konya milletvekili Refik Koraltan ve beş arkadaşının önerisiyle meclise sunulup kabul edilen “Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Seddine ve Türbedarlar ile Bazı Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun” ile bütün tarikatlarla birlikte şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik seyitlik, çelebilik gibi her türlü unvanın kullanılmasını da yasaklanmıştır.
Bu unvan ve sıfatların kullanılmasının yasaklanması yetmemiş gibi bir de bunlara ait hizmetlerin yapılmasını ve bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesi de suç olmuştur. Ayrıca yasa ile ülkemiz sınırları içinde herhangi bir dergâh ve tarikata ait tüm türbeler kapatılmış, türbedarlıklar kaldırılmıştır. Yasaya aykırı davrananlara para ve hapis cezası getirilmiştir.
Bundan başka bir de Şeytanca bir zeka ile bir başka kanun çıkarılarak eğitim sistemimiz adeta katledilmiştir. İşte medreselerde bu kanun kapsamında kapatılmıştır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekâleti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı’na) bağlanması sağlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitimin temel kanunu kabul edilen bu yasa daha sonra çıkarılan kanunlara esas teşkil ederek. 1982 anayasasında 174. maddeyle koruma altına alınmış “inkılap kanunlarından” bir başkasıdır.
Türkiye’de eğitim alanında eğitim kurumlarının birleştirilmesine ihtiyaç duyulması bahanesi ile hazırlanan kanun; kaldırılmasına dair kanun ve "Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılması hakkında kanunla aynı gün çıkarılmıştır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ayrıca tekke ve zaviyelerin kapatılması; dinsel olduğu düşünülen Osmanlı harflerinin kaldırılıp Harf Devrimi’nin yapılması gibi diğer bazı faşist dayatmaların gerçekleşmesi için de altyapıyı oluşturmuştu.
Yetmedi bütün bu din ve vicdan hürriyetini ayaklar altına alan bu faşist kurallar 1982 Anayasasının 3. Maddesi kapsamına alınmış “değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler” arasında kabul edilerek koruma altına alınmıştır. Hükümetimizden bu acımasız kanun ve yasalara karşı bir çözüm getirmesini bekliyoruz, vesselam…
Vehbi KARA
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)