Bu yazı çeşitli gazete ve internet sitelerinde 28 Mart 2016 tarihinde yayınlanmıştır. Ne yazık ki dikkate alınmamış ve hain 15 Temmuz darbesine maruz kalmıştık. İşin ilginç tarafı yazı hala güncelliğini korumaktadır. Yazıda geçen ifadeleri bu yüzden değiştirmedim. Fakat sanki olacakları görmüş gibi kaleme alınmış. Demek ki Allah söyletmiş.
Bu ve benzeri yazılar darbeden yıllarca önce yazılmış hükümet ve devlet yöneticileri ikaz edilmişti. O tarihlerde çok fazla meşguliyetleri olduğundan ciddi olarak ele alıp incelemediler. O halde şimdi bir daha yazalım, olur ki akılları başlarına gelir de ibret alırlar…
Orduyu Paralel Yapıdan Temizlemenin Yolları
Fetullah Gülen Terör Yapılanmasının en güçlü olduğu kesim silahlı kuvvetlerdir. Zira tam 40 yıl boyunca orduya çöreklenmiş bu yapı sinsi bir şekilde ordunun her kesimine yerleşmiştir.
Paralel Yapının en önemli arka bahçesi dershaneler idi. Dershanelerde göze çarpan başarılı öğrenciler özel ilgi ve alakaya mazhar olmuşlardır. Öncelikle silahlı kuvvetlere girmesi teşvik edilen bu öğrenciler askerlik mesleğini sevmiyor ve gerekli fiziki şartlara sahip değilseler sırası ile emniyet teşkilatı ve hukuk fakültelerine girmesi için yönlendirilirler. Amaç emniyet ve polis teşkilatını el geçirdikten sonra adalet mekanizmasını da kullanarak devleti Fetullah Gülen’in yönetimi altına sokmaktır.
Bundan 50 yıl önce Türkiye’de iktidara gelmenin en kolay yolu olarak darbeler görülüyordu. 27 Mayıs 1960 darbesi ile birlikte, Talat Aydemir’in başarısız 1962 ve 1963 darbesi, 9 Mart 1971 başarısız komünist darbe, 12 Mart 1972 askeri darbesi (muhtıra), 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat 1997 post modern darbe ve arkasından gelen çeşitli başarısız darbeler devleti yönetmek için en kolay ve kestirme yolun silahlı kuvvetler olduğunu Paralel yapıya öğretmiştir.
Bu nedenle Paralel yapı tıpkı Marksist ve faşist yapılar gibi orduya sızmaya çalışmıştır. Bunu yaparken kullanılan en etkili yol işte dershanelerde ele geçirilen öğrencilerin kullanılmasıdır. Bunlardan bir kısmına sınav soruları çalınarak verilmiş bundan başka özel hazırlık sınıfları kurularak özellikle askeri okullara Fetullahçı asker yetiştirilmeye çalışılmıştır. İtiraz eden öğrencilere “itaat et kurtul” baskısı yapılarak büyük bir facia yaşanmıştır. Ordu tamamen paralel yapı tarafından kuşatılmıştır. Şimdi ise sadece darbe için gerekli ortam hazırlanmaya çalışılmaktadır. Bunun için terörün azdırılması ve PKK’nın dahi teşvik edilmesi gereklidir. Zaten paralel yapıya mensup basın organları da halen bunu yapmakta hükümeti zafiyete sokarak darbe zemini meydana getirmek için ABD başta olmak üzere her türlü Siyonist ve ahlaksız yapı ile işbirliği yapmaktadırlar.
Bugüne kadar askeri okullardan atılan paralel yapıya mensup asker sayısı son derece azdır. Zira öylesine acımasız tedbirler alınmıştır ki bu yapının isteklerine boyun eğmeyen öğrenci veya subaylar derhal ordudan atılırlar. Örneğin eşinin başını örtmekte ısrar eden, içki içmeyen ve namaz, oruç gibi, ibadetlerini yerine getiren askerlerin üzeri çizilir ve Yüksek Askeri Şuraya sokularak en kısa zamanda ordudan ilişiği kesilir. 2010 Anayasa değişikliği referandumuna kadar süreç bu şekilde işlemiştir. Bu tarihten itibaren paralel yapı Kemalist yapı ile derin işbirliği yapması sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerinde eşi başörtülü olan, içki içmeyen, namazlarını kılan orucunu tutan subayların sayısı neredeyse sıfırlanmıştır.
Cumhurbaşkanı ve başbakanlar her ne kadar dindar insanlar dahi olmuş olsalar silahlı kuvvetlerdeki bu acımasız ve ahlaksız terörü yani dindar askerleri ordudan atma işinde maalesef paralel yapı ve darbecilere daima destek olmuşlardır. Bunun vebali büyüktür ve her ne bahane bulurlarsa bulsunlar yapılan bu iğrenç işin sorumluluğundan kurtulamazlar.
Şimdi durum çok daha net olarak anlaşılmıştır. Paralel yapı ve Fetullah Gülen hiç gizlemeye dahi gerek duymadan Siyonist güçlerle işbirliği yapmakta devleti çökertmek için elinden geleni ardına koymamaktadır. Başarısız 17-25 Aralık darbeleri onların bu azim ve kararlılıklarını kırmamış bilakis emri altına girdikleri Siyonist güçlerin her türlü fitne faaliyetlerine hız vermişlerdir.
Peki, bu duruma beyinsiz yönetici ve darbeci generaller sayesinde gelmiş bulunduk. Bunun çaresi yok mudur? Elbette vardır. En kısa zamanda orduyu paralel yapıdan temizleyerek bu tehlikeli durumun önü alınabilir.
Peki, iyi hoş da tamamen sinsi ve ser verip sır vermeyen İtalyan Carbonari mason teşkilatı gibi örgütlenen bu yapı nasıl deşifre edilir? Bunun türlü türlü yolu olmakla birlikte en kolay yollarından birkaç tanesi şudur:
1. Bu güne kadar yapılan ahlaksız ve vicdansız uygulamaları ortadan kaldırmakla işe başlamaktır. Yani ordu içinde dindar insanlara karşı uygulanan baskıya son vermek ilk iş olmalıdır. İçki içmeyen adamın sicilini bozmak kadar vicdansızlık olur mu? Bu güne kadar içki içmeyen benim gibi subaylara daima en düşük sicil notu bu sicil maddesinden verilirdi. Zira askeri sicil kanununda değerlendirme maddelerinden bir tanesi alkol ve uyuşturucu kullanımı olup utanmadan bu maddenin amaçladığı şeyin tam aksi uygulanmıştır.
2. Askeri birlik ve kışlalara hiç olmaz ise NATO standartları ölçüsünde cami ve mescit yapılmalıdır. Tabur, tugay ve diğer askeri birliklerin büyüklükleri oranında ibadet mahalli inşa edilmelidir. Özellikle askeri okullara cami inşa edilmelidir. Şu kepazeliğe bakar mısınız; benim okuduğum Deniz Harp Okulunda cami yoktur. Galiba henüz küçük bir mescit açılmış lakin 18 Kasım 2015’te okula gittiğimde hala yok idi. Vakti zamanında Osmanlıdan kalma bir cami din düşmanı yöneticiler tarafından yıkılmış Heybeliada yıllarca camisiz kalmıştır. Bu adada her türlü kilise ve havra bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki paralel yapıya mensup askerler “ima ile namaz” adı altında dinde yeri olmayan bir uygulama ile aldatılmış olup cami yasaklarına titizlikle uymaları sağlanmıştır. Benim gibi bu konuda mücadele edenler ise yalnız bırakılmıştır.
3. Din düşmanı generallerin başvurduğu başörtüsü yasağına derhal son verilmelidir. Bugün hala askeri kışla ve garnizonlarda “bu başörtüsü olmamış, tavşan kulağı şeklinde bağlayacaksın” diye nöbetçi askerlere emir verilmekte emre uymayan askeri kişiler hatta sivil şahıslar dahi garnizonlardan uzaklaştırılmaktadır. Generaller stilistlik, modelistlik yapmayı bir tarafa bırakıp orduyu harbe hazır duruma getirmeye çalışmaya gayret etmeli, Diyanet işleri Başkanlığının işlerine burnunu sokmamalıdır.
4. Askeri okullarda namaz kılan orucunu tutan dini kitap okuyan öğrencilere baskı yapmak yerine Siyonist, Marksist, Faşist ve Bölücülük yapan öğrencileri kontrol altına alıp bunlarla da uğraşılmalıdır. Devleti ortadan kaldırmaya yönelik örgütlere dini ve vicdani hassasiyetleri yüksek olan öğrenciler karşı koyabilir. Her türlü ahlaki değeri tahrip eden şehveti ön plana çıkarıp bunun gibi insan zafiyetlerini istismarı önleyecek yegâne çare; Allah korkusudur. Bunun için dini kitap ve tavsiyelere ihtiyaç vardır.
5. Bu güne kadar ibadetlerini yaptığı için yani namaz kılıp oruç tuttuğu, eşinin başörtülü olmasından dolayı, sakıncalı ve şüpheli kategorisine alınıp terfi işlemleri askıya alınan askerlere yapılan haksızlıklar durdurulmalıdır.
6. Askeri okula giriş şartları arasında dindar olması, namaz kılması ve oruçlarını tutması tercih sebebi olmalı kısaca dindar öğrencilerin bu okullara girmesini önleyen tutum ve davranışlardan kaçınılmalıdır.
İşte birkaç tane saydığım hususa dikkat edilirse paralel yapının damarları kesilecek örgüt üyeleri tamamen deşifre olacaktır. Çünkü bugüne kadar yapılan ahlaksız uygulamalar en çok bu yapının işine gelmiş dini ibadetleri yasaklama sayesinde gizlilik yoluna başvurulmuştur. Bu sinsi yapıyı deşifre edecek en kısa ve kolay yol ise dindar askerler üzerindeki baskıyı kaldırmaktır.
Üzülerek şunu söylemeliyim ki kamu kurumları içerisinde en bahtsız kurum silahlı kuvvetlerdir. Çünkü yıllar boyunca darbeci yapı “eğer darbe yapar isek bu dindar insanlar emrimizi dinlemez” diyerek inançlı insanların içine kurşun suyu dökmüş orduyu dindar insanlardan temizlemişlerdir. Bugün namazını kılan dini hassasiyeti olan halkımızdan kopuk bir nesil yetişmiştir.
Özellikle üst rütbeli askerler arasında bir tane dahi eşi başörtülü bir general-amiral yoktur. Birisi kalkıp benim bu sözümün aksini söyleyerek mahcup etsin. Vallahi sevineceğim. Benim bu iddialarıma cevap verecek kişi olursa işte önce bu soruma cevap verip desin ki işte falanca generalin karısı başörtülü olup Türk kadınının kahır ekseriyeti gibi tesettürlü giyinmektedir. Bunu gösteremezler ise sakın bana cevap vermesinler zira hadlerini bildirmek için şimdiye dek söylemediğim çok acı sözleri söylemek zorunda kalırım, vesselam…
Not: Bir yıl sonra kaleme aldığım bu yazıda iki tane düzeltme yapılmıştır. Fakat zamanında yapılmadığı ve dikkate alınmadığı için yöneticiler mesuliyetten kurtulamaz. İşte düzeltme maddesi başörtüsü konusundadır ve askeri tesislere artık girilebilmektedir. Generallerin eşleri arasında da başörtülü bir iki tane hanım kardeşimize rastlanabilmektedir. Eh bu kadarı da olsun artık, vesselam…
Vehbi KARA
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)