Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihat hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı olan Ayasofya yeniden fethedilmek zorundadır. Fetih; Arapça bir kelime olup “İslam’a açmak” anlamına gelir. İşte şanlı ecdadımızın kılıçlarının pek büyük ve antika yadigârı olan Ayasofya Camii’ni açmak zamanı gelmiş de geçmektedir.
Yunanlılar kahpeliklerini tekrar göstererek Cumhurbaşkanını öldürmeye azmetmiş haydutları Türkiye’ye iade etmeyerek okkalı bir tokadı hak etmiş durumdadır. Eğer bu tokat vurulmaz ise yol olur hatta iki ülke arasındaki ilişkiler onarılamayacak bir seviyeye gelecektir. Türkiye’nin utangaç dış politikası Yunanistan’ı şımartmıştır. Her türlü terör örgütünü barındıran besleyip terör yapması için Türkiye’ye gönderen bu ülkenin şiddetli bir şekilde cezalandırılmaması işte günümüzdeki gibi büyük rezaletlere yol açmaktadır.
Yetmedi ABD Başkanı Trump, 7 Müslüman ülkeden gelen insanları kapı dışarı etme kararı aldı. Bu küstah ve pervasız politikalara karşı utangaç cici çocuk tutumu ile bir yere varmak mümkün değildir. ABD, terör örgütü PKK’yı en gelişmiş silahlarla desteklediği yetmiyormuş gibi FETÖ örgütünün elebaşı Feto’yu teslim etmeyerek zaten çizmeyi çok aşmıştı.
Ayasofya’nın cami olmaktan çıkarılması ABD’deki Bizans Enstitüsü (the Byzantine Institute of America) adlı kurumun çalışmaları sayesinde olmuştur. Bu sistemli ve kasıtlı yıkım, İstanbul’un tekrar İslam başkenti olmaması için atılmış en önemli adımlardan bir tanesidir. 1931'de Dumbarton Oaks Alan Komitesi, o yıllardaki girişimleriyle 500 yıla yakın cami olarak kullanılan İstanbul’un fethinin sembolü olan Ayasofya’yı puthaneye çevirmeyi başarmıştır. Bu kapsamda yapılan çalışmaları K. J. Conant, W. Emerson, R. L. Van Nice, P.A. Underwood, T. Whittemore, E. Hawkins, R. J. Mainstone and C. Mango gibi şahıslar yönetmiş devrin yöneticileri de bu İslam düşmanı kişilere destek olmuştur.
Ayasofya’da çalışmalarda bulunmuş diğer isimlerden, F. Dirimtekin ve A. Çakmak gibi yerli işbirlikçiler ve Kamal Atatürk de büyük gayret göstermiştir. Yaptıkları ile övünebilirler zira aradan 80 yıl geçtiği halde şanlı ecdadımıza karşı işlenen bu cinayete bütün devlet yöneticileri sessiz kalmıştır.
Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu konuda kendisini ısrarla bu hayırlı işi yapması için teşvik edenlere karşı kaçamak cevaplar vermek durumunda kalmıştır. “Cemaat önce Sultanahmet’i doldursun sonra bakarız” diyerek kaçamak bir cevap vermiştir. Halbuki Cuma namazlarına gelenler bilir ki Sultanahmet Camii ağzına kadar dolmakta, iğne atsan yere düşecek kadar bir boşluk dahi bulunmamaktadır. Fakat bu gerçeklerden habersiz olan Erdoğan, bir kısım bürokrat ve danışmanlarının dolduruşuna gelip dolmuşuna binerek utangaç lider elbisesini giymeye devam etmektedir.
Artık yeter! Onurlu bir siyasete ve sözünün eri bir lidere çok ihtiyacımız var. Kanlı katillere ev sahipliği yapan Yunanistan’a ses çıkaramayan, ABD’nin küstah ve arsız politikalarına ve Müslümanları aşağılayan söylemlerine çıt çıkaramayan bir lider ülkemizi 2023 yılı hedeflerine taşıması söz konusu olamaz. Osmanlı’nın onurlu devlet adamlarını günümüze taşıyacak kadar mert, haysiyetli ve sağlam duruşlu karizmatik liderlere ihtiyacımız var. Demirel, Ecevit ve daha nice kaypak ve omurgasız politikacılardan usandık artık. Konuştuğu zaman boş nutuk atıp hamasi söylemlerle günü idare eden, şiirler okuyan devlet adamları istemiyoruz. İslam’ın ve ülkemizin onurunu ve haysiyetini parlak bir şekilde taşıyacak hamiyetli yöneticiler istiyoruz.
Bediüzzaman Said Nursî’nin Ayasofya ile ilgili hassasiyeti ve Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması noktasındaki ısrarını herkes çok iyi bilir. Menderes, bunu kabul etmediği için hain bir darbe ile görevinden indirilmiştir. Hâlbuki Bediüzzaman’ın tavsiyesini dinleseydi ne iyi olurdu. Allah, rahmet eylesin…
Ayasofya konusu bu vatan gençlerinin her zaman gündeminde olmuş ve Ayasofya’nın ibâdete açılması konusundaki hassasiyetlerini daima gündeme taşımışlardır. Elbette bu hassasiyetin çok önemli sebepleri vardır. Çünkü Ayasofya fethin sembolü ve İslâm’ın fütûhatının alemi (göstergesi) hükmündedir. Özellikle Ayasofya’nın kapatılarak müzeye çevrilme zamanı da, dikkate alınması gereken ehemmiyetli bir devrin başlangıcıdır. Bu tarihten itibaren camiler satılığa çıkarılmış ecdat yadigârı her şey talan edilmiştir.
Ayasofya’nın tekrar fethedilmesi bir devrin kapanıp yeni bir devrin açılması zamanını göstermektedir. Türklerin İslam birliği ve liderliği için yeniden sahneye çıktığına işaret eder. Bu tarihten itibaren tahrif edilmiş Hıristiyanlık, özüne dönerek bir nevi İslâmiyete inkılâp edecek, Kur’ân’a iktida edecektir. İşte o zaman din-i hak bu iltihak neticesinde büyük bir kuvvet bulacaktır.
Ayasofya, İstiklal Savaşında direnişin sembolü olmuştur. İşgal kuvvetleri Ayasofya’ya sokulmamış vatanın kurtarılması için gösterilen azim ve kararlılık bu suretle işgal kuvvetlerinin hafızasına kazınmıştır.
Bediüzzaman’ın hayatında da Ayasofya’nın önemi çoktur. Ayasofya Camii’nde namaz kıldığını eserlerinden anladığımız gibi verdiği örneklerde de bu hususa çok dikkat çektiği görülmektedir. Bediüzzaman, 1907’de İstanbul’da bulunduğu bir zamanda Ayasofya Camii’nden çıkıldıktan sonra devrin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Şeyh Bahît Efendi ile münazara yapmıştır. Yine Ayasofya Camii’nde namaz kıldığı, hatta elli bin adama takdir ile nutkunu dinlettirdiği de bilinen bir hatıradır.
Ayasofya’nın Risale-i Nur Külliyatı’nda birçok meselenin anlaşılmasında örnek verilen bir yönü vardır. Kısaca; “Ayasofya Câmii, ehl-i fazl u kemâlden mübarek ve muhterem zâtlarla dolu olduğu bir zamanda…”, “Ayasofya gibi kubbeli bir camiin kubbesindeki taşlarını durdurmak vaziyeti…”, “Ayasofya’nın bânisi inkâr edildiği takdirde”; “Ayasofya Câmiinde elli bin adama takdir ile nutkunu dinlettiren bir adam”, “Ayasofya Câmiinde meb’usana hitaben feryad ettim.”, ve “Sonra gider.. Ayasofya gibi gayet muazzam bir câmiye, Cuma gününde dâhil olur.” gibi örneklere sık sık rastlanmaktadır.
Ayrıca Bediüzzaman; Ayasofya mevlidinde ve Ayasofya’da, Bayezid’de, Fatih’te, Süleymaniye’de geniş bir ulema ve talebeye hitaben çeşitli nutuklar ile şeriatı ve Meşrûtiyeti izah etmiştir. 31 Mart hadisesinde Ayasofya’da nutuk söyleyerek yatıştırıcı bir rol oynamıştır. Görüldüğü gibi Bediüzzaman Said Nursî, Ayasofya’yı defaatle “Ayasofya Camii” olarak ifade etmiştir. Ayasofya’nın tekrar ibadete açılmasını özellikle hürriyetçi siyasetçilerden talep etmektedir. Hatta Adnan Menderes’e bu talebini mektuplarla iletmiştir. İşte o mektuplardan bir tanesi şudur:
“Adnan Menderes’e gönderilmek niyetiyle evvelce yazılan içtimâî hayatımıza ait bir hakikatın haşiyesini tekrar takdim ediyoruz:
Eskilerin lüzumsuz keyfî kanunları ve sû’-i istimalleri neticesinde, belki de tahrikleriyle zuhur eden Ticanî mes’elesini dindar Demokratlara yüklememek ve âlem-i İslâm’ın nazarında Demokratları düşürmemenin çare-i yegânesi kendimce böyle düşünüyorum: Ezan-ı Muhammedî’nin (asm) neşriyle Demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi; Ayasofya’yı, beşyüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmek ve halen İslâm’da çok hüsn-ü tesir yapan ve bu vatan ahalisine âlem-i İslâm’ın hüsn-ü teveccühünü kazandıran, yirmisekiz sene mahkemelerin muzır cihetini bulamadıkları ve beş mahkeme de beraetine karar verdikleri Risale-i Nur’un resmen serbestîsini dindar Demokratlar ilân etmeli ve bu yaraya bir nevi merhem vurmalıdırlar. O vakit âlem-i İslâm’ın teveccühünü kazandıkları gibi, başkalarının zalimane kabahatları onlara yüklenmez fikrindeyim. Dindar Demokratlar, hususan Adnan Menderes gibi zâtların hatırları için, otuzbeş seneden beri terkettiğim siyasete bir-iki saat baktım ve bunu yazdım”
Ayrıca 1950’den sonraki döneminde Bediüzzaman’ın Ankara’ya gelişlerinin altında yatan mühim sebeplerden birinin de yine Ayasofya’nın ibâdete açılması olduğunu aşağıdaki mektuptan anlıyoruz:
“Ankara’ya bu defa geldiğimin mühim bir sebebi, İslâmiyet’e ciddî taraftar Dahiliye Vekili Namık Gedik’i görmek ve İslâmiyet’in kahramanı olan Adnan Bey’e ve Tevfik İleri gibi mühim zâtlara bir hakikatı söylemektir ki:
“Hem Demokrat’a Ezan-ı Muhammedî gibi çok kuvvet vermek ve Risâle-i Nur’un neşrine müsaadesi gibi çok taraftar olmak ve âlem-i İslâm’ı, hattâ bir kısım Hıristiyan Devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı müzahrefattan temizleyip ibâdet mahalli yapmaktır. Ben ise; bu mes’ele için, otuz sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim. Adnan Bey, Namık Gedik ve Tevfik İleri gibi zâtların hatırı için başka yere gitmedim.”
Öyleyse, ey Cumhurbaşkanı ve Başbakan! Geliniz, İstanbul’un fetih sembolü, Fatih’in emâneti ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin en ehemmiyetli hedeflerinden biri olan Ayasofya’yı ibâdete açınız ve bu şerefle yâd olunuz. Ayasofya’nın hicab perdesini yüzünden kaldırınız ve bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi, Kur’ân ve cihat hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılınçlarının pek büyük ve antika bir yadigârı olan Ayasofya Camii’ni hak ettiği hürriyetine kavuşturunuz. Böylece Ayasofya’yı müzahrefattan temizleyip ibâdet mahalli yaparak Bediüzzaman’ın da bir müjdesinin tahakkukuna vesile olunuz, vesselam…

Vehbi KARA
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatih ORUÇ
SADİZM
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Halil MERT
Polislerimiz şehid oldu
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Rahmetin Kapısında Bir Gece
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Aydan KURT
Çok şey istemedik...
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)