Ahir zamanda zuhur edecek dehşetli şahısların başında “Deccal” olup hakkında hadis kitaplarında geniş izahlar bulunmaktadır. Bu konu asrımızda yaşayan insanlar açısından çok önemlidir. Zira İslam düşmanlığından dolayı “İslam Deccalı” veya diğer bir ismi ile “Süfyan” adı verilen şahsın yapmış olduğu icraatların büyükçe bir kısmı günümüzde meydana gelmiştir.
Deccal’ın en önemli özelliğini nazara vererek ne derece yıkıcı bir tahribat yaptığını nazarlara vermek gerekiyor. Aksi takdirde bir çok insan Deccal’in tuzağına düşerek vermiş olduğu zararlara ortak olacaktır.
Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm) ümmetini Deccal’in fitnesinden ve tehlikesinden korumak için uyarılarda bulunmuştur. Sahih hadis kaynaklarında bu konuda oldukça geniş bahisler vardır. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi şudur: "Hz. Âdem’in yaratılışından itibaren kıyamete kadar geçen süre içerisinde Deccaldan daha büyük bir hadise (diğer bir rivayette daha büyük bir fitne) yoktur. (Müslim, Fiten: 126)
Deccal, Arapça bir kelimedir, "decl" kökünden gelir. Sözlüklerde verilen manaya göre Deccal, "yalancı, hilekâr; zihinleri, gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile bâtılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid ve melun bir kişidir."
Demek ki İslam Deccalını teşhis ederken onu gayri Müslimler içinde aramayacağız. Aldatıcı özelliğinden dolayı münafıklar içinde yer alacağı ifade edilmektedir. Çünkü aldatıcıdır ve gerçek yüzünü gizleyip fitne ile iş göreceği anlaşılmaktadır.
Bir başka hadis-i şerifte, özellikle onun, "yalancı, dalâlete sürükleyici" (Ahmed İbni Hanbel, Müsned, I-VI Kahire Baskısı, 1313, 5:372.6) özelliğine dikkat çekilmiştir. Deccal’in mahiyeti ise, sahih hadislerde bildirildiğine göre “âhir zamanda gelecek ve ümmete karanlık günler yaşatacak, şeâir-i İslâmiyeyi tahribe çalışacak dehşetli ve münafık bir şahıstır" şeklindedir. (Alâeddin el-Müttekì bin Hüsameddin bin İsmail el-Hindî, Kenzü'l-Ummal, 11.125; Bursalı İsmail Hakkı, Ruhu'l-Beyan fî Tefsîri'l-Kur'ân, I-X, 8.197.)
Çoğu kere Deccal’ın harikalıklarından bahsedilir. Bu arada yöneticiliğine de dikkat çekilir.(Müslim, Fiten: 125) Ayrıca insanlara sihir yaptığı (teshir ettiği) hadis yorumcusu İslam âlimleri tarafından ifade edilmiştir. Elbette bazı kişilerin söylediği gibi imtihan sırrına aykırı bir görüntüsü olmayacaktır. Zira gerçekten de dehşetli bir canavar şeklinde zuhur etse bu sefer herkes onun Deccal olduğunu anlayarak karşı çıkacak imanlarını muhafaza edecektir.
İşte her asırda ve her dönemde insanlar, sırrı teklif yani imtihan sırrınca akıl ve kalbine göre hareket etmesi gerekmektedir. Akla kapı açılacak fakat insanın iradesi devre dışı kalmayacaktır. Örneğin Deccal denildiği gibi; boyu yirmi metre olan bir canavarın zuhur etmesi imtihan sırrına aykırıdır.
Demek ki Deccal’ın şekli-şemali insan gibi olacak fakat insanlara verdiği zarar bir canavarın etkisi gibi büyük olacaktır. Vermiş olduğu dehşet; çoğu insanı aldatıp cehenneme sürüklemesinden dolayıdır.
Eğer Deccal, Müslümanları sanıldığı gibi canavarca öldürse; bu takdirde ölenler mazlum olup şehitler arasına karışacaktır. Fakat asıl dehşet; aldatıcılığı ile insanın imanını elinden alıp küfür ve dalalete sürüklemesidir. İşte dikkat edilmesi gereken husus bu noktada yatmaktadır. İslâm Deccalı Süfyan, Allah katında yegâne hak din olan İslam’a hem de açıkça savaş açmaktadır. Onun için de çok dehşetli görülmüştür.
İslam Deccalı ve diğer adıyla Süfyan’ın yalnız başına değildir. Fitne çıkarma konusunda ve aldatıcıkta kendisine itaat eden bir komitesi vardır. Bir hadis âlimi, bu komitenin 4 büyük başı (dört rükün) olduğunu ifade eder. Bu komitenin ilk üçünü aynı asırda yaşadığı için ismen tarif etmiştir. Fakat dördüncüsünü ise muasırı olmadığı için onun ismini değil ancak genel özellikleri ile tarif etmiştir.
İşte Deccal’ın dördüncü büyük başını hadislerde geçtiği üzere zuhur ettiği için bizde tanımlayabiliriz. Zira 15 Temmuz 2016 darbesini yaptıran, sahte vaiz ve dünyanın en büyük yalancısı olan F. Gülen’in bu dehşetli şahıs olduğu konusunda belirli bir oranda görüş birliği vardır. Çünkü aldatıcıdır ve yalan söylemekten hiç yüzü kızarmamaktadır. Öyle ki istismar için konuşurken dahi ağlayabilmekte insanları etkileyebilme özelliğine sahip olmaktadır.
Deccal’in en büyük yardımcıları arasında münafıkların ve bidalara taraftar ulema-i su’nun (kötü alimlerin) olacağı ifade edilmiştir. Deccal, onların gafletinden istifade ederek ehl-i imanı dalalet vadilerine atar. Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi deccalın fitnesi çok büyük olacak ve tüm dünyaya yayılacaktır.
İslam Deccal’inin münafıkane hareket edeceği, Müslüman gibi görünüp din adına dine en büyük zararı vererek “şeriat-ı Muhammediyeyi” tahrip edeceği ifade edilmektedir. Modernizm ve reform adına dine hizmet edip çağa uyduruyoruz bahanesi ile İslam ulemasının da Süfyan’a yardımcı olacağı rivayetlerden anlaşılmakta ve bu nevi ulema İslam muhakkikleri tarafından “Ulema-i Sû” yani dine zarar veren ve bidaları icat eden kötü âlimler olarak haber verilmektedir.
Hadisin rivayetinde “Süfyan büyük bir âlim olacak ve ilmi ile dalalete düşecek ve çok âlimler ona tabi olacaklardır” buyrulur. Onun ilmi elbette din ilmi olmayacaktır. Din ilmi olmuş olsaydı; o zaman dalalete gitmez hidayete vesile olurdu. Onun bilgisinin din bilgisi değil ayette geçen “kitap taşıyan eşek” olduğunu yani Kuran ilmini bildiği halde içselleştiremediği anlaşılmaktadır. Yani ilmini her türlü kurnazlık, fitne ve inanları aldatma için kullanacağını ifade eder.
Başka krallar gibi kuvvet, kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanatı olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapacaktır. Ve çok öğretmenleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüt eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır, demektir.
Türkiye’de ve dünyada “Şeriat-ı Muhammediye'nin (asm) ebedi bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleriyle kaldırmaya çalışarak hayat-ı beşeriyenin maddi ve manevi rabıtalarını bozacaktır. Serkeş, sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; kokuşmuş hevesler bataklığında birbirine saldırmak için cebri bir hürriyet vererek dehşetli bir anarşistliğe meydan açacaktır.
Evet, 15 Temmuz 2016 Darbesi; halkın üzerine uçakla, top ve tankla yürüyen bu FETÖ terör örgütünü açığa çıkarmıştır. Bundan daha büyük bir fitne ve anarşistlik tarihte görülmemiştir. Bu vesile ile FETÖ örgütünün elebaşı olan Gülen’in çok fazla bilinmeyen bir özelliğinden de bahsedebiliriz:
Bu dehşetli şahıs büyücülük de yapmaktadır. Öyle ki “Kıtmir büyüsü” denilen bir efsunla insanları kendisine bağlamaktadır. Bunu bazen bir muskaya bazen 1 dolarlar üzerinde çeşitli büyüler yaptığı yakın çevresinde bulunanlar tarafından dile getirilmektedir.
Büyücülük İslam dininde en büyük günahlardan bir tanesi olarak kabul edilmektedir. Hatta Peygamber Efendimize (asm) büyüler yapılmış Allah’ın izni ile bütün bu çabalar boşa çıkmıştır. Elbette dünyanın en meşhur kezzabı olarak şöhret kazanmış olan Feto’nun böyle bir alçaklığı yapması gayet normaldir. Her gece Peygamberle görüştüğünü söyleyen ve bu yalanı söylerken sesi titremeyen birisi; büyücülüğü de yapmaktan çekinmez.
Bu büyücülük işini nasıl yaptığını bazı kaynaklardan istifade ettiğim bilgilerle paylaşabiliriz. Bir gazeteci Bülent Erandaç ve yazar Sadık Yalsızuçanlar, FETÖ'nün hainlik şebekesinin örgüt içerisinde dini nasıl kötüye kullandıklarına dair değerlendirmelerde bulunmuştu. FETÖ tehlikesini anlatan bu yazarlar, İlahiyat mezunlarının birçoğunun Altunizade'de eğitildiğinden bahsetmişlerdir.
Bu zavallıların beyinleri yıkanmış yetmedi büyücülüğe maruz kalmışlardı. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek'de bu konudan bahsetmiş fakat kamuoyunda bu dehşetli şahıs hakkında “bu kadarı da olmaz!” şeklinde bir algı olduğundan garip karşılanmıştı. Fakat bu dehşetli büyücülük bugün dahi yapılmaktadır. Yoksa hapislerde dahi fitneye devam eden akla gelmez yalanlarla kendilerini savunmaya çalışan FETÖ mensuplarının akıl almaz inkarlarına ve çelişkili durumlarına mantıklı bir cevap vermek zordur.
Öyle ki; mahkemelerde itirafçı olarak konuşacaklarını söyleyen kişilerden bir kısmı, fitneye devam ederek kendisini ve Feto’yu hala temize çıkarmaya çalışmakta olduğu görülmektedir. Ortalığı yalancılık ve fitne ile tam bir lağım çukuruna çevirdikleri halde pek uslanmayan bu insanların akıl dışı davranışlarını başka türlü izah etmek son derece güçtür.
Evet, FETÖ örgütü ve Pensilvanyalı büyücü “hüddam” adı verilen parapsikolojik vasıtaları kullanmaktadır. Parapsikoloji, yüz yılı aşkın süredir yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuş psişik yeteneklere sahip insanları inceleyen bir bilim dalıdır. Halk aracında “cinci hocalar” adı verilen bu tür psişik yetenekleri olan kişilere çok rastlanmaktadır.
İşte Feto’nun elinde bu vasıtaları kullanan çok sayıda eleman vardır. Kendisini de bu konuda çok eğittiği oldukça güçlü yetenekleri olduğundan bahsedilmektedir. Aksi takdirde değişik kültür ve yaşam biçimine sahip insanları bir araya getirerek körü körüne yönetmenin başka bir yolunu bulmak güçtür.
Gülen'in tertip ettiği bir çeşit efsunlar vasıtası ile bazı ifritleri kullanmaktadır. Tarihte de çok örneği olan sihir, büyü ve hüddam kullanımı; Kur'an'da da geçmektedir. Fakat Hz. Süleyman, bunları Allah’ın rızası için kullanırken; Feto ve onun gibi büyücüler yuva yıkmak, insanların ocağını söndürmek için yapmaktadırlar.
Metafizik güçler, arif insanlarda da bulunmaktadır. Fakat onlardan hiçbiri bunları dünyevi maksatlar için kullanmaz ve buna tenezzül etmezler. Bunların hepsinde Allah’ın izni ve iradesi bulunduğu için sınırı aşmamaya dikkat ederler. Mesela bu tür metafiziksel güçleri olanlar bir insana baktığında zihninden ne geçtiğini kısmen söyleyebilir. Fakat bu varlıklar aynı zamanda çok tehlikelidir. İnsanın zihinsel faaliyetlerini çökertip delirtecek kadar fenalığa sebep olabilirler.
Hiçbir şüphe yok ki FETÖ elebaşı, cinleri kullanarak memleketin yıkımı için çaba sarf etmektedir. Fakat kullandığı ifritler; 15 Temmuz günü hiçbir işe yaramamış tam tersine Türk halkının inanılmaz bir biçimde ayağa kalkarak darbecileri susturmasına yol açmıştır. Allah’ın gözle görünmeyen çok sayıda yarattığı varlıklar da vardır.
İşte 15 Temmuz 2016 günü bu ifritler bir şekilde işlevsiz hale getirilmiş ve FETÖ’nün hiçbir gücü kalmamıştır. Hareket eden tankların üstlüne atlayacak kadar iman ve cesaretle, halkımız bunları mağlup etmiştir.
Bunu yapan bazı arif ve gayretli insanlar da vardır. Allah rızası için milyonların baş koyduğu din ve vatan uğruna, gözünü kırpmadan ölümün üstüne giden insanlara; hangi ifrit karşı koyabilir ki? Netice de onlar da Allah’ın bir varlığı değil midir?
Tankları durduran gençlerimiz, dedelerimiz hatta çocuklardan bazıları, belki bir Fatiha ve 3 tane de namaz suresi bildiği halde bu inançla yola çıktıkları vakit; bütün efsunlanmış beyinler çözülüp karşılarında mağlup oldular. Yani iman ve inanç; her türlü fitneyi ve bozgunu Allah’ın izni ile yenecek bir güçtür.
Evet, Feto’nun ifritleri ve büyüsü ile bunları okuyan veya taşıyanlar, robotlaşmaktadır. Beyinleri bir nevi uzaktan kumanda edilecek hale gelmiştir. Burası inanılmayacak veya inkar edilecek bir konu değildir. Zira ABD'li istihbarat örgütleri, Rus ve Alman ajanları; yıllardır parapsikolojik alanda çalışmalar yapmakta ve başarılı sonuçlar da alabilmektedirler.
Maddi bir bedeni olmayan ateş ve enerji yüklü varlıkların bulunduğundan Müslümanlar şüphe duymazlar. Kuran’da cinler ve ruhani varlıklardan söz edilmektedir. Peygamber Efendimiz (asm) aynı zamanda cinlere de resul olarak gönderilmiştir. Ona iman eden sayısız cinler mevcuttur. Kızılötesi ve morötesi ışınlar arasında çok küçük bir dalga boyunu görebilen bir gözümüz var. Gözümüzün bunları görememesi olmadıklarına delil olmaz, vesselam…
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)