Dünyanın en eski çetesi, Yahudilerin yönetiminde olduğu “faiz lobisidir”. Hâlâ bütün insanların kanını emmeye devam etmektedirler. Peki, bu Şeytanın maskarası olmuş faiz yoluyla para kazanan haramzadeler, 3 bin yıldan beri sürülüp aşağılandıkları halde nasıl ayakta kalmışlardır? Bildiğimiz kadarıyla izah etmeye çalışalım.
Faiz lobisine en büyük gücü devşirdiği komünistler ve hocalar vermektedir.
Yıllar boyunca “zengini daha zengin fakiri daha fakir” yaptı diyen komünistler şimdi kapitalizmin en büyük hamisi kesilmiş “faizsiz ekonomi mi olur?” diyecek kadar ilkesiz ve omurgasız olmuşlardır. Türkiye’de “faiz arttırılmalı” diyen akademisyen ve siyasetçilerin kökenini incelediğinizde bunların bir zaman “kızıl komünist” olduğunu görürsünüz.
Haklıdan değil de güçlüden yana olmayı Batı felsefesi dayatmaktadır. Bu nedenle materyalist felsefenin esiri olmuş komünistleri ciddiye alacak değiliz. Lakin “İslam dinini hâkim kılacağız” diye yola çıkan bir kısım hocalar; daha fazla ciddiye alınması gereken faiz lobicileridirler.
Bu hocaların en eski yöntemi Türkiye gibi İslam memleketlerini “darul harp” olarak görmeleridir. Bunlara göre İslam’ın 500 yıldan beri halifesi olmuş bu aziz vatan; savaş memleketi olduğundan İslam hükümleri uygulanamaz. Faiz de yiyebilir haramı da işleyebilirsin. Bizim de diyeceğimiz şudur ki; Cehenneme kadar yolunuz vardır. Aksırıncaya tıksırıncaya kadar faiz yiyin. Nasılsa bu haram para hem dünyada hem haşirde bir şekilde size ödetilecektir. Allah, masum çocuklarınızı bu pislikten korusun…
Diğer bir kısım hoca ve akademisyenler ise Türk Lirasının tahvil karşılığında üretilerek faiz kaynaklı olduğunu bu nedenle yapılan her türlü işin faizcilik olduğunu söyleyerek Müslümanların kafasını karıştırmaktadırlar.
Bu zihniyete göre bakkaldan para ile ekmek alsanız, günaha girersiniz. Hatta faizle işlem yapması kanunen yasaklanmış olan katılım bankaları ile de işlem yapamazsınız. Çünkü Türk Lirası faizin kaynağıdır; diyecek kadar ileri gitmişlerdir.
Hâlbuki Türkiye ve dünyada para basma yetkisine sahip olan merkez bankaları devlet kontrolündedir. Tahvil karşılığı değil devletin talimatına göre para basarlar. Başta ABD olmak üzere karşılıksız basılan bu paralar; kovid süreci esnasında yaşanan sıkıntılar nedeniyle halka kelle başına dağıtılmaktadır. Nitekim ABD ve birçok Avrupa Birliği üyesi ülke bunu yapmıştır.
Türkiye ise vatandaş sayısına göre değil; gelir durumuna bakıp düşük gelirli insanlara bunu vermiş ve halen de devam etmektedir.
Paranın faiz olduğunu iddia edenlerin unvanlarına baktığınız zaman doktor, profesör gibi akademik geçmişi olduğunu da görürsünüz. Hiç utanmadan faizsiz işlem yapan kurum ve kuruluşlara saldırmayı en önemli görev olarak kabul etmektedirler. Elbette bunları besleyip büyüten semirtip karşımıza çıkaran işte yazımızın başında belirttiğimiz bu faiz lobisidir.
Faiz lobisi sadece Türkiye’de değil bütün dünyada çok güçlüdür. Bütün devletleri yüksek faizle borçlandırarak ekonomilerini felç etmişlerdir. “Enflasyonun altında faiz olmaz” diyerek yüksek faiz uygulanmasını isterler. “Reel faiz” diyerek hükümetimize var güçleri ile saldırmaya devam etmektedirler. Sanki faiz arttırılınca sorunlar çözülecek. Bu hergeleler yıllardan beri ekonomimizin faiz sarmalı sayesinde krizlere girdiğini herkesten çok iyi bilirler. Lakin beslendikleri Siyonist patronları böyle istediği için bu şekilde konuşmaktadırlar. Geçenlerde Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati açıkladı; tam 132 devlet negatif faiz uygulamaktadır. Yani enflasyondan daha düşük faiz verildiği ifade edilmektedir.
Faiz lobisine ve haramzadelere karşı yıllardan beri hep şu öneriyi getirmişimdir. 1975 yılından beri faizsiz bankacılık sistemi hem Türkiye’de hem de bütün dünyada başarı ile uygulanmaktadır. Bütün semavi dinlerin yasakladığı faizle işlem yapmak yerine kâr ve zarar ortaklığına dayalı finans sistemleri devlet kurumlarında da uygulanabilir. Fakat bu yönteme en fazla devlet içinde barınan faiz lobisinden emir alan bürokratlar karşı çıkmaktadırlar. Çünkü bu çarpık zihniyete göre faizsiz işlem yapılamaz. Beyinleri bu mekanizmaya göre kurulmuştur.
Ekonomi ve faiz ile ilgili yazılarıma diğer konulardan çok daha fazla yorum gelmektedir. Bir kısım okuyucularım “kur korumalı” hesapların faiz olup olmadığını sormaktadırlar. Bu nedenle denizcilik hatıralarına bir haftalığına ara verip bu hususa değinmeden geçmeyelim.
Öncelikle şurası çok açıktır ki faizle işlem yapılması dinimizin yasakladığı bir husustur. Enflasyondan az veya çok olması faizin haram kılındığı gerçeğinin önüne geçemez. Azı da haramdır, çoğu da. Faizle işlem yapan bankalara açılan hesaplar Allah’ın emrine açıkça karşı gelmektir. Günahına kimse ortak olmak istemez. Burası çok açıktır. Kanunen faizsiz işlem yapmak zorunda olan katılım bankalarında ise kur korumalı hesap açmak birçok iktisatçıya göre caizdir, helaldir. Çünkü devlet; döviz karşısında eriyen Türk Lirasını korumak için belirli bir parayı teşvik için vermektedir. Maksat dolar yerine Türk Lirasının kullanımını sağlamaktır.
Ülkemizde “dolarizasyon” yani para kullanırken Türk Lirası yerine dolar ile ödeme yapmak; ekonomimizi sağlıksız bir biçimde bozulmaktadır. ABD, 8 sent masrafla 100 dolar üretmekte ve 1971’den beri karşılıksız olarak para basmaktadır. Para basmakla üretimden uzaklaşan ABD ekonomisi; bu nedenle felç olmuştur. Karşılıksız para basmaya devam eden bu ülke feci bir şekilde batmak üzeredir. ABD yöneticileri şu anda “ne yapsak da ekonomiyi duvara toslamadan yavaşça rayına oturtabilsek” derdindedir.
Bu ve başka nedenlerle devletin kur korumalı hesap vasıtası ile dolara bir parça dizgin vurmasını doğru ve başarılı buluyorum.
Fakat asıl mesele faizi her yerden söküp çıkarmaktadır. Türkiye düşük faiz dönemine resmen girmiştir. Fakat asıl hedef düşük faizli sistem olmamalıdır. Düşük faiz, hedefe ulaşmadaki ilk basamak olmalıdır.
Nihai hedef tamamen faizin ortadan kalktığı FAİZSİZ EKONOMİK MODELİ inşa ederek, çalışır hale getirmektir.
Faizsiz Ekonomik Model Türkiye'de başarıya ulaşıp, rayına oturduktan sonra hem İslam dünyasına hem de diğer ülkelere rol model olabilecektir.
Nihai hedefe ulaşmak kolay da olmayacaktır. Öyle ki bu sistemin rayına oturması demek Dünyayı sömüren güçlerin sonu demektir. Yani Siyonizm ile Hilalin savaşında İslam in parlaması anlamına gelir.
Bu süreçte çok sabırlı olmalı ve toplumsal farkındalığı diri tutmalıyız. Özellikle de toplumsal dayanışmayı asla ihmal etmemeliyiz. Biraz zorluk yaşayacağız lakin sonu güzel olacaktır, inşallah.
Ekonomi doktrinlerini yazanların ve bu kuralları Dünya'ya pazarlayanların o doktrinlere hiç uymadığını da bilmek gerekiyor. Zira ekonomiyi diğer bilim dalları gibi görmemek gerekir. Çünkü aynı şatlar altında aynı sonuçlar her zaman olmaz. Ekonomide diğer tüm girdiler asla sabit değil değişkendir. Yani ekonomide hiçbir şey sabit değildir. Bu nedenle iki ekonomist bir araya geldiğinde dahi kendi aralarında görüş birliğine dahi kolayca varamazlar.
Ekonomi aslında Allah’ın rızık vermesidir. Kur'an da rızık Allah’tandır ayeti defalarca zikredilmiştir.
Düşünün yağmur yapmadığını farz edin. Bu kuraklık herkesi etkiler. Çiftçiden esnafa bütün ekonomik aktörler bundan etkilenir. Yağmur ise kendi kendine olmaz. Allah’ın izni ve iradesi iledir.
Kissadan hisse bu olmak gerektir ki; insanların Dünya'daki hayat standardını, yaşam kalitesini arttırmak, barışı, adaleti ve refahı yukseltmek ve güzel bir toplumsal düzeni dizayn etmek için insanlığa armağan edilen Kur'an-ı Kerim faiz'i kesin olarak yasaklamıştır. Yani kusursuz hesapla evreni dizayn eden Allah'ın kesin hükmü budur.
İnsan aklının alamayacağı kadar değişkeni ve ince hesabı yapan Allah kusursuz dünya düzeni içinde FAİZSİZ BİR SİSTEMİ insanoğluna emretmiştir.
İster fıtrata uyarsınız ister fıtrata müdahale eder, o müdahalenin doğurduğu sayısız olumsuzluklarla cebelleşir durursunuz, vesselam...
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)