Yazar ve akademisyenlerin en önemli görevlerinden bir tanesi hükümeti hatalı gördüğü politikalarda ikaz etmek ve çözüm için öneri ve tavsiyelerde bulunmaktadır. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızı, Başbakanı ve birçok bakanı kadınların çalışma hayatına sokulması konusunda eleştirerek doğru yolu göstermeye çalıştım.
Ne çare ki hiç ders alınmadığı gibi tam aksine hükümet “kadın istihdamını % 34’e çıkardım” diye neredeyse bayram yapacak. Demek ki eleştirilerin dozunu arttırarak “bu yolun çıkmaz sokak” olduğunu tekrar tekrar anlatmam gerekiyor. İşin diğer üzücü yönü ise kadın istihdamını teşvik etmenin yanlışlığına dair ne akademik çevrelerden ne de aklı başında yazarların hiç birinden destek alamıyorum. İş başa düştü yine…
Sorun değil, biz yine hak ve hakikati anlatmaya özellikle de dinimizin emrettiği konularda insanımızı bilinçlendirmeye devam edelim. Sadece dini değerlerimiz değil milli ve ahlaki yönden de kadınları çalışma hayatına sokmaya çalışmak ve bunu teşvik etmek ayıptır, günahtır. Kadın isterse çalışabilir lakin ev hanımlarını ve anneleri küçümseyerek onları yuvalarından çıkarmak çok akılsızca bir davranıştır.
Milli ve manevi değerlerimizi küçümseyerek batılı modern yaşam özentisi herkese aşağıdaki gerçekleri öğretmek gerekiyor. Bir kısmına da haddini bildirmek ve bu çirkin davranışlara son vermeleri için baskı yapmak şarttır.
Bir ajans ve araştırma kuruluşunun gerçekleştirdiği medya incelemesine göre evlenme ve boşanma oranlarıyla ilgili medya başlıkları dikkat çekmektedir. 2008 yılında evlenme ve boşanma ile ilgili 5 bin 436 haber çıkışı belirlenirken bu rakam 2017 yılında 25 bin 114 olmuştur.
Özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan evliliklerde yabancı gelin ve damatların sayısı öne çıkmış 2017 yılında evlenen 596 bin 459 kişinin yüzde 19,4’ünü Suriyeli gelinler oluştururken, yüzde 13,3’le Azeriler, yüzde 12,4’le Alman gelinler ilk üç içerisinde yer almıştır.
Türkiye genelinde boşanma oranlarının en yüksek olduğu iller incelendiğinde ise, 28 bin 175 boşanma ile İstanbul’un ilk sırada yer aldığı görülmüştür. İstanbul’u 10 bin 939 ile İzmir takip ederken, Ankara 10 bin 748 boşanma sayısıyla üçüncü olduğu görülmüş. Boşanmaların en az yaşandığı il ise 46 çiftin boşandığı Ardahan olmuş bu ili 52 boşanma ile Bayburt, 53 boşanma ile Hakkâri izlemiş. Yaşanan boşanmaların yüzde 38,7’si evliliğin ilk 5 yılı içerisinde gerçekleşmiş.
Bu feci durum; bu toplumda özellikle bu oranlarda hiç görülmemiştir. Elbette 16 yıldan beri iktidarda olan Ak Parti hükümetinin bu konudaki vurdumduymazlığı ve sorumluluğu gizlenemez. Benim gibi uzman kişileri dinlemek yerine Sabetaycı çetelerin oyuncağı olmak yöneticileri ağır bir vebalin altına sokmaktadır.
Boşanma probleminin kaynağına inmek için diğer bir araştırmaya göz gezdirelim. Türkiye genelinde 750’si kadın 750’si erkek olmak üzere bin 500 kişinin katıldığı araştırmaya göre, evlendikten sonra kadınların çalışmaması gerektiğini düşünen erkekler yüzde 25 olarak belirlenirken, kadınlar arasında bu oran yüzde 14 olarak hesaplanmıştır.
Kadın ve erkek arasındaki eşitlik durumunu ve 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesi medya yansımalarını inceleyen araştırma ve danışmanlık kurumu; elde ettiği bilgilere göre, evlendikten sonra kadınların çalışmaması gerektiğini düşünen erkeklerin yüzde 25 olarak belirlemiştir. Yani hükümetin kadınları yuvadan çıkarma çabası gayet olumlu sonuçlar vermiş. Halkımız ve özellikle de erkekler; kadınların çalışması gerektiği konusunda resmen devlet eliyle aldatılmıştır.
Kadınlar arasında bu oran yüzde 14 olarak hesaplanmış ve kadınların daha büyük oranda çalışma hayatına girmek istediği ortaya çıkmıştır. Elbette ev hanımları ve anneler bu kadar çok aşağılanırsa başka bir sonucun beklenmesi mümkün değildir. Demek ki benim gibi dini ve manevi değerleri önemseyen insanların çok çaba göstermesi gerekiyor.
Öte yandan her on erkekten beşine denk gelen yüzde 51 oranıyla erkekler, kadınların çalışmak için eşlerinden izin alması gerektiğini dile getirirken, bu düşünceye katılan kadınların sayısı yüzde 36 olarak karşımıza çıktı. Yani kadınlarımız, kocasının sözünü dinlememeyi marifet sayıyor. Ailenin parçalanıp yok edilmesi ve boşanmaların artması için başta devlet olmak üzere birçok kurum elinden geleni ardına koymamış. Diyanet İşleri Başkanlığı camiye çorapsız girenleri kovmakla uğraşırken bu konulara el atmayı gereksiz görüyor.
Anayasal bir sorumluluk olarak aileyi korumakla görevli olan hükümet ise evlere şenlik. Aile Bakanlığı aileyi korumak yerine “nasıl parçalayıp perişan ederim” düşüncesi ile çalışıyor. Sonra kalkıp “kadına şiddet” ve “çocukların istismarı” gibi konularda nutuk atıyorlar. Ne diyeyim ki; Allah, ıslah etsin…
Medya da kadınların en çok şiddet ve taciz konularıyla haber oldukları belirlenmiş ve yapılan medya analizinde, 2015 yılında kadına yönelik taciz ve şiddetin 29 bin 49 habere konu olduğu tespit edilmiş. Bu rakamlar 2016 yılında 19 bin 858, geçtiğimiz yıl ise 19 bin 429 olmuş ve medyanın en çok konuştuğu başlıklar arasından yerini almış. Korkunç bir artış görülüyor. Alınan tedbirler ise reaktif yani cezalandırma ile ilgili önlemler. Yahu bataklığı nasıl kuruturum diye kimse düşünmüyor mu?
Araştırmada bin 500 kişi katılmış ve kadınların yüzde 61’i çalışmanın ekonomik özgürlük olduğunu savunmuştur. Kapitalizme köle olmak nasıl bir özgürlük ise bu derece ağır bir propaganda etkisini açık bir şekilde göstermiştir.
Geriye kalan kadınların yüzde 36’sı ise aileye katkı olduğunu söylerken, yüzde 31’i özgüven anlamına geldiği belirtmiş. Bunun yanı sıra çalışmanın, hayatı devam ettirmek için gerekli bir eylem olduğunu düşünen erkeklerin oranı yüzde 22, kadınların oranı ise sadece yüzde 10 olmuş. Çalışarak eşine destek olması gerektiğini düşünen erkeklerin de oranı yüzde 65 olarak açıklanırken, bu oran kadınlarda yüzde 73 olarak görülmüş.
Dinimizde maişetin baba tarafından karşılanması gerektiği, kadınlar isterse çalışabildiği fakat buna zorlanamayacağı açıktır. Sakat veya hasta olmadıktan sonra kocanın evine gelir getirmek ve maişeti temin hususunda zorunluluğunun bulunduğu halkımız tarafından biliniyor. Nitekim erkeklerin yüzde 74’ü ailenin ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması yükümlülüğünün kendinde olduğu düşünüyor. Düzenli bir iş hayatına sahip olan kadınların yüzde 43’ü gelirlerinin tümünü ev giderleri için harcadıklarını söylerken, bu oran erkeklerde yüzde 35 olduğu tespit edilmiş.
Buraya kadar anlatılanlar yıllarca birikmiş sorunlara çareler aramak içindir. Bu eleştiriler hükümeti yıpratmak maksatlı değil soruna elden geldiğince yapıcı çareler aramak ve bulmak içindir. Başka türlü düşünenler olabilir lakin bu durum kendi sorunudur.
Denizcilikten başka diğer bir uzmanlık alanım olan çalışma ekonomisi ile ilgili bu yazı ve makaleler, uzun ve zorlu araştırmalar sonucu elde edilmiştir. Başta ABD olmak üzere ailelerin karşı karşıya kalmış olduğu sorunları ve buldukları çözümleri kendi ülkeme de tatbik ederek farklı bakış açılarını yansıtmaya çalışıyorum.
Ne yazık ki bürokratlardan başka hükümete yakın bilim adamı ve akademisyenler de modern yaşamı benimsemiş, çoğunlukla toplumdan uzak kalan insanlar. Bunlardan bazıları moderniteyi adeta bir din gibi görüyor. Kendilerine dayatılan ve empoze edilen fikirlerden başka hiçbir şeyi duymak hatta konuşmak dahi istemiyorlar. Varsa yoksa kapitalist ekonomik sistemin dayattığı acımasız ve insanları modern köle haline getiren kurallar.
İnsana ve aileye önem vermeyen hatta çok uluslu şirketlerin çıkarları için kadını değersizleştirip adeta bir meta haline getiren bu kurallara karşı; çok söz söylemek gerekir. Solcu ve komünistler; bu konuda taşıdığı değerlere adeta isyan edecek kadar ters yollara girmişlerdir. O çok beğendikleri Anayasanın 41. Maddesi: Aile Türk toplumunun temelidir” diyor ve “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar” şeklinde temel esasları belirliyor. Fakat cılız dahi olsa tek bir ses duyamıyoruz.
İşte bu anayasal gereklilik çerçevesinde hükümetimizi göreve çağırıyorum. Aileyi korumanın en önemli sebebi; annelere gerekli saygının gösterilmesidir. Fakat anneliği ve özellikle de ev hanımlarını aşağılayan, küçük düşüren o kadar tutum, söz ve davranışlarla karşılaşıyoruz ki buna karşı kös kös oturan memur ve bürokratları gördükçe üzüntüye kapılıyorum. Hatta daha kötüsü şudur ki anneyi ve ev hanımlığını küçümseyen kamu görevlileri bunu daha çok yapıyor. Burnundan kıl aldırmayacak kadar kibirli ve fütursuzca bu büyük haksızlığı yapan bürokratların yanında hemcinslerine hakaret eden kadınlara da rastlamak mümkündür, vesselam…
Vehbi Kara
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)