27 Mayıs 1960’ta yuları ABD’nin elinde olan faşist albaylar cuntası darbe yapmıştı. Hemen peşinden kendilerini sağlama almak maksadı ile 235 general ve 5000 civarındaki subayı tasfiye etmişti. Daha sonra kendi içinde mücadeleye başlayan bu faşistler, Başbakan Adnan Menderes ve iki bakanını; Ezan-ı Muhammediyi (asm) aslına çevirdiği için idam etmişlerdi.
Ülkemizin halen yaşadığı askeri vesayet sistemi işte 27 Mayıs’tan beri hala güçlü bir şekilde devam etmektedir. Ne yazık ki darbelerden ve militarist yapıdan en fazla zarar gören siyasetçilerin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan bulunmasına rağmen bu faşistlerle mücadelede tam olarak başarı kazanamamıştır.
Bunun en büyük delili; daha önceki yazılarımda paylaştığım gibi üst mahkemeden de müebbet hapis cezası alan 28 Şubat’ın darbeci generallerinin elleri kolları serbest olarak meydanda gezmesidir. Bu hukuksuz ve çirkin durumu kimse dile getirmediği için tekrar ifade etmekte yarar vardır.
Bugünkü makalemde ise diğer bir askeri vesayet ürünü başka bir hukuksuz durumdan bahsetmek istiyorum. Benimle birlikte 28 Şubat 1997 tarihinde zorunlu olarak emekli edilen askerlerin durumundan söz etmek gerekiyor. Gerçi bunları yazıp söylemekten dilimizde tüy bitti. Lakin kör, sağır ve dilsiz hükümet ve bürokratlardan hiçbir tepki gelmiyor. O halde tekrar dile getirmek lüzumu vardır.
Çalışanların haklarını düzenleyen bütün iş kanunlarında işine son verilen memur ve işçilere tazminatları verilmesi genel bir hukuk kaidesidir. Eğer işine son verilen kişi “haksız tek taraflı fesih” işlemine maruz kalmış ise verilecek tazminatların daha da çok arttırılması hukuk kararları içerisinde yerini almıştır. Ülkemizde durum böyle olduğu gibi dünyanın geri kalmış ülkelerinde dahi haksız fesihler bu şekilde tazmin edilmektedir.
Fakat iş; asker vatandaşlara gelince hukuk askıya alınmakta hükümetin verdiği kararlar keyfi olarak haksız bir şekilde mağdur edilen kişilere karşı uygulanmaktadır. İşte benim de içinde bulunduğum 28 Şubat 1997’de haksız ve vicdansız bir şekilde ordudan atılmış binlerce askerin durumu da bu şekildedir.
Peki, ABD’nin öncülüğünde ülkemizi köleleştirmek için yapılan bu darbelere karşı biz ne yaptık. Bu konuda yapılması gereken en önemli işleri sırasıyla başarmaya muvaffak olduk.
Öncelikle çeşitli sivil toplum örgütleri kurarak darbelerin bir insanlık suçu olduğunu bütün dünyaya ispat ettik. Darbe suçluları generalleri ve işbirlikçilerini anayasal düzeni yıkmak ve daha nice suçlardan dolayı mahkemelere verdik. Yetmedi haklarımızı tazmin etmek için mahkemelere ve Kamu Denetçiliği Kurumuna müracaat ettik.
FETÖ örgütünün ve askeri vesayet sistemi uzantılarının kontrolüne giren yargıdan hakkımızı alamayınca Ak parti hükümetine baskı yapmaya başladık. Sonucunda da 2010 Yılında ülke genelinde yapılan referandumda Yüksek Askeri Şura kararları ile ordudan zorunlu olarak emekli edilenlerin haklarını alabilmesine uygun bir kararı geçirmeye bütün Türkiye’nin kararı ile muvaffak olduk.
Yetmedi Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığımız müracaatlardan olumlu kararlar çıkararak hükümeti görevini yapmaya çağırdık. Kısaca kanunlar çerçevesinde ne yapılması gerekiyor ise yapmaya çalıştık. Fakat karşılığını aradan yıllar geçmesine rağmen hala alamadık.
Sadece benimde şanslı olduğum küçük bir gruba hiçbir tazminat ödenmeden emeklilik haklarının bir kısmı iade edildi. Fakat sayıları binlerce olan resen emekli askerler; haklarını alamadıkları gibi kendilerine ikinci bir haksızlık yapılarak sanki başka suçları varmış gibi ayırım yapılarak tek kuruş verilmeyerek tekrar cezalandırıldılar.
FETÖ’nun yaptığı kumpas sonucunda bir müddet hapse girmek zorunda kalan bazı askerler ise bizim gibi emekli edilmeyip açığa alındığı için tazminatlarını alarak en azından maddi mağduriyetlerini büyük ölçüde gidermiş oldular. Elbette ABD’ye köpeklik yapan FETÖ ve darbeci faşistlerin yaptıkları fenalıklar bu saydığımız suçlarla sınırlı değildir. Fakat konumuzu çok fazla dağıtmadan yapılan hukuksuzluğun altını çizmek adına sınırlı tutmak zorunda olduğumuzu belirtmek isterim.
Sonuçta 28 Şubat 1997’den bu güne kadar 23 yıl geçti. 12 Eylül 1980 darbesinde de benzer şekilde mağdur edilen binlerce asker vardır. Bütün bu insanlara tek kuruş tazminat ödenmemiştir. Belli ki hükümet hepimizin ölmesini beklemektedir. Zaten tamamımız yaşlandık ve aramızdan yüzlerce arkadaşımız da haklarını alamadan vefat etmiş oldular.
Peki, sormak istiyorum; binlerce askerin haklarını gasp etmek suretiyle tazminatlarını ödemeden hukuksuzluk yapanlar işlemiş oldukları bu suçların cezasını görmeyecekler mi?
Cevabı basittir. Bu dünyada göremeseler bile “yaptığı işten zerre miktar dahi yanına kar kalmayacak” ruz-i mahşerde bunun cezasını; sonsuz bir bedelle ödeyeceklerdir. Eğer akılları var ise bu çirkin duruma bir an önce son verip aileleri ile birlikte milyonlarca insanı ilgilendiren tazminatları ve emeklilik haklarını öderler. Benden söylemesi. Gerekli çalışmaları yapıp yapmamalarını kendi canları bilir!
Bu vesile ile darbelerin babası sayılan 27 Mayıs mağdurlarına dönmek istiyorum. Bir gecede alınan kararla ordudan tasfiye edilen yüzlerce general ve subay; Emekli İnkılap Subaylar Derneği, kısaca "EMİNSU" olarak bir dernek kurmuş ve çıkarılan 4 ayrı yasa ile haklarının tamamını almışlardır.
Bu kararların alınmasında yine tabelasında Ak Parti gibi “Adalet” ismi buluna Adalet, Milli Selamet ve Milliyetçi Hareket Partileri (Milliyetçi Cephe Hükümetleri) kanunların çıkmasını sağlayarak; yapılan haksızlığı hiç olmaz ise kendilerine bakan yönü ile temizlemiş oldular.
Gerçi işin ucunda general olunca işler değişmektedir. Kimse paşaların hakları söz konusu olunca geri çekilmemektedir. Nitekim 3-22 Ağustos 1960 tarihleri arasında emekliye sevk edilen general ve amirallerin durumu farklı olmuştur.
Haklarını tamamı ile alan general ve amirallerin sayısı tam olarak şu şekildedir: “Kara Kuvvetleri 5 orgeneral, 123 korgeneral, 54 tümgeneral, Deniz Kuvvetlerinden 1 oramiral, 2 koramiral, 3 tümamiral, 9 tuğamiral, Hava Kuvvetlerinden 4 korgeneral, 7 tümgeneral, 14 tuğgeneral, Jandarma Genel Komutanlığından 5 tuğgeneral’dir.
Emekliye ayrılan bu general ve subayların temel amacı orduya geri dönmek idi. Biz de geri dönmek istedik. Lakin geri dönmeyi bir tarafa bırakın “bir kuruş” tazminat dahi alamadık.
EMİNSU Derneği varlığını 12 Eylül 1980'e kadar sürdürmüştür. Fakat bizim kurduğumuz dernekler ve sivil toplum örgütleri hala hak talepleri için çalışmaya devam etmektedir. Ne yazık ki işin içinde general olmayınca bu kuruluşlar kolayca susturulmaktadır.
“İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır” atasözü gereğince biraz da kendimizle ilgili öz eleştiri yapalım. “Bu hukuksuz durumu yeterince kamuoyuna aktarabildik mi?” diye bir soru soralım. Ne yazık ki cevabı olumsuzdur. Zira kamuoyunda “mağdur askerler haklarını aldı” propagandası yapılmaktadır.
Yüksek Askeri Şura mağdurları, kendileri gibi zorunlu emekli edilen “kararname mağduru askerler” zırnık dahi alamamışken hiç olmaz ise emeklilik haklarını kazanabildiği için yeterince seslerini yükseltememişlerdir. Kararname mağduru askerlerin çoğu da astsubay olduğu için ve bunlarda daima üvey çocuk muamelesi gördüğü için gerekli çalışmalar hükümet tarafından sümenaltı edilmektedir.
Eğer mesele içinde general olsaydı hiç şüpheniz olmasın derhal kanun üstüne kanun çıkarılır yapılan hukuksuzluklar EMİNSU’larda olduğu gibi derhal düzeltilirdi. Fakat umursamazlık, empati yapmama ve haksızlıklara karşı suskun kalmak ortak sorunumuzdur, vesselam…
Öztürk Samuk
Devlet Bazen Ölü Taklidi Yapar
Hamdi TEMEL
Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Seyfettin BUDAK
İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi?
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)