Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük İslam alimlerden birisi Bediüzzaman Said Nursi’dir. Bitlis’in Hizan ilçesinin Nurs köyünde doğmuş ve bölge insanını maddi ve mavevi yönden irşad etmiştir. Aynı zamanda Birinci Dünya Savaşında Gönüllü Alay Komutanı olarak Ruslara karşı savaşmış ve başarılarından dolayı savaş madalyası almıştır.
Bediüzzaman, Osmanlı Devleti zamanında medrese hocası olarak yüzlerce talebe yetiştirdikten sonra şarkta din ve fen ilimlerinin okutulduğu bir darülfünun yani bugünkü adıyla bir üniversite kurmak için çalışmıştı. Cumhuriyet kurulduktan sonra da Meclisten bu konuda karar çıkarmışsa da “tekke ve medreselerin kapatılması” bahane edilerek bu çok hayırlı ve güzel çaba başarılı olamamıştır.
Bediüzzaman, Türkiye’nin siyasi hayatına çok büyük katkılar sunmuştur. Bunlardan sadece bir tanesi de devletin üniter yapısının muhafaza edilmesi olmuştur. Ademi merkeziyete yani eyalet sistemine karşı çıkarak Müslümanların birlik ve beraberlik içinde kalması için çalışmıştır.
Bundan 110 yıl önce de aynı görüşler dile getirilmekteydi. Özellikle “Ahrar” partisinin kurucu ve yöneticilerinden olan Prens Sabahattin, eyalet sistemini savunuyor bunun için kamuoyu meydana getirmeye çalışıyordu.
Yerinden yönetim ve daha çabuk karar alma konularında ileri sürülen faydalarına karşılık ülkemizin bölünüp parçalanmasını önlemek adına eyalet sisteminin son derece zararlı olduğunu gören Bediüzzaman, Prens Sabahattin’i gayet nazik bir şekilde uyarmıştır. Ademi merkeziyetin “zenb-i azim” yani “büyük günah” olduğunu dile getiren Bediüzzaman, Batılı ülkelerin Müslümanları bölüp parçalayarak ortadan kaldırma planlarına bu şekilde karşı çıkmıştır.
Günümüzde de neredeyse aynı plan ve bölücülük emelleri yürürlüktedir. 300 milyonluk Türk ve yine 300 milyonluk Arap dünyası halen karmakarışık bir vaziyette gayrimüslim devletlerin oyuncağı olmuş durumdadır. Bu devletler ve süper güçler diş geçirmekte en çok zorlandıkları Türkiye’yi parçalayabilmek için akla gelmedik yöntemleri uygulamaktadırlar.
Bunlardan sadece bir tanesi çeşitli ülkelere dağılmış Kürt Müslümanlarına bir devlet vaat ederek İslam aleminin en karmaşık coğrafyası olan Ortadoğu’yu yine kan gölüne çevirmek istemektedirler. Türkiye, İran, Suriye ve Irak’ta diğer Müslümanlarla kaynaşmış olan Kürtleri, “Büyük Kürdistan” devleti adı altında bir hayalle kandırmaya çalışmaktadırlar.
İslam düşmanları karşılarında bu coğrafyayı ve insanlarını çok iyi tanıyan Bediüzzaman Said Nursi’yi bulmuş hayallerine bir türlü ulaşamamışlardır. Bu konuda yani eyalet sisteminin zararlarının anlaşılması için Bediüzzaman’ın eserlerinden istifade ederek çok sayıda makale kaleme aldım. İsteyenler Yeni Akit Gazetesinin internet arşivlerinden okuyabilirler. Burada kısa olarak özetlemek gerekirse; şu hususları tekrarlayabiliriz.
Ülkemizde çok farklı unsurlardan meydana gelmiş kökenleri ve dilleri farklı çok sayıda halk yaşamaktadır. Etnik köken olarak çok farklı kültürden gelen bu insanları tek vatan ve bayrak altında birleştirecek en önemli unsur din birliğidir.
Devletimizin ve üniversitelerin “Bu zamanın en önemli farz vazifesi İttihadı İslam’dır (İslam Birliğidir)” diyen Bediüzzaman’a artık daha fazla rağbet etmelidir. Bu konuda yazmış olduğu eserler yüz yıldan fazla bir zamandan beri kamuoyunun önünde ve milyonlarca kişi tarafından okunmaktadır. Fakat ne yazık ki İslam’a olan gönül bağından ve dolayı Bediüzzaman’ın eserleri, bir çok kişi tarafından görmezlikten gelinmektedir.
Allah, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan razı olsun. Bediüzzaman’ın eserlerini Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilmesinde büyük emeği geçmiştir. Ayasofya’yı da ibadete açtığı için kendisine bir çok kişi gibi minnettarım. Siyasi konulardaki eleştirilerimden dolayı siyasetçiler ne kadar tepki gösterirlerse göstersinler ölene kadar yine oyumu seve seve Erdoğan lehinde kullanırım. Burası çok açıktır.
Devlet vazifesini yapmıştır. Lakin üniversite ve araştırma kuruluşları dünyada eşi görülmemiş bir bağnazlık içerisindedir. Bediüzzaman gibi bir büyük İslam aliminin eserlerinden istifade etmeyi hala düşünmemektedirler.
Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde bulunması ve 40 yıldan beri PKK terör örgütü tarafından akıtılan kanın durdurulması açısından en önemli kaynaklarımızdan biri Risale-i Nur eserleridir. Bu muhteşem külliyatı, iman konusundaki yoğunluğundan dolayı isterlerse sevmesinler. Kimsenin benim gibi hayran olması gerekmez. Fakat Bediüzzaman Said Nursi’nin bu eserlerinden istifade etmek bu vatanda yaşayan insanların üzerine bir borçtur.
Belki de bugün Bediüzzaman olmasa idi Güneydoğu illerimiz kan gölü haline gelecekti. Çünkü ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler bu bölgede bir Kürdistan eyaleti meydana getirmek için yıllar boyunca oluk gibi para dökmüşlerdir. Eyalet kurulduktan sonraki adımda ise devlet şekline dönüşecek bir yapı ve sonrasında dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi bitmeyecek savaşların meydana gelmesidir.
Halbuki böylesine tehlikeli bir hayale gerek yoktur. Bin yıldan fazla bir zamandan beri kurulan Türk Devletleri içerisinde huzur ve barış içinde yaşayan diğer küçük unsurlar gibi Kürtlerinde aynı ülkede barış içinde yaşaması için çalışmak gereklidir. Ay Yıldızlı bayrak sadece Türk milletinin değil; bütün Müslümanların ortak bayrağıdır. Zira “Hilal” İslam’ı sembolize etmektedir.
Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra neredeyse iki yüzyıl boyunca Anadolu’da kan gövdeyi götürmüştür. “Tavaif-i mülük kavgası” adı verilen yani kardeşler arasında malın mülkün paylaşılamamasından doğan savaşlar, İslam’ın cihangir ordusu olan Türkleri yiyip bitirmiştir. Nihayetinde Birinci (Çelebi) Mehmet, İkinci (Fatih) Mehmet ve Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devletini derleyip toparlayarak ülkeyi tek bir çatı halinde tutmayı becerebilmişlerdir. Allah onlardan da razı olsun…
İşte, huzur ve güvenlik içinde yaşamanın en önemli şartlarından bir tanesi üniter yapı iledir. Adem-i merkeziyet gibi yani merkezden bağımsız eyaletlerin ortaya çıkması ülkemizi yeniden karışıklığa ve kan gölüne çevirecektir.
Bu hususu Amerikan İç savaşı örneği ile ayrıca izah edebiliriz. 19. yüzyılın ortalarında Amerika Birleşik Devletleri'nin güneydoğu bölgelerinde, büyük çiftliklerin ağırlıkta olduğu ve tarıma dayanan bir ekonomi yerleşmişti. Bu çiftliklerde özellikle pamuk, tütün ve şeker kamışı yetiştirilmekte ve gereken işgücü Afrika'dan kaçırılıp getirilen siyahi kökenlilerden oluşan kölelerden sağlanmaktaydı. ABD'nin diğer bölgelerinde ekonomi sanayiye yönelmiş ve bunun gerektirdiği serbest işgücü için kölelik ortadan kaldırılmıştı. Kısaca ülke bir farklı iki bölgeden oluşuyordu. Sosyal ve kültürel bakımdan ülkede bir bütünlükten bahsetmek mümkün değildi.
ABD'nin batı kesiminde hala yeni eyaletler kurulmaya devam ediyor ve bu yeni eyaletlerin çoğunda kölelik yasaklanıyordu. Bu ortamda güney eyaletleri köleliğin eninde sonunda güneyde de yasaklanacağından endişelenmekteydiler. Bu da güneyin köleliğe dayanan üretim tarzını kökünden tehdit ediyordu. Köleliği kaldırmaya söz vererek seçime katılan başkan adayı Abraham Lincoln seçimi kazanınca güneyli 7 eyalet yeni başkanın köleliği kaldıracağına kesin gözle bakarak 1860 yılında ABD'den bağımsızlığını ilan ettiler.
Bu eyaletler Jefferson Davis'in başkanlığı altında Amerika Konfedere Devletleri adı altında yeni bir devlet kurdular. Kısa bir süre sonra buna 4 eyalet daha katıldı. Bu toplam 11 eyalet, Amerikan İç Savaşı'nda “Güneyli Konfederasyon” tarafını oluşturdular. Ülkenin geri kalan kısmı (özellikle kuzeydoğu kısmı) da “Kuzeyli Union” yani "birlik" tarafını oluşturdular. Bir süre sonra iki devlet arasında savaş patlak verdi.
Savaşı Kuzeyliler yani Birleşik Devletler kazanmıştı lakin kayıplar ise korkunçtu. 110.000 kişisi çatışmada olmak üzere toplam 360.000 ölü ve 275.000 yaralı ve kayıp vermişlerdi. Konfederasyon’un da kayıpları büyüktü; 93 bini çatışmada olmak üzere toplam 260.000 ölü ve 137.000 yaralı ve kayıp vermişlerdi. Kısaca bir milyon insan kaybedilmişti. Bu yıkım ne yazık ki hala kimse tarafından dikkate alınmamaktadır. Tarih ibret alınsa tekerrür eder mi hiç?
Amerikan İç Savaşına karşılık bölgesel farklılıkları olmayan Avrupa'da tersine sonuçlar alınıyordu. Örneğin Almanya’da homojen bir yapı mevcuttu. Ülkenin kuzey veya güneyi ile doğu veya batısı arasında bir fark yoktu. Yüzlerce küçük devletçiklerden meydana gelen Alman prenslikleri, Prusya’nın önderliğinde “Almanya” adıyla birleşmişti. İki büyük dünya savaşından yenik olarak ayrılmasına rağmen eyalet sistemi bu ülkede başarılı sonuçlar doğurmuştu. Halen AB’nin motoru olan ve her bakımdan üstünlüğünü kuran Almanya, dünyanın en büyük ve güçlü ülkesinden bir tanesi olmuştur.
İşte eyalet sistemi ülke bölgesel farklılıklar giderildiğinde yani sosyal ve kültürel yönden birlik ve beraberlik içinde olduğu takdirde başarılı sonuçlar vermesi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ancak adem-i merkeziyet desteklenebilir ve başarılı sonuçlar doğuracağı beklenebilir.
Lakin Türkiye topraklarında Selçuklu Devletinin yıkılması ile ortaya çıkan ve 300 yıl devam eden beylikler arasındaki mücadeleye tekrar tanık olmak da mümkündür. Tavaif-i Mülük Kavgası adı verilen bu Türkler arasındaki iç savaşta; onca Müslümanın kanı akmış insanlar perişan olmuştu. Nihayet Osmanlı Devletinin sağduyulu padişahları birliği sağladı ve bugünlere kadar geldik. Eğer Yavuz Sultan Selim Han’ın;
İhtilâf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dâyı def’e çaremiz,
İttihad etmezse millet, dağ-dar eyler beni.
Diyerek dile getirdiği İttihad yani birlik ve beraberlik sağlanamamış olsaydı çok büyük acıları yine yaşayabilirdik. İşte bu nedenlerden dolayı üniter yapıyı muhafaza etme zorunluluğumuz vardır. Aksi takdirde aç kurtlar gibi ülkemizi parçalayarak bölmeye çalışan düşmanlara yem olma ihtimalimiz vardır.
Vakta ki; Türkiye, Almanya gibi homojen bir yapıya sahip olur yani kuzeyi, güneyi, doğu ve batısı ile birlikte bütünlük içinde olur, bölgesel farklılıklar giderilir, sosyal ve kültürel bakımdan eşitlik sağlanır işte o zaman eyalet sistemine geçilebilir. Aksi takdirde Prens Sabahattin’e yazılan mektuplarda olduğu gibi büyük bir günah işlenmiş olur, vesselam…
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Erol AYDIN
Bir Damla Kan, Bin Bir Endişe
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)