ABD hesabını iyi yapmalıdır. Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere, parasını verdiğimiz 2 adet kruvazöre, gönderilen denizceler tam da teslim almak üzereyken el koymuştu. Uluslar arası ticari anlaşmaları bu derece küstah bir şekilde ayaklar altına alan İngiltere ile savaşa girmiştik.
Almanya ile beraber savaşa girmemizin en önemli sebeplerinden bir tanesi de bu “Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli savaş gemilerinin apaçık gasp edilmesi olayı idi. Şimdi 105 yıl öncesinde olduğu gibi bu sefer ABD’nin aynı çirkin davranışı yapmak istediğini görüyoruz. İngilizler ile aynı soydan gelen bu kalleş Anglosakson eşkıyası; parası ödenmiş F-35 uçaklarımıza el koymaktan utanmıyor ve çekinmiyor.
İşin daha ilginç olan kısmı ise F-35’lerin bir kısım parçalarını halen Türk firmaları üretiyor. Ne yazık ki; yapılan ticari anlaşma ve ortak üretim faaliyetlerinin Yahudi Lobisinin oyuncağı haline gelmiş ABD üzerinde hiçbir etkisi olmuyor. Apaçık bir şekilde Türkiye için hayati derecede önemli “Hava Savunma Sistemlerini” almayacaksınız diye tehdit ediyorlar.
ABD’ye 1975 yılındaki askeri üs ve tesislerin kapatılması olayını hatırlatmak gerekiyor. 44 Yıl önce ülkemiz ekonomik krizler içinde boğuluyor Batılı ülkelerin ambargo kararları nefes almakta güçlük çekiyorduk.
Fakat iktidarda “Milliyetçi Cephe Hükümeti” vardı. Adalet-Milli Selamet-Milliyetçi Hareket Partileri 21 askeri üssü ve 5 binden fazla asker ve görevliyi sınır dışı etti. Morrison Süleyman o tarihlerde Başbakan’dı. Fakat ülkemiz Kıbrıs’taki garantörlük haklarımızı korumakta kararlıydı. İyi ki de geri adım atmamıştı. Zira hem Kıbrıs’ı Yunanistan’a kaptıracak hem de Doğu Akdenizdeki haklarımızdan mahrum kalacak idik.
ABD’nin keyfi ve eşkıyaları imrendiren tutumu; Yahudi fıkrasını hatıra getiriyor. Anlatalım:
Salamon’un evine hırsız girmiş; o da çocuğunu göndermiş. Salamon bağırmış:
- Hırsızı buldun mu? - Evet babacim.
- Al getir bakayım. - Gelmiyor babacim.
- Sen gel o zaman! - Bırakmıyor babacim.
Şu anda da hırsız ve gaspçı ABD uçaklarımıza el koyacağını açıkça söylüyor. “Uçaklarımızı ver” diyorsun; vermiyor. “Anlaşmayı çiğnedin” diyorsun, “işime gelmedi mi böyle yaparım” diyor. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali her türlü kabalığı ve hoyratlığı yapmaktan çekinmiyor.
ABD’nin küstahlıkları bu kadar değil ki. Uluslar arası hukuku hiçe sayarak 15Temmuz Darbesini yapan Feto’yu teslim etmediği gibi; devlet bankası olan Halkbank yöneticisini tutuklayıp hapislerde süründürüyor. Döviz operasyonları ile Türkiye ekonomisini çökerteceğini açıkça ilan etmekten çekinmiyor. Bunlardan başka daha nice ahlaksızlıkları yapmaya devam ediyor. Hatta diplomatik nezaket kurallarını hiçe sayıp Türkiye’yi açıktan tehdit edecek kadar zıvanadan çıkmış bu durumu devam ettiriyor.
Muavenet gemisini vurduklarında anladıkları dilden konuşmamız gerekirdi. Lakin yöneticilerimiz korkak ve pısırık idiler. Ayrıca o yıllarda askerin borusu ötüyor halkın seçtiği sivil idareciler koltuklarında iğreti bir şekilde oturuyorlardı. Asker “höt” deyince korkudan halının altına saklanacak kadar kişiliksiz liderlerimiz vardı.
Kaza süsü verilmiş bu olayda TCG Muavenet Komutanı Kudret Güngör dahil 5 askerimiz şehit düşmüştü. Sonunda ABD’nin vermiş olduğu gözdağına karşılık kuzu kuzu teslim olmuş almak istemediğimiz stimli savaş gemilerini bizimle dalga geçercesine vermişlerdi.
O yıllarda Deniz Kuvvetlerinde savaş gemilerinde görev yapıyordum. Yaşadığım bu acı olayı ve daha nice bilinmezi “Bahriye’de 15 Yıl” isimli kitabımda detayları ile birlikte yazmıştım. Dileyen okuyup istifade edebilir.
ABD’nin küstahlıkları ve bağımsız bir devlet olarak bize karşı yaptığı diplomatik nezaket kurallarına aykırı çirkin işler; bu kadar mı? Maalesef çoktur… Hafızamızı tazelemekiçin sadece önemli olan birikisini daha yazalım:
Yunanistan’ın Kıbrıs’ı ilhak etme teşebbüsüne karşı 2 Haziran 1964 tarihinde Türkiye hükümeti, garantörlük hakkı gereğince Kıbrıs’a müdahale kararı almış ve gerekli hazırlıklara başlamıştı. Türkiye’nin bu konudaki kararlığını gören ABD yönetimi, Türkiye’nin askeri harekatını önlemek için ABD Başkanı Jonhson imzalı, içeriği çirkin ve diplomatik kurallara uymayan bir ihtar yazısını 5 Haziran 1964 tarihinde Türkiye Başbakanı İsmet İnönü'ye göndermişti.
Bu çirkin üsluplu mesaj sayesinde Türkiye’nin bir parça aklı başına gelmiş ABD’den bağımsız bir diplomasi uygulaması gerektiğini anlamıştı. Bu sayede kendi silahlarını üretme konusunda çalışmalar başlamıştı. İşte bugün Türkiye kendi ihtiyacı olan silahları büyük ölçüde kendi tasarım ve imkanları ile üretebiliyor ise ABD’nin bu küstah ve kaba politikalarından dolayı olmuştur.
4 Temmuz 2003 tarihinde ise 11 askerimiz Kuzey Irak’ta ABD askerleri tarafından gözaltına alınıp üstelik başlarına çuval geçirilmek suretiyle ülkemizi aşağılamışlardı. Bugüne kadar her 8-10 yılda bir askeri darbe yaptıkları yetmiyormuş gibi bir de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ örgütü ve ülke içindeki ABD sempatizanı generaller aracılığı ile kanlı bir darbe yapmışlardı.
Her türlü suçu işlemekten çekinmeyen ve darbe itirafçılarının beyanları ve yüzlerce bilgi ve belgeye rağmen Feto’yu Türkiye’ye iade etmeyen ABD’ye anladığı dilden cevap vermenin zamanı çoktan gelmiş hatta geçmektedir. Zamanında Türkiye’ye karşı uyguladıkları ambargo kararının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişlerdi. Şimdide parasını verdiğimiz hatta bir kısım parçalarını ürettiğimiz F-35 uçaklarını vermeyeceğini açıkça ilan eden ABD’ye öyle bir cevap vermeliyiz ki; yaptığından da yapacağından da pişman olması gereklidir.
O halde ABD’nin anlayacağı dil ile konuşmak zorunluluğu vardır. Zira ABD’nin küstah ve aşağılayıcı politikasını kabul etmek ülke itibarımızı yerle bir edecek bir mahiyet taşımaktadır. Eğer boyun eğer isek bunun ülkemizin sosyal-siyasi konumuna ve ülke ekonomisine vereceği zararı telafi etmek mümkün değildir.
ABD’ye boyun eğmediğimiz takdirde kısa vadede bunun bir maliyeti olacaktır. Fakat orta ve uzun vadede dik duruşumuzun çok büyük faydalarını görebiliriz. İşte çok yakın bir geçmişte yaşadığımız Türkiye-ABD ilişkilerine göz gezdirerek bunları izah edelim:
Elbette bunlardan başka faydaları da olacaktır. Lakin ülke itibarının korunması hepsinden daha önemlidir. Buna karşın zaten zor durumda olan ABD ekonomisinin anlaşmaları çiğnemesinden dolayı daha da kötü bir duruma düşeceğinden kimsenin şüphe etmemesi gerekir. Elbette özellikle ekonomik alanda kısa vadede bazı küçük sorunlar yaşamamız da mukadderdir.
Aslında biz bu filmi bundan 40 yıl önce seyretmiş onurlu bir şekilde dik duruşumuz sayesinde savunma sanayimizin gelişmesini gözlerimizle görmüştük. Evet, 1974 Kıbrıs harekatından ve buna karşılık ABD’nin koyduğu ambargodan bahsediyorum. Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunun kaldırılmaması nedeniyle 1975 yılında; ABD’ye ait 21askeri üs ve tesis kapatılmış 5 bin ABD askeri ve sivil personeli ülkemizden kovulmuştu.
Tek istisna olarak Adana’daki İncirlik ortak savunma tesisine; NATO görevi saklı kalmak kaydıyla müsaade edilmişti. Fakat burası da 26 Temmuz 1975 tarihinden itibaren durdurularak Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetimine alınmıştı.
Üstelik Kıbrıs Harekatından dolayı Batılı devletlerin düşmanca tutumu yüzünden neredeyse dünyadan dışlanmış bir Türkiye vardı. Kıbrıs’taki garantörlük anlaşmalarından doğan haklarını savunmak konusunda kararlı olan Türkiye; her ne pahasına olursa olsun geri adım atmamıştı. İşte 2019 yılında Doğu Akdeniz’de henüz keşfedilen petrol ve doğalgaz kaynaklarından istifade etmek için Kıbrıs Harekatının ne derece önemli olduğunu; şimdi daha iyi anlıyoruz.
Türkiye’nin kararlı tutumu sonrasında gittikleri yolun bir çıkmaz sokak olduğunu anlayan ABD hükümeti, geri adım kararı almak zorunda kalmıştı. Sonunda, 1978 tarihinde ABD Kongresi bu haksız kararı kaldırmak zorunda kaldı.
Buna rağmen ABD askeri üs ve tesisleri hemencecik açılmadı. Türkiye, sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyordu. ABD ile olan ilişkilerimiz ancak 12 Eylül 1980 tarihindeki hepsi gibi kalleş ve kahpe darbeden sonra değişmişti. Kenan Evren ve askeri cuntası ülke menfaatlerini çok ucuz olarak ABD’lilere peşkeş çekmişti. Üstelik NATO’dan ayrılan Yunanistan’ın birliğe katılmasına hiçbir karşılık almadan onay verilmişti. Bizi AB kapısında 50 yıldır süründüren Batılı ülkelerin apaçık oyununa getirilmiştik.
İşte bıçak kemiğe dayandığı için ABD ve NATO tesislerini yeniden kapatma durumu söz konusu olmuştur. Eğer ABD geri adım atmaz ise üslerini kapatıp 1975’de olduğu gibi askerlerini kovmak zorunda kalabiliriz. NATO üsleri ise F-35’lerden doğan haklarımız ve uğradığımız zararlar göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Eğer ödeyip alamadığımız F-35 uçaklarından doğan tazminatlar geri alınamaz ise bunu NATO üslerini kapatmak suretiyle cezalandırabiliriz, vesselam…
Vehbi KARA
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)