Elektronik ve Bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler yeni bir dönemi de peşinden getiriyor. Çalışma hayatında insanlar yerine robot makinelerin çalıştığı, işçiliğin kalktığı bambaşka bir dünyaya hızla ilerliyoruz. İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucuna göre 2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyon kişinin işini, makinelerin yapacağı tahmin ediliyor.
Oxford Üniversitesi ve Deloitte şirketi tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, İngiltere’nin kamu sektöründeki 850 binden fazla kişinin işini robotlar yapacak. Bu işler genellikle tekrarlanan ve tahmin edilebilir iş kollarında gerçekleşecek. Halen İngiltere’de kamu sektöründe 1,3 milyon kişinin yaptığı idari görevlerin çoğunun makinelere devredilmesi söz konusu.
Fukuyama “Tarihin Sonu ve Son İnsan” isimli çalışmasında çok erken bir zamanda kapitalizmin zaferini ilan ederken robot çağını muhtemelen düşünemedi. Keza Marksist teoriye göre makineleşme üretim sürecinde işçi sınıfının niceliğinin azalacağı kurgulanamadı. Fakat bundan 105 yıl önce Bediüzzaman Said Nursi’nin öngördüğü “Malikiyet ve Serbestiyet devri” çok daha anlamlıdır ve teknolojinin gelişmesine uygun öngörülerde bulunmaktadır.
Bu dönemde modern kölelik olan işçi-memur sınıfının yerini her geçen gün artan bir oranda robot makinalar almaktadır. Fakat bu robotlar, popüler sinema filmlerinde gördüğümüz insansı makinalara pek benzememektedir. Karmakarışık kablo ve robot kollardan meydana gelen fonksiyonel cihazlar demek daha doğru olacaktır. İnsana benzeyen robotlar sadece bilim kurgu filmlerinde göze çarpıyor.
Bu robotların en önemli özellikleri; insanın duyduğu ihtiyaçlara gereksinim göstermemeleridir. Elektriğini vermek, yağını tamamlamak ve aşınan parçalarını değiştirmek yeterli sayılmaktadır. Öğle yemeği arası, günlük ve haftalık mesai sonrası evlerine gitmek diye bir talepleri yok. Haftanın 7 günü 24 saat çalıştıkları halde sendikaya da ihtiyaç göstermiyorlar.
Peki, öğretmenler, polis memurları ve sosyal görevlilerin işlerinin belli bir kısmı makinelere verilirse, bu insanlar ne yapacak? İşte şimdi çalışma ekonomisi uzmanları bunu düşünüyor. Acaba robotların çalıştığı işlerde yer alan eski personel, farklı işlere mi kaydırılacak? Ya da işten çıkarılacaklar mı?
Deloitte Şirketi’nin daha önceki çalışmaları makineleşmenin önümüzdeki 20 yıl içinde tüm sektörleri etkileyeceğini ortaya koymuştu. Rapor, ulaşım ve depolama alanında yüzde 74, toptan ve perakende ticarette yüzde 59 ve üretim sektöründe yüzde 56 oranında makineleşme yaşanacağını öne sürmektedir.
Buna rağmen yapılan araştırmalar; makineleşmenin büyük bir işsizliğe neden olmayacağını, zira son 140 yılda makinelerin ortaya çıkması ile birlikte çok daha fazla sayıda yeni iş alanlarının meydana geldiğini gözlemlemektedirler.
Düşünün bir kere, şu cep telefonlarının yaygınlaşması ile birlikte ne kadar çok alanda yeni işler açıldı. Programlamacılıktan tıp alanına, eğitimden ticari uygulamalara kadar yüzlerce yeni uzmanlık alanlarında insanlar faaliyet göstermektedirler.
Bir zamanlar şimendifer yani tren çıkınca, faytoncular telaşa düşmüşler. “Eyvah işimiz elimizden alındı” diye feryadu figanı basmışlar. Fakat demiryolu sayesinde üretim ve ticaret o kadar çok artmış ki; bu ekonomik canlılık en fazla faytonculara yaramış. Otomobiller, kamyonlar icat edilince de ortaya çıkan bu yeni iş alanında faytonculuk yerini şoförlüğe bırakmış. Şimdi sadece turist gezdirip para kazanıyorlar. Kısaca söylemek gerekirse teknoloji insanları işsiz bırakmıyor…
Peki, robot makinelerin insanın yerini alamayacağı alanlar var mı? Elbette makinelerin dokunamayacağı iş kolları arasında eğitim, sağlık, bakım sektörü ve halka birebir iletişim gerektiren işler, ilk başta sayılmaktadır.
Kamu görevlerinde ise kısıntılara gitmek isteyen hükümet için cazip bir seçenek olarak ortaya çıkan robotlar, ekonomik alanda yeni bir devrim meydana getirecek gibi görünüyor. Çünkü 2030 yılına kadar kamu sektöründe makineler kullanılırsa 17 milyar sterlinlik bir tasarruf elde edilebileceği tahmin edilmiş. İngiltere’de “Tekrarlanan ve tahmin edilebilir” iş rollerinin makinelere devredilmesi, yerel yönetimlerde çalışan ve 2001’de 99 bin, 2015’te 87 bin olan idari personelin, 2030 yılında 4 bine düşmesi anlamına geliyor.
Öğretmen, polis ve sosyal görevliler gibi kişisel etkileşim gereken işlerde ise makineleşme oranının yüzde 23’te kalacağı öngörülüyor. Finans müdürleri ve üst düzey yöneticiler gibi stratejik düşünce ve karmaşık akıl yürütme gerektiren işlerde bu oran daha düşük. Makinelere devredilme olasılığı sadece yüzde 14 seviyelerinde kalacağı bekleniyor. İş gücünün yüzde 20’sine denk gelen 1 milyon çalışan bu konumda bulunuyor. Yani işi sağlam. Robotlardan çekinmesine gerek yok.
Araştırma yapılan sektörlere bakılınca, kamuda teknolojinin daha fazla rol oynadığı görülüyor. Robot teknolojisi; veri girişleri ve sürücüsüz trenler gibi yerel yönetimleri destekleyen hizmetler alanında gittikçe yaygınlık kazanıyor. Hastane ve bakım evlerinde de alıcı aygıtlar; hem hasta hem de hemşirelere daha fazla kaliteli etkileşim olanağı sağlıyor ve daha fazla personel tasarrufu meydana getirmektedir.
Aslında robotlaşma ve otomasyon, çalışanların bir gecede işten atılmasına neden olmayıp etkileri, aşamalı ve yönetilebilir olacaktır. Çünkü insanların yerine bütünüyle teknoloji kullanmak siyasi ve sosyal bir dirence neden olabilecektir. Araştırmalar; kimi işlerin otomasyon nedeniyle yer değiştireceğini ancak yetenek gerektiren yeni ve iyi maaşlı işlerin de ortaya çıkacağını göstermektedir.
Öte yandan boş vakte zaman ayıracak yeni bir toplumun da temeli atılmış oluyor. Peki bu yeni dönemde en gözde meslek hangisi olacak acaba? Bu konuda yine 105 yıl öncesinden Bediüzzaman’ın öngörüsü var. Şöyle diyor: “Elbette nev-i beşer âhir vakitte ulûm ve fünûna (ilim ve fenlere) dökülecektir, bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise ilmin eline geçecektir. Hem o Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, cezâlet ve belagat-i Kur’âniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden, remzen anlattırıyor ki: Ulûm ve fünûnun en parlağı olan belagat ve cezâlet, bütün envâıyla âhir zamanda en mergup bir suret alacaktır. Hattâ insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icra ettirmek için en keskin silâhını cezâlet-i beyandan ve en mukavemetsuz kuvvetini belagat-i edâdan alacaktır”.
İşte Malikiyet ve Serbestiyet asrı denilen bu yeni asırda modern kölelik denilen işçilik, ücretlilik yerine; herkesin kendi işine sahip olduğu, özgürlüklerin güçlendiği bir dönem gelecektir. Bu dönemde ise en gıpta edilen meslek belagat olacaktır.
Retorik adı da verilen ve muktezayı halin gereğine uygun söz söylemek olan “belagat” sadece konuşma ile sınırlı değildir. Bir sinema eseri, bir kitap veya bir sohbet programı, kalitesine göre insanların en çok imreneceği alanlardan bir tanesi olacaktır. İnsanlar belagatlı insanlarla birlikte olmaktan büyük haz alacaklardır. O kişiyle aynı şehri paylaşmak veya aynı binada oturmak övünç kaynağı olacaktır. Günümüzde ilgi ile takip edilen talk-show programları, çok başarılı belgeseller ve bulunulan durumu en iyi ifade eden her türlü eser belagatin diğer çeşitleri arasındadır.
Peki, cezalet nedir? Onu da bir başka zaman ifade etmeye çalışalım…
Vehbi KARA
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)