Pezevenk kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden anlamında kullanılan sövgü sözü” olarak geçmektedir. Toplum içinde söylenmesi ayıp olan ağır bir hakaret ve küfürdür.
Osman Özbek isimli bir darbeci general, görevde iken ve üniformalı iken “Ulan Pezevenk” diyerek böylesine çirkin bir sözü söylemişti. Bundan daha kötüsünü ise devrin Cumhurbaşkanı Demirel kullanmış; yapılan bu iğrenç tavır karşısında “boşalma hakkını kullandı” diyerek seviyesini bütün ülkeye göstermişti.
Elbette Demirel ve Özbek hakkında birçok Türkiye vatandaşı bu sefer kendileri adına “boşalma hakkını” kullanarak ağza alınmayacak derecede ağır küfürleri savurmuştu. İşte 28 Şubat 1997 darbesinin en çirkin olaylarından bir tanesi budur.
Bu çirkin söz burada kalsa iyiydi. Maalesef tuğgeneral rütbesinde olan Osman Özbek, küfür sayesinde darbeci generaller arasında çok büyük sükse yapıştı. Yüzü kızarması gereken özür dilemesi gereken birisi böyle iğrenç bir sözü söyledikten sonra geçen 25 yıl sonunda hiç olmaz ise bir özür dilemesi gerekirdi.
Bilakis Erbakan aleyhinde konuşmaya devam eden bu kişiden tiksinti duyan milyonlarca insan vardır. Kendisini tümgenerallik rütbesine yükselten bu küfür sahibi ve bunu teşvik edenler hakkında biraz düşünmek gerekiyor.
Olaya çok genel olarak baktığımızda ortaya çıkan manzara şudur:
Halkın seçtiği milletvekilleri tarafından meydana gelmiş bir Meclis var. Ayrıca halkın özgür iradesi ile seçilmiş Meclis üyelerinden güvenoyu almış bir hükümet var. Unutmamak gerekir ki bu hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan, seçimde en yüksek oyu almış Refah partisinin genel başkanıdır.
Medeni ülkelerde halkın seçimi ile yönetime gelmiş siyasi parti liderlerine büyük bir saygı gösterilir. Fakat Türkiye gibi her 8-10 yılda askeri darbe yapılan bir ülkede maalesef asgari medeniyet şartlarından bir tanesi olan seçilmiş kişilere karşı bunu dahi görmek mümkün değildir.
Maalesef bu konuda geri kalmış devletler seviyesindeyiz. Hatta Afrika ülkelerinin bile aşağısında bir seviyede bulunuyoruz. Aşağıda belirtecek olduğum üzere 21. Yüzyılın ilk çeyreği dolduğu bir zamanda dahi bu çizgiyi bir parça yukarıya taşıma imkânımız olmadı.
Bu çirkin ve iğrenç durum yani seçilmiş kişilere karşı kullanılan küfür dolu sözler aslında milletimizin iradesine karşı yapılmış bir hakarettir. Bir general bu sözleri sarf ederek gerçekte halkın iradesini yok saymakta; üstelik hakaret dolu sözlerle milletin seçtiği hükümet liderini aşağılayarak seviyesini çok açık bir şekilde göstermektedir.
Bu konuyu çeşitli zamanlarda ele aldığım makalelerde dile getirerek özgürlük ve hürriyet ortamının gelişip güçlenmesi için gayret sarf ediyorum. Seçilmiş insanlara saygı konusunda benden başka kalem oynatan o kadar çok az yazar var ki; ne kadar üzüntü içinde olduğumu kelimelerle tarif etmem mümkün değildir.
Ne yazık ki bu sözleri duyan muhalefet liderleri ve Cumhurbaşkanı Demirel; saygısız ve edepsizce hareket ederek küfür sahibinin günahlarına ortak olmuşlardır. Böylesine halkın iradesini yok sayan bazı çirkin siyasetçiler ancak bizim gibi özgürlükler konusunda geri kalmış ülkelerde bulunur.
Osman Özbek’in yediği bu halta karşılık küçük bir protesto eyleminde bile bulunmayan halkımızı aydınlatmak ve uyarmak zorundayız. Bu çirkin sözlerin ülke imajını ne derece kötü bir seviyeye düşürdüğünü hatırlatmak gerekiyor. Zira bu küfür Erbakan’ın şahsında milletimize karşı yapılmış iğrenç bir hakarettir.
Daha sonra Başbakan olacak olan Bülent Ecevit, bu saygısız darbeci generale bir iki kelime söz söylemesi beklenirken bunun yerine suskunluğu tercih etmiştir. Fakat halkın milletvekili olarak seçtiği başı örtülü Merve Kavakçı’nın milletvekillerinin yemin etme merasiminde “Bu kadına haddini bildirin” diyerek Meclis’i terk ettirme sonucunu doğuracak kadar saygı ve terbiye ölçülerinden uzaklaşmıştır.
Peki, bu çirkin olayların sebebini hiç düşündünüz mü? Niçin seçilmiş insanlara karşı medeniyet ve insanlığın en asgari şartlarını dahi yerine getiremiyoruz? Muhtemelen bazı insanlar bu konuda kafa yorma zahmetine dahi girmemiştir. Elbette rakı içmekten beyni sulanmış beyinlerden bunu bekleyemeyiz. O halde aklı başında olan insanlara bir ders olması için bu iğrenç hareketin nedenini arz edeyim:
İlk öğretim çağından yüksek öğretime kadar her seviyede insan hakları eğitimimiz çok geri kalmıştır. Özellikle askeri okullarda seçilmiş insanların atanmış memurlardan daha üstün olduğunu anlatacak bir müfredat ve medeni anlayış yoktur. Bunun yerine Mecliste söylenen “ihtimaldir ki bazı kelleler kesilecektir” şeklindeki acımasız baskı yöntemleri cilalanıp parlatılarak anlatılmaktadır. İşte en önemli sebep budur.
Tek partili yönetim anlayışını göklere çıkaran, faşizmi ve zorbalığı öven eğitim sistemini düzeltebilmek için çok büyük emek ve gayret gereklidir. Her türden fikir ve düşünce sahipleri hiç olmaz ise özgürlük ve hürriyet konusunda asgari müştereklerde birleşebilecek bir uygarlık seviyesini göstermek zorundadır. Yoksa hamasi nutukların ve inandırıcı olmayan sözlerin riyakarlık ve yağcılıktan başka bir şey olmadığını tekrarlamak durumundayım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamış olduğu "İnsan Hakları Eylem Planında", dokuz amaç, 50 hedef ve 393 faaliyetten bahsetmiş asla vazgeçmeyecekleri 11 ilkeyi de sıralamıştı. Elbette ülkemizin içinde bulunduğu medeniyet sınırlarını bir üst düzeye taşımayı amaçlayan bu çalışma çok önemlidir. Lakin sayılan 11 madde içerisinde “seçilmiş insanların atanmış insanlardan üstün olduğunu” belirten bir madde yoktur. Hâlbuki öncelikli maddelerden bir tanesi bu olmalıdır.
Bu hususu yazmak, çizmek ve konuşmak israf sayılmamalıdır. Elbette lafta kalmayıp icra etmek de önemlidir. Örneğin hem sivil hem de askeri okul müfredatlarında seçilmiş insanlara saygı duyulması gerektiği konusunun “asgari bir medeniyet ölçüsü” olduğu net bir şekilde ortaya koyulmalıdır.
Milli Eğitim Bakanından bu değerlere sahip çıkmasını beklemek safdillik olacaktır. Zira konuşma ve demeçlerinde daima tek parti devrini övdüğünü görüyoruz. Bu ve benzeri kişilerin türlü türlü baskı yöntemlerini özgürlük diye yutturmaya kalktıklarını yeteri kadar biliyoruz.
Keza Milli Savunma Üniversitesi Rektörünün farklı bir noktada olduğu söylenemez. Erhan Afyoncu ne yazık ki; askeri okullarda okuyan öğrencilere faşist ve tek partili yönetimi överek anlatmaktadır. Hâlbuki hürriyet ve özgürlüğün en önemli şartlarından bir tanesinin “seçilmiş insanlara karşı saygı olduğunu” bilmesi gerekir.
Din ve vicdan özgürlüğü konusunda dahi bizzat görüşmelerimde ve yazmış olduğum sayısız makaleler karşısında kendisinde en küçük bir ilerleme olduğunu görmedim. Nitekim 25 yıldır Deniz ve Hava Harp okullarına bir cami inşa edilmesi için yaptığım çabalar hep boşa gitti. Maalesef tek bir çivi dahi çakılmış değildir.
Şimdi kalkıp Afyoncu’dan seçilmiş insanların generallerden dahi üstün olduğunu ifade etmesini beklemek çok fazla iyimserlik olacaktır. Fakat kendisinden hiç olmaz ise Osman Özbek gibi küfürler savuran bir generali yetiştiren askeri okulların düzene sokulması için gerekli icraatları bekliyorum. Çok fazla bir fedakarlık belki ama…
Hükümetimizin yapması gereken icraatlarının en başında askeri vesayet sisteminin ortadan kaldırılmasına çalışması gerektiğini tekrar ifade etmek zorundayım. Çünkü 28 Şubat davasında üç yıl önce müebbet hapis cezası almış generalleri şımartan tutum ve davranışlara müsaade etmektedir.
Asla unutmamak gerekir: “Müebbet hapis cezası almış bir darbeci generali hapse tıkmamak; askeri darbe yapılması için yapılmış olan en büyük teşviktir”. Eskiden “Ya devlet başa ya kuzgun leşe” diyerek darbe yaparlardı. Talat Aydemir ve Fethi Demircan başarısız olunca idam edilerek yaptıkları darbe teşebbüsünün ne derece tehlikeli olduğunu cümle aleme göstermiş oldular.
Fakat 28 Şubat darbecilerine verilen “müebbet tatil cezası!” tekrar bir askeri darbe yapılması için yapılması gereken en büyük teşviklerden bir tanesidir. Düşünün bir kere; “darbe yaparım ve sonucunda başarısız olsam bile ordu evlerinde rakımı içmeye devam ederim” diye düşünen darbeci anlayışa karşı bundan daha güzel bir davet olabilir mi?
Bu yazıyı yazarken içinde bulunduğum duyguları yeteri kadar ifade edemiyorum. Fakat içimden alevler çıktığını beni tanıyan okuyucularım gayet iyi anlamışlardır, vesselam…
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)