Türkiye Cumhuriyeti 1960'lı yılların karanlık ve cunta yapılanması ile dolu kötü günlerine dönmüştür. Hükûmet ve Cumhurbaşkanı Erdogan'ın orduda meydana gelen kalkişmalara karşı pasif, aciz ve çekingen tutumu kabul edilemez bir seviyeye gelmiştir.
Özellikle Kara Kuvvetleri komutanlığı ve askeri okullar her geçen gün artan disiplinsizlik olayları ile gündeme gelmekte ülkemizin gelişmiş ve medeni devletler sıralamasında yeri geriye düşmeye devam etmektedir.
Geçen yıl Tuzla Piyade Okulunda yaşanan skandallar karşısında hükümetin gösterdiği pısırık tutum ister istemez önceki darbeleri hatıra getirmektedir.
Ne yazık ki; orduda görev yaparken yaşadığım kötü hatıralar çok fazladır. Fakat yaşanan olaylar ve dindar subaylara karşı söylenen apaçık küfürler ordumuzdaki son durumun feci derecede kötü olduğunu göstermektedir.
Başına yansıyan olaylar buzdaginin küçük bir kısmını göstermekte orduda disiplinsizliğin ayyuka çıktığı fevkalade kötü günler yaşamaya devam etmekteyiz.
Bunun en önemli sebebi Millî Savunma Bakanlığı gibi önemli kabine üyeliklerine darbeci gelenekten gelen asker ve generallerin oturtulmasidir.
Askerlik mesleği; disiplin kurallarının çok önemli olduğu çok acımasız bir meslektir. Bu meslek icra edilirken hatalar affedilmez. Sert bir şekilde cezalandırılarak özellikle disiplinsizlik olaylarının üzerine gitme zorunluluğu vardır.
Türkiye'de askerler daima siyasetin içinde olmuş Balkan harpleri başta olmak üzere askeri darbeler bu ülkenin kanayan yarası haline gelmiştir.
15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasından gerekli dersler ne yazik ki çikarilamamistir. Askerler halkın tankların üzerine çıkıp darbeyi başarısızlığa uğratmasının hemen ardından bir iki sene içerisinde yeniden cuntacı faaliyetlerin içine girmişlerdir.
Daha önce darbe karargâhı olarak kullanılan Ankara'daki Kara Harp Okulu yerine bu sefer kritik derecede önemli yolların kesiştiği Tuzla Piyade Okulu karargah seçilmiştir.
Disiplinsizlik olayları o derece çirkin bir boyuta ulaşmıştır ki; hükûmet olayların halka duyurulması konusunda son derece kötü kararlar alarak suskun kalmayı tercih etmiştir.
Durumdan vazife çıkaran ve disiplin kurallarının öğretilemediği onlarca teğmen, dindar olarak tanınan dört subayı darp ederek darbe kalkişmasinın provasını yapmışlardır. Ağza alınmayacak derecede galiz küfürler edilerek eski çirkin günlere geri dönülmüştür.
Buna sebep olanlar utansın...
Bu küfür meselesi 28 Şubat 1997 sürecinde de ayyuka çıkmıştı.
Osman Özbek, Basbakan Erbakan'a kameralar karşısında açıkça küfretmiş "ulan pezevenk" diyerek halkımızın seçtigi bir yoneticiyi aşagilamisti. Aslında bu küfür butun Türk milletine karsi yapilmisti. Çünkü "sizin seçtiğiniz yoneticilere ben bu sekilde hitap ederek saygı duymuyorum" denilmiş generallerin ne seviyede oldugu ve ordunun çetelerini gerceği belli edilmişti.
Bu çirkin kufurbaz Özbek ve arkadasları hicbir ceza almadiği gibi bir çok faşist generale de mesaj gönderilmişti. Zira bu igrenc hareketi sayesinde Tümgeneral rutbesine yükseltilmiştir.
Erdoğan kendi partisinin liderine hakaret eden bu küfürbaz faşist generale karşı hicbir tutum gelistirememistir. Iktidar oldugu ilk yillarda boyle davranmasini politik olarak degerlendirsek bile 22 yillik bir yoneticinin umursamaz tavri cok üzucudur.
FETO Örgütünün egemen olduğu adalet mekanizması, savcı ve hakimler de bu iğrenç davranısın üzerine gitmemislerdir.
Necmettin Erbakan'in oğlu Fatih Erbakan ise parti kurmuş fakat Osman Özbek'e tek bir söz dahi söyleyememistir. Kendi ailesine karşi islenmis çirkin davranista hukukunu koruyamamiş birisi kalkmış milletimizin hukukunu koruyacağı iddiasında bulunmakta seçim meydanlarında nutuklar atmaktadır.
Osman Özbek şimdi pasa pasa geziyor, emekliliginin ve küfürbazliğinin tadini cikariyor. Faşist general ve amiraller de bu hayasızlıktan vazife çıkarıp seçilmiş yönetici ve siyasetçilere karşı nasıl davranılması gerektiğini askeri okul ve kislalarde ders olarak öğretiyorlar.
Neden bu çirkin küfürbazligi dile getiriyorum?
Çünkü 28 Şubat darbeci kalkışma sonucunda darbe suçu işleyen faillerden sadece sembolik olarak Batı Çalışma Grubu general ve amiralleri cezalandirilmiş vatanımızın kanını emen soyguncu ve vurguncular ise keyif çatarak gezmeye devam etmektedir.
28 Şubat mağdurlarının hakları ise hala verilmemiştir. Bizzat Erdogan'ın imzalayarak ordudan attığı binlerce asker haklarını almak için mücadele etmeye devam etmektedir.
Erdoğan ve Ak Parti hukumeti 28 Şubat mağdurlarının haklarını verdik diyerek apaçık bir şekilde milletimizi aldatmaktadir. Sadece Yüksek Askeri Şura Kararı ile ordudan atılmiş 1100 subaya emeklilik hakkı verilmiştir. Fakat sayısı 3000 civarında bulunan magdurlarin ve ozellikle başortüsu nedeniyle emeklilige zorlanmış asker ve memurlarin haklari verilmemiş ve Kamu Denetciligi Kurumu tarafından Meclise ve hukumete mağduriyetlerin giderilmesi için gönderilen kararların gereği yapılmamıştır.
Halbuki bizzat Erdoğan tarafından verilmiş sözler vardır. Eşi başörtülü diye suçlayıp ordudan atılan ve emekliliğe zorlanan bu insanlar elbette ruzi mahşerde yapılan haksızlıkların bedelini hukumete ve icra makamında oturan yetkililere ödeteceklerdir.
Böylesine vicdansiz ve ahlaksız durumlar ancak muz cumhuriyetinde olabilir.
Bazı gazeteciler de faşist kamu görevlilerine mesaj vererek igrencliginin kendisine ne gibi kazançlar sağladığını herkese ilan ediyor.
Bütün bu olaylar milletimize karşı işlenen suçlara karşı gereken cezaların verileceği iddiası ile yola çıkan siyasetçilerin durumunu göstermektedir.
İşte Erdoğan in acizliği ve vurdumduymazlığı buradadır. Üstelik bu küfürbaz faşistleri alabildiğince şimartmaktan geri durmamaktadir.
Bir başka acizlik örneği askeri kıslalarda yaşanmaktadır. Erdoğan beş yıl önce NATO standartları gereği Kara, Hava ve Deniz Harp Okullarında bir yıl içinde cami yapılacağı sözünü vermiş olmasına rağmen sadece Deniz Harp Okulunda cami açılmış dine karşı olumsuz tutum sergilenmeye devam edilmiştir.
Buna karşılık askeri garnizon ve kışlalarda bulunan orduevi ve gazinolarda alkollü içkiler ucuz fiyata satılmaktadır. Askerlik görevi için gönderdiğimiz Mehmetçiklere alkollü icki servisi yaptırılmasına devam edilmektedir.
22 Yıllık iktidarı döneminde bu faşistler azmış da azmış adeta kudurmuştur. İşte Tuzla Piyade Okulunda medyaya yansıyan küfürbaz subayların hali ortadadır. Kamuda bir kaymakam cami imamını dövecek seviyeye kadar ilerlenilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi bu küfürbaz faşist subaylara bir günlük hapis cezası bile verememiştir. Sadece 4 subayi ordudan uzaklastirmış bunlarda Özbek gibi şimdi pasa paşa gezmektedirler. Olan bütün suçu namaz kılmak olan zavallı teğmenlere olmuş bunlar da ordudan uzaklastirilmiştir.
Bir baska siyasetçi Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı iken Küfürbaz Özbek için "Bu bir boşalmadır" diyerek disiplinsizligi mesrulastirmıştır. Diğer siyasetçiler de Demirel'e geri kalmamış Ecevit dahil neredeyse bütün siyasetçiler bu küfurbazlik olayina destek çıkmışlardır. Genelkurmay Başkanı ve diğer generalleri saymıyorum. Bunlar daha beter açıklamalar yapmışlardır.
Ordumuza karşı yapılan bu fenalık elbette unutulmayacaktır. Başörtülüler Suudi Arabistan'a gitsin demek aynı cinayetin devamıdır. Şimdi mezarda bu günahların bedeli muhakkak ödetiliyordur. Fakat asıl mahşerde nasıl cevap verecekler ben de merakla bekliyorum.
İşte ordumuzu çeteleşmiş Silahli Kuvvetleri seviyesine getirenlerin yaptiklari böyle iğrenç isler sayisizdır.
Orduyu bu hale getirenler ne kadar çirkin bir duruma düşmüştür görüp ibret almak gerekiyor. Çözüm ise basittir. Dirayetli bir sivil siyasetçiyi Milli Savunma Bakanlığı koltuğuna oturtmak öncelikli bir meseledir.
İşin acı tarafı da sudur:
CHP Genel Başkanı için bir eleştiri yapılınca 5816 sayılı kanun acımasızca uygulanarak basın mensupları, akademisyen ve yazarlar acımasızca hapse atilmaktadirlar.
Binlerce vatandaşımız bugün bir siyasetçiyi eleştirdi diye mahkeme kapılarında sürülmektedir. Bende eşcinselligi savunduğu ve dindar insanları rencide ettiği için eleştirdiğim Ak Parti Gurupbaskanvekili özlem Zengin yüzünden karakollarda ifade verip mahkemelerde sürundürülüyorum. Absürtlügun ve gayrımedeniliğin bu kadarına pes denilir.
Bir siyasi parti genel başkanını doğru dürüst elestiremiyorsunuz. Üstelik bu yönetici ölene kadar devleti yönetmiş. Yetmedi başka hiçbir siyasi partinin yaşamasına müsaade etmemiş hepsini kapatmış.
Şimdi hiç Allah’tan korkmadan ve kuldan da utanmadan bu siyasetçiyi icraatlarından dolayı övgüye herkes sıraya girmiş durumdadır. Hakperest ve demokratik yönetime inanmıs medeni insanlar ise küçük bir eleştiri dahi yapamıyor.
Afrikanın muz cumhuriyetinde bile bir parca kural ve hukuk olur. Maalesef bizde bu kadarı bile yoktur. Darbecilerin yaptığı ve zorla halkımıza dayattığı anayasada "değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez" hükümlerin bulunması ne derece faşist ve medeniyet tanımaz bir devlet yapısı içinde olduğumuzu göstermektedir.
Buna karşılık hukumet üyeleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan her konuşmasında CHP Genel başkanına saygı ifadeleri sunmaktadır.
Hala icraatlarinda daima bu anlayışa referanslar vererek faşizmi bir şekilde halkımıza dayatmaktadir.
Elbette bunların hesabı ruzi mahşerde sorulacaktır. Fakat medeni milletlere karşi boylesine utanc verici bir seviyede olmayı içime sindiremiyorum.
Ben bu kadar yazabiliyorum. Fakat aydin veya yazar diye toplum onune çikan insanlar bunun onda birini dahi yapamıyorlar.
İster sağcı ister solcu olsun bu kadar çok şaklaban karşisinda soyleyecek başka bir söz bulamiyorum.
Geçmiş Ramazan Bayramınız kutlu olsun...
Allah ıslah etsin...
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Eyüphan KAYA
Cuma Hutbemizin konusu; Veda Hutbesi
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Halil MERT
Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı?
Fatih ORUÇ
II. Körfez savaşı veya ABD-IRAK savaşı
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Fatma Saçak Akbulut
Sevmek
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)