Yıllardır Deniz Harp Okuluna cami yapılması için gayret ediyorum. Gitmediğim yer çalmadığım kapı kalmadı. Hiç kimse bana “Olmaz, cami yapamayız” demedi. Tam tersine haklısın, yapacağız, edeceğiz diyerek, kapıyı gösterdiler. İşin kötüsü hala tek taş konulmadı.
Bu iğrenç durum sadece denizcilerin kaderi değildir. Havacı arkadaşlarım da aynı sorunla yüz yüze kalmış olup bir tane vicdanlı devlet adamı çıkıp bu sorunu çözememiştir.
Hâlbuki 1930 yılında yıkılan Bahriye Mektebi Cami, Heybeliada’nın tek camisiydi. Bu cami, Osmanlı’dan kalma olup sanatsal açıdan değerli bir eser idi. Üzerinde özgün bir hat ile yazılmış beyitler bulunuyordu. Devrin komutanları, Reisicumhur M. Kamâl’e şirin görünmek için bu güzelim camiyi yıkmıştır. İki yıl boyunca hem ada, hem de Bahriye Mektebi camisiz kalarak gerçekten bir facia yaşandı.
Heybeliada’da bulunan Hristiyanların kendi mezheplerine göre kiliseleri ve Yahudilerin havrası vardı. Nihayet bir hayırsever adaya cami yapmak fırsatını buldu. Şimdilerde iskelenin yanında ikinci bir camii daha var.
Bu rezalet hala devam ediyor. Şu anda Tuzla’da bulunan Deniz Harp Okulunda hala bir cami yok. Güya bir mescid açmışlar. Fakat çoğu zaman kapalı olan bu oda, mescid bile sayılamaz.
Bu konuyu Cumhurbaşkanına, Başbakanlığa ve Milli Savunma Bakanlığı bürokratlarına sözlü ve yazılı olarak ilettim. Cevap olarak resmen utanmadan Deniz Harp okulunda cami var diye resmen yalan söylediler. Başbakanlığın verdiği cevap hala bende duruyor. Böylesine çirkin yalanlarla ne yapmaya çalışıyorlar hala anlayabilmiş değilim.
Şunu da hiç düşünmüyorlar mı? Yahu Kara Harp Okulunda pek güzel bir cami var. Aynı statüde olan Deniz ve Hava Harp okullarında cami neden olmaz. Karacılar Müslüman da bu okulda okuyanlar Müslüman değil midir? Namaz kılmak sadece karacı askerlere mi farzdır?
Askeri garnizonlarda “en azından NATO standartlarına uygun bir şekilde cami yapılmalı” diye yazıp söylediğim zaman maksadı çarpıtıp “eskiden namaz kılmayanlara falakaya yatırıyorlardı” diyerek işin içinden çıkmaya çalışan çakallar var. Kendilerini zeki zanneden bu ahmaklar, kimseye zorla namaz kıldırmak gibi bir derdimin olmadığını çok iyi biliyorlar.
Maksadımın “namaz kılmak isteyenlere din ve vicdan özgürlüğü kapsamında engel olunmaması gerektiğini” anlatmak olduğunu da iyi biliyorlar. Lakin münafıklık böyle bir şeydir. Camiye ve namaza düşman olan bu zavallı insanlar, ellerinden geldiği kadar bu hayırlı işe engel olmaya çalışıyorlar.
Ellerinden geleni artlarına koymasınlar. Nasılsa bunun hesabı ruz-i mahşerde görülecek. Bu dinin sahibi olan Allah, her şeyi görüyor ve biliyor. Burada gayretim devlet yöneticilerini ikazdır. Bunu yapana kadar bana ayrılan sütunlarda bu hatayı düzeltmek için uğraşacağımı ve kimseden korkmadığımı, iyi bilmeleri gerekir.
Askeri okullarda cami bulunması sembol olması açısından çok önemlidir. Birisi bu okulu ziyarete geldiğinde camiyi görünce “Burası İslam ordusudur” diyecektir. Öyle ki içinde hiç namaz kılan kimse olmasa bile askeri okullarda cami bulunması bu açıdan çok önemlidir.
Evet, askeri okullara cami yapılması devletin önemli görevleri arasındadır. Bunu yaptıktan sonra sorumluluk devletten çıkıp şahsın boynuna biner. Öğrenci, ister namazını kılar ister kılmaz, onun hesabı Allah’a karşıdır. Fakat namaz kılıyor diye bir öğrenciyi fişlemek, kandil gecelerinde taciz etmek, Cuma namazını kılmasına mani olmak ve terfiini engellemek büyük bir suçtur. Ne dinde ne de laik yönetimlerde buna yer yoktur. Bilakis dinine bağlı askerler terfide daima öncelikli olarak sıralamaya alınır, alkol ve uyuşturucu kullananlar en sona bırakılırlar. Bütün dünya ordularında böyledir.
FETÖ örgütü işte bu yasaklamalar yüzünden semirtilip büyümüştür. Hâlbuki namaz kılanlara cezalar verilip yasaklanmasa idi FETÖ örgütü bu durumu istismar edip dallanıp budaklanamazdı. Bu dehşetli örgütün ülkemize verdiği zararların temelinde bu yasakçı anlayış vardır.
Bunu bizim baltalara anlatmak zordur. Zira rakı içmekten beyinleri sulandığı için körü körüne her şeyini taklit ettikleri Batı dünyasının bu davranışını asla icra etmezler. İşlerine gelmeyince kör, sağır ve dilsiz olurlar. Yahu savaş vakti gelince iman gücünden daha tesirli ne vardır ki; askeri düşman üzerine gönderebilsin. Bunu dahi anlamaktan acizdirler…
15 Temmuz 2016 tarihi bu konuda da bir milat olmalıdır. Halka rağmen halka zorla dayatılan seküler yaşam biçimine artık bir son verilmesi elzemdir. İnancının gereğini yapmak isteyen her vatandaş gibi askeri şahıslar da namazını kılabilmeli, Cuma namazlarına iştirak edebilmelidir. Ne yani çok şey mi istiyorum?
Tarihi olayları hatırlatarak bu duruma nasıl geldik; bunu anlamak mümkündür. Bu konuyu askeri okul öğrencisi oluğum Bahriye mektebinden örnekle izah edebiliriz. Nasıl oldu da bu tarihi eser özelliği olan adanın tek camisi yıkıldı? Daha da ilginç olan husus şudur. Tuzlada yeniden inşa edilen Bahriye Mektebi, Annapolis’teki ABD Naval Akademinin benzeri olduğu halde, niçin o görkemli ibadet yerine benzer bir cami yapılmadı? Bu sorunun cevabı biraz can yakıcıdır. Lakin söylemekten de geri durmamak gerekir.
Çünkü Deniz Harp Okulunun camisini M. Kamâl yıktırmıştır ve yerine kimse cami yapmaya cesaret edememektedir. İşin çok basit cevabı budur…
Peki, bunu nereden biliyoruz. Bir hatıradan nakledeyim: Cem Özmeral isimli bir zatın babası, Deniz Lisesi’nde ikinci sınıfta okurken 1934 yılında M. Kamâl, Heybeliada’yı ziyarete gelir. Deniz Lisesi’nde kısa bir müddet kalır, ama giderken okul komutanı ve etrafındaki erkâna bir arzusunu iletir. Arzusu ve isteği şudur: “Laik Cumhuriyette kışlanın ve okulun içinde bir caminin bulunması doğru değildir. Cami en kısa zamanda okulun dışına çıkarılmalıdır. Belki lise binaları, komutanlık binası ve tek minareli cami 1834 den beri burada görevlerini beraberce sürdürmektedir ama onuncu yılını yeni tamamlamış laik Türkiye Cumhuriyeti’nde, Cami ve Devletin yeri ayrıdır”.
M. Kamal’ın arzusu emir telakki edilir ve birkaç gün içinde cami yıkılır. Lakin garnizon sınırları dışında yeni bir yere cami inşa edilmemiştir. Resmen adada uzun bir müddet cami olmamıştır. Kilise, havra var, cami yok. Bir Müslüman ülkede böylesine acı bir durum yaşanmış…
Şimdi bir de bu hatıraların doğruluğuna göz atalım: M. Kamal’ın bütün deniz seyahatlerini kronolojik bir sırayla içeren bir sitede onun ilk Heybeliada seyahati ile şu bilgiye rastlamak mümkündür. “11 Eylül 1934: Atatürk’ün, öğleden sonra Ertuğrul yatı ile Tuzla’dan Dolmabahçe Sarayı’na gelişi, Akşamüzeri motorla Heybeliada’ya geçerek İsmet Paşa’nın köşküne gidişi, Akşam Dolmabahçe Sarayı’na dönüşü”.
Evet, tarih tutmaktadır. Anlaşılan İsmet Paşa’nın yazlık evine ziyarete gelmiş, buradan da Deniz Lisesi’ni ziyaret etmişti. Bu ziyaret önceden planlanmamış olmalıydı çünkü bu ziyaretle ilgili resimlere başka yerlerde rastlanmamıştır. Fakat solgun resimler bu durumu ispatlamaya kâfidir. Çünkü albümlerde iki resim arasında tek fark ikinci resimde caminin minaresinin olmayışı idi. Bu da hatırada anlatılanlara uyuyordu. Cami yıkıldıktan sonra minaresi kaldırılan bina, kütüphane olarak kullanıma açılmıştı.
Beyaz ahşap evlerin arasındaki cami ise 1935 yılında yapılmıştı. Adanın tepelerinde bir yerde kiremit renkli minareli küçük bir cami adada yaşayan Müslümanlara hizmet ediyordu. Kazasker Abdulkadir Efendinin eşi yaptırmış, Allah razı olsun…
Şimdi de aynı şeyi Cumhurbaşkanımızdan bekliyoruz. Tuzla’da ABD’deki emsaline benzer şekilde inşa edilen Bahriye Mektebine bir cami yapılmalıdır. Yaptığım girişimleri görmezlikten gelmek artık yeter. Ruz-i Mahşer’de çok zor duruma düşmemek için bu feryatlarımı dinlemek lazımdır, vesselam…
Vehbi Kara
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)