28 Şubat 1997 Post Modern Darbesinin en önemli dayanağı başörtüsü olup bu yüzden binlerce asker, bürokrat ve çalışan işlerinden atılmıştır. İşte bu dönemin unutulan bir yönünü ve Feto ile Yaşar Nuri Öztürk’ün bir ihanetini daha anlatmak istiyorum.
28 Şubat 1997 Post Modern Darbesinde faşist generaller, başörtüsünü gerekçe göstererek Silahlı Kuvvetlerde büyük bir kıyıma giriştiler. Devrin bütün siyasetçileri, bu kirli ve iğrenç muameleye sessiz kaldıkları yetmiyormuş gibi bin yıl sürecek denilen darbe sürecini istemeyerek dahi olsa kabullenmişlerdir. Hatta Ak parti hükümeti döneminde dahi binlerce asker ordudan atılmak durumunda kalmıştır.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına şerh düşmek ordudan atılma işlemini durdurmamıştır. Şerh düşülerek atılan binlerce asker vardır. Ne yazık ki bunların hiç birisi, haksız yere işten atıldıkları kabul edilse dahi; en küçük bir tazminat dahi alamamışlardır. Üstelik benim gibi mecburi hizmetini bitirmediği için ordudan ayrılanlara tazminat ödettirilmiştir. Bu parayı benden istemeyip kefil olan komşumdan alarak insanları çileden çıkarmayı pek iyi bilirler.
2010 Referandumunda YAŞ kararlarının yargı denetimine alınması ile birlikte 6191 sayılı kanun çıkarılmış YAŞ mağdurlarının kamu kurumlarında çalışmasına imkân tanınmıştır. Ayrıca sosyal güvenlik primleri Kuvvet Komutanlıklarına ödettirilmiştir. Bu kanun çıktığında çok sevinmiş diğer mağdurların özellikle de kararname ile ordudan atılanların da haklarına kavuşacağını ümit etmiştik. Lakin aradan 20 yıl geçmesine rağmen hiçbir düzenleme hayata geçirilemedi. Gizli bir el, hazırlanan yasa tasarılarını tam Meclis gündemine gelmişken engelledi. Hala dahi; Ak Partinin bütün organları tarafından onaylanan hatta Cumhurbaşkanının ivedilikle yasalaşmasını istediği bu tasarı, sümen altında bekletilmektedir. Allah akıl ve vicdan versin diyelim, elden başkası gelmiyor…
Tekrar 28 Şubat dönemine dönüp tam başarı kazanmak üzere iken hainlerin nasıl ortaya çıkıp inançlı insanların muvaffakiyetlerine çomak soktuğunu anlatayım. Aynen şimdilerde olduğu gibi gizli bir el, mağdur insanların haklarını almasına mani oluyor bunu da kamuoyunda öne çıkmış Feto gibi aşağılık insanlar eliyle icra ediyordu.
O günkü deyişle “türban” adı verilen Allah’ın emrini yapmaya çalışan vatandaşlarımız acımasızca haksız muamelelere maruz bırakılmışlardır. Hâlbuki türban Hintlilerin kafasına sardıkları boynu açık bırakan ve başörtüsü ile alakası olmayan bir başlık şeklidir. Başörtüsüne siyasi bir içerik yüklemek isteyen darbecilerin diline pelesenk olan bu türban hikâyesi aynı zamanda FETÖ’nün mahiyetinin anlaşılmasında büyük rol oynamıştır.
Dikkat ederseniz ismi “Fethullah” değil “Fetullah” diye geçmektedir. Aynı Kemal değil de “Kamâl” isminin kullanılması gibi. Zira T.C. kimliğinde yazan isimler bu şekildedir. Tek bir harfe bakıp aldanmayınız. Çünkü isimlerde tek harf dahi olsa büyük anlam kaymalarına yol açmaktadır. Bu isimler şahısların istek ve arzuları ile kullanılmaktadır. Örneğin Feto, basit bir müracaat ve işlemle yapılabilecek bu düzeltmeyi yapmamakta “feth” yerine “fet” harflerini kullanmaktadır. Arapça açmak manasındaki söz “kesmek” manasını almaktadır. Keza Arapça ve Türkçe olgunluk güzellik manasındaki “kemal” yerine İbranicedeki “Kamâl” yani “Tanrının gücü” anlamı tercih edilmektedir. Kam veya kamal eski dilde Şaman rahiplere denilir. Kale, burç anlamında kullanılmaz. Keza Kamâl, büyük sesli uyumuna da uymamaktadır, çünkü Türkçe değildir…
Her ne ise bu konuda dahi çok söylenecek söz olup daha önceki makalelerime müracaat edilmesini öneriyor asıl anlatmak istediğim konuyu yani başarıya ulaşmış iken nasıl kaybettiğimizi anlatmak istiyorum…
Feto, 28 Şubat sürecinde başörtüsünü tahfif ve tahrif eden açıklamalarda bulunuyordu. 14 Asırdan beri Müslümanların, dünyanın her yerinde hatta Afrika’nın en sıcak bölgelerinde dahi giyinmekten çekinmediği başörtüsünü “füruat” olarak nitelendirmekten çekinmiyordu. Feto’nun bu fenalıkta da sabıkası oldukça kabarıktır zira hanımların başlarını açmalarını teşvik etmiş, başörtüsü takmak için mücadele veren kızları ise aşağılamaktan çekinmemiştir. Hatta çeşitli okul ve işyerlerinde başını açmayan kızlara baskı uygulamıştır. Baskı sonucu ağlayıp sızlayan sayısız kadıncağıza rastlamak mümkündür.
Bu dönemde askeriyede özellikle de Deniz Kuvvetlerinde kavga-kıyamet sürüp gidiyordu. Komutanlara karşı disiplini bozma pahasına başörtüsünü müdafaa ediyor bunu yasaklamanın akıl dışı olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Çoğu zaman komutanlar bize hak veriyor böyle bir yasağın olamayacağını, en azından kişinin eşinin kıyafeti nedeniyle suçlanamayacağını kabul ediyorlardı.
İşte tam da amiral ve generallere bu akıldışı yasağın kalkması gerektiğini kabul ettirmek üzere iken devreye İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Yaşar Nuri Öztürk, sokuldu. Başörtüsünün dinde yeri olmadığına dair beyanatlar verdi. O tarihlerde cici çocuk görüntüsü çizen Feto da bu furyaya katılınca; yandı gülüm kestane…
Komutanlar “bak dinde başörtüsü yok, siz gericisiniz işte” diyerek canımıza okumaya başladılar. Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya her fırsatta eşi başörtüsü takan askerin silahlı kuvvetlerde kalamayacağını söylemekten çekinmezdi. Amiral olmak için kaç tane eşi başörtülü asker attığı, önemli bir kıstas ölçüsüydü.
Sanki babasının çiftliği gibi silahlı kuvvetlerde rakı içmekten beyni sulanmış bu general ve amirallerin çığlıkları her geçen gün artmaya başlamıştı. Askeri şura kararları yetmedi ayrıca hiç olmadık biçimde sırf dindar insanları tasfiye etmek için yeni şuralar düzenleyip ordudan ihraçlara devam ettiler.
Biraz gülünç gelecek ama Yüksek Askeri Şura’da kararlar oy çokluğu ile alınıyordu. Hükümet kanadından Başbakan ve Milli savunma Bakanı, askeri kanattan ise bütün orgeneral ve oramiraller şura üyesi idi. Tabiidir ki herkes Genelkurmay Başkanı’nın gözünün içine bakıyor onlar ne isterse derhal kabul ediyorlardı. Çünkü sicil dosyası bu komutanların elinde idi.
Şimdilerde durum değişti. Şura da sivillerin sözü geçiyor. Eskiye özenip “ne güzeldi, kararlar demokratik usullere göre alınıyordu” diyen sığırlara da rastlıyoruz. Neylersin! faşist olmak hastalıklı bir şey. Bunların demokrasi anlayışı işte böyle oluyor…
İşte insanlar genellikle balık hafızalı oluyorlar. Unutulmaması gereken ve Türkiye’nin geleceğini karartan bu faşist Amerikan köpekleri, böylesine feci icraatları yaptılar. Ülkemizin en az 10 yılı bu kuldan utanmayan, Allah’tan da korkmayan darbeciler tarafından karartılıp geriye götürüldü. Şimdilerde cici çocuk pozlarında televizyon ekranlarına çıkıp süslü sözler ettiklerine bakmayın siz, gerçekte çok farklı insanlardır bunlar. Eğer içleri dışlarına çevrilse idi; karşınızda yılan, akrep, maymun ve domuz görecektiniz. Kravat ve ceketlerine aldanmayın.
Bu sözleri; sakın israf ve gereksiz saymayın. Çünkü “beşer nisyan ile maluldür” . Çok çabuk bu büyük cinayetler unutuluyor. İşte hükümetin halini görmüyor musunuz? Ne çabuk bu faşistlerle kol kola girip “ahbap çavuş” oldular. Aralarından su sızmıyor. Ordudan dindar olduğu için atılan on binlerce insanı görmüyor, duymuyor ve bilmiyorlar. Orduda eğitimci olarak istihdam etmeyi bir kenara bırakın; kışlaya yaklaştırmıyorlar bile. Hâlbuki bu cinayetlerin binlercesinde kendi imzaları da var. Yetmedi; bunları düzelteceklerine dair söz de verdiler. Tek başına iktidar olduklarında bütün bu haksızlıklar ve din düşmanlıkları ortadan kalkacak dediler…
Ne de olsa siyasetçi değil mi! Dün dündür bugünse bugün. O günkü şartlar başka idi, dindar insanların desteği alınmalıydı. İyi de oy kazandırıyordu. Şimdi keyif sürme zamanıdır. Koltuklar da pek konforlu hani! Bu marabalar için terk etmeye değmez, zaten! Hem de faşistlerle ortak iş tutmanın başka getirileri de var. Bal tutan parmağını yalarmış, vesselam…
Vehbi KARA
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)