Ahir zamanda yani kıyametten önce meydana geleceği rivayet edilen hadislerle ilgili olarak sık sık seviyesizce yazılar yazılmaktadır. Hadis ilminden ve dini bilgilerden haberi olmayan şahıslar; saygı sınırını aşarak hadis-i şerifler hakkında olumsuz sözler sarf etmekten çekinmemektedir.
Bir kısım yazarlar ise hadisleri düşünmek ve tefekkür etmek yerine derhal “hadis inkarcılığına” soyunarak ahir zaman ile ilgili hadisleri yok saymaktadır. Bunların önemli bir bölümü Kur’an-ı Kerim’de bu hadislerin yer almadığını iddia etmektedirler. Hâlbuki Kur’an’dan sonra İslam’ın en önemli kaynaklarından bir tanesi olan hadislerdir. Daha sonra sırası ile “İcma-i Ümmet” ve “Kıyas-ı Fukaha” gelir. Bir konu hakkında fikir yürütürken bu sıralamaya dikkat edilmelidir.
"Ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, apaçık Kur’ân’da bulunmasın! (En’am Suresi 59)" ayeti, insanların ihtiyaç duyduğu her bilginin Kur’an’da yer aldığını ifade etmektedir. Ahir zamanda zuhur edecek önemli şahısların ve olayların da Kur’an’da yer aldığında şüphe yoktur. Çünkü ayetlerin zahir yani açık manalarından başka dal ve budakları sayılan başka anlamları da vardır. İslam âlimlerinin kitapları, bu ayetlerin zahir manasından başka ikinci üçüncü derecede başka manalarını da izah etmeye çalışmışlardır.
Bu nedenle Kur’an’ın büyük bir hazine olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hadislerde geçen olay ve şahısların Kur’an’da yer almadığını iddia etmek kabul edilemez bir sözdür. Elbette herkes tamamını değil ancak kendi ilim ve bilgi seviyesine göre Kur’an’ı anlayabilir.
Eğer kişinin bilgi ve irfanı buna yeterli değil ise hadisler inkâr edilmez. Özellikle sahih ve kuvvetli hadisler konusunda asla inkarcılık yoluna gidilmemelidir. Bir Rafızı yani İslam’ın dışına çıkmış kimsenin hadisi reddetmeleri yüzünden hadisleri inkar etmek; Müslüman’a yakışmaz.
Diğer bir mesele ise günümüzde hadislerin değerlendirilip hayatımıza tatbik edilmesi yerine adeta bunları konuşmanın ayıp sayılması gibi garip ve tuhaf bir durumun ortaya çıkmasıdır. Özellikle ahir zamanda zuhur edeceği sahih hadislerle apaçık bir şekilde belli olan Deccal, Mehdi gibi konuları konuşmaktan utanan nice kişilere de rastlayabiliyoruz.
Hâlbuki hadisi şerifleri ele alıp düşünmekten kim, ne zarar görebilir ki? Bu nedenle Deccal ve Mehdî gibi ahir zamanın önemli kişilerini konuşmak ve düşünmek gerekiyor. Bu konuları konuşulmalı hatta ortaya çıkmış olayları değerlendirirken hadislerin ışığında tefekkür etmemiz lazımdır. Zira Deccal gibi önemli şahısların zuhur ettiği İslam’ın emir ve yasaklarını ortadan kaldırdığı bir zaman dilimini kolaylıkla görebiliriz. O halde zuhur ettikten sonra hadislerde geçen dehşetli şahıslara karşı uyanık kalmak ve tuzaklarına düşmemek için ayrı bir gayret göstermemizin lüzumu ortaya çıkmaktadır.
Çünkü 1443 yıl sonra Peygamber Efendimizin (ASM) hadisleri ile ifade edilen bir mucizesi ortaya çıktığı zaman Müslümanlar telaş etmez bilakis imanları artarak güçlenir. İşte bu nedenle basınımızda neredeyse hiç yazılıp konuşulmamış bazı ahir zaman hadislerinde geçen Kahtani ve Cehcah isimli şahıslardan bahsetmek istiyorum.
Manası itibariyle, "yokluktan", "yokluk diyarından" anlamına da gelebilen "Kahtani" kelimesi, aynı zamanda Mehdinin zuhurundan sonra dünyada görülecek bolluk ve bereketi getirecek kişi olarak hadis kitaplarında yerini almıştır. Bu zatın ortaya çıktığına dair bazı deliller bulunmaktadır.
Buhari ve Müslim de "Imam", "Halife" ve "Kahtani" tabirleriyle âhir zamandaki bir önemli zattan söz edilmektedir. Ahir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden haber verilmektedir (Müslim, Fiten 67-69). Bunların dışında Kahtani’den önce gelecek Mehdi ile ilgili hadisler ise, Ebû Davud, Tirmizi, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbelin Müsnedi gibi hadis kaynaklarında geçmektedir.
Buhari’deki şu hadis-i şerif: ‘Kahtanlı bir adam çıkıp değneği (asası) ile insanları yönetmedikçe kıyamet kopmaz!’ şeklindedir. (Buharî, Menakıb 7; Müslüm, Fiten 60) Bu hadis-i şerifte Kahtani’nin üç mühim hususiyeti zikredilmiştir. Kaht yani kıtlık, ekonomik kriz ve kuraklık gibi olaylarla ortaya çıkacak olup iyi bir yönetici olarak bütün bu problemlerin üstesinden geleceği anlaşılmaktadır.
Kahtani’nin zamanındaki teknolojik araçların şekli ile ilgili olarak mikrofon dediğimiz cihaz da öne çıkmaktadır. Bugün bir çok siyasetçi yaptığı konuşmalarda bir anda yüzlerce yerde halka hitap edebilmektedir. Günümüzde siyaset adamları ve idareciler emir ve talimatlarını bu teknolojileri kullanarak ulaştırmakta olup bu araçlar şekil olarak bazan asa bazan da kamçıya benzemektedir. Bu örneklere cep telefonlarını da ilave edebiliriz.
Bazı alimlere göre (İbn Hacer, ilgili hadisin şerhinde) Kahtânî’in adı Cehcah’tır. Bu zat Mehdiden sonra çıkacak ve onun yolunu tâkip edecektir. “İnsanları asasıyla sevk/idare etmesi” ifadesiyle kendisi bir çobana benzetilerek raiyetine karşı güzel ve âdil idaresine, güçlü saltanatına işaret edilmiştir.
Ahir zaman hadislerini ele alıp inceleyen Bediüzzaman Said Nursi'nin açıklamaları doğrultusunda Mehdinin üç vazifesi olduğunu biliyoruz. Bunlar; iman, hayat ve şeriattır. İlk basamak olan iman dairesinde iman esaslarını takviye ettikten sonra, ikinci basamakta bunların hayata tatbik edilmeye başlanacağı, ardından ise Kur'an hakikatlarının hayatın her devresinde hüküm süreceği 3. devreye geçileceği anlaşılmaktadır.
Yine Müslim’de geçen bir başka hadiste ise, ahir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden bahsedilmektedir. Bazı kimseler, Hz. Ömer b. Abdülaziz dönemindeki bolluğa bakarak bu hadisi ona tevil etmiştir. Ancak “Ümmetimin sonunda” tabiri bu zenginliğin, ümmetin sonunda da olacağını göstermektedir.
Netice olarak bütün bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki, adı ne olursa olsun, genel manada ıslahatçılardan ve kurtarıcılardan bahsedildiği kesindir. Sahih hadis olarak kabul edilen Buharî ve Müslim’in rivayetlerini esas alacak olursak; hadislerde mehdi düşüncesinin varlığı şüphe götürmeyen bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Geniş daire olan içtimaî ve siyasî sahadaki Mehdiyetin ikinci ve üçüncü vazifesi, birinci vazifeye nisbeten ikinci, üçüncü derecede olup ittihad-ı İslâmın kuvvetine dayanarak ve mehdiyete bağlı olarak onun düsturlarını tatbik edecek zat ki, hadis lisanında“Cehcah” denilmektedir. Bu zat âlem-i İslâm vüs’atinde hilafetin icraatını temsil eder. Mehdi’nin icraatçısı olacak bu veya benzeri zatlardır.
Tâc’dan nakledilen 988. hadis meali şöyledir: “Cehcah adındaki bir adam idareyi ele alıncaya kadar günler ve geceler (Süfyan’ın devre-i istibdatları ve dalalet karanlıkları) gitmeyecektir. (Müslim, Tirmizi) Zübdet-ül Buhari Tercemesi 958. hadî¬sin haşi¬ye¬sinde, Er-Raid Lügatı’nın beyanına göre “Harbte na¬’ra atan kah¬raman” mânâ¬sında olan “Cehcah” vas¬fıyla tavsif edilen bir zâtın geleceği (Şarkavî Şerhi’nden naklen) şöyle ifade edilir:
“Bu kişinin adı Cehcah’tır. Çok kıymetli bir zat olup Mehdi’den sonra ortaya çıkacak, onun yolunu tutacaktır. Çoban koyununu nasıl sürerse, Cehcah da cihangir olarak bütün ülkeleri idare edecek, herkes ona boyun eğecektir.
Cehcah kelimesinin şahsın ismi değil vasfı olduğu da ifade edilmiştir. (İbn-i Hanbel 3,89) Ayrıca hadislerde Cehcah ve Kahtânî’nin Mevali’den yani Arap olmayan bir milletten çıkacağı da kaydedilmiştir. Kahtânî geldiğinde zalimlere, münafıklara, fasıklara hiç acımayacaktır.
Hadislerde Mehdiden sonra Kahtani, Cehcah, Mahzumi, Mansur, Mevla, Heşim-ül Mehdi, Selam, Emir-ül Usub, Müferrec, Zulusub, Mukaat isminde halifelerden de bahsedilmektedir.
Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda bir yokluk, kuraklıktan varlık dönemine geçiş söz konusunu gündeme getirdiğinden hem Mehdi için hem de ondan sonra gelecek yönetici olan Kahtani için "yokluk döneminden, varlık dönemine" manasını içine alan "Kahtalani" ismi, pek anlamlıdır. Elbette herşeyin en doğrusunu Allah bilir. Bizim gibi insanlar ancak olaylar vuku bulup ortaya çıktıktan sonra değerlendirme yapabilmektedir.
Günümüzdeki ve yakın geçmişteki olaylara dikkatli bir gözle bakıp genel bir değerlendirme yaptığımızda büyük ekonomik krizlerin ve kıtlık gibi olayların sık sık çıktığını görebiliriz. Fakat daha sonraki dönemlerde ekonomik istikrarın sağlanmış, borçların ödenmiş, sosyal güvenliğin yaygınlaşmış, fakir ve bakıma muhtaçlara yani toplumun ekonomik alt tabakasını oluşturan insanlara yardımların arttığı bir dönemden de bahsedebiliriz.
Hatta ülkemiz çok büyük düşmanlıklara, darbelere ve kirli kumpaslara maruz kaldığı halde istikrarın bozulmadan devam ettiğine herkes şahit olmuştur.. Örnek olarak 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü ve mazlum insanların özellikle de Suriyeli, Iraklı ve Afgan mültecilerin yurdumuza gelerek hayatlarını kurtarmalarını sayabiliriz. Zira fakir ve muztar kalan kimsenin duası arşa dayanır ve geri çevrilmez.
Diğer bir örnek ise İstanbul’dur. Bir dünya başkenti olma yolunda büyük mesafeler kat etmiştir. 450 senedir cami olarak kullanılan fakat Avrupalıların baskısı ile müzeye çevrilen Ayasofya yeniden cami olmuştur.
İlginçtir bundan 30 yıl önceki dönemde İstanbul’da susuzluk ve kuraklık yaygınlaşmış ve yağmur bombaları ile kuraklığı önleme çabaları görülmüştür. Yolsuzluk ve rüşvetin alabildiğine yaygınlaştığı bu dönemde İstanbul’da yaşamış bir insan olarak bir çok olumsuzluğun şahidi olduğumu söyleyebilirim.
İstanbul’da büyük bir su sıkıntısı vardı ve bununla uğraşması gereken Belediye Başkanlığında büyük yolsuzluklar yaşanıyordu. İstanbul’un her yerinde büyük çöp dağları oluşmuş hatta bunlardan biri patlayarak can kayıplarına yol açmıştı. Fakat daha sonra yönetime gelen kişiler zamanında iklim olarak bir kuraklık sona ermiş yolsuzluklar büyük ölçüde önlenmiştir.
Son olarak şu hususu söylemek istiyorum. Hadisleri düşünerek tefekkür etmeliyiz. Zira hadislerde geçen bir çok olayın ortaya çıktığını söyleme imkânımız vardır. Hele hele “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek dünyayı kana bulayan ve insanlık suçu işleyen zalim ülkelerin tam merkezinde; insanlığın ortak vicdanının sesi olan kişilere rastlamış bulunuyoruz. Bu gerçekleri haykırmak her babayiğidin harcı değildir, vesselam…
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)